# Iı.tur. (başbakanlık,gençlik ve spor md.lüğü,vakıflar gn.md.diyanetişl.bşk.ve shçek gn.md.lüğü

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim
- **Tarih:** 19 Aralık 2003
- **Gündem:** II.TUR. (BAŞBAKANLIK,GENÇLİK VE SPOR MD.LÜĞÜ,VAKIFLAR GN.MD.DİYANETİŞL.BŞK.VE SHÇEK GN.MD.LÜĞÜ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2003-12-19-ii-tur-basbakanlik-genclik-ve-spor-md-lugu-vakiflar-gn-md-diyanetisl

> Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 19 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: II.TUR. (BAŞBAKANLIK,GENÇLİK VE SPOR MD.LÜĞÜ,VAKIFLAR GN.MD.DİYANETİŞL.BŞK.VE SHÇEK GN.MD.LÜĞÜ); konuşma 1.608 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Başbakanlık ve bütçeleri müstakil olarak görüşülen iki genel müdürlüğümüzün bütçeleri üzerinde değerlendirme yapmak için huzurunuzdayım.

Bilindiği gibi, Başbakanlık, 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanuna tabi olan ve hangi görevlerle ve fonksiyonlarla vazifeli olduğu bu kanunda belirtilmiş olan, idarî yapımızın en üst organıdır. Bu kanunda, Başbakanlığın, bakanlıklar arasında işbirliğini sağlamak, hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetmek, devlet teşkilatının düzenli bir şekilde işlemesini temin etmek gibi görevleri sayılmış. Böylece, aslında kendi kanunu dahi, Başbakanlığı, sevk ve idareyle görevlendirmiştir; ancak, gerçek, tabiî, yıllardır böyle değildir. Maalesef uygulamada, Başbakanlık makamına birçok kuruluş bağlanmış ve bu uygulama böylece Başbakanlığı bilinen deyimiyle son derece hantal hale getirmiştir. Başbakanlığın kendi bünyesinde, Müsteşarlığa bağlı birtakım birimler var; Teftiş Kurulu Başkanlığı var, Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü, Başbakan müşavirleri ve bunun dışında, Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü, Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü gibi... Bunun dışında 24 tane önemli kuruluş, Başbakanlığa kendi yasaları gereği bağlı olarak faaliyetlerini yürütmektedir.

Bunlar arasında bağımsız genel bütçeli idareler var; Devlet Planlama Teşkilatı, Gümrük Müsteşarlığı gibi; katmabütçeli idareler var, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü gibi; tabiî, Başbakanlık bütçesi içerisinde yer alan Millî İstihbarat Teşkilatı, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Devlet Personel Başkanlığı gibi önemli kuruluşlarımız var. Ayrıca, transfer tertibinden yardım alan TÜBİTAK gibi, TİKA gibi, TÜBA gibi birtakım kuruluşlarımız var. Dolayısıyla, bütün bunların toplamı 24 tane kuruluş yapmaktadır. Şimdi, bütün bunların bütçelerini topladığımızda, 2004 yılında 1 katrilyon 147 trilyon 619 milyar liralık bir bütçe, Plan ve Bütçe Komisyonundan geçerek Genel Kurulun önüne gelmiştir.

Şimdi, tam bu noktada, bütçe üzerinde değerli görüşlerini dinlediğimiz Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Sayın Ali Rıza Bodur Beyin eleştirilerine kısaca cevap vermek istiyorum. Şunu hemen ifade etmek istiyorum ki, buraya çıkan arkadaşlarımızın, özellikle, muhalefet partisine mensup arkadaşlarımızın, bütçeyi âdeta didik didik etmeleri gerekir. Başbakanlık bütçesinin bağlı kuruluşlarının bir yıl önceye göre bütçesi neydi, şimdi ne oldu; bunu ciddî şekilde inceleyerek buraya gelmeli ve bu şekilde değerlendirme yapmaları halinde, ben, muhalefet görevlerini çok daha iyi yapacaklarına inanıyorum. Sayın Bodur dediler ki: "Siz, Başbakanlık ve bağlı kuruluşlar bütçeleriyle yoksullara ayırdığınız yardımı azalttınız, kitap yardımını kaldırdınız, burs miktarlarını azalttınız, özürlülere yardımı azalttınız..." Sizlere dağıtılmış olan bütçe kanunu tasarısını eğer iyice incelemiş olsaydık, eğer iyice incelenmiş olsaydı, bütün bu sözleri söylemeye gerek kalmazdı. Bakın, bir yıl önce, Başbakanlık ve bağlı kuruluşların bütçesi, 700 küsur trilyon lira iken, şimdi 1 katrilyon 147 trilyon liraya çıkmış; yani, yüzde 64 oranında artmış. Niye artmış?.. Bu kanun tasarısı incelendiğinde şu gerçekle karşılaşırsınız: Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonuna 380 trilyon liralık, ayrıca bir ödenek konulduğunu, bunun yoksullara yardım için konulduğu gerçeğiyle karşılaşırdınız. Eğer, bunu incelemiş olsaydınız, buraya çıkıp "siz, hükümet olarak yoksullara ayırdığınız yardımı azalttınız" demezdiniz; yüzde 64 oranında artmış.

"Kitap yardımını kaldırdınız..." İnsaf! Dün burada konuşuldu, Maliye Bakanımız çıktı cevap verdi ve Millî Eğitim Bakanımıza teşekkür etti "bu yıl ilk kez çocuklarımıza kitaplar ücretsiz verildi ve okulun açıldığı gün herkes kitabını masasının üzerinde buldu" dedi. Şimdi, bütün bu gerçekler karşısında siz "kitap yardımını kaldırdınız" derseniz, bu, gerçeklerle bağdaşmaz.

"Burs ücretlerini azalttınız..." Yüzde 50 artırdık; yapmayın! "Özürlülere yardımı azalttınız..." Yapmayın! Bunu okuduğunuzda yüzde 25 arttığını göreceksiniz; ne azaltması, artırdık.

Diğer kamu kurum ve kuruluşlarının bütçelerini 2004 yılında öngördüğümüz enflasyon oranında artırmaya özen gösterdik, malî disiplin açısından; ama, özürlülere verilecek ödenek miktarını yüzde 25 oranında artırdık.

Sevgili dostum Sayın Bodur, şöyle bir cümle de kullandılar: "Bir senede eskidiniz" dediler. Vallahi, eskiyen kimdir; takdiri sizlere ve muhterem kamuoyuna bırakıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Biliyorsunuz, demokrasilerde anamuhalefet görevi çok önemli bir görevdir; anamuhalefet, muhtemel iktidar demektir. Tabiî, muhtemel iktidar mensuplarının da iktidarın bütçelerini çok iyi incelemeleri, didik didik etmeleri ve burada bu gerçeklerle konuşmaları gerekir.

Tabiî, kimin eskiyip eskimediğini 28 Mart akşamı göreceğiz, onu milletimiz tayin edecek; ama, ben bu gerçekleri, bütçe gerçeklerini huzurunuzda ifade etme imkânını buldum.

Şimdi, tabiî, zamanım oldukça dar. O bakımdan, Başbakanlık bütçesiyle ilgili böylesine kısa bir değerlendirme yaptıktan sonra benim Bakanlığıma bağlı iki önemli genel müdürlükle ilgili, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve Vakıflar Genel Müdürlüğüyle ilgili bütçeleri, yapmış olduğu çalışmalar ve yapacakları çalışmalarla ilgili düşüncelerimi siz değerli milletvekili arkadaşlarımla paylaşmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, Vakıflar Genel Müdürlüğü 35 378 adet mazbut, 305 adet mülhak, 4 550 adet yeni vakfın ve 162 cemaat ve esnafa mahsus vakfın iş ve işlemleri ile denetimini, ecdat yadigârı 16 781 adet tarihî eserin bakımı, onarımı ve yaşatılmasıyla ilgili vakıfların vakfiye amaçlarını gerçekleştirme faaliyetlerini sürdüren, biraz önce ifade ettiğim gibi, katma bütçeli bir kuruluşumuzdur.

Bilindiği gibi, vakıf, dinî, medenî ve ilmî amaçlı sosyal hizmet ve hayır kurumudur. Cumhuriyet öncesindeki dönemde devletin dış güvenlik, içişleri ve adalet hizmetleri dışındaki tüm hizmetleri, kurulan vakıflar eliyle yürütülmüş ve altyapıdan şehirciliğe, çevreden sağlığa, eğitimden kültüre, ekonomiden ticarete gibi tüm hizmetler vakıflara konu olmuşlardır.

Değerli arkadaşlarım, vakıfta amaçlar farklı olmasına rağmen temel hedef yardım etme, hayırla yâd edilme ve ebediyete kadar adının baki kalması gerçeğidir.

Bu görevleri ifa eden Vakıflar Genel Müdürlüğünün 204 malî yılı bütçesi hükümetçe komisyona 44 trilyon 864 milyar lira olarak gelmiş; ancak, Plan ve Bütçe Komisyonundaki arkadaşlarımızın da katkılarıyla, Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün bütçesi 48 trilyon 394 milyar Türk Lirasına yükseltilmiştir. O bakımdan, başta Plan ve Bütçe Komisyonumuzun Değerli Başkanı ve orada görev yapan, iktidar-muhalefet, tüm komisyon üyesi arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum.

Genel Müdürlüğün özkaynaklarının büyük bir kısmı kira gelirlerinden oluşmaktadır. Benden önce, gruplar adına yapılan konuşmalarda da, bu hususun altı özenle çizilmişti. Kira gelirleri 2003 yılı eylül ayı sonu itibariyle 40 trilyon Türk Lirası olarak gerçekleşmiş, yıl sonu itibariyl de 60 trilyon olarak gerçekleşmesi beklenmektedir.

2004 malî yılı bütçesinde kira gelirleri 38 trilyon 899 milyar olarak öngörülmüş olup, önceki yıllarda olduğu gibi, kira tahsilatının bu rakamların çok üzerinde olacağı tahmin edilmektedir; bu, tahminden öte, bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Neden bu böyle olacaktır; biraz sonra, bunu, sizlerle paylaşmaya gayret edeceğim.

Değerli arkadaşlarım, Vakıflar Genel Müdürlüğü, 24 bölge müdürlüğü, 15 il şube müdürlüğü, 3 işletme müdürlüğüyle, kendisine kanunlarla verilen görevleri en iyi şekilde yapmanın gayreti ve çabası içerisindedir.

Ayrıca, şu hususu da belirtmek istiyorum ki, Avrupa Birliği uyum sürecinde hazırlanarak yürürlüğe giren 4771 ve 4778 sayılı Kanunlarla, cemaat vakıflarına, Vakıflar Genel Müdürlüğünden izin alarak, taşınmaz mal edinme, bunlar üzerinde tasarrufta bulunma ve tasarrufları altında bulunan taşınmaz malların bu vakıflar adına tesciline imkân tanınmıştır. Bu düzenleme önemli bir düzenlemedir. Avrupa Birliği yolunda bizim yıllardır atmamız gerektiği halde atamadığımız bir adımdır. Bu adımı atmak da, bu hükümete nasip olmuştur.

Ayrıca, 4928 sayılı Kanunla da, süre onsekiz aya uzatılmış olup, mevzuat gereği uygulamalara da devam edilmektedir. Yani, cemaat vakıflarıyla ilgili, bizden önceki hükümet döneminde yapılmış olan iyileştirmeler kâfi gelmemiş, bizim dönemimizde de iki yasa çıkarılmak suretiyle iyileştirmeye devam edilmiş ve müracaat süresi de onsekiz aya çıkarılmak suretiyle, bu konudaki mağduriyetlerin önemli ölçüde giderilmesine özen gösterilmiştir.

Biraz önce, Resul Tosun Bey de konuşmasında Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün yapmış olduğu sosyal faaliyetlerle ilgili önemli bilgiler verdiler. Ben, bunları tekrar etmeyeceğim; ancak, altını çizmek ve bir kez daha hatırlatmak istiyorum ki, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz, fakirlere, yoksullara, muhtaç insanlara, bütçe imkânları nispetinde, işte, gıda yardımından tutunuz da, aylık maaşa kadar birtakım hizmetleri yapmakta; ayrıca, işletmesini yaptığı imaretler kanalıyla da sıcak yemek vermektedir. Biz göreve geldiğimizde bunun sayısı son derece düşüktü. Şimdi bunu, 2004 yılında 100 000'e kadar çıkartmak istiyoruz ki, bu, bizden önceki dönemde yapılanların çok çok üstünde bir hizmet olarak karşımıza çıkacaktır.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, Vakıflar Genel Müdürlüğünün kayıtlarında, şu anda, bugün itibariyle, 14 017 adet hayrat, 42 720 adet akar olmak üzere, toplam 56 737 adet taşımaz bulunmaktadır. Bu sayılar, kadastro ve diğer çalışmalarla sürekli artmaktadır. Niye; çünkü, şu ana kadar vakıfların ilgi alanına giren ne kadar gayrimenkul olduğuna dair, elimizde, maalesef, ciddî bir rapor yoktur, bir bilgi yoktur. İşte, şimdi, Vakıflar Genel Müdürümüz başta olmak üzere, Vakıflar Genel Müdürlüğünün değerli çalışanları "bizim neyimiz var Türkiye'de, bizim Genel Müdürlüğümüzün görev alanına giren hangi görevler var, hangi gayrimenkuller var, hangi taşınmaz var" bu sorusunun cevabını bulmak için ciddî bir çalışma yapmaktadırlar. Tabii, teknik imkânlardan yararlanılarak bu konuda da ihale yapılmış olduğu biraz önce de ifade edilmiştir.

Değerli arkadaşlarım, cumhuriyetten önce kurulmuş olan vakıflar var; bunlar mazbut vakıflar, mülhak vakıflar. Bir de Medenî Kanuna göre kurulmuş vakıflar var. Bunların sayısı da 4 580 civarındadır. Ben, bu göreve geldikten sonra, vakıf yöneticilerinin önemli bir bölümünden birçok talepler aldım, bazı şikâyetler geldi. Bütün bu şikâyetler sonucunda bende oluşan şöyle bir fikir var: Biz, bu ülkede, önemli bir sivil toplum örgütü olan ve devletin yapması gereken birçok görevi üstlenmiş olan bu vakıfları özendirmek bir yana, âdeta zorlaştıran, vakıf kuran insanın, âdeta, vakıf kurduğu için, onu, nereden de kurdum bu vakfı dedirtecek birtakım icraatlar içerisinde olmuşuz.

Bunlar nedir, bunları bir derleyelim, toparlayalım ve bunları derleyip toparladıktan sonra, bu konuda uygulamadan kaynaklanan birtakım sorunlar varsa, bunları bilerek ve kısa sürede çözerek, bu önemli müessesenin gelişmesine katkıda bulunalım dedik.

Ayrıca, eğer yasal düzenleme icap ediyorsa, bu yasal düzenlemeyi de yapacak çalışmayı başlatalım. Bunun için, geçtiğimiz pazartesi, salı ve çarşamba günleri, Ankara'da, uluslararası vakıf sempozyumu düzenledik. Doğrusu, bu sempozyumdan beklediğimiz şuydu: Biz, vakıflarda da yeniden yapılanma çalışması başlattık. Nasıl ki kamu yönetiminde yeniden yapılanma çalışması başlatmışsak, vakıflarda da bunun yapılmasının zaruretine inandık ve oturum konularından birisi de -bir gün boyunca bunu tartıştık- "vakıflarda yeniden yapılanma nasıl olmalıdır" konusuydu. Yurt dışından yabancı misafirlerimiz geldi, vakıf konusunda kendi ülkelerindeki tatbikatı ortaya koydular; Türkiye'den de, cemaat liderleri, vakıf temsilcileri, üniversite öğretim üyelerinden oluşan son derece kaliteli bir ekip katıldı. Altı oturum yaptık, fevkalade ciddî öneriler geldi. Vakıflar Genel Müdürlüğümüz, bütün bu önerileri toparlayarak, vakıflar alanında karşılaştığımız sorunları çözmek için yeni bir yasal düzenleme çalışması başlatmıştır. Böylece, biz, hem Hükümet olarak hem Bakanlık olarak hem de Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak, insanlarımızı vakıf yoluyla hayra teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Onları caydırmayacak, küstürmeyecek "nereden bir vakıf kurdumda, mal varlığımı diğer insanların istifadesine tahsis ettim" dedirtmeyecek olan bir yapıyı bu ülkede mutlaka kurmak zorundayız; Hükümet olarak buna samimiyetle inanıyoruz.

Şimdi, biraz önce...

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “Iı.tur. (başbakanlık,gençlik ve spor md.lüğü,vakıflar gn.md.diyanetişl.bşk.ve shçek gn.md.lüğü”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2003-12-19-ii-tur-basbakanlik-genclik-ve-spor-md-lugu-vakiflar-gn-md-diyanetisl (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
