# İzmir kentinde yapılacak dünya üniversitelerarası spor oyunları(universıade) kan.tas.(ss :678)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 10 Kasım 2004
- **Gündem:** İZMİR KENTİNDE YAPILACAK DÜNYA ÜNİVERSİTELERARASI SPOR OYUNLARI(UNİVERSIADE) KAN.TAS.(SS :678)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2004-11-10-izmir-kentinde-yapilacak-dunya-universitelerarasi-spor-oyunlari-univer-2

> Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 10 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İZMİR KENTİNDE YAPILACAK DÜNYA ÜNİVERSİTELERARASI SPOR OYUNLARI(UNİVERSIADE) KAN.TAS.(SS :678)); konuşma 1.488 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)- Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinize saygılarımı sunuyorum.

Böyle bir kanun tasarısıyla neden Genel Kurulun önüne gelme ihtiyacını duyduk, izin verirseniz, bir iki cümleyle bu soruya cevap vermek istiyorum.

Bendeniz, spordan sorumlu Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevine bundan iki yıl kadar önce başladım. İzmir'de 2005 yılının ağustos ayında, Uluslararası Üniversite Sporları Oyunlarının yapılacağını biliyordum; ama, içeriğiyle ilgili kuşkusuz ki, bu göreve geldikten sonra daha geniş bilgi sahibi oldum.

Biraz önce, Sayın Ünlü, bu süreci içinde bizzat yaşadıkları için anlattılar. Ülkemize ve özellikle İzmirimize, uluslararası spor camiasında son derece önem verilen bu oyunun alınmasındaki katkıları nedeniyle, gerçekten teşekkür ediyorum; çünkü, o dönemin spordan sorumlu Devlet Bakanı olarak kendisi bu olaya sıcak bakmasaydı, teşvik etmeseydi bu oyunların İzmir'e alınmasının da pek mümkün olmayacağını biliyorum.

Rahmetli Ahmet Piriştina ben göreve geldikten sonra, Başbakanlıkta beni ziyaret ettiler; bu çalışmalarla ilgili bilgi verdiler ve beni göreve başladığımın sanıyorum ikinci ayıydı, İzmir'de Oyunlar Köyünün temel atma törenine davet ettiler. Ben de, o münasebetle İzmir'e gittim; merhum Piriştina ve arkadaşlarla birlikte, Valimiz, İl Spor Müdürümüzle birlikte Oyunlar Köyünün temelini attık.

2002 yılının ekim ayında, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığıyla Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü arasında bir protokol imzalanmış. Bu protokolde, bu oyunların gerçekleşmesi için İzmir Büyükşehir Belediyesine hangi görevler düşüyor, merkezî hükümete bağlı olan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne hangi görevler düşüyor, bu protokolde yazılı. Şu ana kadar, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, bu üniversite spor oyunlarıyla ilgili, İzmir'de 70 trilyona yakın harcama yaptı. Tabiî ki, İzmir Büyükşehir Belediyesi de, tesislerin tamamlanması için, sanıyorum bir o kadar, belki ondan daha fazla harcama yaptı ve yapmaya da devam ediyor; çünkü, bu protokolde bunlar derç edilmiş, hangi spor salonunu kim yapacak, nasıl yapacak...

Sayın Piriştina, beni zaman zaman telefonla aradığında, bana hep teşekkür etmiştir ve özellikle Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüyle son derece uyum halinde çalıştıklarını, her şeyin yolunda gittiğini, tesislerin zamanında yetişeceğini ve bu oyunların üstesinden yüz akıyla gelineceğini ifade etmiştir; ben de, tabiî, bundan son derece memnuniyet duyuyordum.

Böyle bir yasa tasarısı hiçbir zaman gündeme gelmedi. Yani, rahmetli Sayın Piriştina, böyle bir yasa tasarısını çıkaralım, merkezî hükümet, spordan sorumlu bakanlık, hazırlık ve düzenleme kurulu diye bir kurul kursun, bunun başına geçsin diye bir öneriyle hiç gelmedi. Tabiî, bir önceki oyunlarda, bayrağı, Sayın Piriştina alıp İzmir'e getirdi. Tabiî, bu oyunları düzenlemenin asıl sahibi, FISU'ya göre, Uluslararası Federasyona göre İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığıdır; ancak, Sayın Piriştina'nın ani şekilde aramızdan ayrılmasından sonra Sayın Kocaoğlu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. Kendisi beni ziyaret etti, bu oyun hazırlıklarıyla ilgili istişare amacıyla geldi. Kendisi "siz, merkezî hükümet olarak bu olayın içine girmezseniz, bu işin içine bizzat dahil olmazsanız, oyunların gerçekleşmesi konusunda ciddî endişeler taşıyorum" dedi. Ben, bunun üzerine, hemen ertesi hafta arkadaşlarımla birlikte İzmir'e gittim. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığında, -Gençlik ve Spor Genel Müdürümüzle birlikte gitmiştik- bize hazırlıklarla ilgili brifing verildi ve oyunların en önemli tesislerinden biri Halkapınar Spor Salonuydu. Halkapınar Spor Salonunu yapma görevi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığınındı, protokol gereği. İhale yapılmıştı. İhaleyi bir firma almıştı. Ancak, firma, ihaleyi almasına rağmen daha sonra bazı yeni taleplerde bulunmuş; bu talepler de Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından kabul edilmeyince, tabiî ki, inşaata da başlanamamıştı.

Sayın Kocaoğlu, daha sonra bana bu ihaleyi feshettiğini ifade etti. İzmir'e gittiğimde de, işte, bu spor salonunun -ki, 10 000 kişilik bir spor salonu ve oyunların en önemli salonlarından biri- gerçekleşmesinin riske girdiğini görünce ne yapalım dedik; bir teklif geldi, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü olarak bunu siz üstlenin denildi. Ben de, Genel Müdürlük mensuplarıyla görüştüm, biz, bunu alırsak, zamanında yetiştirebilir miyiz diye sordum; arkadaşlarımız değerlendirme yaptılar, İzmir'de bunun kararını verdik, Büyükşehir Belediyesinde.

Bugün, Halkapınar Spor Tesisinin yapımıyla ilgili ihale gerçekleşti. Tesisler Daire Başkanım burada, biraz önce ihale sonuçlarıyla ilgili bana bilgiler getirdi; çünkü, biz almıştık ve sanıyorum İhale Kurumuna falan gidilerek iş uzamazsa, belki önümüzdeki hafta veya ilk on gün içerisinde Halkapınar Spor Tesislerinin temelini atma noktasına geleceğiz. Yani, biz, olayın içerisine böylece fiilen girmiş olduk.

Ama, bir baktık ki, oyunlar yaklaşmış. Bir işi yapmak için İhale Kanununa tabi olursanız, arkadaşlarımız biliyorlar, birkaç ay gerekiyor, beş ay gerekiyor, altı ay gerekiyor; bunu yetiştirmek mümkün değil ve böyle bir yasal düzenleme yapılarak, bu işlerle ilgili yapılacak ihalelerin, diğer işlerin, ilgili kanunların dışında tutularak adımlar atılmasının lüzumuna inandık.

Sayın Kocaoğlu bana hep şunu söyledi: "Sizin ile bizim aramızda iletişimi sağlayacak, koordinasyonu sağlayacak, bize bir genel koordinatör önerin, siz önerin" dedi bana. Ben, uzun süre böyle bir isim önermedim. Beni defalarca aradı, tekrar buraya geldi hani bir isim önereceksiniz diye. Ben de, istişareler ettim. En sonunda, demin arkadaşlarımızın ismini telaffuz ettiği Sayın Aksoy, bu organize işleriyle geçmişte meşgul olduğu ve yabancı dil de bildiği için, aklıma geldi. Aziz Bey Ankara'ya geldiğinde, Taha Bey olabilir mi dedim. Aziz Bey de "olur, çok çalışkan, becerikli bir arkadaştır; biz kendisiyle çalışırız" dedi. Tabiî, bu yasa tasarısını hazırladık. Bu kanun tasarısı, genel koordinatörü atama görevini, benim başımda bulunacağım Hazırlık ve Düzenleme Kuruluna veriyor. Ancak, Aziz Bey, daha önce atanmış olan bu organizatörü, yani, genel koordinatörü görevden almış -ben de daha sonra öğrendim- Taha Beyi, İzmir'de, genel koordinatör olarak görevlendirmiş. Şimdi, tabiî, arkadaşlar ondan bahsedince, sanki biz atamışız gibi... Ben, sadece isim önerdim. Aziz Bey de, kendisiyle çalışacağına kanaat getirdiği için, o arkadaşımızı görevlendirmiş.

Biraz önce, Türkân Hanım "bu organizasyona siyaset karışmamalıdır" dedi; son derece doğru söyledi. Eğer buna siyaset karışmış olsaydı, biz, böyle bir yasal düzenlemeyle önünüze gelmezdik. Biz, olaya, Türkiye'nin, tamamen organize edip üstesinden gelmesi gereken bir organizasyon olarak bakıyoruz. Bu işin partisi filan olmaz. Şimdi, ben siyasîyim, İktidar Partisinin bir milletvekiliyim ve bakanıyım. Bu işin başına ben geliyorum, beni getiriyorsunuz. Bu işin birinci derecede sorumlusu benim. Dolayısıyla, bu işin üstesinden yüzakıyla gelebilmemiz için, her birimiz bir yerlerden tutmalıyız. Senin gözünün üzerinde kaşın var, sen işte şurada aday olmuştun filan... Eğer olaya böyle yaklaşılırsa, işte, bu, işi politize eder. Bu, doğrusu, bizim de şevkimizi kırar.

Biz, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının üstlenmiş olduğu böylesine önemli bir görevde, merkezî hükümet olarak, işin içerisine giriyoruz, yükün altına giriyoruz. Şimdi, bununla ilgili bizim bütçemizden, yani, genel bütçeden pay ayırma gibi bir düşüncemiz de, doğrusu, yoktu; zaten, 70 trilyon liraya yakın bir harcama yapmışız, bunu, genel bütçeden ayırdık. Şimdi, bakın, organizasyonla ilgili burada en büyük payı, yine, genel bütçeden ayıracağız. Bunun ne kadar olacağını, henüz, Maliye Bakanlığıyla görüşüp, tespit de etmedik. Sadece, burada "genel bütçeden gelecek pay" deniliyor; ayın 30'unda Maliye Bakanlığı bütçesi görüşülürken, ne kadar bir pay olacak, onu da buraya dahil etmeye çalışıyoruz. Biz, bunu, Türkiye'nin bir işi olarak görüyoruz. Bu işin partisi falan olmaz.

Şimdi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Başkanlığı bu işin sahibidir. Kendileriyle, biz, uyum halinde çalışacağımıza, bu işin üstesinden geleceğimize inanıyoruz. Şu kanun birtakım avantajlar sağlıyor; Hazırlık ve Düzenleme Kurulu var. Bu kanun, aslında, şu anda, İstanbul'u Olimpiyatlara Hazırlama ve Düzenleme Kurulu Kanununun aşağı yukarı benzeridir, İstanbul'da da buna benzer bir kanun var. Aslında, üniversite oyunları için böyle bir kanuna ihtiyaç da duyulmayabilir. Bu tür kanunlar, sadece olimpiyatlar için çıkar. İstanbul için çıkmış, hâlâ yürürlüktedir. Tabiî, bir türlü olimpiyatları alamadık, alıp, gerçekleştikten sonra ortadan kalkacak olan bir kanundur. Ben, onun da başkanıyım, Fikret Bey de uzun süre onun başkanlığını yaptı. Dolayısıyla, bu konuyu, siyasetin dışında ve üstünde değerlendirmemiz gerektiği kanaatindeyim. Biz, olaya böyle bakıyoruz. Böyle bakmasaydık, şöyle derdik: Anamuhalefet Partisi, işte, İzmir'de iktidardadır, herhalde bu işin üstesinden gelir, biz zaten yapacağımızı yapmışız der, sıyrılabilirdik. Hayır, bu sorumsuzluk olurdu; biz olaya böyle yaklaşmadık ve işin içerisine bizzat giriyoruz. Ben, Havayolları Genel Müdürünü, TRT Genel Müdürünü, Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarını bu işin içine alıyorum ki, bu işle ilgili, İzmir'de bu kurumlara düşecek görevleri de çabuk yapalım diye. İzmir'de de bu işin başı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanıdır, Organizasyon Kurulunun Başkanı zaten kendisidir. Diğer isimler, bizim, bürokrat olarak değerlendirebileceğimiz isimler olarak değerlendirilmelidir. Bunu da seçerken, o senin partindendi, bu benim partimdendi diye ayırım yaparsak, doğrusu, bu iyi niyetli çalışmalara gölge düşer diye düşünüyorum. Birbirimize güvenmeye mecburuz. Aslında, bana göre, demokrasi açısından da çok güzel bir örneği hayata geçirebiliyoruz. İşte İktidar Partisi, işte Anamuhalefet Partisi; el ele, bir organizasyonu gerçekleştirmek için birbirlerine destek veriyorlar ve önümüzdeki yıl ağustos ayının 11'inde başlayıp 21'inde bitecek olan bu üniversite spor oyunlarını Türkiye adına birlikte, başarıyla gerçekleştirecekler.

Bu tablo, demokrasi açısından da önemli bir tablodur, Türkiye'nin muhtaç olduğu önemli bir tablodur; bunu birlikte gerçekleştirmeliyiz diye düşünüyorum.

Bu açıklamayı yapma ihtiyacını hissettim; çünkü, konu kişiselleştiriliyor. Konuyu kişiselleştirmeye gerek yok. Hazırlık ve Düzenleme Kurulu bu kanunla kurulduktan sonra -kimlerden kurulacağı bellidir- genel koordinatör olarak kimi atayacağımızı o zaman tekrar kurul olarak değerlendiririz;ama, şu anda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı arkadaşımızın görevlendirmiş olduğu, demin ismi geçen arkadaşımız, genel koordinatör olarak görevini birkaç haftadır yapmaktadır. Bu yasa çıksın, yürürlüğe girsin, Resmî Gazetede yayımlansın; hazırlık ve Düzenleme Kurulu olarak benim başkanlığımda heyet toplandığında, bu yasa gereği o ismi atayacağız. Şu anda ben veya o kurul herhangi bir atama yapmış değildir; ama, olayı kişisel hale getirerek, eğer, birbirimizin alınacağı, üzüleceği tavırlar içerisine girersek, böylesine önemli bir organizasyonun üstüne gölge düşer diye düşünüyorum.

Bu düşüncelerimi, bu bilgilerimi sizlerle paylaşma ihtiyacını hissettim. Hepinize saygılar sunuyorum. İnanıyorum ki, Türkiye, böylesine ciddî bir organizasyonun üstesinden elbirliğiyle ve başarıyla gelecektir.

Saygılar sunuyorum efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “İzmir kentinde yapılacak dünya üniversitelerarası spor oyunları(universıade) kan.tas.(ss :678)”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2004-11-10-izmir-kentinde-yapilacak-dunya-universitelerarasi-spor-oyunlari-univer-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
