# İzmir kentinde yapılacak dünya üniversitelerarası spor oyunları(universıade) kan.tas.(ss :678)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 10 Kasım 2004
- **Gündem:** İZMİR KENTİNDE YAPILACAK DÜNYA ÜNİVERSİTELERARASI SPOR OYUNLARI(UNİVERSIADE) KAN.TAS.(SS :678)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2004-11-10-izmir-kentinde-yapilacak-dunya-universitelerarasi-spor-oyunlari-univer

> Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 10 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İZMİR KENTİNDE YAPILACAK DÜNYA ÜNİVERSİTELERARASI SPOR OYUNLARI(UNİVERSIADE) KAN.TAS.(SS :678)); konuşma 625 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bugün 10 Kasım. Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 66 yıl önce bugün aramızdan ayrıldı. Kendisini rahmetle, minnetle bir kez daha anıyoruz.

Ne zaman 10 Kasımlar gelse, ilkokul üçüncü sınıfta yaşadığım ufak bir anı hafızamda canlanır. Anadolu'da, kırsal bir yörede, ilkokul üçüncü sınıf öğrencisiyim. Müfettiş gelmiş okula. Sınıfımıza girdi, beni ayağa kaldırdı "söyle bakayım yavrum, Atatürk nerede yatıyor" dedi. Ben, hemen cevap verdim "Anıtkabir'de yatıyor." "Hayır" dedi "kalbimizde yatıyor diyeceksin." O sözün ne anlama geldiğini, ilerleyen yaşlarda ve şimdi çok daha iyi anlıyorum; çünkü, O, yaptıklarıyla milletimize mal olmuştur. "Benim fani vücudum elbet bir gün toprak olacaktır; ama, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır" derken, kuşkusuz, devleti, cumhuriyeti ve rejimi sürekli kılmanın gerekliliğini de vurgulamıştır.

İlköğretim sıralarındayken, yurttaşlık bilgisi kitaplarında bir anekdot vardı -şimdi kitaplarda görmüyorum- hatta resimliydi, altında Atatürk'le ilgili şöyle bir anı vardı: Bir gün, Kastamonu koğuşlarını gezerken, bir Mehmetçiğe "söyle bakayım yavrum, bu ülkeyi, bu vatanı kim kurtardı" diye sormuş; o da, benim verdiğim -demin anlattığım gibi- dürüstlükle cevap vermiş "Atatürk kurtardı komutanım" demiş. O, başını iki yana sallamış "hayır, bu millet kendi kendini kurtardı" demiş.

1920'li yıllarda, böylesine bir millet egemenliği şuuruna ve demokrasi anlayışına pek az liderin sahip olabileceğini düşünüyorum. Şimdi, yaşadığımız şu çağdan, .-demek ki, seksen yıl gibi bir zaman olmuş- seksen yıl önce, krallıkların, hükümranlıkların hüküm sürdüğü bir çağda, böyle bir düşünceyi ortaya koyabilmek, ancak müstesna kişilere mahsus bir özelliktir diye düşünüyorum.

Kuşkusuz, O aramızda değil; ama, O yaşıyor; kalplerde yaşıyor, düşünceleriyle yaşıyor, ilkeleriyle yaşıyor ve yaşamaya da devam edecektir. O, millet egemenliğine son derece inanmış "hâkimiyet bilakaydüşart" cümlesini Anayasanın da ilkeleri haline getirmek suretiyle, inanıyorum ki, o çağda, demokrasinin, en geniş anlamda demokrasinin de temellerini atmıştır. O bakımdan, kendisini, yaptıkları karşısında bir kez daha şükranla anmak, herhalde görevimizdir, vazifemizdir diye düşünüyorum.

Bazı değerlerimiz var ki, onlar siyasetüstüdür, partilerüstüdür; hep öyle olmalıdır. Bunlardan bir tanesi dindir. Din ve dinî inançlar, hiç kimsenin tekelinde olmamalıdır. Din, mutlaka siyasetin üzerinde tutulmalıdır. Bunlardan bir tanesi de Atatürk'tür. Atatürk de, mutlaka siyasetin üzerinde tutulmalıdır. (Alkışlar) Atatürk'ten yola çıkarak siyaset yapmak, bana göre, o büyük kurtarıcının hatırasına yapılabilecek en büyük saygısızlıktır. O bakımdan, milletimize böylesine mal olmuş değerlerimizi, mutlaka, her türlü şahsî düşüncelerimizin üstünde, siyasal düşüncelerimizin üstünde tutmaya özen göstermeliyiz.

Kıymetli vakitlerinizi fazla almayacağım. Bundan bir süre önce, Türkiye Emekli Subaylar Derneği Genel Başkanıydı o zaman, Sıtkı Paşayla bir uçak yolculuğunda tanıştık; bana Atatürk'le ilgili bir hatırayı anlatmıştı, beni çok etkilemişti. O hatırayı oradan aldığım şekliyle sizlere naklederek huzurunuzdan ayrılmak istiyorum.

Büyük Taarruz öncesi, Kocatepe'de geçiyor. Ertesi gün Büyük Taarruz başlayacak. Yanılmıyorsam, Gazi'nin yanında Fevzi Çakmak var. Gece ilerlemiş, uyuyamıyorlar. Bir ses, gecenin karanlığını yırtan bir ses duyuluyor. Askerler var Kocatepe'nin alt tarafında. Biri "ben size demedim mi, niye sözümü dinlemediniz" diye bağırıyor. Atatürk'ün yanındaki zat -Fevzi Çakmak olduğunu sanıyorum- "Gazi'yle birlikte aşağıya indik sesin geldiği yere. Bir komutan karşımıza çıktı 'nedir, demin burada bir ses duyduk, sebebi neydi' diye sorduk.Paşam, bir er sözümüzü dinlemedi. Akşamdan tüm askerler mataralarını suyla doldurdular 'bu mataraları asla boşaltmayın, yarın cephede size lazım olacak' diye kendilerine tembih ettik; ama, askerin biri, bu mataradaki suyla gusül aptesi almış. Onun için bağırdım, yarın cephede ne yapacaksın diye." Fevzi Çakmak "Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu sözü duyunca gözleri nemlendi 'dokunma, müdahale etme, bu asker bu inançla yarın cephede asla susamayacaktır' dedi" diyor.

Dolayısıyla, Kurtuluş Savaşı bu inançla yapılmıştır, cumhuriyetin temellerinde bu inanç yatar. Milletimizin kendisine has değerleri cumhuriyetimizin mayasında vardır.

Bu hatıra beni hep etkilemiştir. O'nun kendi değerlerimizle ilgili düşüncesi, Balıkesir'de Zağanos Paşa Camiinin girişinde, her iki kapının girişinde bir mermere işlenmiştir. Ne zaman Balıkesir'e gitsem mutlaka oraya gider, Atatürk'ün o mermerde yazılı olan sözlerini, orada yapmış olduğu bir konuşmayı tekrar tekrar okuma ihtiyacını hissederim.

Tekrar, ruhu şad olsun efendim.

Hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “İzmir kentinde yapılacak dünya üniversitelerarası spor oyunları(universıade) kan.tas.(ss :678)”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2004-11-10-izmir-kentinde-yapilacak-dunya-universitelerarasi-spor-oyunlari-univer (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
