# 2005 mali yılı bütçe kan.tas. (5 inci tur görüşmelerinde ) gençlik ve spor genel müdürlüğü,vakıflar genel müdürlüğü,danıştay başkanlığı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim
- **Tarih:** 22 Aralık 2004
- **Gündem:** 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS. (5 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ,VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ,DANIŞTAY BAŞKANLIĞI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2004-12-22-2005-mali-yili-butce-kan-tas-5-inci-tur-gorusmelerinde-genclik-ve

> Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 22 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS. (5 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ,VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ,DANIŞTAY BAŞKANLIĞI); konuşma 4.721 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Bakanlığıma bağlı iki genel müdürlüğün -ki, katma bütçelidir- bütçeleri konusunda değerlendirmelerde bulunmak için huzurunuzdayım. Ayrıca, yine Bakanlığımla ilişkilendirilmiş Danıştay bütçesi üzerinde de kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum.

Önce, demin ismini andığım tüm kuruluşlar bütçeleri üzerinde değerli fikirlerini ortaya koyan, gerek İktidar Partisine mensup gerekse Anamuhalefet Partimize mensup arkadaşlarımıza, yapmış oldukları değerlendirmeler, çok yararlı öneriler sebebiyle, gerçekten teşekkür ediyorum. Özellikle, Anamuhalefet Partisine mensup arkadaşlarımızın, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bütçesi üzerinde yapmış olduğu değerlendirmeler son derece yapıcıydı; büyük ölçüde istifade ettiğimizi ifade etmek istiyorum. Genel Müdürlüğümüzün değerli çalışanları da bu önerileri, kuşkusuz ki, büyük bir dikkatle izlediler ve yasal çerçevede bunları hayata geçirmek için gayret edecekler ve çaba göstereceklerdir.

Değerli arkadaşlarım, Hükümetimize ve Bakanlığımıza göre spor politikamız nedir, spora nasıl yaklaşıyoruz? Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne nasıl bir misyon yüklüyoruz? Bu yeterli midir? Bundan sonra nasıl bir misyon yüklenirse faaliyetlerini daha başarıyla yerine getirir? Bu yıl içerisinde ne gibi faaliyetlerde bulunmuştur? Bundan sonra hangi faaliyetleri ortaya koyacaktır? İzin verirseniz, bu sorulara cevap vermek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, spor, toplumlar üzerindeki olumlu ve yapıcı etkileriyle, tüm sosyal olguların üzerinde birleştirici bir unsur ve dünyaca kabul görmüş bir paylaşım aracıdır. Benden önce söz alan arkadaşlarım da aşağı yukarı bu çerçevede değerlendirmelerde bulundular. Evrensel bir olgu olan spor, günümüzde sosyal hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri haline gelmiş ve var olduğu toplumsal yapıya göre biçim almıştır. Zaman zaman geleneksel kültürün bir parçası olarak gördüğümüz spor, bazen milletlerarası bir rekabetin adı haline gelebilmektedir. Ancak, her ne şekilde olursa olsun, spor, birleştirici olmasıyla, eşit bir mücadele ortamı sunmasıyla ve sonucunda kazanan ile kaybedeni el ele tutuşturmasıyla gerçek bir sosyal yapılanma hareketidir.

Tüm bu evrensel özelliklerinin yanı sıra, spor, gençlere ulaşabilmenin en kolay, belki de en etkili yoludur. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde vazgeçilmez bir yaşam biçimi olan sporun, ülkemizde de çok önemli bir sosyal faaliyet olarak hak ettiği yeri alabilmesi için yoğun çalışmalar, dün olduğu gibi bugün de sürdürülmektedir.

Bu amaçla, değerli arkadaşlarım, bedenen ve ruhen sağlıklı bir toplum yetiştirilmesinin temel unsurlarından biri olan sporun geniş kitlelerce yapılması teşvik edilmekte, gençlerimiz sporun tüm alanları ve branşlarına yönlendirilmekte, devletin ağırlığı kadar özel sektörün katkısı da artırılmaya çalışılmaktadır.

Yurt genelinde sportif faaliyetlerin disiplinli bir şekilde sevk ve idare edilmesi amacıyla var olan spor teşkilatı "Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü" adı altında çalışmalarını yürütmektedir. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bünyesinde, son kurulan 2 yeni federasyonla birlikte şu anda 41 federasyon vardır. Bunun sayısı 48'di; ama, diğer federasyonlar, bu sene başında çıkarmış olduğumuz Özerklik Yasası gereğince özerk hale geldikleri için, artık bu federasyonlarımızı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne bağlı federasyonlar olarak değerlendirmiyoruz. O nedenle bu rakamla ilgili bilgi verme ihtiyacını hissettim.

Sevgili dostum Sayın Çorbacıoğlu, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün internet sitesine girdim; ama, 36 tane federasyon karşıma çıktı. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, federasyonlarının sayısını bilmiyor mu anlamına gelecek bir soru yönelttiler. Bu, tabiî, bir eleştiriydi, bir tespitti. Hemen şunu söyleyeyim; bu 36 rakamı, siteye sahip olan federasyonlarımızın sayısıdır. 5 tane federasyonumuzun, -ki, 2'si yeni kuruldu- henüz sitesi yok. Önümüzdeki günlerde tüm federasyonlarımız siteli hale geleceği için -ki, bu çalışmalar devam ediyor- internete girdiğinizde tamamını karşınızda bulmak mümkün hale gelecektir. Bu açıklamayı da yapma fırsatı verdiği için Sayın Çorbacıoğlu'na teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, 2002 yılında 278 047 olan lisanslı sporcu sayısı -dikkatinizi çekiyorum- 2002 yılı sonu itibariyle 278 047 olan lisanslı sporcu sayısı, yoğun çalışmalarımızın sonucunda 2003 yılında 405 083'e, 2004 yılında da 593 344'e yükseltilmiştir. Bu, biz göreve geldikten sonra Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü teşkilatının il ve ilçe örgütlerinin gençlerimizi aktif spora kazandırma konusunda yapmış oldukları çalışmaların ürünüdür. Öte yandan, 2002 yılında 6 035 olan tescilli spor kulübü sayısı 2003'te 6 122, 2004'te de 6 344'e ulaşmıştır; dolayısıyla, bu süre içerisinde lisanslı kulüp sayımızın artmış olduğunu da görmekteyiz.

Değerli arkadaşlarım, 2004 yılı içerisinde spor teşkilatımızın çok daha verimli çalışmasını sağlayacak, Türk sporuna yeni bir vizyon kazandıracak yasal düzenlemeler büyük bir hızla gerçekleştirilmiştir. Sizin, yani, Saygıdeğer Meclisimizin yoğun ve özverili çalışmaları neticesinde hizmete sunduğumuz bu yasalar büyük bir hızla netice vermeye başlamıştır. Özellikle Özerklik ve Sponsorluk Yasaları, Türk sporunu Avrupa standartlarına taşıyacak gelişmelerin temelini teşkil etmektedir. Özerklik noktasında, yasanın hayata geçirilmesiyle birlikte uzun yıllar özerk yapıyı bekleyen, başta Basketbol Federasyonu olmak üzere Motosiklet, Satranç, Briç, Tenis ve Voleybol Federasyonları özerk hale getirilmiştir ve tüzelkişilik kazanmışlardır.

Değerli arkadaşlarım, 2004 yılı içerisinde ne gibi yasal düzenlemeler yaptığımızı, spordan sorumlu Bakanlık olarak Bakanlar Kuruluna sevk ettiğimiz, oradan da tasarı olarak Meclise gelen hangi kanunları yasalaştırma imkânını bulduğumuzu hatırlatmak istiyorum.

Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun Tasarısı Meclisimize geldi ve bilindiği gibi, birkaç maddesinde önemli değişiklikler yapılarak kanunlaştı. Futbol Federasyonu seçimlerinin bundan sonra yapıldığını da biliyorsunuz.

Biraz önce değindim Sponsorluk Yasası, yine bu yıl içerisinde bizim yasalaştırdığımız önemli icraatlarımızdan biridir; ayrıca, Özerklik Yasasını, biraz önce ifade ettim ve son olarak da İzmir'de yapılacak olan uluslararası üniversite oyunlarıyla ilgili Universiade Yasasını da, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, iktidar-muhalefet işbirliğiyle gerçekleştirdik.

Şöyle baktığımda, 5 tane yasal düzenleme yapmışız; kanunî düzenleme... Bunlara dayalı olarak, tabiî, yönetmelikler çıkardık; işte, Özerk Spor Federasyonu Çerçeve Statüsü. Ayrıca, dün Resmî Gazeteye gönderdik; burada, yeni bir değişiklik daha yaptık; o da, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünde üst düzey yöneticisi olarak bulunan kişilerden -diyelim ki genel müdür yardımcısı, diyelim ki daire başkanı- herhangi biri, herhangi bir federasyonda -mesela, özerk federasyonda- başkanlığa aday olabilir. Peki, bu kişi, o görevi sürdürürken, aynı zamanda bir federasyonun başkan adayı da mı olsun?.. Yasada, bunu önleyen herhangi bir düzenleme yok; olabiliyor; yani, bir genel müdür yardımcısı arkadaşımız, bir federasyonun başkan adayı olabiliyor. Bunu önleyici bir değişikliği, dün, Resmî Gazetede yayımlanmak üzere gönderdiğimi ifade etmek istiyorum. Gerçi, bu tür girişimde bulunan arkadaşlarımız, o görevlerinden istifa dilekçelerini getirdiler; bu dilekçeleri aldık; ancak, bundan sonrasıyla ilgili, böyle bir düzenleme yapmaya ihtiyaç oldu. O nedenle, bu değişikliği de yaptığımızı, huzurunuzda ifade etmek istiyorum.

Tahkim Kurulu Yönetmeliği, Sponsorluk Yönetmeliği, bunun dışında, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile Futbol Federasyonu Başkanlığı arasında imzalanan protokol -biraz sonra bunun ne olduğunu ifade edeceğim- Ödül Yönetmeliği, Seçim Yönetmeliği gibi bazı değişiklikler, 2004 yılı içerisinde yapılmış olan yasa ve bu yasalara dayalı olarak yapılan değişikliklerdir.

Değerli arkadaşlar, bu yasalar marifetiyle, sporumuzun önündeki finans problemleri çözümlenebilecek, sporcularımız, daha geniş ufuklarla sporlarını yapabilme imkânına kavuşacaklardır.

Değerli arkadaşlarım, 2005 yılı, Türk sporu açısından farklı açılımların ve ilklerin yaşanacağı bir yıl olacaktır. Biraz önce, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bütçesi üzerinde söz alan arkadaşlarımız kısmen değindiler; ama, ben, bir kez daha hatırlatmakta yarar görüyorum; özellikle, işte, 2005 yılı ağustos ayının 11'i ile 21'i arasında, İzmir'de, biraz önce ifade ettiğim Üniversite Yaz Spor Oyunları gerçekleştirilecek; bununla ilgili bir yasal düzenleme de yaptık.

Sayın Ünlü, biraz önce, bu konuda biraz geç kaldığımızı ifade etti; doğrudur. İzmir'de yapılacak olan bu oyunlarla ilgili, tabiî ki, Uluslararası Federasyon, görevi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığımıza vermiştir; ama, Türkiye'nin tanıtımı açısından bunu son derece önemsedik. Hükümet olarak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığıyla birlikte, bu organizasyonun üstesinden gelebilmek için böyle bir yasal düzenlemeyi yaptık ve Hazırlık Düzenleme Kurulu dördüncü toplantısını bu cumartesi yapacak. Görev taksimatını yaptık, gerekli adımları attık.

Tabiî, nasıl bir açılış yapacağız, hangi senaryoyu uygulayacağız, tüm dünyaya, İzmir Atatürk Olimpiyat Stadından hangi mesajları vereceğiz; bu organizasyonun üstesinden gelebilmek için neler yapılması lazım; bu konuda tecrübe sahibi birtakım kuruluşlar -ki bunların iki tanesi, sanıyorum, uluslararası konsorsiyumdur- bize öneriler getirdiler; senaryolar hazırlamışlar; işte, şunu yaparsak Türkiye daha iyi tanıtılır diye. Cumartesi günü, Hazırlık ve Düzenleme Kurulu, bütün bu teklifleri değerlendirecek; tek tek inceleyeceğiz. Türkiye'nin tanıtımı için hangisi daha uygunsa, kuşkusuz ki, Hazırlık ve Düzenleme Kurulu olarak bir karar vereceğiz ve bu işin yapımını birine takdim edeceğiz, birinin üzerinde kalacak.

Hemen ondan sonra da, sizin geç kaldı dediğiniz konuları süratle tamamlamak istiyoruz. İşte, broşür hazırlayın, katılacak olan ülkelere gönderin; çünkü, bu konuda henüz bir şey yapılmadı diyorsunuz; haklısınız. İşte, biz de, bu gayretle -sanıyorum onbeş gün oldu bu yasa çıkalı- dördüncü toplantımızı cumartesi günü yapmak suretiyle, âdeta, zamana karşı yarıştığımızı ifade etmek istiyorum.

Sayın Ünlü, İzmir'e kazandırılan bu organizasyonun daha başından beri içerisinde olduğu için yakinen takip ediyor; o bakımdan da kendisine müteşekkirim.

Değerli arkadaşlarım, önümüzdeki yıl, bir de İstanbul'da, yine, uluslararası çok önemli bir etkinlik var; bu da, Formula 1 otomobil yarışlarının İstanbul'da, Kurtköy yakınlarında yapımı devam eden pistte yapılacak olması. Bu pist, sanıyorum, şu anda, bu tür yarışlar için dünyada var olan pistlerin ikincisi; son derece kaliteli ve yapıldığında görenlerin takdir edeceği şekilde inşaatı devam etmektedir. Burası, Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait bir araziydi; İstanbul Ticaret Odası önderliğindeki bir anonim şirket ihale sonucu burayı aldı ve işte, bu işi yapıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğüyle spor alanında da böyle bir işbirliği yaptığımızı ifade etmek istiyorum.

Hemen önümüzdeki ay, yani ocak ayının 4'ünde, İşitme Engelliler Federasyonuna bağlı sporcularımız, Avustralya'da yapılacak olan bu konudaki bir organizasyona katılacaklar. Bu, önemli bir organizasyondur. Atletizm, basketbol, futbol, güreş, masatenisi, voleybol, yüzme branşlarında 70 sporcumuz, orada Türkiye'yi temsil etme imkânını bulacaklardır. Önümüzdeki ay İşitme Engelliler Dünya Yaz Oyunlarına katılacak olan sporcularımıza şimdiden başarılar diliyoruz; inanıyorum ki, madalyalarla döneceklerdir.

Yine -biraz önce konuşan arkadaşlarımız ifade ettiler- biliyorsunuz, bu yıl, 2010 yılında yapılacak Dünya Basketbol Şampiyonası organizasyonu Türkiye'ye verildi. Hükümet olarak, ilgili federasyona bu konuda destek verdik, bu organizasyonun başarıyla gerçekleşmesi için her türlü yardımı yapacağımızı taahhüt ettik ve bunun sonuncuda, biliyorsunuz, Malezya'da yapılan oylamada Fransa'yla yarıştık ve onları geride bırakarak, böylesine önemli bir organizasyonu Türkiye'ye kazandırdığımızı da ifade etmek istiyorum.

İzin verirseniz, 2004 yılı içerisinde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce gerçekleştirilen önemli hizmet ve faaliyetler hakkında da kısaca bilgi vermek istiyorum. Özellikle spor alanında önemli bir küreselleşme hareketinin yaşandığı dünyamızda, şartlar, bizi alıştığımız spor-devlet ilişkisi tanımlarından vazgeçmeye zorlamaktadır. Devletin doğrudan müdahaleyle spor faaliyeti yapmasından çok, yön tayin etmesi, kaynak tahsis etmesi, standart koyması ve denetim yapması, tarafımızca yönetimde esas kabul edilen ilkeleri oluşturmaktadır. Sayın Çorbacıoğlu, çok önemli bir noktaya temas etti ve konuşmasının sonunu, bana göre, şu önemli cümleyle bitirdi: "Spor, siyasî amaç için kullanılmamalıdır." Bu, son derece doğru bir sözdür; biz de aynı düşüncedeyiz. Gerçekten, sporun içerisine politika ve siyaset karıştığında, inanıyorum ki, orada, spor, ikinci üçüncü plana atılır, belki de spor olmaktan çıkar. Biz, bu konuya son derece önem veriyoruz, bu konuda son derece hassas davranıyoruz; zaten, Sayın Çorbacıoğlu da, bir genel kuralı hatırlatmak için bunu söylediğini, bir itham cümlesi olmadığını da ifade etti. Bunu hatırlattığı için, kendisine de ayrıca teşekkür ediyorum.

Avrupa Birliğine uyum sürecinde sporun yapılanması, Avrupa Birliği standartlarına uygun hale getirilmesi için çalışmalar hızla sürdürülmektedir. Merkez teşkilatımızın küçültülmesi, taşra teşkilatımızın yerel yönetimlere devri konusunda, yerellik ve yetki devrinin sağlanması hedeflenmiştir. Kamu yönetiminin yeniden yapılandırılması çalışmasıyla eşzamanlı olarak, kurum kanunumuz bir bütün olarak ele alınmıştır ve bununla ilgili hazırlanmakta olan yasa taslağı, önümüzdeki günlerde tasarı haline getirilecek ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacaktır.

Sayın Ünlü, bu konuyla ilgili, çok dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Bir spor yüksek kurumu oluşmasını önerdiler. Böyle bir düşünceyi uzun süredir kafalarında oluşturduklarını, hatta, bu konuda çalışma yaptıklarını ifade ettiler. Aslında, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce hazırlanmış, bana getirilen, ama, benim, biraz daha üstünde çalışın diye iade ettiğim bu kanun tasarısı taslağı -arkadaşlarımız son çalışmalarını yapıyorlar- önümüzdeki günlerde gelecek; son çalışmayı, değerlendirmeyi yaptıktan sonra Bakanlar Kuruluna takdim edeceğiz ve oradan da Meclise süratle sevk edeceğiz. Bu konuda, arkadaşlarımız, Sayın Ünlü'yle de -biliyorum- temasa geçtiler, onun da fikirlerinden yararlandılar. Bu tasarı, Sayın Ünlü'nün önerdiği böyle bir yasal düzenleme çalışması gerçekten bitmek üzeredir ve önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisinin önüne gelecektir.

Değerli arkadaşlarım, biraz da, gençlik hizmetleriyle ilgili, sizleri bilgilendirmek istiyorum. Geleceğimizin teminatı olarak gördüğümüz gençlerimizi her türlü kötü alışkanlıklardan uzak tutup, vatanını ve milletini seven bireyler olarak yetiştirilmelerine imkân sağlamak amacıyla, yıl içinde, 18 - 24 yaş grubu gençlerimiz için 36 ilimizde açılan ulusal gençlik kamplarından ve 12 ilimizde açılan bölgesel gençlik kamplarından yaklaşık 15 000 gencimiz faydalanmıştır.

Tüm bunların yanı sıra, Iraklı gençleri savaş ortamından uzak tutmak ve onları rehabilite etmek amacıyla Mersin-Silifke Akkum Gençlik Merkezinde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce kamp düzenlenmiştir; bunu da ayrıca, bir faaliyet olarak ifade etme ihtiyacını duydum.

Gençlerimizin ilgi ve yeteneklerini yönlendirmek ve geliştirmek, onların birlikte üretmelerine fırsat vermek amacıyla 81 ilimiz ve değişik ilçelerimizde faaliyet gösteren gençlik merkezleri sayısı 113'e ulaşmıştır. Çeşitli illerde gençlik alanında çalışan, Genel Müdürlüğümüzde tescilli 158 gençlik kulübüne, üye durumları ve gerçekleştirme imkânları nispetinde etkinlikleri gözönünde bulundurularak maddî destek sağlanmıştır. Ayrıca, değerli arkadaşlarım, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki 22 il ve ilçelerini kapsayan 7 - 18 yaş grubunda yer alan ortaöğretim öğrencileri, engelli öğrenciler ve aynı yaş grubunda yer alan çalışan ve öğrenim gören gençleri, sportif yeteneklerinin tespiti ve aktif spora yönlendirmek amacıyla "sporla tanış" projesi 29 Haziran 2004 tarihinde hayata geçirilmiştir. Projeye bu dönemde yaklaşık 35 000 kişi katılmıştır.

Değerli arkadaşlarım, sporu tümüyle bilimsel gerçekler doğrultusunda yaptırma gayreti içinde olan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Teşkilatımız eğitim konusunda da büyük mesafe almıştır. Sporcularımızın, bilimsel eğitim programları dahilinde, eğitim görmüş nitelikli antrenörler yönetiminde yetiştirilip geliştirilmeleri amacıyla kurslar düzenlenmiştir. Gerçekleştirilen kurslar sonucunda 2004 yılı aralık ayı itibariyle antrenör sayımız 25 544, spor masörü sayımız ise 2 156 olmuştur.

Çocuk ve gençlerimizin serbest zamanlarını en iyi şekilde değerlendirmelerini sağlamak amacıyla her yıl uygulanan il spor merkezleri uygulamaları 81 ilde başarıyla gerçekleştirilmiştir. 2004 yılında, il spor merkezlerinde 162 059 çocuk ve gencimiz, çeşitli spor branşlarında faaliyet yapma imkânı bulmuşlardır. 2005 yılında, eğitim projelerimizin tüm yurtta ilçe ve köylerimize kadar yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır.

Spora başlama yaşlarından itibaren seçilen yetenekli çocukların ilgili spor dallarında yarışma sporcusu olarak yetiştirilmeleri amacıyla, 27 ilimizde faaliyetini sürdüren sporcu eğitim merkezlerinde güreş, atletizm, judo, halter, jimnastik, kayak ve boks branşlarında eğitim gören sporcu öğrenci sayısı, 2004 yılında 903'e ulaşmıştır. Bu merkezlerden ilgili spor branşlarına sporcu kaynağı sağlanarak, gerek ulusal gerekse uluslararası yarışmalarda büyük başarılar elde eden şampiyon sporcular yetiştirilmiştir, bundan sonra da yetiştirilmeye devam edilecektir.

Ülkemizde spor ve sporcuyu geliştirmeye yönelik yeni bilimsel yöntem ve projeler üretmek, tespit etmek ve uygulamaya koymak amacıyla, üniversitelerimizin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyelerinden oluşan Spor Eğitimi ve Bilim Kurulu oluşturulmuştur. Sayın Ünlü demin buna da temas ettiler, mutlaka, sporu geliştirmek için üniversitelerle işbirliği gerekir dediler. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğümüz, böylesine bir kurulu bu yıl kurdu, Spor Eğitimi ve Bilim Kurulu oluştu.

2008 yılında Çin'in başkenti Pekin'de yapılacak olan Olimpiyat Oyunlarına daha fazla sporcuyla katılmak, ülkemiz sporcularını ve onları yetiştiren antrenörlerini başarılı sonuçlar almaya teşvik etmek, yetenekli ve dengeli beslenmelerine katkıda bulunmak amacıyla, Olimpik Branşlarda Sporcu Yetiştirme Projesi hazırlanmış olup, bu proje 2005 yılından itibaren hayata geçirilecektir. Bu konuda da azamî desteklerini her zaman gördüğümüz Türkiye Büyük Millet Meclisimiz, inanıyorum ki, ihtiyaç olduğunda yeni yasal düzenlemeler konusunda bize destek verecektir.

Değerli arkadaşlarım, kısaca sağlık hizmetlerinden de bahsetmek istiyorum. Genel Müdürlüğe bağlı federasyonlardan lisanslı olup, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşunun sağlık yardımından yararlanamayan amatör sporcuların, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarından hizmet almaları sağlanmıştır. Bu sene, Sağlık Bakanlığıyla bir protokol imzaladık ve bu protokolle, herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmayan amatör sporcular, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarından sağlık hizmeti alma imkânına sahip olmuşlardır.

2004 yılı içerisinde 6 869 sporcumuz için ferdî kaza sigortası yapılmıştır. Bu sayı içerisinde, Genel Müdürlük bünyesinde ve koordinesinde oluşturulan sivil ve askerî tüm millî takımlar ile okulların uluslararası düzeyde yapacakları müsabakalar ve bunlara hazırlık amacıyla yapılan kamplara katılan millî takımları oluşturan sporcu ve diğer görevliler de yer almaktadır.

Değerli arkadaşlarım, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü faaliyetleri arasında en önemli yeri, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullar ve bunların faaliyet ve başarıları almaktadır. Sayın Terzibaşıoğlu, 2004 yılında okul sporları alanında Türkiye'yi temsil eden okullarımızın dünyada hangi başarıları yakaladığını biraz önce ifade ettiler; zaman darlığı nedeniyle ben oraya girmek istemiyorum; kendisine de ayrıca teşekkür ediyorum. Millî Eğitim Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, gençlerimizi spora yönlendirme, özellikle onları birer yarışmacı sporcu olarak yetiştirme bakımından işbirliğini 2005 yılında daha da geliştirecektir.

Değerli arkadaşlarım, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün 2004 yılı yatırım programında 117 adet proje yer almıştır. Bu projelerden, ödeneği bulunan 65'inin yapımları devam etmekte olup, 20 adedi 2004 yılı içerisinde tamamlanmıştır. Önümüzdeki günlerde de, tamamlanacak olan bu tesisler hizmete açılacaktır.

Sayın Ünlü, gerçekten önemli bir tespitte daha bulundu "tesis yönünden âdeta bir mezarlık görüntüsü var, tesis mezarlığı var" dediler. Gerçekten, geçmişte, ülkemizin birçok yerine spor tesislerinin temelleri atılmış; ama, bunların ödeneği olup olmadığına bakılmamış. Hani, spor ve siyaset dedik ya, sanıyorum bunların önemli bölümü siyasî amaçlarla yapılmış. Benim yurt gezilerinde karşılaştığım en çarpıcı ve beni üzen görüntülerden biri budur.

Örneğin, geçenlerde Kırıkkale'ye gitmiştim. Kırıkkale'de 1993 yılında temeli atılmış, hâlâ bitirilememiş 2 tane çok önemli tesis var. Bir tanesi tam olimpik kapalı bir yüzme havuzu. Bu ne zaman biter dedim... Yüzde 80'i tamamlanmış. Tam olimpik havuz. 25 000 kişilik bir stadyum var; yüzde 80'i tamamlanmış; 1993'te temeli atılmış; ama, öyle duruyor. Bunları tamamlamak lazım; ama, tamamlamak için de ödeneğe ihtiyaç var.

Sayın Fikret Ünlü "biz, geçmişte 'yarım kalmış tesisleri tamamlayın, adınızı yaşatın' kampanyalarıyla bunları tamamlatıyorduk" dediler. Bunların içerisinde bu yolla tamamlanmış olanlar da var; ancak, bunları bir müteahhit almış; bir hayır sahibine gel şurayı tamamla deyince, karşınıza müteahhit gerçeği çıkıyor. Müteahhit, burayı ben aldım, siz Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü olarak ödeneği verin, tamamlayayım, niye bir başkasına devredeyim diyor. Böyle sorunlarla da karşılaşıyoruz; ama, pek az da olsa anlayışlı müteahhitler var; evet, hiç önemli değil, eğer birisi tamamlayacaksa, bu, ben de olabilirim, benimle de devam edebilir, bir başka müteahhitle de devam edebilir diyen müteahhitler de var; ama, bu tür olumlu yaklaşan müteahhit sayısının da çok az olduğunu ifade etmek istiyorum.

Bizim dönemimizde başlatılan tesislerin tamamı, ödenekleri bütçede -bu yıl ve önümüzdeki yıl- ayrılmak suretiyle tamamlanacak olan tesislerdir. Geçmişte başlatılmış; ama, şimdi çok ciddî ödeneğe ihtiyaç duyan bu tesisleri, kuşkusuz ki, zaman içerisinde tamamlamak durumundayız; çünkü, para harcanmış, bunları çürümeye terk edemezsiniz. Bunlarla ilgili, özel sektörün yardımını sağlamak için Sponsorluk Yasasını çıkardık; ancak, Sponsorluk Yasasının tanıtımı noktasında eksikliklerimiz var. Birçok işadamı bu Sponsorluk Yasasının kendilerine hangi imkânları getirdiğini tam bilmiyor. O nedenle, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne, ilgili arkadaşlarımıza, bu yasayı çok iyi tanıtmak gerekir; gerekirse televizyon programları yapın, gerekirse bu konuda tanıtıcı birtakım broşürler hazırlayın ve böylece, spora son derece meraklı, imkânı olan insanları bu yarım kalmış olan tesisleri tamamlamaya itelim diye talimat verdik.

Değerli arkadaşlarım, tabiî, İzmir'de yapılacak olan bu Universiade'la ilgili, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, en önemli tesislerinden biri olan Halkapınar spor salonuyla ilgili, İhale Kanunundaki bazı süreleri de kısaltmak suretiyle, ihalesini yaptı, temelini de geçenlerde attık. 210 günde tamamlanacak; müteahhitle anlaştık; yani, 210 günde tamamlanmazsa, zaten oyunlara yetişmiyor; geceli gündüzlü çalışacak. 210 günde bu tesisi hizmete almayı planlıyoruz.

Değerli arkadaşlarım, 2005 yılı yatırım bütçemiz 73 000 000 Yeni Türk Lirası. Biliyorsunuz, bu Yeni Türk Lirasına da alışmakta zaman zaman zorlanıyoruz. Bu miktarın, 3 500 000 Yeni Türk Lirası makine- teçhizat, 3 000 000 Yeni Türk Lirası etüt-proje, 59 500 000 Yeni Türk Lirası proje giderleri, 7 000 000 Yeni Türk Lirası ise büyük onarım giderleri için tahsis edilmiştir.

Bu arada, Spor Totonun faaliyetleriyle ilgili kısaca bilgi arz etmek istiyorum. Spor Toto Teşkilat Müdürlüğümüz, elde edilen müşterek bahis hâsılatından, Hazineye, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne, Savunma Sanayiine, futbol kulüplerine, bilindiği gibi, pay ayırmaktadır. Spor Toto Teşkilat Müdürlüğünün gelirleri son derece düşmüştü, zarardaydı; ama, şimdi kendisini toparladı ve sanıyorum, şans oyunları içerisindeki payı yüzde 2'lerden yüzde 7'lere çıktı. Böylece, oradan da spor tesislerinin yapımına, şimdi, nispî de olsa bir destek alma imkânına yavaş yavaş kavuşuyoruz.

Şimdi, tabiî, 14 dakikam kaldı; Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü faaliyetlerini anlatmaya devam edersem, Vakıflarla ilgili...

HALUK KOÇ (Samsun) - Hepsini kullanmayabilirsiniz...

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - 14 dakikada biraz da Vakıflardan bahsetmem lazım.

Aslında, benim Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü faaliyetleri olarak sizlere takdim edeceğim bilgilerin önemli bir bölümünü, gruplar adına söz alan arkadaşlarımız ifade ettiler. Örneğin, işte, Atina Olimpiyatlarında Türk sporcularının bir başarısını ortaya koydular; ancak, biz, bunu, tam bir başarı olarak görmediğimizi, Türkiye'ye daha fazla madalya getirilmesi gerektiğini vurgulamıştık. 2008 Pekin Olimpiyatlarına, bu ruh ve bu heyecanla hazırlanmalıyız. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğümüzde ve federasyonlarımızda bu heyecanı görüyorum. İşte, seçimler de yapıldı; yeni heyetler, inanıyorum ki, 2008 Pekim Olimpiyatları için çok canlı ve netice alıcı bir çalışmayı ortaya koyacaklardır.

Değerli arkadaşlarım, ben, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bütçesi üzerinde söz alarak değerli önerilerini ortaya koyan tüm arkadaşlarıma yeniden teşekkür ediyorum.

Tabiî, Türkiye'de spor deyince, akla, önce futbol geliyor. Futbol, özerk bir alan. Biz, bu özerk alanın kendi yasası içerisinde faaliyette bulunmasını arzu ediyoruz, sadece futbol kulüplerimizin başarılarıyla övünmek istiyoruz; ama, buraya da geldi, burada da konuştuk, maalesef, tribünlerdeki o şiddet görüntüleri hepimizi rahatsız etmiştir. Nihayet, Türkiye Büyük Millet Meclisi, bir araştırma komisyonu kurdu; şike iddialarını, sporda, özellikle futboldaki bu terör konularını incelemek, araştırmak ve bu konuda neler yapılabilir, hangi önlemler alınabilir; bu hususta, yürütme organını yönlendirmek üzere bir komisyon kurdu. İnanıyorum ki, bu komisyon, yakında görev taksimatını yapacak, çalışmaya başlayacak; biz de, yaptığı çalışmalardan büyük ölçüde istifade edeceğiz.

Değerli arkadaşlarım, önemli bir genel müdürlüğümüz, biliyorsunuz Vakıflar Genel Müdürlüğümüz. Vakıflar Genel Müdürümüz şu anda aramızda bulunamıyor. Kendisi, talihsiz bir trafik kazası geçirdi; ama, iyileşiyor. Ben, hem kendisine hem Vakıflar Genel Müdürlüğünün değerli çalışanlarına gerçekten teşekkür ediyorum. Niye teşekkür ediyorum; Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilen Vakıflar Genel Müdürlüğünün bütçesine bir bakın, 50 000 910 Yeni Türk Lirası olduğunu göreceksiniz; ancak, Plan ve Bütçe Komisyonundan Genel Kurula indirilen Vakıflar Genel Müdürlüğünün bütçesinin 206 000 000 Yeni Türk Lirası olduğunu göreceksiniz. Diyeceksiniz ki, neden Plan ve Bütçe Komisyonu, Vakıflar Genel Müdürlüğünün, hükümet tasarısındaki ödeneğini 4 misli artırdı veya artırmak zorunda kaldı. Bunu ifade edersem, bunun sebeplerini söylersem, Vakıflar Genel Müdürlüğünün nasıl bir çalışma içerisinde olduğunu da zannediyorum sizlere izah etme imkânı bulurum.

Bir defa, Vakıflar Genel Müdürlüğünün tüm gelirleri, kendi özkaynaklarıdır. Yani, genel bütçeden, Vakıflar Genel Müdürlüğü bir tek kuruş para almamaktadır, bir tek kuruş yardımı yoktur. Kira gelirleri, faaliyetleri, Vakıflar Genel Müdürlüğünün bütçesini oluşturmaktadır. Bu bütçesiyle, tarihî eserlerimize sahip çıkmakta, onları yıkılmaktan kurtarmakta ve ayrıca, sosyal birtakım yardımları da yapmaktadır.

Biz göreve geldiğimizde, kira gelirleri 40 trilyon liraydı. Demek ki, bunu, yeni yılda kullanımı başlayacak olan paraya çevirirsek, herhalde, 40 000 000 Yeni Türk Lirası. Şimdi, 206 000 000 Yeni Türk Lirasına çıktığına göre, bu, şu demektir: İki yıllık süre içerisinde, Vakıflar Genel Müdürlüğü gelirlerini 4'e katlamış demektir. Bunun anlamı budur; çünkü, olmayan bir parayı harcayabilir mi? Geldi Plan ve Bütçe Komisyonuna, Değerli Başkanına ve üyelerine dedi ki Vakıflar Genel Müdürü: "Ben, 50 000 000 Yeni Türk Lirası değil, 200 000 000 Yeni Türk Lirasını aşan gelir bekliyorum 2005'te; işte, hesabım kitabım bu. Sizden bir tek şey istiyorum; bana bir tek kuruş yardım yapmayın, sadece, bu parayı kullanma imkânı verin bana." Eksik olmasın, Maliye de buna rıza gösterdi. Demek ki, önümüzdeki yıl, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz, 206 000 000 Yeni Türk Liralık, vakıf eserlerine sahip çıkacak, sosyal faaliyet gösterecek -tabiî, personel giderleri de bunun içinde- bir aktiviteyi ortaya koyacak.

Bu nasıl oldu; mesela, iki tane zeytinliği var Vakıflar Genel Müdürlüğünün; Ayvalık, bir de Aydın -yanılmıyorsam- zeytinlik işletmeleri var; ancak, bu zeytinlik işletmeleri her yıl zarar ediyor, Vakıflar Genel Müdürlüğü buralardan gelir elde etmek için bunları işletiyor; ama, öyle bir kötü tatbikat var ki, işletme var ki, personel giderlerini bile karşılayamıyor, zarar ediyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü bütçesinden bu zararı karşılamak için para gönderiyoruz. Bu işletmeler Genel Müdürlükçe feshedildi, kiraya verdik. Peki, ne oldu; bu yıl buralardan 2,5 trilyon lira gelir elde ettik; ufacık bir misal. Vatandaşla mahkemelikti. Biliyorsunuz "vakıf barışı" adı altında yasal bir düzenleme yaptık. Tediye mahallerinde kira paraları duruyordu yıllardır, ihtilaflı olduğu için; bütün bunları çözdük. Buralardan 17 trilyon lira gelir elde edildi.

Yap-işlet-devret, restore et-işlet-devret modelleriyle vakıf eserlerine sahip çıkma konusunda projeler geliştirdik. Şimdi, vakıf eserlerimize sahip çıkılıyor.

Özellikle aşevlerinin, yani, fakir fukaraya sıcak yemek veren ünitelerin sayısını artırdık. Sanıyorum, 2005 yılında 100 000 vatandaşımıza sıcak yemek götürecek Vakıflar Genel Müdürlüğü; şu anda planları bu. Ama, bunu yaparken, ihtiyaç sahiplerine, talepleri olması halinde, yemeği kendisi götürüyor. Tıpkı, Fatih Sultan Mehmet'in vakfiyesinde olduğu gibi, sabahın loş karanlığında kapısının önüne koyan bir tatbikatı ortaya koyuyor. Ben, Vakıflar Genel Müdürlüğünün, başta Sayın Beyazıt olmak üzere, tüm çalışanlarının bu gayretli ve özverili çalışmaları nedeniyle tebrik edilmesi gerektiği kanaatindeyim. Hazırlanmış olan, faaliyetleriyle ilgili bir bölüm vardı; ama, buna girersek zamanım yetmezdi. O nedenle, sadece, nereden nereye geldi, neler yapıyor; bunu ifade etmek için bunları söyledim.

İpek Yolu diye, biliyorsunuz, tarihten gelen bir güzergâh var. İpek Yolu üzerinde hanlar var, hamamlar var, kervansaraylar var. Şimdi, Vakıflar Genel Müdürlüğünün gerçekleştirmeye çalıştığı en önemli projelerden biri budur. Bu İpek Yolu üzerinde şiirlere konu olmuş olan bu kervansaraylar şimdi restore ediliyor. Bunların önemli bir bölümü, restore et-işlet-devret modeliyle veriliyor. İnanıyorum ki ben, önümüzdeki 2006 yılında bu İpek Yolu üzerinde artık restore edilmemiş, hizmete sunulmamış bir eser kalmadığını göreceksiniz, hep birlikte göreceğiz. Böylece, yıkılmaya yüz tutmuş, gerçekten elatılması gereken vakıf eserlerine, bu dönemde, belki, yakın geçmişinde hiç görülmemiş şekilde elatılmaktadır.

Beklentimiz şudur: En azından iki sene içerisinde, gerçekten tüm vakıf eserlerine sahip çıkılacaktır. Vakıflar kendi sahip çıkıyor, hayır sahiplerini yönlendirerek sahip çıkıyor ve 10 yıldır yap-işlet-devret modeliyle ilgili süre; birkaç yıl zaten bunun restoresi tutuyordu, kimse yanaşmıyordu. Şimdi, bunu 29 yıla çıkardık biliyorsunuz bir kanunla burada, siz destek verdiniz. 29 yıla çıkınca, şimdi birçok kişi bu vakıf eserlerine, özellikle restore edip işletmek için, sahip çıkıyorlar. Demek ki, iş bilenin, kılıç kuşananın. Bu bakımdan, Vakıflar Genel Müdürlüğü önümüzdeki yıllarda çok daha etkin faaliyetlerle huzurunuza gelme imkânı bulacaktır.

4 dakika 49 saniye gibi bir zamanım var.

Danıştay Başkanlığı, benim bakanlığımla ilişkilendirilmiş bir kurumumuzdur. Biliyorsunuz, bir yüksek yargıdır. Sadece ilgili yasasında hükümetle irtibat "Başbakanlık veya Başbakanın görevlendireceği Devlet Bakanı kanalıyla yürütülür" denilmektedir. O bakımdan, Danıştay Başkanlığımızın faaliyetleriyle ilgili de bu süre içerisinde siz değerli milletvekili arkadaşlarımı bilgilendirmek istiyorum.

Danıştay Başkanlığı, yüzotuzaltı yıllık bir geçmişe sahip. Yargı görevinin yanı sıra, danışma ve inceleme görevini de yürüten Danıştay, bir yüksek idare mahkemesidir. Gruplar adına arkadaşlarımız söz aldılar; konuşmalarında, idarî ve dava dairelerindeki dosya sayısının çokluğundan bahsettiler. Doğrudur; şu anda 80 000'e ulaşmıştır; giderek de artmaktadır. Bunu da doğal karşılamak gerekir; çünkü, Türkiye'de kamu hizmetinin niteliği değişmiştir; nüfusumuz artmaktadır; kentleşmeyle birlikte hak arama bilinci de gelişmektedir. O nedenle, yargıya zaman içerisinde daha çok müracaat olmaktadır. Tabiî ki, idare mahkemelerine, Danıştaya da daha çok dosya gelmektedir.

Danıştayın bu işyükünden kurtularak daha hızlı ve sağlıklı bir işleyişe kavuşturulması amacıyla, bu yıl içerisinde, 2 Haziranda Danıştay Kanununda bir değişiklik yaptık. Bu değişiklikle, bazı daireler arasında görev bölüşümü yeniden yapıldı ve en önemlisi de 13. Daire olarak yeni bir daire kuruldu. Bu, içinde bulunduğumuz yıl içerisinde haziran ayında yapıldı. Bu değişiklikler, 1 Ocak, yani önümüzdeki ayın başından itibaren yürürlüğe girecek ve bu daire, 1 Ocaktan itibaren de faaliyete başlamış olacak. Ayrıca, bu kanunla, bu daireye yeni kadrolar da verdik, yeni kadrolar da ihdas ettik.

Değerli arkadaşlarım, dava sayısında ortaya çıkan artışın nedenlerinden biri de idarî yargılama usulünden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununda değişiklik öngören tasarı da, Hükümetimizce Meclise sevk edilmiştir. Bu tasarı, Danıştayın işyükünü azaltıcı, kısmen de daha sağlıklı yargılama yapılmasına olanak sağlayan bir amaçla hazırlanmıştır.

Yargılama süresinin kısaltılması ve Danıştayın işyükünün azaltılması için yapılması gereken diğer bir çalışma ise, teknolojik gelişmelerden Danıştayımızın da en iyi şekilde yararlandırılmasıdır. Bunun için, Danıştay bütçesinde, bilgisayar sisteminin yeniden yapılandırılması ve sürekliliğinin sağlanması için 697 000 000 Yeni Türk Lirası ödenek sırf bu iş için ayrılmıştır. Ayrıca, 2004 yılında yapılan fizikî iyileştirme çalışmalarına ek olarak, 2005 yılında yapılacak ana hizmet binası büyük onarımı için de bütçesinde ödenek ayrılmıştır. Danıştay bütçesinde, 2004 yılına göre, toplam 3 464 580 Yeni Türk Lirası artış öngörülmektedir.

Adana Milletvekili Sayın Yergök arkadaşımız, Danıştayın yeni bir binaya ihtiyacı olduğunu söylediler, bu konuda beni göreve davet eden bir konuşma yaptılar "hukukçu kimliğiyle Sayın Başbakan Yardımcımız, Danıştayın ihtiyaç duyduğu yeni bina konusunda yardımcı olmalıdır" dediler. Gerçekten, hem eski Danıştay Başkanımız hem yeni Danıştay Başkanımız ve ilgililer, Danıştayın şu anda kullandığı fizikî mekânların Danıştayın faaliyetleri için yeterli olmadığını her zaman ifade ediyorlar. Bunu Sayın Başbakanımıza da anlattılar. Bu konuda mevcut olan kamu binalarından ihtiyaçlarını görecek bir kamu binası temin etmek için çalışma içerisinde olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Danıştayın bu konudaki talebini, doğrusu, Hükümet olarak, önemsediğimizi ifade etmek istiyorum.

Isparta Milletvekili arkadaşımız Sayın Recep Özel de "Danıştaya başvurduğumuzda, özellikle Bilgi Edinme Yasası çerçevesinde başvurduğumuzda, taleplerimizi tam karşılamıyorlar, bilgi alamıyoruz" dediler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Sayın Başkanım, bitiriyorum, son cümlem.

BAŞKAN - Buyurun.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Çok teşekkür ederim.

Şu anda, komisyon sıralarında Danıştay Genel Sekreterimiz Sayın Türkoğlu oturuyorlar. Kendilerinin beyanı şudur: "Davanın her aşamasında Danıştaydan bilgi almak mümkündür; ancak, dava dosyalarının hangi tetkik hâkimine havale edildiği konusunda bilgi verilmemektedir." Sayın Özel'in tabiî neyi kastettiğini tam açık olarak bilemiyorum; ama, bütçemizin görüşmesinden sonra, Sayın Türkoğlu ile Sayın Özel'i bir araya getirip, bu konudaki sorun neyse, onu da çözmek için gayret ederiz.

Değerli arkadaşlarım, kıymetli vakitlerinizi aldım; sanıyorum, 45 dakikayı aşan bir konuşma yapma imkânı buldum; çünkü, iki tane genel müdürlük ve Danıştayımızın, 45 dakikalık süre, faaliyetlerini konuşmaya yetmiyor. Beni sabırla dinlediniz.

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün, Vakıflar Genel Müdürlüğünün ve Danıştayımızın bütçelerinin, her üç kurumumuza da hayırlı hizmetlere vesile olmasını diliyor; yeniden, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum efendim. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “2005 mali yılı bütçe kan.tas. (5 inci tur görüşmelerinde ) gençlik ve spor genel müdürlüğü,vakıflar genel müdürlüğü,danıştay başkanlığı”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2004-12-22-2005-mali-yili-butce-kan-tas-5-inci-tur-gorusmelerinde-genclik-ve (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
