# Burdur mv. ramazan kerim özkan'ın, hastalıkları nedeniyle sözleşmeleri feshedilen uzman çavuşların durumuna ilişkin (6/711), bursa mv. mehmet küçükaşık'ın, kamu kurum ve kuruluşlarındaki sözleşmeli avukatlara ilişkin (6/718), samsun mv. musa uzunkaya'nın kpss sonuç listelerinin sağlıklı olmadığı iddialarına ilişkin (6/781), samsun mv. musa uzunkaya'nın, bazı hakem hatalarına karşı işlem yapılıp yapılmayacağına ilişkin (6/830), bursa mv. mehmet küçükaşık'ın, özelleştirme sonucu işsiz kalanların istihdamına yönelik düzenleme çalışmalarına ilişkin (6/970), muğla mv. fahrettin farettin üstün'ün, yapılan atamalara ilişkin (6/991), bileçik mv. yaşar tüzün'ün bilecik ilinde gençlik ve spor genel müdürlüğü tarafından yapılan yatırımlara ilişkin (6/1086) bilecik mv. yaşar tüzün'ün, bilecik - bozüyük'teki öğrenci yurdu inşaatına ilişkin (6/1112), muğla mv. ali arslan'ın, bazı vakıfların kuruluş amaçları dışında faaliyet yaptıkları iddiasına ilişkin (6/1181), ığdır mv. dursun akdemir'in, 2004 v

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim
- **Tarih:** 1 Mart 2005
- **Gündem:** BURDUR MV. RAMAZAN KERİM ÖZKAN'IN, HASTALIKLARI NEDENİYLE SÖZLEŞMELERİ FESHEDİLEN UZMAN ÇAVUŞLARIN DURUMUNA İLİŞKİN (6/711), BURSA MV. MEHMET KÜÇÜKAŞIK'IN, KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDAKİ SÖZLEŞMELİ AVUKATLARA İLİŞKİN (6/718), SAMSUN MV. MUSA UZUNKAYA'NIN KPSS SONUÇ LİSTELERİNİN SAĞLIKLI OLMADIĞI İDDİALARINA İLİŞKİN (6/781), SAMSUN MV. MUSA UZUNKAYA'NIN, BAZI HAKEM HATALARINA KARŞI İŞLEM YAPILIP YAPILMAYACAĞINA İLİŞKİN (6/830), BURSA MV. MEHMET KÜÇÜKAŞIK'IN, ÖZELLEŞTİRME SONUCU İŞSİZ KALANLARIN İSTİHDAMINA YÖNELİK DÜZENLEME ÇALIŞMALARINA İLİŞKİN (6/970), MUĞLA MV. FAHRETTİN FARETTİN ÜSTÜN'ÜN, YAPILAN ATAMALARA İLİŞKİN (6/991), BİLEÇİK MV. YAŞAR TÜZÜN'ÜN BİLECİK İLİNDE GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN YAPILAN YATIRIMLARA İLİŞKİN (6/1086) BİLECİK MV. YAŞAR TÜZÜN'ÜN, BİLECİK - BOZÜYÜK'TEKİ ÖĞRENCİ YURDU İNŞAATINA İLİŞKİN (6/1112), MUĞLA MV. ALİ ARSLAN'IN, BAZI VAKIFLARIN KURULUŞ AMAÇLARI DIŞINDA FAALİYET YAPTIKLARI İDDİASINA İLİŞKİN (6/1181), IĞDIR MV. DURSUN AKDEMİR'İN, 2004 V
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2005-03-01-burdur-mv-ramazan-kerim-ozkan-in-hastaliklari-nedeniyle-sozlesmeleri

> Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 1 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BURDUR MV. RAMAZAN KERİM ÖZKAN'IN, HASTALIKLARI NEDENİYLE SÖZLEŞMELERİ FESHEDİLEN UZMAN ÇAVUŞLARIN DURUMUNA İLİŞKİN (6/711), BURSA MV. MEHMET KÜÇÜKAŞIK'IN, KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDAKİ SÖZLEŞMELİ AVUKATLARA İLİŞKİN (6/718), SAMSUN MV. MUSA UZUNKAYA'NIN KPSS SONUÇ LİSTELERİNİN SAĞLIKLI OLMADIĞI İDDİALARINA İLİŞKİN (6/781), SAMSUN MV. MUSA UZUNKAYA'NIN, BAZI HAKEM HATALARINA KARŞI İŞLEM YAPILIP YAPILMAYACAĞINA İLİŞKİN (6/830), BURSA MV. MEHMET KÜÇÜKAŞIK'IN, ÖZELLEŞTİRME SONUCU İŞSİZ KALANLARIN İSTİHDAMINA YÖNELİK DÜZENLEME ÇALIŞMALARINA İLİŞKİN (6/970), MUĞLA MV. FAHRETTİN FARETTİN ÜSTÜN'ÜN, YAPILAN ATAMALARA İLİŞKİN (6/991), BİLEÇİK MV. YAŞAR TÜZÜN'ÜN BİLECİK İLİNDE GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN YAPILAN YATIRIMLARA İLİŞKİN (6/1086) BİLECİK MV. YAŞAR TÜZÜN'ÜN, BİLECİK - BOZÜYÜK'TEKİ ÖĞRENCİ YURDU İNŞAATINA İLİŞKİN (6/1112), MUĞLA MV. ALİ ARSLAN'IN, BAZI VAKIFLARIN KURULUŞ AMAÇLARI DIŞINDA FAALİYET YAPTIKLARI İDDİASINA İLİŞKİN (6/1181), IĞDIR MV. DURSUN AKDEMİR'İN, 2004 V); konuşma 2.567 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tarafıma yöneltilmiş 12 soru var. Bu 12 soruyu, özet halinde sizlere takdim etmek istiyorum.

Bakanlığıma yöneltilen ilk soru, Burdur Milletvekili arkadaşımız Sayın Ramazan Kerim Özkan'a ait. Sayın Özkan, vücutlarında hâsıl olan arızalar veya tedavisi imkânsız hastalıklar nedeniyle görevini yapamayacak durumda olan uzman çavuşların durumlarıyla ilgili bir soru yöneltmektedir.

Değerli arkadaşlarım, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun "malullük" başlığı altındaki 44 üncü maddesi şu şekildedir: "Her ne sebeple olursa olsun vücutlarında hâsıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkânsız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere malul denir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır." Yine, madde şu şekilde devam ediyor: "Şu kadar ki, bunlar, yazıyla istedikleri takdirde, haklarında bu kanun hükümleri uygulanmaksızın, malullüklerinin mâni olmadığı başka vazife ve sınıflara nakil suretiyle tayinleri yapılmak üzere istifa etmiş sayılırlar. Bunların istifa etmiş sayıldıktan sonra dahi, bu kanun hükümlerinin uygulanmasını istemek hakları mahfuzdur." Bu hükümle, atandıkları görev için gerekli sağlık şartlarını haiz olan Emekli Sandığı iştirakçilerinden, vücutlarında hâsıl olan arızalar veya duçar olunan tedavisi imkânsız hastalıklar nedeniyle bu görevlerini yapamayacak duruma gelenler malul olarak tanımlanmıştır. Malul olduklarına karar verilen iştirakçilerden, kurumlarınca malulen emekliye sevk edildiklerine dair emekliye sevk onayı alınmadan önce, başka sınıf ve görevlerde çalışmak isteyenlere bu sınıf ve görevlerde çalışma hakkı tanınmıştır. İştirakçilerin 44 üncü madde uyarınca malul sayılabilmeleri için, öncelikle, bulundukları görevleri yapamayacaklarına dair kesin işlemli sağlık kurulu raporlarının Emekli Sandığı Sağlık Kurulunca incelenerek malul olduklarına karar verilmesi gerekmektedir. Bundan sonra, kurumlarınca, Emekli Sandığı Sağlık Kurulu kararına dayanılarak malulen emekliye sevk onayı alınıp, görevleriyle ilişkileri kesilmekte ve haklarında maluliyet işlemi tesis edilmektedir.

Emekli Sandığı Sağlık Kurulunca malul olduklarına karar verilmekle beraber, malullüklerinin engel olmadığı başka görevlerde çalışması mümkün olanlar hakkında kurumlarınca malullük hükümleri uygulanmadan, malullüklerinin mâni olmadığı başka sınıf ve görevlere nakil yapılmak suretiyle göreve devamları sağlanmaktadır. Sandık iştirakçiliği sona erdikten sonra malulen aylık bağlanması ise, 5434 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin "88 inci madde gereğince emekli kesenekleri geri verilmemiş olanlardan 61 yaşını doldurmadan evvel adi malul durumuna girenlere 53 üncü madde esaslarına göre adi malullük aylığı bağlanır" hükmü uyarınca bunun mümkün olduğunu ifade etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, uzman erbaşlar, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 5 inci maddesinin "uzman erbaşlar, iki yıl süreyle sözleşme yaparak göreve başlarlar ve Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığıyla ilgilendirilirler. Bunlardan, istihdam edildikleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşlarıyla ilgili sağlık nitelikleri uygun olanların müteakip sözleşmeleri bir yıldan az beş yıldan fazla olmamak şartıyla azamî 45 yaşına girdikleri yıla kadar uzatılabilir" hükmü gereğince, belli bir süre çalıştırılmak üzere göreve alınmaktadırlar.

Değerli arkadaşlarım, uzman erbaşların maluliyet durumlarının, sözleşmeleri feshedilip Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişkileri kesilerek iştirakçilik vasfı sona erdikten sonra, haklarında 5434 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi hükmünün uygulanarak, maluliyetlerinin bu hükme göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, haklarında 44 üncü maddenin uygulanmasına, dolayısıyla aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre işlem yapılmasına imkân bulunmamaktadır. Uzman erbaşlardan, bulundukları sınıfta çalışmaları sağlık durumları nedeniyle mümkün olmayanların başka sınıf ve vazifelere atanmalarının sağlanabilmesi için, 3269 sayılı Kanunda ve Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde değişiklik yapılması gerekmektedir. İlgililerin mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla, durumlarına uygun kurum ve görevlerde çalıştırılması konusunda Emekli Sandığı yetkili bulunmamakta, bu kişilerin tekrar Emekli Sandığına tabi göreve girerek emeklilik hakkını elde etmeleri, Bakanlığıma bağlı Devlet Personel Başkanlığınca uygun mütalaa edilmektedir.

Böylece, Sayın Özkan'ın sorusuna, kısaca, Emekli Sandığı Kanunuyla da ilgilendirerek cevap vermiş oldum.

Değerli arkadaşlarım, arkadaki soru, Bursa Milletvekili Sayın Küçükaşık'a ait; arkadaşımız, kamu kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan avukat sayısını sormaktadır. Hemen, bu soruya da kısaca cevap vermek istiyorum.

657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (b) fıkrasına göre, kamu kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan avukat sayısı, 31.12.2004 tarihi itibariyle 468'dir.

Bursa İlindeki kamu kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan avukat sayısını sormaktadır Sayın Küçükaşık. Genel bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli idarelerin sözleşmeli avukat pozisyonlarının iller itibariyle dağılımı kurumların takdirinde bulunmaktadır. Bu nedenle, Devlet Personel Başkanlığında, Bursa İliyle ilgili, genel ve katma bütçeli dairelerin avukat sayılarıyla ilgili bir bilgi yoktur; ama, Bursa Valiliğine bu soru soruldu, cevabı geldiğinde ilgili Bakan arkadaşımıza cevabını vereceğim; ancak, mahallî idarelerde sözleşmeli avukat pozisyonlarının tahsisi, mahallî idare bazında gerçekleştirildiği için, Bursa İli bilgilerine göre, Devlet Personel Başkanlığında, 2002'de 10, 2004'te de 7 sözleşmeli avukatın olduğu bilgilerine rastlanmıştır. Böylece, kısaca, Sayın Küçükaşık'ın da, sözleşmeli avukatlarla ilgili sorusuna cevap vermiş oldum.

Sayın Musa Uzunkaya, kamu personel seçme sınavıyla ilgili bir soru yöneltmektedir.

Değerli arkadaşlarım, 2002 kamu personel seçme sınavı sonuçlarına göre, 2002 ve 2003 yıllarında kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadrolarına, ÖSYM'ce yapılan yerleştirmelerde bazı hataların yapıldığı ve bu hataların güven sarsıcı olduğu Sayın Uzunkaya tarafından bir soru önergesiyle sorulmaktadır.

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezî 2002 yılında kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadrolarına yaptığı yerleştirmelerde 136 adayın, 2003 yılında kamu kurum ve kuruluşların boş kadrolarına yaptığı yerleştirmelerde 32 adayın yerleştirme işlemini iptal etmiş ve yerlerine aynı sayıda adayın yerleştirilmesini sağlamıştır. 2002 yılında yapılan yerleştirme iptali, kadro unvanları ile mezun olunan yükseköğretim programlarının sağladığı unvan arasındaki tutarsızlıktan, 2003 yılında yapılan yerleştirme iptali ise, yerleştirme işlemlerinde kullanılan bilgisayar yazılımlarında, askerlik koşulunda "sevk tehirli" teriminin yanlış yorumlanması ve birden fazla yerleştirme puanı olanlarda yaş koşulunun sınavlardan biri için kullanılmamasından kaynaklanmıştır. 2002 ve 2003 yıllarında bu hatalar tespit edilir edilmez, hemen düzeltme yoluna gidilmiş ve yerleştirme işlemleri kurallara uygun olarak tekrarlanmıştır.

Değerli arkadaşlarım, yerleştirme işlemlerinde hatanın tespit edilmesi; fakat, düzeltme işleminin yapılmaması durumunda birçok adayın mağdur olması kuşkusuz kaçınılmazdır. Bu nedenle, ÖSYM, haklı olan adayların yerleştirilmesini gerçekleştirmiş, kurallara aykırı olan yerleştirmeleri de iptal etmiştir.

Bilindiği gibi, idarî işlemlerin hatalı, tutarsız veya eksik olduğunun tespiti halinde, bu işlemin geri alınması, idare hukukunun genel ilkeleri arasındadır. İdarenin hatalı işleminden geriye dönmemesi halinde hukuka aykırılığın devam edeceği açıktır. Yerleştirmeleri iptal edilen adaylar yargıya, itiraz etmişler; ancak, yargı tarafından bu itirazları da reddedilmiştir.

Sayın Uzunkaya'nın 2002-2003 yıllarına ait yerleştirmelerle ilgili sorusuna da böylece kısaca cevap vermiş oldum.

Yine, Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya arkadaşımız bazı hakem hatalarından bahsederek... Tabiî, bu, 2002-2003 sezonuna aittir. Oldukça geride kalmış ve şimdiye kadar cevaplandırılması gereken bir soruydu; ancak şimdi imkân bulabildik.

Şöyle kısaca cevap vereyim: 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bu yana şike iddialarıyla ilgili başvurular Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu tarafından incelenerek karara bağlanmaktadır. Yönetim Kurulu kararlarına itiraz ise Tahkim Kurulunca incelenerek sonuçlandırılmaktadır.

Müsabakalarda hakem hatalarıyla ilgili olarak değerlendirmeler Merkez Hakem Kurulunca yapılmakta, gözlemci raporları da dikkate alınarak hakemlere zaman zaman dinlendirme cezası verilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, Uluslararası Futbol Oyunları Kuralının 5 inci maddesi aynen şöyle demektedir: "Her maç, oyun kurallarını uygulamada tam yetkili olarak atanan bir hakem tarafından yönetilir. Hakemin oyunla ilgili kararları nihaîdir." Bu nedenle, oyun içerisinde ofsayt, penaltı, gol gibi durumlarda takdir hakkı hakeme ait olduğundan, bunların değiştirilmesi, hakem kararının nihaî olması nedeniyle mümkün olmamaktadır. Bu nedenle, ne Bakanlığımın ne Futbol Federasyonunun hakem kararlarıyla ilgili bir işlem yapması mümkün değildir.

Değerli arkadaşlarım, Bursa Milletvekili Sayın Küçükaşık arkadaşımızın bir sorusu var. Bu soru, sanıyorum 2003'te filan sorulmuş olmalı; özelleştirme mağdurlarıyla ilgili bir soru. Bilindiği gibi, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Hükümetimiz, özelleştirme nedeniyle işini kaybeden, emeklilik hakkını da elde edemediği için mağdur duruma düşen vatandaşlarımızın durumlarını düzeltmek için bir karar aldı, bir uygulamaya geçti.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığına, çıkarmış olduğumuz yasa ve Bakanlar Kurulu kararı sonucunda "özelleştirme mağduru" dediğimiz 8 628 arkadaşımız başvurmuştur. Bu başvurular, Devlet Personel Başkanlığına geçtiğimiz hafta geldi. Yine, hemen aynı gün, ertesi gün, başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere, Adalet Bakanlığına -oradan talepte bulunulduğu için- bu, özelleştirme sebebiyle işsiz kalan vatandaşlarımızı, geçici personel olarak, istihdam amacıyla gönderdik, göndermeye de devam ediyoruz. Sanıyorum, şu anda 5 000'e yakın, geçici personel yapacağımız arkadaşımızın isimleri listeler halinde geldi, diğerleri de gelmeye devam ediyor. Bu arkadaşlarımızın, en geç bir ay içerisinde, başta Millî Eğitim Bakanlığı, Adalet Bakanlığı olmak üzere bu bakanlıklara ait taşra teşkilatlarında göreve başlayacaklarını umuyorum. Bu sorunu, Hükümet olarak çözmüş olduk; bundan da büyük bahtiyarlık duyuyoruz.

İki soru aynı mahiyette sorulmuş; o nedenle, birleştirerek cevap vermek istiyorum. Bunlardan biri, Muğla Milletvekili arkadaşımız Sayın Fahrettin Üstün'e, bir diğeri de Denizli Milletvekili arkadaşımız Sayın Kandoğan'a ait. İktidarımız döneminde benim Bakanlığıma bağlı kuruluşlarda ne kadar personel alındığı ve bununla ilgili soru yöneltiliyor.

Kısaca cevap veriyorum: Gerek 58 inci gerekse 59 uncu Hükümetler döneminde, Bakanlığıma bağlı Devlet Personel Başkanlığına, 2'si özelleştirilen kuruluşlardan olmak üzere toplam 8 personel naklen atanmıştır. Naklen atanan personelden üst yönetim kadrolarına atanan bulunmamaktadır.

Devlet Personel Başkanlığında istisnaî memuriyet kadrosu bulunmadığı için, böyle bir uygulama da yapılmamıştır.

Devlet Personel Başkanlığına, vekâleten ve geçici görevle diğer kurumlardan da atanan personel şu ana kadar olmamıştır. Ayrıca, Devlet Personel Başkanlığında çalışan personel, dönersermayeden de pay almamaktadır.

Böylece, her iki arkadaşımızın Devlet Personelle ilgili sorusuna cevap vermiş oldum.

Vakıflar Genel Müdürlüğüyle ilgili, Bakanlığım dönemim içerisinde naklen atanan personel sayısı 94 olmuştur. Bunun 21'i, özelleştirilen kamu kurum ve kuruluşlarından atanmış olan kişilerdir.

Üst kadrolara atanan personel var mı diye soruluyor; evet var, 2 arkadaşımız var. Birisi, Başbakanlıktan Vakıflar Genel Müdürlüğüne, genel müdür yardımcısı olarak atanan Sayın Ersoy; diğeri de, Şanlıurfa Bölge Müdürlüğüne İstanbul Bölge Müdürlüğünden atanan Sayın Arif Çelik.

Kurumumuzda istisnaî kadro hükümleri çerçevesinde göreve başlayan personel bulunmamaktadır; Vakıflar Genel Müdürlüğünü kastediyorum. Vakıflar Genel Müdürlüğünün merkez teşkilatında geçici personel yoktur. Dönersermayeden de herhangi bir pay almamaktadır.

Yine, Bakanlığımla ilgili, Yüksek Denetleme Kurulu Başkanlığına 58 ve 59 uncu Hükümetler döneminde naklen 10 adet denetçi alınmış, 3 adet de şoför, atanarak gelmiştir. Üst yönetici kadrosuna herhangi bir atama yapılmamıştır. Yine, Yüksek Denetleme Kurulunda istisnaî kadro bulunmamaktadır. Yine, Yüksek Denetleme Kurulunda dönersermaye olmadığı için, yararlanan bir personel de yoktur.

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, 58 ve 59 uncu Hükümetler döneminde 223 adet personelin naklen tayin edildiği bir genel müdürlüğümüzdür. 58 ve 59 uncu Hükümetler döneminde, ayrıca, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünde 4 adet spor müşaviri atanmıştır. Bunlar, Türkiye'yi başarıyla temsil etmiş olan şampiyon sporcularımızdır; Mehmet Âkif Pirim, Fedai Güler, Halil Mutlu ve Hüseyin Özkan'dır. Bunlar, olimpiyat ve dünya şampiyonu sporcularımızdır. Bunlar, spor müşaviri olarak dönemim içerisinde Genel Müdürlüğümüzde görevlendirilmişlerdir. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne diğer kamu kurum ve kuruluşlarından asaleten atanan 223 adet personelin, biraz önce de ifade ettiğim gibi ataması yapılmış, bunlardan 1 tanesi vekaleten görev yapıyor 7 tanesi de geçici görevle görev yapmaktadır.

Dönersermaye olmadığı için merkez ve taşra teşkilatındaki personelimize de dönersermayeden herhangi bir ödeme yapılmamaktadır.

Her iki arkadaşımızın da sorularını bu şekilde cevaplandırma imkânı buldum.

Bilecik Milletvekili Sayın Yaşar Tüzün arkadaşımız, Bilecik İlindeki 6 adet açık yüzme havuzunun çalıştırılmadığını, sorun yaşandığını söylüyor.

Tabiî, Bilecik gibi Türkiye ortalamasına göre küçük bir ilimizde 6 tane yüzme havuzunun bulunmuş olmasının takdirini siz değerli arkadaşlarıma bırakarak şöyle bir cevap vermek istiyorum: Yaşar Bey bunun nedenlerini iyi bilir. Mülkiyeti Bakanlığıma bağlı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne ait olup, tasarrufu Bilecik Gençlik ve Spor İl Başkanlığına bırakılan, Bilecik İl merkez ve ilçelerinde bulunan 6 adet yüzme havuzu, personel yetersizliği ve anılan il başkanlığınca randımanlı bulunmadığı için işletilememiş ve Bakanlığıma bağlı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce verilen ihale yetkisi çerçevesinde kiraya verilerek hizmete açılmıştır; ancak, merkez ilçe, Bozüyük, Osmaneli ve Pazaryeri İlçeleri açık yüzme havuzları, kiracıların kira bedelini ödememeleri ve tesisleri hatalı kullanmalarından dolayı, konu Bilecik Gençlik ve Spor İl Başkanlığınca, Bakanlığımıza bağlı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliğine intikal ettirilmiş, söz konusu havuzlardan merkez ve Bozüyük İlçeleri yüzme havuzlarıyla ilgili hukukî davalar sonuçlanmış olup havuzlar Bilecik Gençlik ve Spor İl Başkanlığınca teslim alınmıştır.

Osmaneli İlçesi yüzme havuzuyla ilgili mahkeme devam etmektedir; en son gelen bilgi bu şekilde.

Söğüt İlçesi yüzme havuzunun ilginç bir nedenle çalıştırılamadığı ifade edilmektedir. Su sıkıntısı nedeniyle Söğüt İlçesi yüzme havuzunun çalıştırılamadığı, Bilecik İl Müdürlüğü tarafından Bakanlığıma bildirilmiştir. Bunu, ayrıca, Genel Müdürlüğe bir talimat vererek tetkik ettirmek durumundayım. Gerçekten, Söğüt gibi bir ilçemizde, bir havuzu çalıştıracak suyun olması gerekir diye düşünüyorum.

Diğer taraftan, Gölpazarı İlçesi Yüzme Havuzu, 15.10.1999 tarihinden itibaren sekiz yıllığına, havuzun noksanlıklarının tamamlanması ve çevre düzenlemelerinin yaptırılarak hizmete açılması karşılığı, Gölpazarı Belediye Başkanlığına kiraya verilmiş.

Pazaryeri İlçesinde bulunan havuzla ilgili dava sonuçlanmış; ancak, hasar tespitiyle ilgili işlemler devam ettiğinden, İl Başkanlığınca henüz teslim alınmamıştır.

Bilecik'teki havuzlarımızın önemli bir bölümünün, kiraya verilmek suretiyle değerlendirildiğini ifade etmek istiyorum; bir kısmının da işletilemediğinden, şu anda İl Müdürlüğümüzün uhdesinde bulunduğunu ifade etmek istiyorum.

Sayın Tüzün, ayrıca, Bilecik'te bir öğrenci yurdu inşaatından bahsetmekte; bununla ilgili, Vakıflar Genel Müdürlüğü bütçesine herhangi bir ödenek konup konmadığını sormaktadır.

Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait Türkiye genelindeki yurtların tamamı, yapılan bir protokolle Millî Eğitim Bakanlığına devredildi. Söz konusu yurdun da 2004 yılında devredilmek üzere devir işlemleri başlatıldı. Bu nedenle, bu öğrenci yurdu için, Vakıflar Genel Müdürlüğünce 2005 yılı yatırım programında herhangi bir ödenek ayrılamadı.

Ayrıca, Muğla Milletvekilimiz Sayın Ali Arslan arkadaşımız, yine, Vakıflar Genel Müdürlüğüyle ilgili bir soru yöneltmişler. Soruyorlar, diyorlar ki: "Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişlerince yapılan incelemeler sonucu 1.1.2002 tarihinden bugüne kadar amaçları dışında faaliyet yaptıkları tespit edilen ve kapatılan vakıf var mıdır?"

Ayrıca, Denizli'de faaliyet gösteren, Sahabiye Denizli İlmî Araştırmalar ve Hizmet Vakfı ne amaçla kurulmuştur; hakkında bir idarî ve adlî işlem var mıdır diye soruyor.

Kısaca Sayın Arslan'a da cevap vermek istiyorum. Bilindiği gibi, vakıflar, mahkemelerce tescil edilen senet hükümlerine uygun olarak faaliyette bulunmak zorundadırlar; aksi takdirde, yöneticilerinin azli için mahkemeye başvurulur. Vakfın, Vakıflar Genel Müdürlüğünce kapatılması, yasa gereği, söz konusu değildir; kapatılacaksa, mahkeme kararıyla kapatılır. Türk Medenî Kanununun 116 ncı maddesinin ikinci fıkrasına giren bir durum olursa, yani yasak amaç güttüğü veya yasak faaliyetlerde bulunduğu sonradan anlaşılan veya amacı sonradan yasaklanan vakfın amacının değiştirilmesine olanak bulunamazsa, vakıf denetim makamının ya da cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine duruşma yapılarak dağıtılabilmektedir, yine yasa gereği. Vakıflar Genel Müdürlüğünce, vakıflar, yine bu yasa gereği ve program gereği denetlenmektedirler.

Değerli arkadaşlarım, bugüne kadar dağıtılan vakıf sayısı, 2004 yılı itibariyle 487'dir. Vakıflarda dağılmalar, genellikle gelir yetersizliği nedeniyle olmaktadır. 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 116 ncı maddesine göre amacı dışında faaliyet gösterdiği için dağıtılan vakıf sayısı da 2 olarak kayıtlarımızda bulunmaktadır.

Hemen Sayın Arslan'ın ikinci sorusuna geçiyorum. Denizli'de faaliyet gösteren Denizli İlmî Araştırmalar ve Hizmet Vakfı, vakıf senedinde amaçlarını şu şekilde düzenlemiştir: Bilim anlayışını inceleme ve araştırma yeteneklerine ve millî değerlere sahip sağlam düşünceli aydınlar yetiştirmektir demektedir özetle. Bu vakıfla ilgili herhangi bir idarî işlem yapılmış mı?.. Denizli Valiliği Emniyet Müdürlüğünün 11.4.2001 tarihli ve 8474 sayılı yazısında, adı geçen vakfın, Yardım Toplama Kanununa muhalefet suçu iddiasıyla hakkında Denizli Sulh Ceza Mahkemesinde bir dava açılmış, vakfın başkanı hafif para cezasına çarptırılmıştır; şu anda, temyiz aşamasındadır. Sayın Arslan'ın sorusuna da böylece cevap vermiş oldum.

Son iki soru kaldı.

Iğdır Milletvekili arkadaşımız Sayın Akdemir, Iğdır İlinde, 2004 yılı için, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce hangi hizmetler yapılmış, ne kadar ödenek ayrılmıştır diye soruyor. 2004 malî yılı bütçesinden, Iğdır Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne, 500 700 000 000 Türk Lirası bir para ayrılmıştır. Bu ödenek, personel, spor, hizmet, bakım, gençlik ve yatırım hizmetleri ve faaliyetleri için kullanılmıştır. Kullanılan, 2004 yılındaki para, 522 763 000 000 Türk Lirasıdır. 2005 yılı yatırım programı için, Iğdır İline, semt sahası ve açık spor tesisleri için de ödenek ayrılmış bulunmaktadır. Ayrıca, Iğdır İlimiz için, Vakıflar Genel Müdürlüğü, 2004 yılı içerisinde, yardıma muhtaç aileler için kuru gıda yardımı yapmıştır. Bununla ilgili 15 500 000 000 Türk Liralık bir harcama yapılmıştır. 2005 yılında, Iğdır İlinde, 700 kişi kapasiteli bir imaret açılmasına karar verilmiştir. Kişi başına 2,5 Yeni Türk Liradan, 700 kişi için, 638 750 Yeni Türk Lirası, yani, 638 750 000 000 Türk Liralık bir ödenek ayrılmıştır. Iğdır İline, Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak, bu hizmetler, 2005 yılında yapılacaktır.

Son soru, Antalya Milletvekili arkadaşımız Sayın Hüseyin Ekmekcioğlu'nun bir sorusu. Kendileri diyorlar ki, Antalya'ya bir hipodrom yapmayı Bakanlık olarak düşünmekte misiniz? Antalya İlinde, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğümüzün hipodrom yapımıyla ilgili bir projesi bulunmamaktadır; çünkü, ülkemizde hipodrom projeleri, Tarım Bakanlığına bağlı Türkiye Jokey Kulübü tarafından planlanmaktadır. İlgili Bakanlığa bir soru yöneltilebilirse, böyle bir programları var mı, oradan öğrenmek mümkündür.

Değerli arkadaşlarım, böylece, kıymetli vakitlerinizi fazla almadan, 12 soruya, özet halinde cevap verme imkânını buldum; hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “Burdur mv. ramazan kerim özkan'ın, hastalıkları nedeniyle sözleşmeleri feshedilen uzman çavuşların durumuna ilişkin (6/711), bursa mv. mehmet küçükaşık'ın, kamu kurum ve kuruluşlarındaki sözleşmeli avukatlara ilişkin (6/718), samsun mv. musa uzunkaya'nın kpss sonuç listelerinin sağlıklı olmadığı iddialarına ilişkin (6/781), samsun mv. musa uzunkaya'nın, bazı hakem hatalarına karşı işlem yapılıp yapılmayacağına ilişkin (6/830), bursa mv. mehmet küçükaşık'ın, özelleştirme sonucu işsiz kalanların istihdamına yönelik düzenleme çalışmalarına ilişkin (6/970), muğla mv. fahrettin farettin üstün'ün, yapılan atamalara ilişkin (6/991), bileçik mv. yaşar tüzün'ün bilecik ilinde gençlik ve spor genel müdürlüğü tarafından yapılan yatırımlara ilişkin (6/1086) bilecik mv. yaşar tüzün'ün, bilecik - bozüyük'teki öğrenci yurdu inşaatına ilişkin (6/1112), muğla mv. ali arslan'ın, bazı vakıfların kuruluş amaçları dışında faaliyet yaptıkları iddiasına ilişkin (6/1181), ığdır mv. dursun akdemir'in, 2004 v”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 1 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2005-03-01-burdur-mv-ramazan-kerim-ozkan-in-hastaliklari-nedeniyle-sozlesmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
