# İzmir kentinde yapılacak dünya üniversitelerarası spor oyunları (universiade) kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s. 1094)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim
- **Tarih:** 28 Şubat 2006
- **Gündem:** İZMİR KENTİNDE YAPILACAK DÜNYA ÜNİVERSİTELERARASI SPOR OYUNLARI (UNİVERSİADE) KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S. 1094)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2006-02-28-izmir-kentinde-yapilacak-dunya-universitelerarasi-spor-oyunlari-unive

> Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 28 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İZMİR KENTİNDE YAPILACAK DÜNYA ÜNİVERSİTELERARASI SPOR OYUNLARI (UNİVERSİADE) KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S. 1094)); konuşma 2.691 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Şu anda görüşmekte olduğumuz kanun teklifi, doğrusu, daha önceden öngöremediğimiz bir ihtiyaçtan doğdu. Bilindiği gibi, geçtiğimiz yılın ağustos ayının 11'i ile 21'i arasında, İzmir'de, Uluslararası Üniversite Yaz Oyunları yapıldı. Bu, olimpiyatlardan sonra, dünyada en çok ilgi gören ve desteklenen bir spor organizasyonudur. 2000'li yıllarda, bu organizasyon, dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı rahmetli Sayın Piriştina öncülüğünde İzmir'e kazandırılmıştı.

Biz göreve geldiğimizde -ki, biliyorsunuz, 2002 yılının kasım ayında gelmiştik- bütün bu hazırlıklar, İzmir düzeyinde devam ediyordu. 2003 yılının ortalarına doğru, Sayın Piriştina'nın ani vefatı üzerine, Sayın Kocaoğlu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Daha sonra, kendisi bize geldi, bu organizasyonla ilgili güçlükleri olduğunu ifade etti ve merkezî hükümetin desteği olmadan bu organizasyonun üstesinden gelemeyeceklerini ifade etti. Başka bir siyasî partiye mensup olmasına rağmen İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu, ulusumuzu ilgilendiren, ülkemizi ilgilendiren önemli bir organizasyondu; biz, kuşkusuz ki, İzmir'e, İzmir Büyükşehir Belediyesine bu konuda yardımcı olmalıydık. O nedenle, nasıl yardımcı olabilirdik; ben, spordan sorumlu Bakan olarak, bizzat olayın içine girdim. İşte, sizlerin de destekleriyle, iktidar, muhalefet partisine mensup milletvekili arkadaşlarımızın da destekleriyle bir kanunî düzenleme yaptık; İzmir Kentinde Yapılacak Dünya Üniversitelerarası Spor Oyunları Kanunu, 5255, 10 Kasım 2004 tarihinde yürürlüğe giren bir kanun. Hazırlık ve Düzenleme Kurulu oluşturuldu; Başkanlığını ben yaptım. 9 kişiden oluşuyordu; Ege Üniversitesi rektörümüz, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız, Millî Olimpiyat Komitesi Başkanımız, Gençlik ve Spor Genel Müdürümüz, Türk Hava Yolları Genel Müdürü, TRT Genel Müdürünün içinde bulunduğu bir organizasyon. Çok şükür, bu organizasyonun üstesinden geldik, yüz akıyla çıktık. Yanımda Uluslararası Üniversite Sporları Federasyonları Birliğinin teşekkür mektupları var, FISU'nun. 23 üncüsünü yapmıştık biz. Mektupları okumuyorum zamanınızı almamak için. Şunu söylüyorlar: "Daha önce yapılan 22 Universiade'dan çok daha başarılı geçmiştir İzmir; o nedenle, size teşekkür ediyoruz ve -çok ilginçtir- benzeri etkinlikler yapacaksanız İzmir'de veya Türkiye'de, FISU olarak bizim haberimiz olsun; uluslararası arenada, özellikle, işte, Uluslararası Olimpiyat Komitelerinde sizi destekleyelim" diyorlar.

MUSTAFA ILICALI (Erzurum) - Sayın Bakan…

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Tabiî, şimdi, buradan, milletvekili arkadaşımız söz atıyor; çünkü, kendilerinin de Erzurum olarak üniversite kış oyunlarına talip olduklarını biliyorum. Sanıyorum, bu konuda FISU'dan anlayış göreceğiz 2011 için, üniversite kış oyunlarının Erzurum'da yapılması konusunda Erzurum'un ciddî bir şansı olduğunu düşünüyorum. Nitekim, İzmir'in, Universiade'ın açılışında da güzel bir stand açmıştınız. FISU Başkanını ve Genel Sekreterini o standa da götürmüştük ve nitekim Insbourg'da yapılan takdimde de Çin'le yarışmıştı Erzurum. Çin, tabiî, bizden daha hazırlıklıydı. Çin aldı; ama, ben 2011 için en şanslı ilimizin Türkiye ve Erzurum olduğuna inanıyorum. O konuda da FISU'dan gerekli desteği inşallah görürüz. Bu mektupları da kendilerine bir teminat olarak gösteririz; çünkü, diyorlar ki "bundan sonra yapacağınız organizasyonlarda, Türkiye'nin bu başarısı karşısında sizin en büyük destekçiniz olacağız" diyorlar şu mektuplarda. Tabiî, yüz akıyla çıktık.

Bu organizasyonu İzmir Büyükşehir Belediyesiyle birlikte yaptık. Sayın Kocaoğlu, gerçekten, kendisiyle çok uyumlu çalıştığımız bir arkadaşımız. Kendisiyle çalışmış olmaktan, birlikte bir organizasyonu gerçekleştirmiş olmaktan dolayı son derece mutluyum. Kendisine teşekkür ediyorum. Personeli, Genel Sekreter Gül Hanım, oradaki tüm arkadaşlar bu organizasyondan başarıyla çıkma konusunda ellerinden gelen gayreti gösterdiler. Yani, iktidar-muhalefet, İzmir'de, bu Üniversiade'dan başarıyla çıkmak için, elbirliği, gönül birliği yaptık. Belki de, Türk demokrasisi için güzel bir örnekti bu. Demek ki, konu Türkiye olunca, iktidar-muhalefet, elbirliği, işbirliği yapabiliyoruz, çok güzel bir uyumu sergileyebiliyoruz. Ben, bu bakımdan da, İzmir Üniversiade'ı bir örnek olarak göstermekle iftihar ettiğimi ifade etmek istiyorum.

Tabiî, Sayın Ersin, ikiye ayırdı değerlendirirken İzmir Üniversiade'ı. "Organizasyonda başarılıyız; ama, ben madalyayı bir ölçü olarak kabul etmiyorum" dedi; ama, madalyayı da ölçü olarak kabul etmeliyiz Sayın Ersin.

AHMET ERSİN (İzmir) - Sonuçları itibariyle dedim Sayın Bakan; sonuçlarını da kabul ettik.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Şimdi, bakın, biz 22 Üniversiade'a katılmışız ülke olarak -daha önce yapılmış dünyanın değişik ülkelerinde- sporcularımızla; toplam, sadece 3 madalya almışız. 22 Üniversiade'a katılıyorsunuz, sporcularınızın getirdiği madalya sayısı sadece 3. İzmir'de, sadece 23 üncü Üniversite Oyunlarında sporcularımızın getirdiği madalya sayısı 27'dir.

AHMET ERSİN (İzmir) - Onu kabul ettik Sayın Bakanım; ona bir itirazımız yok.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Bu, önemli bir başarıdır.

Ben, ayrıca, bir de, İzmirlilere ve Egelilere teşekkür etmek istiyorum; çünkü, oyunların devamı esnasında, birçok müsabakalarda, özellikle takım sporlarının müsabakalarına bizzat katılmaya özen gösterdim. İzmirliler her müsabakaya olağanüstü ilgi gösterdiler; tribünler doldu, taştı. O takımları desteklemeleri… Hatta, bir şeyi hiç unutmam. Voleybol erkek takımımızın Japonya'yla final maçı var. 2-0 mağlupsunuz -voleybolu bilirsiniz- fakat, seyirci hiçbir zaman desteğini eksik etmedi ve o sporcularımız, voleybolcularımız tribünlerle öyle bir özdeş hale geldiler ki, 2-1 oldu, 2-2 oldu ve 3-2 alarak şampiyon oldular. Yani, seyircinin, bir sporcunun veya takımın başarısında ne denli önemli olduğunu, bizzat İzmir'de yaşadım. O bakımdan, her takımımızı olağanüstü destekleyen, alkışlayan, arkasında olan İzmirliler de, bu organizasyonda çok önemli bir sınav verdiler ve başarılı oldular. O bakımdan, İzmirlilere, sevgili İzmirli vatandaşlarımıza ve Egelilere de, gerçekten, teşekkürü bir vazife biliyorum.

Sayın Ersin, tabiî, böyle bir tek maddelik kanun tasarısı görüşülürken başka şeylere de temas etti. Ancak, bununla ne yapmak istiyoruz... Şimdi, oyunlar bitti. Bu kanunun 9 uncu maddesi diyor ki: "Oyunların kapanış töreninden sonra altı ay bitiminde tasfiye işlemleri tamamlanır." O da 21, yani içinde bulunduğumuz ayın 21'i idi, yani 21 Şubatta bitecekti. Ancak, değerli arkadaşlar, hesabı kitabı kapatıp tasfiye edeceğiz; ama, bazı hukukî ihtilaflar yargıya taşınmış, devam ediyor, onlar bitmiyor. Örneğin, hizmet satın aldığımız bazı firmaların bize vermiş oldukları nakdî ve aynî teminatlar var, teminat mektuplarıda var elimizde. Mesela, Sosyal Sigortalarla işini halledememiş. Oradan bir kâğıt getirecek ki, biz, ilişkimizi keseceğiz bu firmayla ve teminat mektuplarını da iade edeceğiz; ama, ilişiğini kesememiş. Elimizde teminat mektupları, kendimizi de tasfiye ediyoruz; kime vereceğiz bu teminat mektuplarını, bu paralar kimde duracak?!

Mesela, amblemi vardı -yalı çapkını diye tabir edilir İzmir'de- o amblemi çizdiğini iddia eden bir kişi, tasarımının önce kendisine ait olduğunu iddia eden bir kişi yargıda dava açmış, tazminat davası işliyor. Tabiî, dava hemen bitmiyor. Peki, bu davada muhatap kim olacak; biz, kendimizi tasfiye ediyoruz?!

O nedenle, başlangıçta düşünemediğimiz -çünkü, daha önce böyle bir organizasyonu yapmadık biz, Türkiye'de ilk defa yapıyoruz- bir durum ortaya çıktı. Tasfiyeden sonra da bu davaları takip edecek, eldeki birtakım teminat mektuplarını ve nakitlerini bir süre daha muhafaza edecek bir kurumsal yapıya ihtiyaç vardı. İşte, diyoruz ki, bundan sonra Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bu davaları takip etsin, bundan sonra Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü muhatap olsun diye bir cümle ekliyoruz; yani, bir boşluğu doldurmak için getirdik. Nedir bu tasarı, teklif diye soracak olursanız, özeti bundan ibarettir.

Sayın Ersin, tabiî, yine, geçtiğimiz yıl yapılan, özerk olmayan federasyon seçimlerinde bizim kendi yandaşlarımızı Federasyon Başkanı seçtirmek için çok çalıştığımızı falan ifade etti. Daha önce de söylenmişti bu; buna asla katılmıyorum. Mesela, Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel'in yerine kendi yandaşımızı mı getirdik; yoo. Seçim yapıldı, Turgay Demirel, sanıyorum, 2 oy farkla yeniden kazandı.

AHMET ERSİN (İzmir) - Hepsini siz mi alacaksınız Sayın Bakan?!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Voleybolda, Hüsnü Can'dı geçtiğimiz yıl; yeniden aday oldu. Başka rakipleri de vardı. Hüsnü Can, tekrar, dördüncü veya beşinci kez… Ama, son kongrede bir başka aday arkadaşa yenildi, bir başkası geldi.

Ne benim ne Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün bu federasyon seçimlerine müdahale etmemiz söz konusu değildir. Mesela, bir tane, çarpıcı bir misal vereyim: Hentbol Federasyonu Başkanı kim -geçtiğimiz yıl seçildi- Tarık Cengiz. Kim Tarık Cengiz; bir önceki dönem burada milletvekiliydi. Hangi partiden; Demokratik Sol Partiden. Yani, bizim böyle bir tercih yapmamız mümkün değil. Tüm federasyon başkanı ve adayları benim yandaşımdır, hiçbir ayırım yapmadan hepsi benim arkadaşımdır, hepsi bana eşit yakınlıktadır. Kim seçilirse oradan, tabiî ki, ben onunla çalışırım; ancak, eğer, hakkında birtakım şaibeler varsa, müfettiş raporları varsa, teftiş kurulu raporları varsa, onlarla ilgili de uyarı görevimi yaparım. Bu benim görevimdir. Bunu da altını çizerek ifade etme ihtiyacımı duyuyorum.

Şimdi, Sayın Ersin, tabiî, Conrad toplantısı nedir diye soruyorsunuz. Vallahi benim böyle bir toplantıdan haberim yok Ahmet Bey.

AHMET ERSİN (İzmir) - İnsaf!.. İnsaf Sayın Bakanım!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Kim yapmış?! Ben böyle bir toplantıya katılmadım; yani, ne benim Bakanlığımın ne Gençlik Spor Genel Müdürlüğünün ne İstanbul Valiliğinin ne benim bildiğim kadarıyla federasyonun, böyle, Conrad toplantısı diye bir toplantıdan haberi yok, böyle bir toplantı organize etmedik. Ama, birtakım kişiler, federasyonda görevli bazı kişiler, Conrad'da bir araya gelmişler, Türkiye-İsviçre maçıyla ilgili bazı konuları görüşmüşlerse, bunları ben bilemem. Eğer, burada, bir suç işlenmişse veya böyle bir iddiada bulunuyorsanız, kim suç işlemişse bilelim, biz de suç ihbarında bulunalım.

Ayrıca, "Halil Mutlu'ya ne yaptınız" diye soruyorsunuz, "Süreyya Ayhan'a ne yaptınız" diye soruyorsunuz. Biz, bu arkadaşlarımıza sadece destek verdik. Bu arkadaşlarımız madalya aldıklarında, ödül yönetmeliğini üç dört misli artırarak ödül verdik ve Süreyya Ayhan'a, dünyanın neresinde yarışmalara en iyi şekilde hazırlanacaksan, git, orada hazırlan, her türlü masraflar bizden dedik; defalarca Amerika'ya gönderdik, şuraya buraya gönderdik; yani, sadece, bu sporculara yardımcı olduk. Ha, bu sporcularımız doping kullandığı iddiasıyla ceza almışlarsa, doping numunesi vermedikleri için ceza almışlarsa, o zaman soruyu şöyle sormak lazım Sayın Ersin: "Siz ne yaptınız Sayın Mutlu;Sayın Ayhan, siz ne yaptınız" diye sormanız lazım.

AHMET ERSİN (İzmir) - Demek ki, disiplin yok Sayın Bakan; disiplini sağlayamamışsız.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Bunlar, Türkiye'yi defalarca temsil etmiş, tecrübeli sporcularımızdır ve doping maddesi kullanmak, kişinin, biraz da kişisel tercihi. Yapmaması lazım kuşkusuz. Yani, çocuğunuz sigara içse "oğlum sigara içme" dediğinizde, gizli gizli içerse, ona nasıl mâni olacaksınız? Buna benzer bir şey.

Tabiî bunun eğitim boyutu var. Eğitim açısından, sporcularımızın, özellikle doping kullanma konusunda tam bir eğitime tabi tutulmadığı kanaatindeyim. O nedenle, tüm federasyonlarımız, şimdi, sporcularını, bu tür yanlışlıklardan uzak durmaları konusunda daha ciddî şekilde eğitiyorlar; ben de bunları takip ediyorum. Ancak, şunu hemen söyleyeyim: Doping kullanma işi sadece bize özgü bir şey değil. İşte, Torino'da kış olimpiyatları yapıldı; ilk gün, sadece, 5 tane Amerikalı sporcuda doping çıktı olimpiyatlarda. O bakımdan…

AHMET ERSİN (İzmir) - Kötü, örnek olur mu?!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Tabiî ki olmaması lazım. Maalesef, dünyada çok yaygın şekilde kullanılıyor; ama, son yıllarda çokça doping çıkmış olması, dopingin yeni kullanılmakta olduğunu göstermez, kontrollerin sıklaştığını gösterir. Peki, siz ne yapacaksınız; biz, -şu anda, Bakanlar Kurulunun imzasındadır- dopingle mücadele kurulu oluşturuyoruz; yani, dünyanın şu anda dopingle yapmış olduğu, kısa adı WADA olan, Dünya Antidoping Ajansına benzer bir ajansı, şimdi, Türkiye'de kuruyoruz. Kontrolleri biz yapacağız; sporcularımıza kamplarda baskını bizzat bizim kurmuş olduğumuz ajans yapacak. Kısa adı TADA olan Türkiye Antidoping Ajansını biz kuruyoruz. Niye; bunu yapmak durumundayız, sporcularımızı kontrol etmek durumundayız ve onları en iyi şekilde eğitmek durumundayız. Evet, bu sporcularımız, bazı sporcularımız, maalesef, bu konuda kendilerine dikkat etmedikleri için, özellikle Halter Millî Takımımız son dünya şampiyonasına katılamadı; ama, bu yıl yapılacak olana katılacak. Keşke böyle bir durumla karşılaşmasaydık, keşke millî takımımız, bir yıllık da olsa, bir yılı aşkın bir sürelik de olsa böyle bir cezaya çarptırılmamış olsaydı.

Hamza Yerlikaya'nın "ben kızımı spora vermem" dediğini ifade ettiniz Sayın Ersin. Ben, Sayın Yerlikaya'yla bu hususu konuşmadım, görüşmedim; yani, ne demek istediğini sormadım.

AHMET ERSİN ( İzmir) - Onu sormanız lazımdı.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Ne demek istiyor; acaba, sporda, millî kamplarda birtakım yanlış işler mi oluyor; bunu mu ima etmek istiyor? Eğer, bunu ima etmek istiyorsa, ben, pazar günü -evet, pazar günü- İzmir'deydim. İzmir'de Uluslararası Vehbi Emre Güreş Turnuvası vardı, şampiyonası vardı. 22 ülke katılmıştı. Bayanlar güreşi de vardı. Bizim Bayan Millî Takımımız da, Güreş Millî Takımımız da oradaydı. Dereceye giren sporcularımız oldu, ikinci olan, üçüncü olan sporcularımız oldu, bayan sporcularımız oldu. O nedenle, ben, Hamza Yerlikaya'nın bu beyanını, birazcık da sorumsuzca söylenmiş bir beyan olarak değerlendiriyorum; eğer söylemişse. O, orada, gerçekten millî formayı giymiş olan bayan güreşçilerimize, sporcularımıza da, bir noktada, iyi niyetli de olsa, pek olumlu olmayan bir atıfta bulunmuş olur ki, bunu, ben olimpiyat şampiyonu olmuş iki kez, üçüncüsünü beklediğimiz Sayın Yerlikaya'ya yakıştıramam; ama, bildiği bir şeyler varsa, bize intikal ettirirse, mutlaka üzerine şiddetle gideriz.

Bir de şey söylediniz, işte, şer'î hükümlerin uygulandığı bir ülkede bizim sporcularımız gitmiş, orada başlarını örtmüşler. Herhalde İran'ı kast ettiniz. Bugünkü bir gazetede vardı. İran'da uluslararası bir turnuva var; bedmington turnuvası. Bu, uluslararası bir turnuvadır ve puanlı bir turnuvadır; yani, buraya katılan ülkeler puan alırlar ve dünya sıralamasında puanlarını yükseltirler. Bizim bayan sporcularımız da katıldı. Bizim bayan sporcularımız, orada, Türkiye'de veya diğer ülkelerde müsabakalara nasıl katılıyorlarsa, hangi kılıkla katılıyorlarsa, orada da o kılıkla katılmışlardır. Bir gazete, İranlı bayan sporcunun fotoğrafını basarak, maalesef "işte Türk sporcuları" diye haber yapmıştır. Ahmet Bey, siz de, bunu, gelip, burada değerlendiriyorsunuz…

AHMET ERSİN (İzmir) - Göğsünde ay yıldız var Sayın Bakan.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Lütfen, lütfen…

Şimdi öğrendim. Şimdi, Gençlik Spor Genel Müdürlüğünü aradım, ilgili federasyonu aradım. Ancak, madalya töreninde, Atina'da olduğu gibi, sporcuların boynuna bir çiçek filan koyarlardı, boyunlarına şal koymuşlar tüm sporcuların, tüm sporcuların… Tabiî, onu da ayrıca tetkik edeceğim; ama, müsabaka esnasında, bayan sporcularımız, uluslararası kurallar hangi kılıkla yarışmaya katılmalarını gerektiriyorsa o kılıkla katılmışlardır. Ama, ben, bu beyanınızı ayrıca bir ihbar kabul ederek derinlemesine bir inceleme de yaptıracağımı ifade etmek istiyorum.

Siz, tekrar üniversite oyunlarına döndünüz; işte, ihaleleri gündeme getirdiniz. Herhangi bir ihaleyle ilgili bildiğiniz bir şey varsa, bunu bana bildirin, üstüne hassasiyetle giderim.

AHMET ERSİN (İzmir) - Onu sonra konuşacağız.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Ayrıca, Genel Koordinatörle ilgili, işte, "daha önce çalıştığı şirketin muhasebecisi muhasebe işlerini tuttu" dediniz. Bunların hiçbiri doğru değil; çünkü, muhasebe işlerinde, daha çok İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığındaki arkadaşlarımız yardımcı oldular ve bir muhasebe firmasından da, bu konuda bilgi alındı; ama, onun, Genel Koordinatörün çalıştığı firmayla falan hiçbir ilgisi yoktur. Hemen şunu ifade edeyim: Genel Koordinatör, tek başına hiçbir tasarrufta bulunamaz; hem yasamızda hem bu konuda çıkardığımız yönetmeliklerde, yönergelerde bu vardır. İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteriyle birlikte imza atması halinde bir tasarrufta bulunabilir; tek başına böyle bir imkânı yoktu. Her türlü tedbiri, Aziz Beyle, Sayın Kocaoğlu'yla birlikte aldık ve bütün bu kararları da oybirliğiyle aldık. 9 kişilik Hazırlık ve Düzenleme Kurulunda tüm kararlar oybirliğiyle alınmıştır; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız içerisinde olmak üzere, Ege Üniversitesi Rektörümüz, demin saydığım zevat olmak üzere oybirliğiyle alınmıştır.

311 trilyon Türk Liralık bir harcama yapılmıştır bütün bu organizasyon için. Bunun 100 trilyon lirası Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bütçesinden, 100 trilyon lirası -ortalama olarak söylüyorum- İzmir Büyükşehir Belediyesinden, 115 trilyon lirası da Maliye Bakanlığının desteğiyle bir araya getirilerek böyle bir organizasyonu gerçekleştirdik. Peki, işte, kalan para olursa, o, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne kalacaktı; bu kalmayacakmış diye bir duyum aldık dediniz. 595 878 Yeni Türk Lirası, yani, 595 878 000 000 milyon Türk Lirası kalmış; bu da, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün hesabına aktarılmıştır.

MEHMET NEZİR NASIROĞLU (Batman) - Ahmet mahcup oluyor ama Sayın Bakan!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Yok, Ahmet mahcup olmaz, arkadaşımızdır. Soru sordu, ben de bilgilendiriyorum. Onu mahcup etmek için konuşmam; o da beni mahcup etmek için konuşmaz.

HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale) - Parayı yiyen onlar! Ahmet niye mahcup olsun?! İş mi yani?!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Olmaz…

Tüm demirbaş eşyaları, başta Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü olmak üzere, İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir'deki üniversitelerimiz olmak üzere, ihtiyaç durumlarına göre kendilerine zimmetle teslim ettik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

Hangi demirbaş eşya, en ufağından en büyüğüne kadar, hangi kurumumuza verilmiş, ne zaman verilmiş, bütün bunların dokümanları bizdedir. Eğer, bir soru önergesi verirseniz veya merak edip bana gelirseniz, bunlarla ilgili her türlü ayrıntılı bilgiyi size vermeye hazır olduğumu ifade etmek istiyorum.

"İzmir'den çıkan nakliye kamyonları Ankara'ya gelince, kutuların bir kısmı boştur" dediniz. Hangi kamyonmuş, doğrusu bunu bilmek istiyorum. Bunların hepsi zimmetlidir, teker teker sayılmıştır. Eğer, bildiğiniz bir şey varsa, bana intikal ettirin, üzerine aynı gün gideriz. Biz, bu konularda, en az sizin kadar hassasız ve titiziz.

"2 000 tane cep telefonu" dediniz. Bunlar da, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne zimmetle teslim edilmiştir. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu, kuşkusuz ki, yasası gereği, bu denetimi yapacaktır. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Ben, böylece, arkadaşlarımın gündeme getirdiği bazı hususlarla ilgili de sizlere bilgi verme imkânını buldum, o nedenle de teşekkür ediyorum. Bu, 1 maddelik, ihtiyaçtan doğan yasa teklifine -tasarı olarak gönderemedik; çünkü, işin aciliyeti vardı, arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum, onlar teklif olarak verdiler- desteğinizi istiyorum; çünkü, bir boşluk var, bu boşluğu kısa sürede doldurmalıyız; çünkü, idare boşluk kabul etmiyor.

Hepinize yeniden teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “İzmir kentinde yapılacak dünya üniversitelerarası spor oyunları (universiade) kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s. 1094)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2006-02-28-izmir-kentinde-yapilacak-dunya-universitelerarasi-spor-oyunlari-unive (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
