# Türk ceza kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında (s.s.215)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim
- **Tarih:** 29 Nisan 2008
- **Gündem:** TÜRK CEZA KANUNUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ HAKKINDA (S.S.215)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-23-2008-04-29-turk-ceza-kanununun-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmasina-dair-kanu-2

> Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 29 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ HAKKINDA (S.S.215)); konuşma 567 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya) – Sayın Başkanım, teşekkür ederim.

Sayın Kaptan “Türklüğe ve cumhuriyete hakaret veya Türklüğü ve cumhuriyeti aşağılama bu değişiklikle cezasız kalmıyor mu?” diye bir ifadede bulundular. Hayır, bu değişiklikle ne Türklüğe hakaret ne cumhuriyete saygısızlık cezasız kalmamaktadır.

Demin de ifade ettiğim gibi “Türklük” ifadesi “Türk milleti” kavramı içerisinde değerlendirilir. Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulu da bu iki ibare arasında bir fark görmemektedir. O bakımdan, savcılarımız ve yargıçlarımız eğer Türklüğe bir hakaret olursa yine bu maddeden dolayı ceza vereceklerdir.

Sayın Cemil Çiçek’in ve benim “301’inci maddede değişikliğe gerek yoktur.” diye açıklamalar yaptığımızdan bahsetti Sayın Kaptan. Ben, tabii, kendimle ilgili cevap verebilirim. Ben 301’inci maddenin tamamen kaldırılmasına karşı olduğumu açıkladım. Tamamen kaldırılmasını doğru bulmuyorum. Nitekim, Hükûmet olarak da ve Hükûmet partisi Adalet ve Kalkınma Partisi olarak da bizim 301’inci maddenin tamamen kaldırılması şeklinde bir düşüncemiz olmamıştır. Ama hukuk tekniği ve ceza tekniği açısından, bu maddede bu tür değişikliklerin, ifade özgürlüğüyle ilgili başkaca sorunlar yaşamama bakımından bir değişikliğin yapılması şeklindeki düşüncemizi bir teklif hâlinde Genel Kurulun önüne getirdik, şimdi bunu görüşüyoruz.

“301’inci maddeye benzer düzenlemeler Avrupa Birliğinde de yok mu?” dedi Sayın Kaptan. Tabii ki var. Zaten, gerek İtalya’da gerek Fransa’da gerek Polonya’da gerek Slovenya’da, İspanya’da buna benzer maddeler var. Burada da örneğin İtalya’da “İtalyan milleti”, Polonya’da “Polonya halkı”, Slovenya’da “Sloven halkı”, İspanya’da “İspanya ulusu” ve Fransa’da da “Fransa ulusu” denmektedir ve dolayısıyla, biz bu düzenlemelerle bir noktada Avrupa Birliği ülkelerindeki buna benzer maddelere paralel bir düzenleme yapmış olmaktayız.

Sayın Özdemir biraz önce bir rakam kirliliğinden bahsettiler. “Komisyonda böyle bir kirlilik yaşandı.” dediler. Sanıyorum Sayın Özdemir şunu kastetti: Ben demin, açılan davalar ve mahkûmiyetlerle ilgili bilgi vermiştim. Kendileri Adalet Komisyonuna gelen Yargıtay üyesi bir arkadaşımızın… İşte “İki tane biz onama yaptık. Dolayısıyla bir yıl içerisinde 301’inci maddeden dolayı mahkûmiyet sayısı ikiyi, dördü geçmez.” diye ifadede bulundular. Değerli arkadaşlarım, mahkûmiyet kararlarıyla ilgili verilen cezaları bilmeden bu konuda sağlıklı değerlendirme yapamayız. Mesela 2006 yılında -biraz önce ifade etmiştim- açılan dava sayısı 328 demiştim, mahkûmiyet sayısının da 135 olduğunu söylemiştim. Peki, ne kadarı hapis cezası, ne kadarı para cezası bunu bilmeden bir değerlendirme yapamazsınız. Bunun sadece 31’i hapis cezası, 80’i para cezasıdır. Para cezasına mahkûm olanlar temyiz etmiyorlar, temyiz etmeyince Ankara’ya, Yargıtay’a gelmiyor. Yargıtay’a gelmeyince, siz Yargıtay’ın vereceği kararlara göre bir sonuca gitmek isterseniz hatalı sonuçlara ulaşırsızın ve kaldı ki erteleme de var, hapis ve para cezası birlikte de var. O bakımdan bir rakam kirliliği yok. Bizim kayıtlarımız, yani Adalet Bakanlığının bu konuda vereceği sonuçlar çok daha sağlıklıdır. Buna itibar etmenizi istirham ediyorum.

Sayın Bal biraz önce bir açıklama yaptılar. Aslında ben farklı bir şey söylemedim, sizi de eleştirmedim. Sadece “cumhuriyet” kelimesi buradan çıktı ama cumhuriyet korumasız kalmadı. Sizin bir hata yaptığınıza inanmadığımı ifade ettim yani farklı bir şey söylemedim.

OKTAY VURAL (İzmir) – Cumhuriyeti dışlamak gibi bir eylem var mı ki hata olduğunu söyleyeceksiniz?

ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya) – Yok, hayır, hayır, hayır.

FARUK BAL (Konya) – Hata bulsanız gözünü oyacaksınız Sayın Bakan da bulamıyorsunuz!

ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya) – Siz, “Türk milleti” demişsiniz, “Türkiye Cumhuriyeti” biz diyoruz, “cumhuriyet”i muhafaza ediyoruz. Siz Anayasa’ya atıfta bulunarak böyle bir düzenleme yaptığınızı söylüyorsunuz. Yani “cumhuriyet”in orada bulunmaması, cumhuriyetin korumasız kaldığı anlamına gelmez. Siz de böyle düşünüyorsunuz, biz de böyle düşünüyoruz. Yani o yüzden aramızda bir itilaf yok. Ben sizi eleştirmedim. Hiç rahatsız olmayın. (MHP sıralarından gürültüler)

OKTAY VURAL (İzmir) – Çok farklı düşünüyoruz.

ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya) – Hiç rahatsız olmayın, ben sizi eleştirmedim.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, Antalya). “Türk ceza kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında (s.s.215)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-23-2008-04-29-turk-ceza-kanununun-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmasina-dair-kanu-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
