# Sanayi ve ticaret bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s:s:236)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Susam (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim
- **Tarih:** 27 Kasım 2008
- **Gündem:** SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S:S:236)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-susam-23-2008-11-27-sanayi-ve-ticaret-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-ta

> Mehmet Ali Susam (CHP), 27 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S:S:236)); konuşma 592 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ALİ SUSAM (İzmir) – Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; bu maddede teklif ettiğimiz olay, aslında hepimizin üzerinde çok ciddi şekilde düşünmesi gereken bir tanımlama.

Yapılan esnaf tanımlamasını okuduğunuz zaman ne anlıyorsunuz? “İster gezici olsun, ister bir dükkânda veya sokağın belirli bir yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına…” Bu, bugünkü, günümüzün, çağdaş bilgi toplumu ve sanayileşmiş bir toplumda esnaf tanımını içeriyor mu? Bu, bir seyyar satıcı tanımı gibi bir tanım.

Değerli arkadaşlar, bu tanımla esnafı o kadar küçültüyorsunuz ki çok dar bir alana kapsatıyorsunuz ve bu tanımla esnaf bulamazsanız. Bugün övünerek bahsettiğiniz “Esnafa 25 milyar can suyu kredisi veriyoruz.” dediniz. Eğer bedenî çalışması temel alınan bir kişiyi tanımlıyorsanız buna kredi verebilir misiniz siz? Ve bugün birçok kişi kredi alamıyor.

Değerli arkadaşlar, esnaf bu değil. Dünyada ve girmeyi arzuladığımız Avrupa Birliğinde esnaf nasıl tanımlanıyor? Özellikle mesleğin içeriğine göre tanımlanıyor. O mesleğin cirosu, yaptığı ciro, hacim önemli değil, meslek eğer esnaflığı, sanatkârlığı gerektiriyorsa o meslek esnaf ve sanatkârlık tanımı içerisinde görülür. Fransa’da bir ayakkabıcıya, siz, zorla, gidip ticaret odasına kaydolacaksınız diyebilir misiniz? O insan, eğer ticari faaliyetinde ticaret odası da gerekiyorsa gider oraya kaydolur. Bu tanımlamanın yanlışlığından dolayıdır ki Türkiye’de berberler ticaret odasına kaydolmuştur. Evet, berberler ticaret odasına kaydolmuştur. Neden? Götürü vergi çıkmıştır; götürü vergi şirketlere yok diye gidip ticaret odasına, muhasebecisi yönlendirmiştir, gitmiş oraya kaydolmuştur.

Değerli arkadaşlarım, böyle tanım olmaz. Böyle bir tanımlama bu çağın tanımlaması değildir. Esnaf ve sanatkâr Türkiye’de KOBİ’lerin temelidir. Küçük ve orta boy işletmelerinin tanımını yaparken nasıl yapıyorsunuz? Bir kişi ile başlayan çalışmayı ifade ediyorsunuz. Bir kişiyle başlayan çalışma dediğinizde işte o bir kişi esnafla başlıyor. Yani bir kişi KOBİ’dir. Ondan sonra KOBİ Kanunu’nda esnaf ve sanatkârı kredi alma noktasında kredisiz bırakma durumuyla karşı karşıya kalıyorsunuz.

Değerli arkadaşlarım, İzmir’de, geçen açtığınız 150 milyarlık kredi pastası içerisinden 64 kişi KOBİ Bilgi Sistemi’ne girebilmiş ve kredi alabilmiştir, 64 kişi. Şimdi “350 milyarlık KOBİ kredisi açıyoruz.” diyorsunuz, onun içerisine girebilecek esnaf ve sanatkâr bulamayacaksınız bu tanımlamalarla devam ettiğiniz sürece ve KOSGEB’i ve KOBİ tanımlamasını esnaf ve sanatkârın içine almadığınız sürece olmayacaktır. Artı, bedenî çalışma ve sermayeyle birlikte çağımız bilgi çağı, iletişim çağı. Esnaf ve sanatkârlık bilgi ve iletişim çağında da, aynı şekilde, bilgi kullanarak yapılan işleri de bu tanımlamanın içerisine alması gerekir. Onun için bu tanımlama çağın çok gerisinde kalmış ve bugün için artık esnaf ve sanatkâr için kabul edilemez bir tanımlamadır.

Bu tanımlama sadece neye yarayacaktır biliyor musunuz? Sayın Bal az önce sordu “Buna gerek yoktur bu kanunda.” derken. Bu, sadece ticaret odalarının küçük ilçelerde üye kaydında esnaf odalarına gidenleri almak için işe yarayacaktır, sadece bunun için konmuştur oraya. Yani, bir ilçede esnaf odasına kaydolamayacak, çünkü sermayesi kıstas alındığında, bu ilave kanunlarla “Sen tüccarsın.” denilecek. Birçok ilçedeki örgütlenme çalışmasının önüne geçilecek. Bunun sonucunda Türkiye’deki esnaf ve sanatkâr teşkilatları ciddi bir zarar görecektir.

Biliyorsunuz, esnaf kanunu değişti. Değiştiğinde bu tanımlamaya aynı gerekçelerle itiraz ettik. Değiştirmediler. Neden değiştirmediler biliyor musunuz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ALİ SUSAM (Devamla) – Çünkü, o dönem Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonunun yönetimini değiştirme anlayışı vardı, çağdaş bir esnaf yasası çıkarma anlayışı yoktu. Bu tanımı değiştirmediler, değiştire değiştire “Üst üste iki dönem seçilmiş olanlar bir daha seçilemez”i getirdiler. Yani kanun çıkarırken kendi ideolojik niyetinize göre değil, ülkenin gereksinimine göre kanun çıkarmak zorundasınız ve ancak öyle olursa çağdaş bir yapılanmayla kanun çıkarabilirsiniz. Onun için bu tanımlama doğru bir tanımlama değildir. Bugünün ihtiyaçlarına cevap veren, esnaf ve sanatkârı bir KOBİ gibi gören, esnaf ve sanatkârı ülkede kalkınmanın motor gücü gören bir anlayış değildir. Ondan dolayı yeni tanımlamanın yapılması gerekmektedir.

Bu duygularla bu değişiklik önergesini verdik. Meclisteki bütün arkadaşlarımızdan bu önergeye desteklerini istiyoruz.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Susam (CHP, İzmir). “Sanayi ve ticaret bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s:s:236)”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 27 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-susam-23-2008-11-27-sanayi-ve-ticaret-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-ta (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
