# Sanayi ve ticaret bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s:s:236)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Susam (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim
- **Tarih:** 7 Ocak 2009
- **Gündem:** SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S:S:236)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-susam-23-2009-01-07-sanayi-ve-ticaret-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-ta-2

> Mehmet Ali Susam (CHP), 7 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S:S:236)); konuşma 920 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET ALİ SUSAM (İzmir) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; kanun, tüm maddeleri görüşülerek yürütme maddesine geldi.

Bu maddeyle ilgili olarak söylemek istediğimiz, bu maddenin içerisinde de yer almasını düşündüğümüz, verilen kadroların gerçekten Sanayi ve Ticaret Bakanlığının ihtiyacı doğrultusunda kullanılmasıdır. Az önce, Sayın Angı dedi ki: “Biz, bu konuda hiçbir şekilde Sanayi ve Ticaret Bakanlığında bir siyasi eğilime bakarak atama yapmıyoruz.”

Değerli arkadaşlarım, bu alınacak kadrolar da gerçekten uzmanlık, bilgi, teknoloji isteyen alanlarda çalışacak nitelikli insanlar. Ama, bakın, hafızalarınızı çok tazelemeye gerek yok. Yılbaşı sabahına bir gidin, 7 tane gencin ölüm olayına bir bakın. 7 tane genç çocuk, sabah 05.05’te o binada doğal gaz sızıntısı haberi verilip gelen Ankara Büyükşehir Belediyesinin, Doğalgaz AŞ’nin elemanları, teknik elemanları tarafından yaşarken kontrol edilmeyip, binalarında ışık yandığı hâlde kapıları doğru dürüst çalınmayıp, 06.30’lara kadar yaşarken ölüme terk edilen 7 tane öğrenci, o insanlar hepimizin acısı değil mi? Peki, o insanların acısında özür dilemek yerine, ertesi gün çıkıp bir Doğalgaz AŞ’nin Müdürü olarak teknik bir eleman olması gereken Veysel Karani Demir’in konuşmasını ve bilgi, bilimle donatılması gereken bir makamı işgal eden kişinin söylediklerini bir kafanızdan geçirin, ondan sonra bu kadroları nasıl insanlarla doldurduğunuzu hemen bir hatırlayın. Onun için Sanayi ve Ticaret Bakanlığı kadrolarını da inşallah bu kuşkularımızı boşa çıkartacak bilimsel, nitelikli, iş yapan insanlarla doldurursunuz. Bunu yürekten istiyoruz. Çünkü, Sanayi ve Ticaret Bakanlığını önemsiyoruz. Onun için burada eleştiriler yapıyoruz, onun için doğru şeyleri söylüyoruz. Ama söylediğimiz şeyler Sayın Bakanı kızdırıyor, hiddetlendiriyor, hatta hatta yanlış şeyler söylemesine neden oluyor.

Geçen bütçe konuşmasında, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bütçesinde çok bilimsel bir konuşma yaptım. Yaptığım konuşmalar da bir bilimsel rapordan alınmıştı. Bakın Sayın Bakan ne demiş? O gün orada cevap verdiği an olamadım, özür diliyorum. Ama olamamamın nedeni, bir parti görevi nedeniyle yoktum, yoksa olmayı çok arzu ediyordum. Ama Sayın Bakan konuşmada ne demiş: “Efendim, KOSGEB Genel Kurul toplantısı yapmamış. İnsaf be kardeşim. Ayıptır yani. İnsan bunu söylerken benim en azından arkadaşlara iki dakika içinde talimat vereceğimi ‘çıkarın bakalım KOSGEB’in genel kurullarını, ne yapılmış?’ diyeceğimi bilmesi lazımdı. 2003 yılında yapmış, 2005 yılında iki kere yapmış, 2006 yılında yapmış, 2007 yılında yapmış, 2008’de de yapılmasıyla ilgili, önümüzdeki günlerde KOSGEB’in Genel Kurulu yapılacak fakat çıktı bir arkadaşımız dedi ki: ‘KOSGEB 2002’den beri hiç Genel Kurul yapmadı.’ Allah’tan korkmak lazım arkadaşlar, Allah’tan korkmak lazım. Ve şunu çok net ifade edeyim, yine dedi ki: ‘Efendim, KOSGEB sadece can suyu kredisi veriyor.’ Yani ne olacak?” Yani benim dediklerimin yanlış olduğunu söyledi.

Şimdi, size ve Sayın Bakana okuyorum: Türkiye’de KOBİ’ler ve KOSGEB, Mehmet Cansız, Devlet Planlama Teşkilatı Uzmanlık Tezleri, Ankara, 2008… Buradaki bir sürü veriyi Sayın Bakanlık bundan önce kullandı. Ben bunları buradan aldım. 81’inci sayfa: “Genel Kurulun kanuna göre yılda 2 kez toplanması gerekirken 1990 yılından 2005 yılına kadarki on beş yıllık dönemde ancak 12 kez toplanmış. 1993, 1997, 2002, 2003 ve 2005 yıllarında ise hiç toplanmamıştır.” Sayın Bakan, size arkadaşların verdiği cevaplar. “Bu durumda KOSGEB faaliyetlerinin Genel Kurul ile bağlantısının zayıf olduğu ve sağlıklı politika oluşturmadan uygulama yapıldığını söylemek mümkündür.” Kime ayıp Sayın Bakan, sizin bürokratlarınıza mı, bana mı? “KOSGEB Genel Kurulunun politika üretme açısından etkinliğini değerlendirdiğinizde 1990-2004 yılları arasındaki toplantı tutanaklarının incelenmesinden, KOSGEB ve KOBİ’lere dönük politika ve programlara ilişkin herhangi bir önerinin karara bağlanmadığı görülmektedir. KOSGEB Genel Kurulu her ne kadar paydaşlardan oluşmuş uygun bir yapılanma gibi görünse de uygulamada Genel Kurulun çalışma usul ve esaslarının olmaması, paydaş görüşlerinin KOSGEB programlarına yeterince yansımasını engellemiştir.”

Değerli arkadaşlar, o günkü yaptığım konuşmada -daha buradan aldığım- çok bilimsel ve dünyada, Avrupa’da ve Türkiye’de KOBİ’lerin durumunu inceleyen bilimsel bir çalışmayı buraya getirip koydum ve bu çalışmadan, bilimsel çalışma sonunda görülen eksiklikleri, Sayın Bakanlığa, “Bütçenizi yaparken bu bilimsel eksiklikleri değerlendirerek, yanlış yapmadan, daha iyi şekilde KOSGEB’i çalıştırın, KOSGEB’e verdiğiniz kredileri doğru yönetin.” diye öneriler getirdim ama aldığımız cevapları, bir bakanın benim söylemim karşısında söylemine yakıştıramadığımı, nezaketiyle tanıdığım, bu noktalara nasıl geldiğini çok iyi bildiğim bir bakana uygun görmediğimi söylemek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu teşkilatlarda ve bu konularda konuştuğumuz her sözün hesabını vermek durumunda olan insanlarız. Ben, bu teşkilatlarda ve bu noktada söylediğim her şeyin hesabını vermeyi göze alarak yaptım.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Ankara) – Hesabını soracağız.

MEHMET ALİ SUSAM (Devamla) - Esnaf kredileriyle ilgili, can suyu kredisiyle ilgili söylediğim konuda da çok net şey söyledim. Sayın Bakana yaptığım eleştiriden sonra gelen bir “mail”i sizinle paylaşmak istiyorum: “Sayın Bakana söylediğiniz eleştirilere yürekten katılıyorum. Bu can suyu kredileriyle ilgili olarak, yanında 92 kişi çalıştıran bir KOBİ olarak şu an 22 kişi çalıştırıyorum. Bütün şeyleri hazırladım, gittim ancak bankalar beni oyaladılar ve kredi vermediler. Ben, AKP’liyim; AKP için sadece kendimi değil ailemi verdim ama bu can suyu kredileri, gerçekten sizin dediğiniz gibi işe yaramıyor.” Altında imza: “İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinden Yakamoz Sirke’nin sahibi” Arayıp sorabilirsiniz. Ne diyor biliyor musunuz: “Bu kredileri ihtiyaç sahipleri alamıyor. Bu kredileri, borcu olmayan, paraya da ihtiyacı olmayan insanlar alıp, bankaya sıfır faizle aldıkları bu parayı yatırıp faiz alıyorlar.” diyor o kişi. Bunun cevabını siz verirsiniz ona. Bizim de eleştirimiz buydu. Bu bilimsel raporda da bunlar var. Bu kredileri kullandırırken piyasada kredi talebi içerisinde olan insanlara ulaşabilecek doğru yöntemleri kullanarak beraberce bu kredileri bu noktada kullandıralım. Yoksa piyasada insanların çektiği sıkıntıya, krediye ulaşmada çektikleri zorluğa bir parmak bal çalmak için “Sıfır faizle kredi veriyorum.” diyerek 5 bin kişiye verilmiş kredilerle bu işin içerisinden çıkılamaz.

Değerli arkadaşlarım, bakın 700 bin kişiye kefalet kooperatifleri kredi verdi. Onu ucuzlatın, daha herkes alsın, daha farklı imkânlar sağlayın. Türkiye’de sınırlı kaynaklarla sizin yaptığınız işleri meslek odaları bile yapıyor, faizin bir kısmını üstleniyor, yapmaya çalışıyor. Ben bunları kendi meslek örgütüm olduğum zamanlarda da yaptım. Yaptıklarınızın kötü olduğunu söylemiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Susam (CHP, İzmir). “Sanayi ve ticaret bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s:s:236)”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 7 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-susam-23-2009-01-07-sanayi-ve-ticaret-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-ta-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
