# 2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Susam (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim
- **Tarih:** 23 Aralık 2009
- **Gündem:** 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-susam-23-2009-12-23-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi

> Mehmet Ali Susam (CHP), 23 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)); konuşma 784 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET ALİ SUSAM (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2010 yılı bütçe kanununun maddeleri üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün burada bütçeyle ilgili konuşmalarımızı yaparken iktidar ve muhalefet olarak çeşitli rakamlarla bütçeyle ilgili görüşlerimizi belirtiyoruz. İktidar partisi mensubu arkadaşlarımız, Türkiye’de hiçbir problem olmadığını, her şeyin güllük gülistanlık olduğunu, hatta verilerle ve rakamlarla konuşulduğunda gerçekten Türkiye'nin çağ atladığını söyleyebilecek rakamları saymaya çalışıyorlar ve ondan sonra da bu bütçeyle ilgili görevlerini yerine getirmiş olarak yerlerine oturuyorlar. Biz de eleştirilerimizi yapıyoruz. Ama sonuç itibarıyla bu bütçe niye tartışılıyor? Bir rutini yerine getirmek, her yıl Hükûmetin uygulayacağı bütçenin bu Parlamentoda el kaldırılıp “Kabul edenler… Etmeyenler…” diye görüşülmesi için mi yapılıyor, yoksa bu bütçeden beklentisi olan memurun, emeklinin, işçinin, esnafın, sanayicinin, gencin ve özürlünün beklentilerine cevap verebilmek için mi?

Biz, buradan, bu bütçeyi kabul edip çıktığımızda, gittiğimiz köylerde, gittiğimiz kahvelerde, gittiğimiz çarşılarda, sanayi sitelerinde, gittiğimiz organize sanayi bölgelerinde, burada iktidar partisi milletvekili arkadaşlarımızın anlattığı o güler yüzlü tabloyu görebilecek miyiz? Bu anlattığınız tablolar orada var mı?

Değerli arkadaşlar, bu bütçe çok açık bir şekilde şunu gösteriyor, çok fazla rakama, ayrıntıya girmeden: Bu bütçe yatırım yapmayacak ama vergiyi artıracak. Bu işin özeti bu. Yatırım yapmayacak, kısacak, vergiyi artıracak. Yani emeklinin maaşı artmayacak arkadaşlar. Köylünün ürününün değeri ve onun aldığı diğer gelirler artmayacak ama kullandığı mazotun değeri, parası artacak, ürününün değeri artmayacak, kullandığı elektriğin parası artacak. Esnafın bir gelir artışı olmayacak ama vergisi artacak. Bugün, Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı 3 milyon köylü ve esnafın 2 milyon 100 bini BAĞ-KUR’a primini ödeyememiş, borçlu durumda.

Değerli arkadaşlar, bu insanlar, başta BAĞ-KUR primini ödeyip sağlık hizmeti alamayan insanlardan yüzde 18 vergi artışı alacağınızı nasıl düşünüyorsunuz veya hangi vicdana sığdırıyorsunuz? Bu kriz döneminde perişan olmuş, kepenk kapatmış, bütün borçluluğunun son noktasına gelmiş, kredi kartlarını ödeyemez hâle gelmiş, çeklerini ödeyemediği için hapishanelere girmiş insanlara daha dün yeni kanunlarla yeni ödeme planları yapmayı bu Mecliste kabul etmedik mi? Peki, böyle bir bütçe bu insanlara ne getirir, ne verir? Hiçbir şey vermeyeceği çok açık.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Geçen bütçede de aynı şeyleri söylediniz.

MEHMET ALİ SUSAM (Devamla) – Değerli arkadaşlar, evet, geçen bütçe konuşmamda da aynı şeyleri söyledim, bir daha söyleyeceğim.

Bu bütçe şunu söylüyor: Bakın, üretimi teşvik etmiyorsunuz, ithalatı… Çünkü burada vergide demişsiniz ki: İthalattan alınacak vergi oranlarındaki artış yüzde 30’lara vuruyor. İktidar döneminizde yaptığınız iş şu: Üretimi 1,5 kat artırdınız, ithalatı 3,4 kat artırdınız. Bu ülkede ithalat artıyorsa yerli sanayi yok oluyor demektir. Bu ülkede ithalat artıyorsa bu ülkede işsizlik oluyor demektir. Bu ülkenin ihracatını, ithalata dayalı bir ihracat hâline getirdiniz. Böyle bir ekonomiyi nasıl bir övünme aracı yaparsınız? Bunu ancak herhâlde bu rakamları doğru okumayan ve bu rakamları doğru değerlendirmeyen insanlar yapabilir.

Değerli arkadaşlar, bir arkadaşımız dedi ki: İşte “muhalefet geçen dönem bizimle yer değişme konusunda, ‘Yer değiştireceğiz.’ dedi. Biz değiştirmedik, tekrar buralardayız.” Bakın, bu halk size sekiz yıl iktidar verdi. Ne kadar devam eder bilemiyorum ama sekiz yıllık iktidar dönemini doğru kullanmadınız. Bir siyasi partiye verilebilecek en önemli süreçtir. Bunu ekonomide o kadar kötü kullandınız ki bu süreç sonuç itibarıyla savunamayacağınız bir süreç hâline geldi ve işi siyaseten, ekonomiyi konuşturmadan, gündemi siyaset platformuna aktarmaya çalışarak ülkede siyasi bir gerginlik yarattınız. Bugün yapmak istediğiniz tüm siyasi hamlelerde ciddi olarak ülkeyi gerginlik noktasına götürüyorsunuz.

Açılımınıza “demokratik” diyorsunuz ama demokrasiyle ilintili olmayan, son on gün içerisinde size birkaç tane örnek vereyim:

Hakkını arayan Tekel işçisine biber gazı sıkmak, onu savunmak için orada bulunan milletvekiline biber gazı sıkmak, hangi demokratın yapabileceği davranıştır?

Demir yolu işçisine grevli, toplu sözleşmeli sendika hakkı için bir günlük demokratik hakkını kullanan insanları işten atıp o insanları işsiz bırakmak hangi demokratlıktır?

İstanbul Büyükşehir Belediyesinde itfaiye işçilerinin işine son verip, taşeron firmaya itfaiye işlerini ihale edip, o insanları su sıkarak haklı eylemlerinde susturmaya çalışmak hangi demokratlıktır?

Yargıda ve başka konularda yaptığınız uygulamalar hangi noktadadır?

İnsanlar Türkiye’de yargıya güvenmeme noktasına gelmişlerdir. Dün, bir ordu görevlisinin eşinin feryatlarını dinleyin. Onun söylediği söz, bir insanın yargıya güvenmeyip gidip yargıda yargılanıp cezasını çekme… Ben, cezasının olmadığına vicdanen inanıyorum ama yargı konusunda yorum yapmamak için söylüyorum. Bir insanın intiharı seçmesinin getirdiği yargı üzerindeki baskınız, Türkiye’de görülmemiş bir “yargıya iktidar müdahalesi”dir.

Değerli arkadaşlar, demokratlıktan uzak bir yönetim sergiliyorsunuz ve ekonomideki başarısızlığınızı siyaseten unutturmaya çalışıyorsunuz. Sığındığınız tek şey: Bu iktidarın bir şeyler yapmak isteyip önüne engel çıkartıldığı noktasında kamuoyunu farklı noktada düşündürmeye çalışıyorsunuz.

Sekiz yıldır iktidardasınız. İstediğiniz kanunu bu çoğunlukla yapabilirdiniz, istediğiniz kadroyu kurabilirdiniz ki kurdunuz. Öyle bir kadrolaşma yaptınız ki bu yaptığınız kadrolaşma, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmemiş kadrolaşmadır. Bu kadrolaşma nedeniyle artık bakanlıklarınıza iş yapmaya gelen belediye başkanlarına, büyükşehir belediye başkanlarına bile randevu vermemek, randevulu geldiği toplantılarına “Buyur, şurada kenarda otur.” demek durumunda kalıyorsunuz.

Birçok bakanlıkta geçici kadrolarla bakanlığınızı idare ediyorsunuz. Buradan çıkardığınız, “Objektif kriterlerle eleman alacağız.” dediğiniz kanunları yönetmelikle değiştirip o yönetmeliklerde keyfî uygulamalara giriyorsunuz. Ondan sonra da “Biz demokratik…”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Susam (CHP, İzmir). “2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-susam-23-2009-12-23-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
