# Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Susam (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim
- **Tarih:** 29 Aralık 2010
- **Gündem:** YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-susam-23-2010-12-29-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku

> Mehmet Ali Susam (CHP), 29 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)); konuşma 939 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET ALİ SUSAM (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yenilenebilir enerji kanununu görüşmek üzere, 1’inci maddede Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Yenilenebilir enerji kanununu uzun zamandır bu Parlamentoya getirip görüşme konusunda sıkıntılar çekiyoruz. Bu sıkıntıların temeli, bu kanunla ilgili olarak bütün destekleri vermiş olmamıza rağmen, komisyonlarda ve bu kanunun çıkış süreçlerinde, iktidar partisinin, bu kanunla ilgili olarak kendi içinde bir anlaşma, bir birlik, kanunun çıkması konusunda yeterli bir anlaşma sağlanamamış olmasıdır. Bugün, hâlâ, şu noktalarda, yeniden bu kanunla ilgili fiyatlandırmalar ve benzeri konularda, son noktada, önerge değişiklikleriyle kendi aralarındaki tartışma devam etmektedir.

Peki, Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz bu konuya nasıl bakıyoruz, önce bunu söyleyelim. Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynaklarının 2023 yılında iktidarın koyduğu hedeflere varması için her türlü desteği vermeye hazırız. Türkiye’de enerji politikalarında dışa bağımlılığın, özellikle yüzde 76’lara varan bir bağımlılık hâlinde olduğu, doğal gaza bağlı çevrim santralleriyle Türkiye'nin kendi yerli kaynaklarını kullanmayıp, yenilenebilir enerjiye yatırım yapmadığı çok açık bir gerçekliktir. Bizim hedefimiz Avrupa Birliğinin ve Türkiye'nin dünyadaki gelişen duruma göre koymuş olduğu hedeflere varmak noktasındadır.

Bakın, iktidar, bu konuda 2023 hedeflerini hidroelektrik santralde tüm rezervlerinin kullanılması olarak koymuş, rüzgârda 20 bin megavata çıkacağını koymuş, jeotermal, güneş ve diğerlerinde de tüm hedeflerini koymuş. Bu hedeflere ulaşılabilmesini sağlama konusunda Cumhuriyet Halk Partisi her türlü desteği vermeye açık bir politikayı bugüne kadar izlemiş ama ne yazık ki yenilenebilir enerji kanunu iki yıldır bu Parlamentoya gelememiştir, gelemediği gibi yatırım yapılma konusunda da ciddi mesafeler alınmamış, verilen hedefler, istenilen noktalar ve yatırımlar yapılamamıştır. Şu an yapılmış olan toplam yatırım tutarı 16 projeyle 3.700 megavat sınırlarına gelmiştir Türkiye’deki rüzgâr enerjisindeki toplam yatırım. 20 bin megavata varması için ise… 2023 yılı hedefleri tutturulması çok zor hedefler gözükmektedir.

Değerli arkadaşlarım, özellikle iktidar partisi tarafından enerji politikasında, dışa bağımlılığın ortadan kaldırılmasında, yenilenebilir enerji kaynaklarında çok ciddi politikalara ihtiyaç vardır. Biz bu kanunda ne istiyoruz, bu kanun niye gecikiyor, hangi lobiler bu kanunun gecikmesi için çalışma yapıyorlar, bunun altını çizmekte yarar var.

Fiyat konusu: Sayın Bakan az önceki açıklamalarında “Ben şu an 5,5 euro sente yatırımcı buluyorum, rüzgârda bu işi hallediyorum ve bu anlamıyla yatırımcı sıkıntısı yoktur. Güneşte de 10 euro sente bana yatırımcı var, bu yatırımları yapma kapasitem var.” diyor. Bizim fiyatlar konusunda herhangi bir ön yargımız yok. Eğer siz bu hedeflere varabilecek noktada yatırımcı bulabiliyorsanız, bu konuda istediğiniz fiyatta bu ülke enerjisini elde etmek için en ucuz fiyatta yatırım yapılsın ve enerji en ucuza elde edilsin ama Sayın Bakan, yatırım yapılmayacaksa ve bu konuda ciddi bir hedef sapması olacaksa bunun vebalinin çok büyük olacağı açıktır.

Bakın, siz nükleer santralle ilgili olarak 13,5 euro sente -nükleer santralden- Rusya’yla anlaşma yaptınız, enerji alıyorsunuz. Peki, o pahalı denilen, Rusya’da daha ucuza yapılan bu nükleer enerji santrallerinde fiyata bakmadan nükleer enerjide ikili anlaşmalarla bu ülkede yatırım yapılmasının önünü açarken neden yenilenebilir enerjide aynı duyarlılıkla bu yatırımların artmasının önünün açılmadığını bu Meclise anlatmalısınız. Aynı şekilde, yenilenebilir enerjide yatırımın önünün açılması demek, malzemede, yerli üretimde bir sanayi oluşması ve bu sanayinin teşvik edilmesidir. Burada getirilen önergelerle yerli üretime verilen teşviklere biz de katılıyor ve doğru buluyoruz, ama öncelikle yatırımcının gelmesi lazım. 1 megavat yatırım için 1 milyon 200 bin euroluk bir yatırıma ihtiyaç var. Şu an sizin hedeflediğiniz yatırımlar için 50 milyar euroluk bir yatırım ihtiyacı var ama bu yatırımın gerçekleşebilmesi için bulunacak kaynak konusunda dünyada ciddi sıkıntılar yaşandığını özellikler yatırımcıların belirttiğini burada paylaşmak istiyorum. Yatırımcı diyor ki: “Ben bu fiyatlarla yatırım konusunda finansman bulmakta zorluk çekiyorum. Bu finansmanın bulunması konusunda benim yatırım süremin geri dönüşü yüksektir. Bu konuda benim sorunumu çözün.” Bu kanunun temel hedeflerinden bir tanesi de budur.

Değerli arkadaşlar, aynı şekilde hidroelektrik santrallerle ilgili konuda da yenilenebilir enerji konusunda da bir çekincemizi burada sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Özellikle barajlar yapılarak hidroelektrik santrallerle bu ülkenin yenilenebilir enerji kaynaklarında mesafe alabilecek potansiyeller varken, bu alanlara yeterli yatırımlar yapılamayıp, Türkiye’de çok ufak ve doğanın dengesini bozabilecek -nehirlere, dere yataklarına, vadilere- öyle ruhsatlar verildi ki bugün o ruhsatları alanlar bile vicdanları sızlayıp bu yatırımlardan vazgeçebiliyorlar. İşte, Muğla Yuvarlakçay’da vazgeçen yatırımcının gerekçelerinden bir tanesi budur.

Siz de az önce söylediniz “Bu konuda Çevre Bakanlığıyla araştırma yapıyoruz.” dediniz. Karadeniz’de bu işte mücadele eden, sularına sahip çıkan, vadilerine sahip çıkan insanların bu haykırışlarını dikkatle değerlendirmek zorundasınız. Elde edilebilecek enerji o kadar küçük ama doğaya ve ülkeye verilen tahribat o kadar büyük. Bunu değerlendirirken bu mantıkla bakmalısınız.

Nükleer enerji konusunda da politikanızda bir şeyi söylemek istiyorum. “Enerjiyi hep ulusal bir politika hâline getirin.” diye size söyledik ama ulusal politika yapmak yerine bu Meclisten ve ülkenin ulusal yargılarından uzaklaşıp ikili anlaşmalarla nükleer anlaşmaları yapıyorsunuz ve bugün Güney Kore’ye gittiniz, nükleerde anlaşamadınız, Japonya’da arayış içerisindesiniz. Peki, önce şunun hesabını vermek durumunda değil misiniz: Nükleer için yapılacak yatırımlar öncesinde nükleerin doğurduğu tehlikeli atıklar ve nükleerle ilgili kamuoyunun çekincelerini giderecek yasal bir düzenlemeyi bu Parlamentodan geçirmek durumunda değil miyiz? Bu konu Türkiye'nin en önemli konularından bir tanesi değil midir? Nükleer, Türkiye’de, evet yapılmalıdır ama önce nükleerin bütün zararlarını ortadan kaldırabilecek, atık sorununu çözebilecek, nükleerle doğabilecek çevre ve insanlığa verilecek zararları ortadan kaldırabilecek çalışmayı yapmak durumundayız.

Onun için, bu kanunda yenilenebilir enerjiye destek veriyoruz ama sıkıntıları, yanlışlıkları da buradan dillendirmeye her zaman olduğu gibi devam edeceğiz. Bundan Hükûmet de gerekli dersleri almalı, enerjiyi Türkiye'nin önemli bir konusu olarak görmeli. Savaşlar nedeni olan enerji, Türkiye’de sanayinin gelişmesinde rekabetçi olabilecek enerji politikalarını hayata geçirmek için ulusal bir enerji politikasını bu Meclis gündeminde konuşmak ve tartışmak durumundayız.

Değerli arkadaşlarım, maalesef, bu konuda konulan hedefler ve söylenen şeyler bugüne kadar ulusal bir enerji politikasıyla alınacak sonuçlara varmamıştır. Eğer 2009 krizi olmasaydı yine bakanlık bürokratlarının açıklamasıyla -bir enerji kongresinde- Türkiye enerji krizine ve kesintilerine girecekti.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ALİ SUSAM (Devamla) – Hem arzda bir sıkıntı var hem de bunun getirdiği ciddi yatırım eksiklikleri var.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Susam (CHP, İzmir). “Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-susam-23-2010-12-29-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
