# Amasra taşkömürü işletmesi müessesesi yeraltı işletmesinde meydana gelen kaza ve yeraltı zenginliklerimizin değerlendirilmesi hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Asım Kulak (AK Parti, Bartın)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim
- **Tarih:** 9 Kasım 2004
- **Gündem:** AMASRA TAŞKÖMÜRÜ İŞLETMESİ MÜESSESESİ YERALTI İŞLETMESİNDE MEYDANA GELEN KAZA VE YERALTI ZENGİNLİKLERİMİZİN DEĞERLENDİRİLMESİ HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-asim-kulak-22-2004-11-09-amasra-taskomuru-isletmesi-muessesesi-yeralti-isletmesinde-meydana-gel

> Mehmet Asım Kulak (AK Parti), 9 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AMASRA TAŞKÖMÜRÜ İŞLETMESİ MÜESSESESİ YERALTI İŞLETMESİNDE MEYDANA GELEN KAZA VE YERALTI ZENGİNLİKLERİMİZİN DEĞERLENDİRİLMESİ HK.); konuşma 466 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ASIM KULAK (Bartın) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1 Kasım 2004 tarihinde, Bartın İlimizin Amasra İlçesinde bulunan ve Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessesesi yeraltı işletmelerinde meydana gelen ölümlü iş kazasıyla ilgili olarak Genel Kurulumuza hitap etmek üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

1 Kasım 2004 tarihinde, Amasra Müessesesi -185 kotunda, saat 19.00'da, kömür üretimi sırasında meydana gelen göçük sonucunda, 6 işçimiz mahsur kalmış olup, yapılan kurtarma çalışmaları neticesinde, 4 işçimiz yaralı olarak, 2 işçimiz de, maalesef, ölü olarak yeraltından çıkarılmışlardır. Bu vesileyle, kazada hayatlarını kaybeden Hüseyin Onur ve Yılmaz Mert isimli genç kardeşlerime Allah'tan rahmet, yaralı arkadaşlarıma da acil şifalar diliyorum.

Müessese çalışanlarının ve sağlık ekiplerinin, kazanın olduğu saatten itibaren kurtarma çalışmalarının bittiği saate kadar, gösterdiği olağanüstü çalışmaları takdirle karşılıyor, hepsine teşekkür ediyorum.

Ayrıca, olayın vuku bulduğu saatten 3 saat kadar kısa bir süre sonra olay yerine gelerek çalışmaları yakından takip eden, hastanelerde yaralı işçilerimizi ziyaret eden, maden şehitleri için işletmede ve köylerinde yapılan cenaze törenlerine de iştirak ederek acılarımızı paylaşan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanımız Sayın Dr. Hilmi Güler'e, gösterdikleri duyarlılıktan dolayı, tüm Bartın halkı adına şükranlarımı sunuyorum.

1829 yılında kömürün bulunmasından bugüne kadar, ülkemizin kalkınması, gelişmesi çabasında yerini alan Zonguldak ve Bartın İlleri, Türkiye madenciliğinin okul görevini yapmışlardır.

Ülkeler için, yeraltı kaynaklarının önemi tartışılmaz bir gerçektir. Yaşadığımız yüzyılda, enerji kaynaklarının kullanımı hususunda savaşlar yaşanmakta, sınırlar değişebilmektedir. İnsanlık için bu kadar önemli olan enerji kaynaklarının varlığı, yeraltı zenginliklerimiz, Allah'ın bir lütfu olarak, ülkemizde fazlasıyla bulunmaktadır.

Kalkınmanın temeli olan enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılabilmesi, özkaynaklarımızın kullanılabilmesi, millî enerji politikalarının üretilebilmesi ve hayata geçirilmesi büyük önem arz etmektedir.

Türkiye Taşkömürü Kurumu, Karadon, Kozlu, Üzülmez, Armutçuk ve Amasra Müesseseleri olmak üzere, 5 müessesede yılda yaklaşık 2 500 000 ton yıkanmış taşkömürü üretmektedir. Bu üretimin yüzde 65'ini bölgenin elektrik ihtiyacını karşılayan Çatalağzı Kömür Santralına, yüzde 20'sini demir ve çelik fabrikalarına, yüzde 10'unu çimento, çay, şeker ve tuğla fabrikalarına satmaktadır; yaklaşık yüzde 5'lik kısmı da yakımlık olarak bölge halkına sunulmaktadır. Kısacası, elektrikten demir-çeliğe, çimentosundan çayına, yaşamımızın bir parçası olan her şeyde taşkömürünün izi bulunmaktadır. Bu açıdan, taşkömürü üretimi önemlidir ve gelecekte önemli olmaya devam edecektir.

Söz konusu üretimi gerçekleştirebilmek için yılda yaklaşık -6 kilometresi taşta, 10 kilometresi kömürde olmak üzere- 16 kilometre yeraltında galeri ve tabanlar açılmaktadır. Halen açık tutulan galeri ve taban uzunluğu ise yaklaşık 280 kilometre civarındadır. Bu noktaya bir kez daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Yerin metrelerce altında 280 kilometre açık yol ve her yıl buna eklenen 16 kilometre yeni açık alan ve bu alanda yapılan üretim çalışmaları.

Yeraltı madenciliğinin kolay olmadığı, dünyanın en zor işlerinden biri olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Bütün bu zorluklara rağmen işini severek yapan, ölümü, hastalığı hiçe sayarak çalışan maden emekçileri, nadiren de olsa iş kazalarına maruz kalabilmekte, hayatlarını kaybedebilmektedirler. Yeraltı madenciliğinde doğayla mücadele edildiğinden, ölümlü iş kazalarını tamamıyla önlemek mümkün değildir, iş kazalarını azaltmak mümkündür.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Asım Kulak (AK Parti, Bartın). “Amasra taşkömürü işletmesi müessesesi yeraltı işletmesinde meydana gelen kaza ve yeraltı zenginliklerimizin değerlendirilmesi hk”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 9 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-asim-kulak-22-2004-11-09-amasra-taskomuru-isletmesi-muessesesi-yeralti-isletmesinde-meydana-gel (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
