# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (tarım ve köyişleri, tarım reformu, köy hizmetleri, çevre ve orman, orman genel, devlet meteoroloji, özel çevre koruma kurumu)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Boztaş (CHP, Aydın)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim
- **Tarih:** 21 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (TARIM VE KÖYİŞLERİ, TARIM REFORMU, KÖY HİZMETLERİ, ÇEVRE VE ORMAN, ORMAN GENEL, DEVLET METEOROLOJİ, ÖZEL ÇEVRE KORUMA KURUMU)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b039/tbmm221410390873.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-boztas-22-2006-12-21-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-tarim-ve-koyisleri

> Mehmet Boztaş (CHP), 21 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (TARIM VE KÖYİŞLERİ, TARIM REFORMU, KÖY HİZMETLERİ, ÇEVRE VE ORMAN, ORMAN GENEL, DEVLET METEOROLOJİ, ÖZEL ÇEVRE KORUMA KURUMU)); konuşma 744 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET BOZTAŞ (Aydın) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2007 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün bütçesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Sizleri ve ekranları başında bizleri izleyen milletimi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, kamuoyunda önemi yeteri kadar bilinmeyen, sadece kamuoyunda değil ama, aynı zamanda Hükümet yetkilileri tarafından da yeterince önemi anlaşılamamış bir kurumun bütçesini görüşüyoruz. Tüm dünyada meteoroloji üzerinde hassasiyetle durulan en önemli kurum- lar arasında ele alınmakta iken, Türkiye'de yeterli desteği ve önemi görememektedir. Zira yaşamın kendisi olan hava ve su gibi, yine bunlara bağlı gerçekleşen felaketlerin yaşanması, konuyu stratejik bir önemli duruma getirmektedir.

Teknolojide yaşanan gelişmeler ışığında meteoroloji çalışmalarında da birçok başarıyı beraberinde getirmiştir. Özellikle teknik donanım sağlandığı ve gerekli bilgi ve birikime sahip kadroların görevlendirildiği birçok ülkede, meteoroloji başarılı çalışmalara imza atmıştır.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'ye geldiğimizde ise, Türkiye birçok alanda yaptığı gibi Meteorolojide de ciddi bir kadrolaşmaya gitmiştir. Bu kadrolaşma beraberinde, hizmetleriyle Türk Meteorolojisinin Türkiye'nin gündemine gelmesi gerekirken, hizmetleriyle değil ne yazık ki Türkiye'de yüzümüzü kızartan olaylarla beraber medyanın gündemine taşınmıştır.

Çok değerli arkadaşlarım, bundan az bir süre önce gazetelere yansıyan bir olay vardı. Bu olay, Meteorolojide, Sayın Bakanımızın göreve gelmesinden sonra, Orman Bakanlığı müsteşar yardımcılığına getirilen ve aynı zamanda da Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğüne getirilen bir kişinin, Bakanlıktan alım yapan bir firma tarafından, zannediyorum -hafızam beni yanıltmıyorsa- Finlandiya'da ağırlandıkları konusu gündeme geldi.

Çok değerli arkadaşlar, Finlandiya'da, iki bakanlıktan alım yapan bir firma, bu Bakanlığın en önemli makamında bulunan iki kişiyi ağırlıyor. Bu ağırlama sıradan bir ağırlama değil. Bu, medyaya yansıdığı şekliyle söylüyorum: Burada yaklaşık 2 bin dolar civarında bir harcama yapılıp ağırlandıktan sonra iki bürokratımız, daha sonra, aynı firma 1 milyon 600 küsur bin euro civarında bir rakamla devletten ihale alıyor.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'nin bu kadar önemli, devasa boyutta, halkımızın her birimini ilgilendiren, tarımını, denizciliği ilgilendiren bir olayda gelişmenin önündeki engellerin temeli bilimden, ilimden, irfandan istifade etmeyen, yararlanmayan, sadece diğer alanlarda olduğu gibi bu konuda da partizanca bir yapılanmanın egemen olmasından kaynaklanmaktadır.

Çok değerli arkadaşlar, bizim bugün sizlerle paylaşmak istediğimiz olaylardan bir tanesi de, Meteorolojide 3 bin civarında kadro bulunmaktadır. 3 bin civarındaki bu kadronun sadece 120 tanesi meteoroloji mühendisidir. 3 bin kişiden sadece 120 adedi meteoroloji mühendisidir.

Bir başka garip çelişki de şudur: Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünde bugüne kadar hiç bir tane genel müdürlük makamında meteoroloji mühendisi bulunmamıştır. İşle ilgisi olmayan, tecrübesi olmayan, eğitimini görmemiş herkes o müdürlükte bulunmuş, ama, meteorolojiden sorumlu bir arkadaşımız meteoroloji mühendisi değil. Bu garip, çarpık yapılaşmanın önüne bir an önce gidilmesi gerekiyor, geçilmesi lazım. Aksi takdirde, her geçen gün küresel ısınmanın da Türkiye'nin gündeminde olduğu, dünyanın gündeminde olduğu bir ortamda yaşanan sel felaketlerinin önüne geçmemiz mümkün değil.

Çünkü, kendi bölgem, tarım bölgesi Aydın. Burada insanlarımız ekim yapmaya, dikim yapmaya, hasat kaldırmaya gidecekleri zaman meteorolojiden yararlanmak isterler. Balıkçılarımız Ege Denizi'ne açılacakları zaman, yine Türk meteorolojisinin bilgisine güvenmek isterler. Ama maalesef ki, Ege balıkçısı Türk meteorolojisinden değil, Yunan meteorolojisinden bilgi almak durumuyla karşı karşıya kalmaktadır. Bugün bizim Bakanlığımızın ve bizim bürokratlarımızın, bu durum karşısında yüzü kızarması gerekirken, maalesef, çıkıp yüzde 90 başarı yakalayabildiklerini iddia edebiliyorlar.

Çok değerli arkadaşlarım, iki gündür, buraya gelmeden, bu konuşmayı yapacağımı bildiğim için, meteorolojiyle ilgili şöyle bir göz gezdireyim istedim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Boztaş, konuşmanızı tamamlayınız.

MEHMET BOZTAŞ (Devamla) - İki üç gündür, Ankara'da kar yağışı olduğu söyleniyor, ama, ne hikmetse, bugün daha karın yağdığı yok, düştüğü yok. Meteorolojinin başarısı, genel söylemlerle değil, lokal değerlendirmelerle mümkün olması gerekir.

Değerli arkadaşlarım, akşam hava durumunu izlemek isteyen vatandaşlarımız televizyonun karşısına geçtiğinde, "Türkiye'nin birçok yerinde, yer yer yağışlar söz konusu olacak, zaman zaman ve yer yer yağışlar söz konusu olacak" diyebiliyor. Dolayısıyla, tahmin yüzdesi buna göre bakıldığında, yer yer ve zaman zaman olduğuna göre, Ankara'nın kenarından herhangi bir yere yağmur yağdığı zaman bile yüzdeyi tutturmuş oluyorsunuz. Böyle bir anlayış olabilir mi? "Ege Bölgesi yer yer yağışlı, zaman zaman yağışlı." Ege Bölgesi nereden başlıyor? Muğla'dan başlayıp, Balıkesir'e kadar giden bir süreç. Buradaki çiftçi hangi söze göre hareket edecek?

Çok değerli arkadaşlarım...

FİKRET BADAZLI (Antalya) - Hava tahmin raporu. Tahmin...

MEHMET BOZTAŞ (Devamla) - Tahmin değil. Çağdaş dünyada nasıl oluyorsa, Türkiye'de de böyle olmak durumunda. Çağdaş bir dünyanın üyesiyiz diye bakıyoruz, çağdaş dünyanın bireyleriyiz diye bakıyoruz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Boztaş, teşekkür cümlenizi alayım efendim lütfen.

Buyurun.

MEHMET BOZTAŞ (Devamla) - Çok değerli arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti Devleti çağdaş bir cumhuriyet ise eğer, Amerika'yla, Avrupa'yla, Avrupa Birliğiyle yarışacaksak, Avrupa Birliğine gireceksek, çağdaş kriterleri baz almak durumundayız.

Bu duygu ve düşüncelerle, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Boztaş (CHP, Aydın). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (tarım ve köyişleri, tarım reformu, köy hizmetleri, çevre ve orman, orman genel, devlet meteoroloji, özel çevre koruma kurumu)”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-boztas-22-2006-12-21-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-tarim-ve-koyisleri (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b039/tbmm221410390873.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
