# Üzüm üretiminin ve üreticilerinin sorunlarına ilişkin

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Çerçi (AK Parti, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim
- **Tarih:** 29 Nisan 2004
- **Gündem:** ÜZÜM ÜRETİMİNİN VE ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARINA İLİŞKİN
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-cerci-22-2004-04-29-uzum-uretiminin-ve-ureticilerinin-sorunlarina-iliskin

> Mehmet Çerçi (AK Parti), 29 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜZÜM ÜRETİMİNİN VE ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARINA İLİŞKİN); konuşma 760 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; sözlerime başlamadan önce, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bildiğimiz gibi, üzümün, asmanın anavatanı Türkiye. Ülkemizde yaklaşık, 5 000 000 dekar arazide yılda 3 500 000 ton üzüm üretimi gerçekleşmektedir. Ülkemiz, dünyanın beşinci büyük üzüm üreticisi konumundadır ve bölgelere göre, Ege Bölgesi, Marmara Bölgesi, Orta Anadolu, Güneydoğu ve Akdeniz Bölgelerinde üzüm üretimi yapılmaktadır. Türkiye'de, gelişmiş dünyayla kıyaslandığı zaman, yıllık üzüm tüketimi, kişi başına, ortalama 40 kilo civarındadır. Dünyada çekirdeksiz kuru üzüm üretimi yaklaşık 750 000-800 000 ton civarında olup, bunun da üçte 1'lik bir kısmı Türkiye'de üretilmektedir. Türkiye, Amerika'dan sonra dünyanın ikinci büyük çekirdeksiz kuruüzüm üreticisi konumundadır. Türkiyemizde de bu oranın yaklaşık yüzde 90'ı Ege Bölgesinde, onun da yüzde 75'lik bir kısmı Manisa bölgemizde üretilmektedir.

Tabiî, Türkiye'de çekirdeksiz kuruüzüm üretimi, hem yaşüzüm hem de kuruüzüm olarak...Yani, öncesinde bunun bir de yaş üzüm safahatı var. Dünyaya, hem yaş üzüm olarak hem kuruüzüm olarak ihraç edilmekte. Tabiî ki, kuruüzümün yanında, yaşüzüm ihracatımız çok düşük rakamlardadır ve kuruüzüm konusunda, özellikle tüccarlarımız, üretici birliği olarak Tariş ve bir de, bazı zamanlarda Tekel alım yapmaktadır.

Ülkemiz, hem bağ alanında hem de üzüm üretiminde dünya düzeyinde önemli bir yer almasına karşılık, sofralık üzüm ticaretinde istediğimiz oranda söz sahibi olamamıştır; ancak, bugün, dünyada, kuruüzüm ihracatının yaklaşık yüzde 35'i ülkemiz tarafından yapılmaktadır.

Tabiî ki, Türkiye'de, kuruüzüm, fındıkla beraber, arz fazlası ürünlerden bir tanesi; ihracatımızda bazı sıkıntılarımız var. Özellikle Avrupa Birliğine girmeye çalıştığımız bugünlerde, üzümün ihracatının önünün açılması için, mutlaka, Avrupa Birliği standartlarında üretilmesi, nakliyesi, depolanması sağlanmalıdır.

Geçtiğimiz yıl, üreticilerimiz, kuru üzümlerini 1 dolar civarında sattılar. Güzel bir yıl oldu; ancak, bu yıl, özellikle, 5 Nisanda Türkiye'yi vuran bu don olayı neticesinde, bizim bölgemizde, üzüm üretiminde de ciddî bir sıkıntı olacağa benziyor. Biz, yetkililerle görüştük. Tarım İl Müdürlüğüyle, ilçe müdürlükleriyle görüştük; bu, tahminen yüzde 20-25 oranında bir rekolte azalmasına neden olacak.

Bu konuda, üreticilerimizin, temelde iki talepleri var; bunlardan biri, özellikle, bu yıl, Ziraat Bankası kredilerinin faizsiz olarak ertelenmesi talebi, ikincisi de, doğrudan gelir desteğinin, bir an önce, afetten zarar gören bölgelere ödenmesi. İnşallah, bu konuda, Bakanlığımız da ilgili çalışmaları yapacaktır diye umut ediyorum. Üreticilerimizin mağdur olmaması için, bizler de elimizden gelen gayreti göstereceğiz.

Üzümle ilgili bir diğer konu -sık sık dile getiriliyor üreticilerimiz tarafından- şudur: Yurt dışından, özellikle kaçak yollarla Türkiye'ye gelen yabancı üzümler, özellikle de İran üzümü konusunda ciddî tepkiler var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Biz, bunu, ilgili Gümrük Müsteşarlığından soruşturduk.

NURİ ÇİLİNGİR (Manisa) - Araştırma önergemiz gündemde...

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Bazı belgeler bende Sayın Vekilim.

Resmî yoldan Türkiye içerisine ciddî bir üzüm girişi yok; ancak, genellikle kaçak yollardan geliyor ve bazı -maalesef diyorum- ihracatçılarımız, bazı işletmecilerimiz daha çok kazanma hırsı uğruna buna tevessül ediyorlar. Tabiî ki, ihracatçılarımızın, işletmecilerimizin çoğunu tenzih ediyorum; ama, bazı kişiler, daha çok kazanma hırsı uğruna bu yola tevessül edip, Türk üzümünün ve üzümcüsünün zarar görmesine neden olabiliyorlar. İnşallah, bununla ilgili olarak da ilgili Bakanlığımız gereken çalışmayı yapacaktır.

Üzümle ilgili bir diğer konu -kısa kısa geçiyorum- şudur : Özellikle, Türkiye bu kadar üzüm ihraç ederken, dünyada en büyük kuruüzüm ihracatçısı bir ülke iken, iç tüketimde, maalesef, yıllık 25 000-30 000 ton gibi çok cüzi bir rakamdadır. Bunun mutlaka artırılması lazım. Özellikle unlu mamuller üretenlerin, pastacıların, gıda fakültelerinin, özellikle de toplu tüketim yerlerinin, mutlaka, üzümle ilgili yeni bir anlayışa gitmeleri gerekir diye düşünüyorum. Mesela okullarımızda, mesela askerî birliklerimizde, yurtlarımızda, kalori değeri ve vitamin değeri bu kadar yüksek olan bu ürünün değerlendirilmesi düşünülebilir.

Biz, en büyük üzüm üreticisi ve ihracatçısı bir il olarak, üzüm şûrasını da Manisa'da yapmayı istiyoruz, düşünüyoruz.

Tabiî ki, üzümde arz fazlası olmasının bir nedeni de, yıllar içerisinde gelen yanlış tarım politikalarıdır.

Değerli arkadaşlarım, bugün Türkiye yılda 2 000 000 ton mısır ithal ediyorsa, bugün Türkiye yılda 500 000 ton mahluç pamuk ithal ediyorsa ve üzümde de arz fazlası sıkıntılarıyla karşılaşıyorsa, geçmiş dönemlerde yaşadığımız yanlış tarım politikalarının buralarda mutlaka etkisi var demektir. İnşallah, yıllar içerisinde tekrar ihtiyaç duyulan bazı sektörlerde, bazı tarım sektörlerinde destekleme, prim, teşvik politikalarıyla, belki de bu arz fazlası sıkıntısından kurtulabiliriz diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu konuda, tabiî, üretici birliklerimiz var. Bizim bölgemizde Tariş var, Türkiye'nin değişik yörelerinde değişik üretici birlikleri var. Bunlar da bu piyasanın regülasyonu adına, düzenlenmesi adına önemli fonksiyonlar icra ediyorlar. Fiyatların düşmemesi, piyasanın belli bir standartta stabil olarak kalması noktasında önemli görevleri var. Ben, şahsen, inanıyorum ki, bu birliklere de biz destek olmalıyız; ancak, bu birliklerin de, artık, bundan sonra, kendilerine yeniden, yeni bir anlayışla çekidüzen vermeleri, geçmişte yapılan yanlışları tekrarlamamaları, çağa uygun, yeni bir standartla önlerini açmaları gerekir diye düşünüyorum. Bizlerin de, bu konuda, kendilerine elimizden gelen her türlü desteği vereceğimizin sözünü veriyorum.

Değerli arkadaşlarım, tabiî ki...

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Çerçi (AK Parti, Manisa). “Üzüm üretiminin ve üreticilerinin sorunlarına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-cerci-22-2004-04-29-uzum-uretiminin-ve-ureticilerinin-sorunlarina-iliskin (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
