# Tarım ürünleri lisanslı depoculuk kanun tasarı (s.s. 701)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Çerçi (AK Parti, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim
- **Tarih:** 16 Aralık 2004
- **Gündem:** TARIM ÜRÜNLERİ LİSANSLI DEPOCULUK KANUN TASARI (S.S. 701)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-cerci-22-2004-12-16-tarim-urunleri-lisansli-depoculuk-kanun-tasari-s-s-701

> Mehmet Çerçi (AK Parti), 16 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM ÜRÜNLERİ LİSANSLI DEPOCULUK KANUN TASARI (S.S. 701)); konuşma 1.042 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygıdeğer üyeleri; Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu Tasarısının 12 nci maddesi üzerinde AK Parti Grubu adına huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum; hepinize en derin saygılarımı sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, görüştüğümüz, önemli bir yasa tasarısı ve bugün, zannediyorum, üçüncü oturumdayız, üçüncü günümüz; ancak, biz, 12 madde görüşebildik. Hakikaten, hem muhalefet partilerinin hem de AK Partinin değerli üyelerinin çok yoğun bir ilgisiyle karşı karşıyayız.

Tabiî, tarımı konuşuyoruz. Tarım, Türkiye'nin önemli bir meselesi ve bu kadar çok konuşma olunca da, maalesef, doğrular ile yanlışlar iç içe oluyor. Değerli muhalefet partileri üyeleri tarafından çok çeşitli bilgiler verildi üç gündür. Bunların bir kısmı, gerçekle uyuşmayan bilgiler.

Mesela, ben hemen değinmek istiyorum, az önce, değerli bir milletvekili arkadaşımız, sayın hükümete sulama elektrik fiyatlarının yüzde 35 zamlandığından bahsettiler. Dün de, yine, keza, bu kürsüden, yine bir değerli muhalefet milletvekili, hatta iki milletvekili arkadaşımız değişik rakamlar vererek, sulama elektriğinin yüzde 50-60 oranlarında zamlandığından bahsettiler. Tutanaklar elimde. O ara, TEDAŞ Genel Müdürünü aradım, Meclisten aradım ve rakamları aldım. Hem soruya cevap olsun hem kamuoyunu aydınlatma açısından açıklıyorum:

Arkadaşımızın dediği o zam... 2002 yılında, o zamanki hükümet, 117 000 lira olan sulama elektrik fiyatlarının üzerinden 30 000 lira ıskonto yapıyor, yıl sonuna kadar olmak üzere -2002 yılındaki hükümet- ve 2002 yılının sonuna gelindiğinde, Bakanlar Kurulu kararnamesi gereğince, 30 000 liralık indirim devreden çıkıyor ve tekrar 117 000 liraya ulaşıyor. İki yıldır, bakınız, 2002 yılının sonundan bu zamana kadar, sulama elektriklerinde hiçbir fiyat artışı olmamıştır, 5 kuruş artış olmamıştır. Bilhassa, TRT paylarının da bir yasayla azaltılmasından sonra çok cüzi bir azalma olmuştur. Şu anda, sulama elektriği 115 000 küsur liradır tüm Türkiye'de. Yani, elektrik fiyatlarında, aşağı yukarı yüzde 1 oranında da bir indirim olmuştur.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, burada, olayları konuşarak bir yere varmak mümkün değil. Yani, bir düşünce sistematiğinden hareketle Türk tarımı adına bir netice alabilecek konuları ciddî olarak masaya yatıracak şekilde konuşmamız gerekir diye düşünüyorum ve belki bu şekilde ortak aklı yakalamamız mümkün olabilir. Yani, bu tartışma şeklimiz, biraz da, gözü görmeyen birinin fili tarif etmesine benziyor. Herkes, bir tarafından söylüyor, bir tarafından bahsediyor, bir tarafından tutuyor ve Türk tarımını global olarak masaya yatırıp, dünü, bugünü ve yarını ile tüm sorunlarını, gerek yapısal sorunlarını gerekse arızî sorunlarını tek tek konuşmamız lazım; yani, işin felsefesini konuşmamız lazım, işin sistematiğini konuşmamız lazım.

Değerli arkadaşlarım, bakınız, biz, iki yıldır iktidardayız. Örnek olsun diye söylüyorum. Geçen yıl, yani önceki yıl, 2003 yılında, Manisa'nın, bölgenin en önemli ürünlerinden üzüm -keza pamuk- 1 dolara yakın fiyata satıldı; bir önceki yıl daha düşüktü, bu sene yine düşük. Pamuk da öyle; geçen sene, 2003 yılında çok daha iyi rakamlara satıldı, bu sene yine düştü. Yani, tarım ürünlerinde, zaman zaman dünya piyasalarıyla alakalı olarak bu iniş ve çıkışları biz yaşıyoruz, bundan sonra da yaşanacak.

Elimde bir belge var, Dünya Ticaret Örgütü Tarım Anlaşması ve Türkiye diye. Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasına -yani, GATT- Uruguay turunu müteakip kurulan Dünya Ticaret Örgütünün üyesi ve 1995 yılında yürürlüğe giren Dünya Ticaret Örgütü Tarım Anlaşmasına taraf bir ülkeyiz biz.

Neticeye geliyorum. Bu yıl bir toplantı yapıldı ve önümüzdeki yıl, zannediyorum Hong Kong'ta, yine bir toplantı yapılacak bu konu çerçevesinde. Müzakerelerin seyrine ve 31 Temmuz 2004 tarihli çerçeve metnine bakıldığında, yeni dönemde, yani, bundan sonrası için, üretimi ve ticareti saptıran, indirime tabi desteklerde ciddî indirime gidileceği, koruma oranlarının önemli ölçüde düşürüleceği ve ihracat desteklerinin de on onbeş yıllık bir dönem zarfında sıfırlanacağı anlaşılmaktadır.

Yani, buradan ne anlıyoruz değerli dostlar; artık, dünyada tarım ticaretinde bir liberalleşme söz konusu. Artık, ekonomisi güçlü olan, bütçesi güçlü olan ülkeler de, dünyada, tarıma istedikleri gibi destek veremeyecekler, gerek ihracatta, gerek içpiyasada bu destekleri veremeyecekler; yavaş yavaş dünya tarım ticaretinde de bir liberalleşme söz konusu.

UFUK ÖZKAN (Manisa) - Oy aldıklarınızı unutacaksınız yani!

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Hayır, hayır... Ben, şimdi, konumu bir sistematik içerisinde anlatayım, inşallah, Değerli Milletvekilim...

UFUK ÖZKAN (Manisa) - Küçük çiftçiyi sileceksiniz...

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Hayır, dünyanın geldiği noktayı söylüyorum. Bu, belki, bize daha fazla sıkıntılar da verecek önümüzdeki dönemlerde; onu söylemeye çalışıyorum. Dünya buraya doğru gidiyor.

Ancak, burada, şunu belirtmek lazım: Yani, özellikle gelişmiş ülkelerin bu uluslararası fiyat mekanizmasının oluşmasında, kendi içpiyasalarına yönelik, hatta ihracatlarına yönelik desteklerinin ve sübvansiyonlarının büyük rolleri var. Yavaş yavaş, işte bu anlaşma çerçevesinde, önümüzdeki on yıllık dönemde, bunlar da ortadan kalktığı zaman, belki bir anlamda bizim de lehimize olacak bazı gelişmeler. Olaya bir bütünlük içerisinde bakmak lazım.

Değerli arkadaşlar, toprağın nimetlerini -yani, konumuz toprak, tabiî, toprak ürünleri, tarım olduğu için- modern toplumda, modern 21 inci Yüzyıl ekonomisinde, Türk insanına nasıl daha faydalı kılabiliriz; bunun tartışmasını yapmamız lazım.

Değerli arkadaşlarım, demin de bahsettiğim gibi, dün neydi, bugün nedir, yarın ne olacak? Türk tarımının, temelde, problemini iki noktada özetleyebiliriz; bir tanesi yapısal problemler, bir tanesi de arızî problemler.

Şimdi, yapısal problemler dediğimiz... Bir kere, dünyanın gelişmiş ülkelerine baktığımızda, ülkemizde, tarımda çalışan nüfus oranı fazla. İkincisi, işletmeler, genelde, küçük ölçekli. Yine, dünyanın, büyük, gelişmiş ülkeleriyle kıyasladığımızda, böyle bir sıkıntımız var. Türkiye'de sulanabilir arazilerin belki yüzde 50'sinden fazla bir kısmı hâlâ sulanamıyor. Bunlar, Türkiye tarımının yapısal problemleri.

Bunun yanında, arızî problemlerimiz var; çözebileceğimiz, daha kolay çözebileceğimiz problemler var. Bir tanesi, girdi maliyetlerinin yüksekliği. Şimdi, tarımda girdi deyince, ben, genelde, bunu dört kalemde özetliyorum. Bir tanesi, sulama elektriğinin fiyatları. Demin de söyledim, bunda iki yıldır bir değişiklik yok. AK Parti Hükümeti bu konuda...

HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale) - Mazot?..

RASİM ÇAKIR (Edirne) - Bir şey mi yaptınız?!. Ne yaptınız; mazotu mu ucuzlattınız, gübreyi mi ucuzlattınız?!.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Geliyorum, bekleyin...

Bir tanesi bu.

İkincisi; tohum, girdi maliyetlerine etki eden önemli bir faktör. Tohumculuk sektöründe...

Değerli arkadaşlarım, bakınız, bu Parlamento, tohumculuk yasasını çıkaracak. Bu, komisyonda görüşüldü; zannediyorum, önümüzdeki günlerde Genel Kurula inecek. Biz, bunları, değişik sektörlerle, tohumculukla uğraşanlarla görüştük; bu, bir değişim, bir reform yasası diyorlar, Türkiye tohumculuğunun, Türkiye tarımının geleceği için. Tohumculuk yasasını çıkaracağız inşallah. Burada, tohum teşvik ediliyor; kaliteli, sertifikalı tohum teşvik kapsamında destekleniyor ve KDV de indirilmiş vaziyette.

Türkiye tarımının girdi maliyetlerini artıran bir diğer faktör gübredir, bir diğeri de mazottur. Temel olarak, bunu dört kalemde toparlamak mümkündür.

Gübreyle ilgili olarak bir çalışma başlatıldı, bunu biliyorum; ancak, bazı sıkıntılar var. Özellikle burada yapılmak istenilen, gübredeki KDV oranlarının düşürülmesi, yüzde 1'e indirilmesi niyetleri ve gayretleri var, bunu da biliyoruz; fakat, bu konuda ayrı, teknik sıkıntılar var. Bunun çözülmesi, belki bir süreç alacak. Bu da yapılırsa, inşallah, gübre maliyetlerinde...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Çerçi (AK Parti, Manisa). “Tarım ürünleri lisanslı depoculuk kanun tasarı (s.s. 701)”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-cerci-22-2004-12-16-tarim-urunleri-lisansli-depoculuk-kanun-tasari-s-s-701 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
