# Türk tabipleri birliği kanununda değişiklik yapılmasına dair (s.s.1069)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Çerçi (AK Parti, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim
- **Tarih:** 1 Mart 2006
- **Gündem:** TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (S.S.1069)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-cerci-22-2006-03-01-turk-tabipleri-birligi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-s-s-1069

> Mehmet Çerçi (AK Parti), 1 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (S.S.1069)); konuşma 1.289 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 1069 sıra sayılı, bazı milletvekili arkadaşlarımızın verdiği Türk Tabipler Birliği Yasasıyla ilgili bazı maddelerde değişiklik öngören kanun teklifleri üzerine, şahsım adına huzurlarınızdayım; hepinizi en kalbî duygularla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, benden önce konuşan değerli meslektaşlarımız, özellikle muhalefet partisinden ve AK Parti Grubu adına konuşan değerli arkadaşlarımız önemli açıklamalarda bulundular. Özellikle muhalefet partisinden görüş açıklayan değerli meslektaşlarımızdan bir tanesi, değerli bir hocamız, otuz yıldır bu meslekte olduğunu sizlere deklare etti, bendeniz de yirmibir yıldır bu onurlu mesleği yapan bir arkadaşınızım.

Özellikle belirttiği gibi "devrimci Türk tabipleri" sözünü asla kabul etmek mümkün değildir. Türk tabipleri, olaylara bakarken, hastalarına bakarken, hastasıyla ilgilenirken, mesleğini icra ederken, aydınlık bir zihinle, bilgiyle, çağın bilgisiyle, vizyonla, ufukla hastalarına bakarlar; yürekle, merhametle bakarlar.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Devrimci derken, onları kastetti.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - "Devrimci" lafı, ideoloji kokuyor. Türk tabiplerinin çoğunluğu, böyle bir ideolojik saplantı içerisinde değildir.

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Denizli) - Atatürk devrimleri yok mu?!

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Onları daha sonra konuşuruz. Burada, Türk tabiplerini bu şekilde vasıflandırmanızı ben doğrusu kabul edemiyorum.

AHMET ERSİN (İzmir) - Niye?! Devrimcilik yanlış bir şey mi?!

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Türk tabipleri yüksünmezler devrimcilikten.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Bir diğer konu; Türkiye'nin geldiği bu aşamada, Türk sağlık sisteminin geldiği bu aşamada, Türkiye Cumhuriyetinin gelişerek geldiği bu noktada, bizim sistemimizi Uganda'dan daha kötü göstermeye hiç kimsenin haddi ve hakkı yoktur, hiç kimsenin. Olmaz böyle bir şey, kabul edilemez böyle bir şey!

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Denizli) - Rakamlar gösteriyor; seminer vereyim size.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Şimdi, Türkiye'de yapılanlar ortada, Türk Tabipler Birliğinin zihniyeti de ortada. Arkadaşımız izah etti; hakikaten, bütün hekim arkadaşlarımıza gönderilen, Türk Tabipler Birliğinin basın açıklaması, maalesef, en hafif tabiriyle, talihsizliktir.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Devrimci bir açıklama.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Böyle bir anlayış, böyle bir önyargı, ülkenin seçilmiş Başbakanını, seçilmiş iktidarını bu kadar aşağılayan böyle bir açıklama, Türk tabipleri adına bir yüz karasıdır.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - 4 üncü maddeyi bunun için mi getirdiniz?!

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Böyle bir şey kabul edilemez; bunu, şiddetle kınıyorum.

Türk Tabipler Birliği, elbette, seçilmiş bir organdır; fakat, kendi bünyesi içerisinde her fikirden, her çağdaş görüşten, her düşünce dünyasını temsil eden insanların olduğunu bilerek, özellikle Sayın Erdöl'ün belirttiği gibi, Tabipler Birliğinin yasasının amacına uygun hareket etmek zorundadır. Hekimlerin o doğal çatısını, kendi siyasî emellerine alet edemez. Yani, bakınız, açık söylüyorum; bu yazıyı ben ilk okuduğumda yırttım ve çöpe attım.

AHMET ERSİN (İzmir) - Yanlış yapmışsınız.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Böyle bir kepazelik olamaz. Buradan -lütfen- bu arkadaşları da uyarıyorum, Türk tabiplerini bu siyasî amaçlarına alet etmesinler.

Şimdi, gelelim Türkiye'nin sağlığına. Şimdi, sizler, AK Parti döneminde özellikle, yapılan bu gelişmelerden, sağlıkta aldığımız bu yollardan, bu mesafelerden rahatsız mı oluyorsunuz?! Arkadaşım da belirtti; Türk insanı, bugün, dünden daha kolay sağlık hizmetlerine erişebiliyorsa, çok daha verimli, çok daha kaliteli sağlık hizmetini insanca, onurlu bir şekilde alabiliyorsa, bundan siz rahatsız mı oluyorsunuz?!

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - O sizin iddianız.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Hastanelerdeki kuyruklar bugün azalmışsa... Bakınız, size bir rakam söyleyeyim. Herhangi bir SSK hastanesi, daha önceki SSK hastanesine gidin, eğer, geçen sene mart ayında Sağlık Bakanlığı ile SSK'ların birleşmesinden önceki rakamdan daha az bugün hasta kabul ediyorsa, ben, sizin bütün iddialarınızı kabule hazırım. Ben iddia ediyorum; bütün SSK hastaneleri de, bugün, bir sene öncekinden daha fazla hasta bakıyor. Bütün bu hastaneler, performans kriterleri sayesinde hekimlerine çok ciddî ücretler ödüyor. Arkadaşım dedi ki: "Bu hastanelerin hepsi iflasın eşiğinde."

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Denizli) - OECD 2005 raporunu okuyun, Uganda'yı bulursunuz orada.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Bakınız, aralık ayında bir sıkıntı yaşadık. Bütçe ödemeleri nedeniyle bu hastanelerin ödemelerinde bir aksama oldu, aralık ayında ve ocak ayında. Şimdi, bunların hepsini geçirmişiz, hepsini atlatmışız. Bütün hastaneler, bütün sağlık kurumları bugün verimli birer işletme haline geldi. İşte, bu, AK Partinin aydınlık zihniyetiyle oldu. Sizin gibi bu işlere ideolojik bakan, önyargılı bakan, Türkiye'yi otuz yıl geriden takip eden bir zihniyetle bunların olması mümkün değil.

Türkiye, bugün sağlıkta bir çağ atlamıştır. Bütün vatandaşlarımız, hizmeti alan, hizmeti veren, önyargısı olmayan, olaylara aklıselimle, serinkanlılıkla bakan her sağduyulu vatandaş bugün bunları görüyor, bu nimetlerden istifade ediyor. Hem sağlıkta hizmeti veren hem de sağlık hizmetini alan vatandaşımız bugün dünden daha mutludur, daha huzurludur. Özellikle hizmeti verenler belki biraz daha çok çalışıyor; ama, daha çok üretiyor, daha çok kazanıyor; daha çağdaş bir sağlık hizmeti veriliyor bu kurumlarda.

Yani, bundan hiç kimse rahatsız olmasın. Elbette, bunu derken, biz bütün problemleri çözdük, hastanelerde hiçbir problem kalmadı… Böyle bir şey demek mümkün değil. İşte, problemleri çöze çöze, önümüzdeki dikenleri, taşları ayıklaya ayıklaya, Türkiye'yi sağlık alanında da çağdaş, modern bir ülke haline getireceğiz. Bir taraftan, kamu sektöründe bu yeniden yapılanmayı sağlayacağız. Burada iddia edildiği gibi, Tabip Odalarının iddia ettiği gibi, tamamen sağlıktan devletin çekilmesi, kamunun çekilmesi; böyle bir şey asla aklımızın bir köşesinden dahi geçmemiştir. Kamu sektörü, elbette, sağlığın içerisinde olmalıdır. Özellikle, bunlar, önümüzdeki süreçte yerelleşerek devam etmeli; ancak, bir taraftan da, özel sektörü, özel sektörün dinamizmini, onların yatırım gücünü, istihdam gücünü de, verimlilik gücünü de bu sektörün içine almalıyız; dediğimiz budur, yaptığımız budur. Bunu derken, Sayın Başbakanımızın o dediği söz, her tarafta dillere pelesenk ediliyor.

Bakın, bugün Avrupa'nın pek çok ülkesine, bir İsviçre örneğine bakın, pek çok ülkesine bakın; değişik alanlarda, değişik modellerle dünyanın pek çok sermayesini ülkelerine çekmişlerdir. Türkiye neden bir sağlık turizminin merkezi olmasın. Ben, inanıyorum ki, Türk hekimleri bu yetenektedir, bu kabiliyettedir, bu çaptadır. Bunun dışında, Sayın Erdöl'ün de belirttiği gibi, nasıl biz dışarıya gidip denkliğimizi aldığımızda, çalışma iznimizi aldığımızda bir başka ülkede pek çok Türk hekimi çalışabiliyorsa, yabancı ülkelerden de bu vasıfları taşıyanlar gelsin, burada çalışabilsin; denilen budur. Bu, Türkiye'ye ne kazandıracak, işte bunun anlaşılması için biraz ufuk olması lazım, biraz vizyon olması lazım.

Bakınız, bugün, İstanbul'da, İzmir'de, Türkiye'nin önemli merkezlerinde pek çok özel hastaneler, Avrupa'dan yüzlerce, binlerce sağlık turizmcisi hastaları getiriyor, Türkiye'de tedavi ediyor, ameliyat ediyor, Türkiye'de tatil yaptırıyor ve Avrupa'nın yarı fiyatına, üçte 1 fiyatına bunları başarıyoruz. Bundan siz rahatsız mı oluyorsunuz?!

AHMET ERSİN (İzmir) - Bundan kimse rahatsız olmaz.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Bu artarak gelişsin istemiyor musunuz?! Türkiye, önümüzdeki…

AHMET ERSİN (İzmir) - Kim rahatsız olacak; kimse rahatsız olmaz.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Başbakanın sözünü de bu kapsamda ele alacaksınız. Önümüzdeki süreçte, önümüzdeki dönemde Antalya'da, Türkiye'nin Alanyasında, Marmarisinde, böyle, çok ciddî özel hastaneler, dünya çapında, Avrupa çapında verimli müesseseler…

AHMET ERSİN (İzmir) - Olsun…

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - …sağlık turizmini de işin içine katarak, Türkiye'nin hizmet sektörüne, sağlık sektörüne, gerekirse buralarda o akreditasyonu sağlayan yabancı hekimleri de istihdam ederek çalıştırsa, bundan siz rahatsız mı olacaksınız?! Türkiye bundan kayıp mı edecek?!

Bakınız, arkadaşlar, bu işlere böyle dar kalıplarla, dar kafalarla bakarsanız bir neticeye varamazsınız. İşte, geçmiş yıllarda yaşanılan hastanelerde rehin olayları, sigorta hastanelerinde kuyruklar…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET ERSİN (İzmir) - Yine var onlar Sayın Vekilim, o dediklerin yine var.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

Sayın Vekilim, bakınız, Türkiye'de bunlar artık asgarîye inmiştir. Üç senede, iki senede alınan mesafeler, fevkalade umut vericidir, fevkalade güzeldir. Kimse bu milletin başarılarını küçültmeye kalkmasın. Bu başarı, bu milletin başarısı. Lütfen, kıskançlıkla, hasetle yahut da başka duygularla, siyasî mülahazalarla, ne Tabipler Birliği ne muhalefet, hiç kimse, bu başarıları küçültmesin, görmezlikten gelmesin yahut da milletin gözünden kaçırmaya çalışmasın.

Eğer böyle devam ederseniz, biz de yolumuza böyle devam ederiz; siz o tarafta oturursunuz, biz de bu tarafta oturmaya devam ederiz. Bu millet bunları biliyor ve takdir ediyor. (AK Parti sıralarından alkışlar)

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Çok gördük orada oturanları!..

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Göreceğiz bakalım!..

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Evet, Sayın Başkanım…

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Çok gördük orada oturanları; şimdi Yüce Divandalar.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Bakınız, değerli arkadaşlarım…

Bir şey söyleyeceğim Sayın Başkanım, hemen bağlıyorum müsaadenizle.

Dün de burada, özellikle -yani, buradan bağlantı kurarak- YÖK meselesinde çok enteresan laflar edildi. Bakınız…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Hemen toparlıyorum Başkanım. Hemen… Bir cümle…

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Çerçi (AK Parti, Manisa). “Türk tabipleri birliği kanununda değişiklik yapılmasına dair (s.s.1069)”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 1 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-cerci-22-2006-03-01-turk-tabipleri-birligi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-s-s-1069 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
