# Sağlık hizmetleri temel kanunu, sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair (s.s.1247)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Çerçi (AK Parti, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim
- **Tarih:** 15 Şubat 2007
- **Gündem:** SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU, SAĞLIK PERSONELİNİN TAZMİNAT VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR (S.S.1247)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c146/b064/tbmm221460640557.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-cerci-22-2007-02-15-saglik-hizmetleri-temel-kanunu-saglik-personelinin-tazminat-ve-calism

> Mehmet Çerçi (AK Parti), 15 Şubat 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU, SAĞLIK PERSONELİNİN TAZMİNAT VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR (S.S.1247)); konuşma 1.043 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum. 1247 sıra sayılı Yasa Tasarısı'nın 14'üncü maddesi üzerine, şahsım adına huzurlarınızdayım.

Değerli arkadaşlar, yaklaşık üç haftadır bu kanunu konuşuyoruz, tartışıyoruz; çok çeşitli görüşleri dinledik, muhalefet partilerinden ve iktidar partisinden (bizim partimizden) arkadaşların düşüncelerini dinledik.

Ben şimdi şöyle, milletvekili olarak, sağlıkçı olmayan arkadaşlarımız, hem muhalefetten hem iktidar partisinden arkadaşlarımız, ya bu kanun neyi getiriyor, neler var bunun içerisinde diye bir özetlemek istiyorum beş dakika içinde. Ondan sonra, arkadaşlarımızın bu kadar söyledikleri -işte, insana ihanet ediyorsunuz, bu kanunda insan yok, Türkiye'ye yanlış yapıyorsunuz- acaba doğru mu yanlış mı, bir tartalım.

OSMAN ÖZCAN (Antalya) - Sizinki doğru mu yani?

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Bir; şimdi sekiz on tane, burada, temel madde var. Bir tanesi, bizim, tıpta malpraktis dediğimiz, yani, hekimlerin tıbbi uygulamaları sırasında yapılan bazı yanlış tedavilerin ya da yan etkilerin neticesinde, biliyorsunuz, Türk Ceza Kanunu'nda ağırlaştırılmış cezalar getirdik. İşin bir tarafı buydu. Tabii hastalarımız da, bundan etkilenenler, mağdur olanlar, mah- kemeye gidip ciddi tazminat davaları açıyorlar ve bunun karşılığında, bütün dünyada, gelişmiş dünyada bir standart var. Nedir o? Malpraktis yasası, yani, hekimlerin de kendilerini bu anlamda sigortalamaları. İşte, bunu getiriyor. Bir taraftan, yanlış yapılırsa cezası var, bir taraftan da hekimlerin de kendilerini güvenceye almaları ve böylece riskli hastalara, riskli vakalara daha rahat, daha huzurlu şekilde müdahale edebilmeleri var.

CANAN ARITMAN (İzmir) - Hekimler böyle bir şey istemiyor.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Başka ne var? İşte, bu yabancı hekim dedikleri... Bir madde var, Türkiye'de, yasalarda bir madde "Türkiye'de hekimlik yapmak için Türk olmak" diye bir madde. Evet, bu madde yanlış bir madde, bu zamanda bunun değişmesi gerekiyor.

MEHMET YILDIRIM (Kastamonu) - Türk olacak tabii.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Bunu değiştiriyoruz.

Kamuda çalışmak için, devlet memuru olmak için...

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Yabancı avukat olabiliyor mu?

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Dinleyin de öğrenin.

Devlet memuru olmak için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak gerekiyor.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Yabancı avukat olabiliyor mu?

BAŞKAN - Sayın Anadol, lütfen.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Burada bir problem yok. Yani, siz standartlarınızı koyarsınız.

CANAN ARITMAN (İzmir) - Hemşireyi niye dâhil etmiyorsunuz? Ebe yok. Ebeyi niye dâhil etmiyorsunuz?

BAŞKAN - Sayın Arıtman...

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Yeterli denklik sınavlarını yaparsınız, dil sınavından geçirirsiniz, nasıl Amerika yapıyorsa. İngiltere'de bugün hekimlerin yüzde 20'si Hint kökenlidir. İngiltere'de, gidin bakın. Bunu getiriyor.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Burası İngiltere mi ya?

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Orada beyin göçü var, beyin göçü.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Başka ne getiriyor? Şef, şef atamaları. Arkadaşlar diyor ki, şunu söylüyor, ben, burada günlerdir dinliyorum, aynen böyle, "Doçent ve profesör olanları siz sınavsız şef yapacaksınız." Ben, bunu doçent ve prof lar için zül sayarım. Adam doçent olmuş, profesör olmuş, tabii ki, sınavsız gelecek oraya, ama, bunun bir akademik jürisi kurulacak, bununla ilgili bir kurul kurulacak.

CANAN ARITMAN (İzmir) - İngiltere'de var mı böyle bir uygulama? Yok.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Akademik jüride, nasıl doçentlik sınavında bu jüriler kurulu- yorsa, burada jüriler kurulacak, jürinin verdiği neticede onların ataması yapılacak.

CANAN ARITMAN (İzmir) - Bak, örnek verdiğin İngiltere'de yok böyle bir uygulama. Sınava giriyorlar, sınavla oluyorlar.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Bir diğer madde, tıpta uzmanlık kurulu. Türkiye'de yıllardır uzmanlar çıkıyor, bununla ilgili bir kurul kurulması gerekiyor. Bu eksik, bunu getiriyor.

CANAN ARITMAN (İzmir) - Vahşi kadrolaşma!

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Bir başka madde, başhekimlerin statüleri. Arkadaşlar, ben sizin vicdanınıza ve aklınıza soruyorum: Kanun diyor ki: Başhekim olmak için ilgili dalda uzman ya da bir başka dalda doktora yapmış olmak, bu şartı getiriyor, yahut da bir doktor, yine, başhekim olabilmesi için bir ikinci alanda lisans, lisansüstü eğitim, master yahut doktora yapmış olmak. Ya, bun- dan siz rahatsız mı oluyorsunuz? Başhekimlerin statülerini, kalitelerini yükselten bir şey. Burada bir insan tanımlaması yok, genel bir hüküm getiriyor. Bu yanlış mıdır? Türkiye'nin standardını yükseltiyor, Türkiye'yi çağa taşıyor.

Bir başka madde anestezi teknisyenleriyle ilgili. Hekim olanlar biliyor, siz de biliyorsunuz. Türkiye'de bugün 800-900 tane hastane var. Anadolu'nun ücra yerlerinde, elli yıldır, belki yüz yıldır anestezi teknisyenleri, anestezi uzmanı olmadığı için insanlara uyutucu ilaç veriyor ve uyutuyorlar, öyle ameliyat yapılıyor. Bu hâlâ yapılıyor, AK Partiyle gelmedi. Yüz yıldır, iki yüz yıldır bu yapılıyor.

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Yani bu bir itiraf! Beş yıldır beceremediniz yani!

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Biz, buna bir yasa getiriyoruz. Diyoruz ki, eğer o ilçede, taşrada anestezi uzmanı yoksa, teknisyen anestezi narkozu veriyorsa, bunun, bir, hukuk nezdinde, sorumlusu olması lazım.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - İki yüz sene evvel anestezi var mıydı?

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Bunun sorumlusu kimdir? Cerrahi ameliyatı yapan doktordur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Çerçi, lütfen toparlayınız.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Dolayısıyla, yani, şimdi, hukukta bir boşluk var. Teknisyen narkoz veriyor, hukuki sorumlusu yok. Türkiye'nin gerçeği bu. Elli yıldır, anestezi uzmanı olmayan yerlerde anestezi verilmesi AK Partiyle başlamadı arkadaşlar.

Şimdi, sağlık, yine radyoloji teknisyenleriyle ve uzmanlarıyla ilgili bir şey getirdi. Çağdaş bir standart, Avrupa Birliğinin standardı. Kabul edin ya da etmeyin. Bu çağdaşlıktır. Bu, Türkiye'nin yönünü çağdaş dünyaya açmasıdır, sağlıktaki standartları taşımak.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Kalite düşüklüğü ne zaman standart oldu?

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Arkadaşlar, Berlin Duvarı yıkıldı.

Birileri gelmiş, demin bir arkadaşım, doktor, SSK'ların faziletlerinden bahsediyor, SSK hastanelerinin.

Arkadaşlar, Berlin Duvarı'nı tekrar inşa edemezsiniz. Bu değişim dalgası sizi de alır götürür.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Yapma ya!

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Bir başka arkadaş, kaymakamlık yapmış, buraya çıkıyor, sağlıkla ilgili konuşuyor. Buğdaydan bahsediyor, her şeyden bahsediyor.

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Konuşacağım tabii!

BAŞKAN - Sayın Kandoğan...

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Bu arkadaşı buraya...

BAŞKAN - Sayın Çerçi, lütfen maddeden bahsedin.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Her gün burada çıkıp Başbakanın aleyhine konuşuyor, o Başbakan bu arkadaşı Meclise taşımış.

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli) - Öyle mi?

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Ya, insanda bir vefa olur. Başka partiye gidebilirsin...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Çerçi, teşekkür ediyorum.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Yani, sözün yalama olduğu, her gün, her şeyi...

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Çerçi.

MEHMET ÇERÇÎ (Devamla) - Teşekkür edeceğim Sayın Başkan.

BAŞKAN - Teşekkür için ama sadece.

Buyurun.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Her gün her şeyi konuşmak mazeret midir, fazilet midir? Ben, çıkarım buradan tıptan konuşurum, bilimden konuşurum, eğitimden konuşurum, tarımdan... Ben, enerjiden anlamam. Herkesin bir hududu var, haddi var.

BAŞKAN - Sayın Çerçi, teşekkür eder misiniz.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla) - Kanun hayırlı olsun diyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Çerçi (AK Parti, Manisa). “Sağlık hizmetleri temel kanunu, sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair (s.s.1247)”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 15 Şubat 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-cerci-22-2007-02-15-saglik-hizmetleri-temel-kanunu-saglik-personelinin-tazminat-ve-calism (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c146/b064/tbmm221460640557.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
