# 2003 mali yılı bütçesinde 2 tur görüşmeleri

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Çiçek (AK Parti, Yozgat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim
- **Tarih:** 24 Mart 2003
- **Gündem:** 2003 MALİ YILI BÜTÇESİNDE 2 TUR GÖRÜŞMELERİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-cicek-22-2003-03-24-2003-mali-yili-butcesinde-2-tur-gorusmeleri

> Mehmet Çiçek (AK Parti), 24 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİNDE 2 TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 750 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET ÇİÇEK (Yozgat) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; Diyanet İşleri Başkanlığının 2003 malî yılı bütçesi hakkında, Grubum adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği gibi, Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilatı, cumhuriyetin ilk kurulan müesseselerindendir. 1920 yılında kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinde, Meşihat, Şer'iye ve Evkaf Vekâleti adıyla bakanlık olarak yer almıştır; 1923'te kurulan cumhuriyet döneminde de bu statü aynen muhafaza edilmiştir. 3 Mart 1924'te, bakanlık vasfı kaldırılmış ve 429 sayılı Kanunla, Başvekâlet bütçesine dahil ve Başvekâlete bağlı Diyanet İşleri Reisliği kurulmuştur; daha sonra, ismi Diyanet İşleri Başkanlığı haline getirilmiştir.

Diyanet İşleri Başkanlığı konumunun, gördüğümüz gibi, 1920'den itibaren kademe kademe gerilediğini, âdeta kaderine terk edildiğini görüyoruz. Bakanlık statüsünden başkanlık statüsüne indirilmiş; daha sonra da, Anayasa Mahkemesince, 633 sayılı Kanun Anayasaya aykırı bulunarak çeşitli maddeleri iptal edilmiştir. Kurum, genelgelerle, arada sırada çıkarılan kırık dökük kanunlarla ve kanun değişiklikleriyle idare edilmeye çalışılmaktadır.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye'nin 3 haneli köyünde bile, kadrolu kadrosuz temsilcisi bulunan, devletimizin en yaygın teşkilatlarındandır. 88 501 kadrolu personeli olan bu teşkilatımız, Kur'an kursları ve diğer müesseseleriyle, döner sermaye aracılığıyla, çeşitli Türk lehçelerinde ve Rusya'da, toplam 2 952 000 çeşitli eser ve broşürü dağıtan teşkilatımızdır; ayrıca, Türkiye Diyanet Vakfıyla müştereken Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Nahcivan, Romanya, Afganistan, Dağıstan, Kırgızistan, Bulgaristan'da ve ülkemizin çeşitli üniversiteleriyle işbirliği yaparak eğitimini sürdüren ilahiyat fakülteleri ve imam-hatip liseleriyle kardeş Türk cumhuriyetlerinde ve dünyanın çeşitli yerlerinde faaliyetlerini sürdürmektedir.

Atatürk'ün, kuruluşundan itibaren çok değer verdiği bu güzide teşkilatın, bugün, maalesef, devlet protokolündeki yeri 76 ncı sıradır. Ülkemizin dinî, siyasî, kültürel, ahlakî, ekonomik her türlü problemlerinin çözümünde, ayrıcalığın her türlüsünün ortadan kaldırılmasını hedeflemiş, önyargıdan uzaklaşmış, özgür, dinamik, gerçekçi düşünebilen, asrın imkânlarının tamamını kullanarak ülkemizin dinî problemlerini çözme imkân ve kabiliyetinde, iyi yetişmiş, özü sözü bir, inandığı gibi yaşayan, dürüst ve gerçekçi, ülkesini ve ülkesinin bütün insanlarını hiçbir ayırıma tabi tutmadan özvarlığı gibi sevebilen, her türlü radikallikten uzak, dengeli, bilgisi ve becerisiyle halkı her konuda aydınlatabilen, hayatı ve yaşayışıyla insanlara örnek olan bir din adamı kadrosuna, her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. 1683 Viyana bozgunundan beri devam eden mağlubiyetlerimizin temelinde, millete rehberlik iddiasıyla ortaya çıkan ehliyetsiz ve samimiyetsiz kadroların hissesinin büyük olduğunu hepiniz biliyorsunuz.

Saygıdeğer milletvekilleri, bazı değerler vardır; bu değerler toplumun ortak malıdır, bu değerlerde toplumun istisnasız her bireyinin eşit hak sahibi olduğunu biliyoruz. Türkler, Müslüman oldukları tarihten itibaren, İslamı sadece yaşamakla kalmamışlar, bütün dünyada en doğru şekilde anlaşılmasını ve yaşanmasını temin etmişlerdir. Bunu, Türkler aracılığıyla Müslüman olmuş ülkelerin İslamı yaşamak ve anlamaktaki farklılıklarında görebilirsiniz. İslamiyetin siyasî, kültürel, ahlâkî, ekonomik konularda oluşturulan müesseselerinin en güzide örneklerini Türkler aracılığıyla dünyaya tanıtmışlardır.

Türk-İslam kültürünün hayat buluşu, Türk Milletinin yaşadığı her şeyi, istisnasız her şeyi İslama uygun hale getirmesiyle yepyeni bir hayat nizamı oluşmuştur. Tarih tetkik edilecek olursa tüm ilahî dinler ve bu dinlerin tahrif edilmeyen prensiplerini bünyesinde özümlemiş olan İslam dini, insanlığın barış ve mutluluğu için gönderilmiştir.

Saygıdeğer milletvekilleri, bu din, sahih akidesi, engin adalet anlayışı, yüksek moral ve ahlâkî değerleriyle hakka ve haklılığa saygılı, gerçek kardeşlikten ve özgürlükten yanadır, barıştan yanadır. Müslümanlık, insanların dün olduğu gibi bugününü ve geleceğini, insanlığın ortak paydası olmaya devam edecek şekilde düzenlemiştir. Böyle mükemmel bir dinin, son dinin, Müslümanlığın müntesibi olmamız yetmez; onu, bütün insanlara dün olduğu gibi bugün de en mükemmel şekilde taşımamız gerekir. Bunun için Diyanet teşkilatımızın madden ve manen eğitilmiş kadrolarıyla çok güçlü olması gerekir.

Bütçesine bakınız; bütçenin genel toplamı 771 trilyon; bu bütçenin 754 trilyonu personel giderlerine gitmektedir, ancak 4 trilyonluk yatırım planlanmış, proje yatırımları ise maalesef yok.

Şimdi, Türkiye üzerinde emelleri olan teşkilatların, Türkiye üzerindeki malî harcamalarına bakalım. Hıristiyan Misyonerlik Teşkilatının, Vatikan, merkezî Anadolu ve Türk cumhuriyetleri için ayırdığı para 1997 itibariyle 200 milyar dolar. Buna ilaveten, her yıl, 2 milyar İncil ücretsiz dağıtılıyor. Sadece bu bölgelerde 4 000 000 misyoner, aktif olarak faaliyet gösteriyor sayın milletvekilleri. Bizim din görevlilerimiz, namazlarını kıldırıp evlerine giderken, dinî görevlerinin camide başlayıp camide bittiğini zannederken, 4 000 000 misyoner, fert fert kapı çalıyor, muharref bir dini, Hıristiyanlığı yaymaya çalışıyor. Devlet televizyonu dahil, özel televizyonlarımızda, reyting elde etmek için, dinimizin en kutsal müesseseleri, ahlakî değerlerimiz, kültürel varlığımız, yerli yersiz, sorumsuz kişilerce, paparazzi programı üslubuyla tartışılırken; Kiliseler Birliğinin denetiminden geçmiş programlarla, çizgi filmlerle, tiyatro eserleriyle, 3 400 radyo ve televizyon istasyonuyla, İslam ülkelerinde, insanlarımızın beyni yıkanmaya çalışılıyor. 2000 yılında harcanan paranın 200 milyar dolar olduğu ifade ediliyor, radyo ve televizyon istasyonları adedinin, 2000 yılında 4 000 olduğunu, misyoner adedinin ise 6 000 000'a ulaştığını tespit ediyoruz.

Misyoner teşkilatlarının 2025 yılına kadarki programı ise; 870 milyar dolar harcanacak, 10 000 radyo ve televizyon istasyonu propaganda yapacak, 250 çeşit kitap dağıtılacak, 7 000 000 misyoner faaliyet gösterecek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Çiçek (AK Parti, Yozgat). “2003 mali yılı bütçesinde 2 tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-cicek-22-2003-03-24-2003-mali-yili-butcesinde-2-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
