# 18 mart zafer haftası nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Daniş (AK Parti, Çanakkale)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim
- **Tarih:** 13 Mart 2003
- **Gündem:** 18 MART ZAFER HAFTASI NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-danis-22-2003-03-13-18-mart-zafer-haftasi-nedeniyle

> Mehmet Daniş (AK Parti), 13 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 18 MART ZAFER HAFTASI NEDENİYLE); konuşma 891 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET DANİŞ (Çanakkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 12-18 Mart Zafer Haftası ve Çanakkale Geçilmez Destanının yazılışının 88 inci Yıldönümü münasebetiyle söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

18 Mart 2003 tarihi, Çanakkale Zaferimizin 88 inci Yıldönümüdür. 12-18 Mart tarihleri arasındaki hafta da, Zafer Haftası olarak kutlanmaktadır. Mehmet Âkif'in mısralarıyla ölümsüzleşen Çanakkale Zaferi ve Savunması, milletimizin çelikleşmiş iradesini ve mücadele azmini ortaya koyan bir kahramanlık destanıdır.

Üzerinden 88 yıl geçmesine rağmen, Çanakkale Zaferi, 18 Mart tarihi zihnimizde her zaman tazedir. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, 253 000 vatan evladı, gül bahçesine girercesine şahadet şerbetini içmiştir. Üzerinden 88 yıl geçmesine rağmen, Çanakkale Zaferi, Mehmet Âkif'in dizeleriyle zihnimizde her zaman tazedir. "Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan, şüheda!" nidalarıyla hepimizin zihinlerinde tazedir.

Yine, Mehmet Âkif'in hisleriyle tazedir:

"...Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,

Bir hilâl uğruna yâ Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!

Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer

Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor tevhidi...

Bedr'in aslanları ancak bu kadar şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın

'Gömelim gel seni tarihe' desem sığmazsın..."

Milletlerin tarihinde, var olma mücadelesi ve dönemleri olmuştur. Bizim tarihimizde de Çanakkale direnişinin ve zaferinin böylesine önemli bir rolü vardır. Binlerce, yüzbinlerce memleket evladı, vatanı için, toprakları için burada şehit olmuştur. Anadolumuzun her köşesinden, bütün aile ve ocaklarından yüzbinlerce şehidimizin canı pahasına kazanılan bu zafer, millî şuuru perçinleyen ve ordusuyla bütünleşen milletimizin nelere kadir olacağını gösteren bir zafer olarak tarihe geçmiştir.

Mehmet Âkif, Çanakkale şehitlerine ithaf ettiği şiiriyle, bu zaferi milletimizin ruhunda ölümsüzleştirmiştir. Türk Milletinin benliğinde var olan vatan ve bayrak sevgisini Çanakkale kahramanlarıyla özdeşleştirerek, bu şiiriyle, milletimize bir kahramanlık destanı armağan etmiştir.

Çanakkale şehitleri için ne kadar övücü sözler söylenilse yine azdır. Mehmet Âkif'in deyişiyle:

"Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât,

Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...

Ey, şehid oğlu şehid, isteme benden makber,

Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber..."

Tabiî ki, bu müjde, bütün şehitlerimize, gazilerimize elbette yeter ve bu kadar takdire layık, hürmete layık insanlardır.

Bu vesileyle, vatanı için şehit düşmüş tüm şehitlerimizi, gazilerimizi, Anafartalar Cephe Komutanı Miralay Mustafa Kemal Paşayı ve cephe arkadaşlarını, bir gecede Çanakkale Boğazının baştan başa mayınlarla döşetilme emrini veren Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşayı, bu emri yerine getiren Nusret Mayın Gemisinin Kaptanı Tophaneli Hakkı'yı ve Seyit Çavuşu, İstiklal Marşımızın büyük Şairi Mehmet Âkif'i hürmetle ve rahmetle yâd ediyoruz. Allah hepsinin mekânını cennet etsin.

Değerli arkadaşlar, istiklâl marşları kolay yazılmıyor; uzun, yorucu, öldürücü şartlar, canhıraş çabalar, ümitler, beklentiler, korkular... Bunların hepsi bir arada, bütün milletin tek yürek olarak kadınıyla, erkeğiyle, kızıyla, çocuğuyla, genciyle, yaşlısıyla, istiklâl ve kurtuluş sevdasının verdiği ateşle verilen bir mücadelenin neticesinde şehitler verilmiş ve koca bir asrın destanı Çanakkale topraklarında yazılmıştır.

Çanakkale Zaferiyle ilgili birçok şiir yazılmıştır. Yine, Şair Ömer Sağlam'ın şiirinden bir iki mısraını okuyarak sözlerime devam etmek istiyorum:

"Dinle çocuğum, Çanakkale; tarihte,

Çakalların, aslana çattığı yerdir.

Bir hilal uğruna binlerce güneşin,

Nûş eyleyip toprağa battığı yerdir.

Vatan için, millet için civanların,

Canlarını Allah'a sattığı yerdir.

Er meydanına çıkıp da yiğitlerin,

Tarihlere şeref, şan kattığı yerdir.

Türk Milletindeki o engin sevginin,

Düşmanını bile kuşattığı yerdir.

Eğer şimdi rahatsan borcun vardır atana,

Haydi öde borcunu çalışarak vatana.

Şu Boğaza baksana nasıl coşkun akıyor,

Karşıki tepelerden biri sana bakıyor.

Sana bu son öğüdüm, takdir deyip unutma,

Yüreğini sağlam tut, beyni sakın uyutma.

Düşmanların çok senin; orada, burada, her yanda...

Yurda sahip çıkmazsan bil ki elim yakanda!.."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

MEHMET DANİŞ (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, müttefik donanmasına komuta etmiş olan İngiliz Amiral Hamilton'un İngiliz Kralına söylediği şu söz çok anlamlıdır: Kral sormuş Hamilton'a "niye mağlup olduk?" Demiş ki: "Majesteleri, biz, Çanakkale'de öyle bir askerle çarpıştık ki, o asker, namlunun ucuna baktığında cennetteki makamını görüyordu."

Hiç şüphesiz ki, Çanakkale Zaferinden alınacak dersler vardır. İnanıyorum ki, bu ruhu, bu vatan sevgisini, bu fedakârlığı ve vatanı canından daha çok sevme anlayışını gelecek nesillere taşımak bizim boynumuzun borcudur.

Meclisimiz, bu tarihî zaferin önemine binaen kabul ettiği 3972 sayılı Yasayla, Çanakkale'yi "Çanakkale Geçilmez" altın madalyasıyla onurlandırmıştır.

Sayın milletvekilleri, bu savaşlar sırasında, özellikle "silahım yok" denildiği zaman, ona "silahın olmayabilir; ben, sana, savaşı kazanmayı değil, ölmeyi emrettim" diyen bir zihniyetin, özellikle bir kumandanın eşsiz askerî dehasının en güzel şekilde gerçekleştirildiği bir zafer gününü yaşıyoruz. Onun içindir ki, Türk tarihi, Çanakkale harplerini ve Çanakkale Zaferini her zaman minnetle anacak ve gelecek nesillere de örnek bir tarih olarak aksettirecektir.

Bu anlayış içerisinde, sözlerimin sonunda, şehitlerimizi ve gazilerimizi, cephedeki ve cephe gerisindeki tüm isimsiz kahramanları bir kez daha minnetle anıyor ve başta Atatürk olmak üzere, bütün Mehmetçiklerimize şükranlarımı sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, bu savaşın olduğu yerler, başta Gelibolu Yarımadası olmak üzere, birçok yönden önemlidir. Burası, bizim için ulusal birlik ve bütünlüğümüzün simgesi haline gelmiştir. Şehitliklerde, Yozgatlısı, Hakkârilisi, Trabzonlusu, Adanalısı, ülkenin her yanından, hatta Yemen'den, Bosna'dan gençler koyun koyuna yatmaktadırlar.

Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkının, diğer millî parklardan ayrı olarak özel bir kanunla düzenlenmesi, Gelibolumuzun manevî ve tarihî değerine özel bir atıf yapmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk, Gelibolu'nun uluslararası niteliğine "Uzak memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız, bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır..." sözleriyle ışık tutmuştur.

Gelibolu Millî Parkını "uluslararası barış parkı" ilan etmeliyiz: Bu konu, özellikle uluslararası platformda da çok dikkatle izlenmektedir.

Bu duygu ve düşüncelerle Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Daniş (AK Parti, Çanakkale). “18 mart zafer haftası nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 13 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-danis-22-2003-03-13-18-mart-zafer-haftasi-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
