# Çanakkale zaferi münasebetiyle ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Daniş (AK Parti, Çanakkale)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim
- **Tarih:** 17 Mart 2005
- **Gündem:** ÇANAKKALE ZAFERİ MÜNASEBETİYLE İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-danis-22-2005-03-17-canakkale-zaferi-munasebetiyle-ilgili

> Mehmet Daniş (AK Parti), 17 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇANAKKALE ZAFERİ MÜNASEBETİYLE İLGİLİ); konuşma 517 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET DANİŞ (Çanakkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tarihe altın harflerle geçen Çanakkale Zaferinin 90 ıncı yıldönümü münasebetiyle söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Doksan yıl önce Çanakkale'de bir destan yazan şehitlerimizi minnet, şükran ve rahmetle anıyoruz.

20 nci Yüzyılın başlarında dünya egemenlerinin sömürge paylaşımındaki anlaşmazlıkları insanlığı büyük bir savaşla karşı karşıya getirmiştir. Bu savaşta, hasta adam olarak nitelendirdikleri Osmanlı Devletinin varlığına son verilecek, şark meselesinin en önemli adımı ve bugün yeni dünya düzeni olarak tanımlanan sistemin temelleri de atılmış olacaktı.

Birinci Dünya Savaşı başladığında savaşabilecek ekonomik ve teknolojik güçten yoksun olan Osmanlı Devleti yanlış politikalar sonucu kendini bu savaşın içinde bulmuştur. Dünyanın her noktasında haklarının olduğunu düşünen 20 nci Yüzyılın sömürgeci devletleri Osmanlı Devletini savaşdışı bırakıp kirli emellerine ulaşabilmek için sömürdükleri coğrafyaların insanlarıyla çıkmışlardı Çanakkale'de Mehmetçiğin karşısına. Ekonomik ve teknolojik güçleriyle tüm hedeflerine ulaşabileceklerini düşünenlerin gözden kaçırdıkları ve planlamadıkları bir şey vardı, o da, vatanları için canlarını vermeyi kazanılmış en büyük zafer sayan yüzbinlerce Mehmetçiğin varlığını.

Çanakkale Savaşları, saldıran çeliğe ve ateşe karşı etin ve kemiğin kendini savunmasıdır. O kadar çetin bir savaş yaşanıyordu ki, Mustafa Kemal "ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek sürede yerimize yeni subaylar ve askerler gelebilir" komutuyla Mehmet Âkif ise bir şiirinde:

Öteden saikalar parçalıyor âfakı

Beriden zelzeleler kaldırıyor amakı

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin

Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin" diyerek bu durumu açıkça ortaya koymuşlardır.

İstanbul ve Anadolu'nun en seçkin liselerinin öğrencileri gönüllü olarak Mehmetçiğin imdadına koşmuş ve büyük bölümüyle de burada şehit olmuşlardır. Mustafa Kemal'in "biz Çanakkale'ye bir darülfünun gömdük" sözü de bu durumu işaret etmektedir.

Çanakkale bir ölüm kalım savaşıdır. Bütün bir milletin, mutlaka, zafere odaklanmış bir şekilde "ya istiklal ya ölüm" kararının verilişidir. Vatanın kapısına dayanmış ve tüm kutsalları tehdit eden düşmana "dur" denilmesidir.

"Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın,

Bu toprak bir devrin battığı yerdir.

Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,

Bir vatan kalbinin attığı yerdir."

Çanakkale'nin toprağına, dünyanın belleğine kazınan bu mısralar, sömürgecilerin silahla her zaman sonuç alamayacaklarını, Çanakkale'nin mağlubu Churchill'in "Anlamıyor musunuz; biz, Çanakkale'de Türklerle değil, Allah ile savaştık. Tabiî ki yenildik" ifadesi de doğrulamaktadır.

Çanakkale'de Mehmetçiğe karşı savaşmış İngilizler, Londra'da Mehmetçik heykelleri dikiyorlarsa; Anzaklar, her yıl Çanakkale'de Mehmetçiğin mezarlarını da ziyaret ediyorlarsa, bu savaş, insanlığın son insanî savaşıdır. Çanakkale'de, Mehmetçik, dünyaya sadece savaş dersi değil, aynı zamanda insanlık dersi de vermiştir.

"Gelsin insan olan hisse kapmaya,

Toprak seccadede Hakka tapmaya,

Çanak çömlek değil, vatan yapmaya,

Toprağın al kanla boyandığı yer.

Çanakkale savaşlarında Mehmetçiğin kazandığı zafer, dünya tarihinin akışını da önemli ölçüde etkilemiştir. Dünya, artık, savaşların, toplumların vicdanlarını kanattığını, nesillerin belleğinde derin izler bıraktığını görmeli, barışı ve kardeşliği esas alan birliktelikleri Çanakkkale'den ders çıkararak oluşturmalıdır.

Sözlerime, Çanakkale'de savaşan yiğitlerin mertebesini en güzel ifade eden Mehmet Âkif'in mısralarıyla son vermek istiyorum:

"Sen ki asara gömülsen taşacaksın... Heyhat,

Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihan

Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,

Sana ağuşunu açmış, duruyor Peygamber."

Ümitsiz değiliz. 18 Mart 1915, Çanakkale, Türkiye Cumhuriyetinin önsözüdür. O güzel insanlara ve hatıralarına layık olmaya çalışıyoruz; ruhları şâd olsun. Aziz Türk Milleti ilelebet payidar kalacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle, Yüce Meclisimizi ve Aziz Türk Milletini saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Daniş (AK Parti, Çanakkale). “Çanakkale zaferi münasebetiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 17 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-danis-22-2005-03-17-canakkale-zaferi-munasebetiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
