# Çin halk cumhuriyeti sincan uygur özerk bölgesi'ndeki olayların yıl dönümü münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ekici (MHP, Yozgat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim
- **Tarih:** 6 Temmuz 2010
- **Gündem:** ÇİN HALK CUMHURİYETİ SİNCAN UYGUR ÖZERK BÖLGESİ'NDEKİ OLAYLARIN YIL DÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ekici-23-2010-07-06-cin-halk-cumhuriyeti-sincan-uygur-ozerk-bolgesi-ndeki-olaylarin-yil-do

> Mehmet Ekici (MHP), 6 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇİN HALK CUMHURİYETİ SİNCAN UYGUR ÖZERK BÖLGESİ'NDEKİ OLAYLARIN YIL DÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 638 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET EKİCİ (Yozgat) – Sayın Başkanı ve Genel Kurulu hürmetlerimle selamlıyorum.

26 Haziran 2009 tarihinde Çin’deki bir fabrikada zorunlu olarak çalıştırılan Doğu Türkistanlı Uygur kızlarına Çinli işçilerin tacizde bulunmaları ve tecavüze yeltenmelerinin ardından başlayan ve katliama dönüşen saldırının failleri hakkında hiçbir adli işlem yapılmaması üzerine, Doğu Türkistan halkının demokratik tepkilerini ortaya koymak üzere 2009 yılı 5 Temmuz günü Urumçi’de düzenlenen masum demokratik hak arayışı, maalesef, kanlı bir şekilde bastırılmıştır. Bu olayların yıl dönümünü yaşıyoruz. Hedef göstermeksizin açılan gelişigüzel ateş sonucu, binlerle ifade edebileceğimiz çok sayıda masum insan katledilmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak, Doğu Türkistan gençlerinin insani hak arayışlarının orantısız ve aşırı güç kullanılarak şiddetle bastırılmasını ve yargısız infazların sürdürülmesini şiddetle protesto ediyoruz.

Sayın milletvekilleri, 1955 yılında Doğu Türkistan Uygur Özerk Bölgesi kurulmuş, bölgede Uygurca resmî dil olarak kabul edilmiş ve Uygurca eğitim ve yayın konusunda geniş özgürlükler tanınmıştır, ancak Pekin, 1955’ten günümüze kadar bu hakların kullanılması noktasında sınırlamalar getirmeye, hatta bazılarını geri almaya başlamıştır. Çin’in 1949’dan 2010’a kadar Doğu Türkistan Bölgesi’nde uyguladığı politikalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Uygurların siyasal, toplumsal ve ekonomik açıdan bir ayrıcalığa tabi tutulduğu ve eşit vatandaşlar olarak görülmediği anlaşılmaktadır.

Sayın milletvekilleri, Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türklerinin temel sorunlarını saymak gerekirse; Uygurca eğitim verilen okulların kapatılması, din ve ibadet özgürlüğünün kısıtlanması, Türk-İslam eserlerinin tahrip edilmesi, ekonomik ayrımcılık, hızla artan Çinli göçmen sayısı, aile planlaması ve zorunlu kürtaj ile 11 Eylül olayları sonrasında Uygur Türklerine dönük ayrılıkçı terörist suçlaması ve bunu takip eden idamlar olarak sayabiliriz.

Peki, bu konuda Türkiye nasıl bir politika izlemelidir? Ankara ikili ilişkilerde sürekli olarak “Uygurlar Türkiye ile Çin arasında dostluk köprüsü olsun.” söylemini kullanmaktadır. Burada Türkiye'nin dostluk köprüsünden kastı, Uygurların kendi kültür ve geleneklerini koruyarak Çin’in kalkınması ve güçlenmesi için çalışmalarının sağlanmasıdır. Ancak gelinen noktada, köprünün Çin ayağında ciddi sıkıntılar olduğu görülmektedir.

Ankara, Pekin’le yapıcı bir diyalog kurarak Uygurlara yönelik olarak uyguladığı azınlık politikasının yanlışlığını göstermeye çalışmalıdır. Eğer Pekin, Uygurların eşit vatandaşlar olması için gerekli adımları atarsa Ankara da Uygurların Çin’in gönüllü vatandaşları olması için elinden geleni yapacağını vurgulamalıdır. Ankara’nın, Pekin’in güçlenmesi noktasında hiçbir endişesinin bulunmadığı ve Çin’le daha sıkı bir siyasi iş birliğinin arzulandığı anlatılmalıdır. Siyasi, askerî ve ekonomik açıdan giderek güçlenen Çin’in kendi içindeki azınlıklarla sorunlu bir ülke görüntüsü vermesi hâlinde, etrafında irili ufaklı komşu devletlerin Pekin’den ciddi tehdit algılayacakları ve ona karşı ittifaklar geliştirebilecekleri anlatılmalıdır. Ayrıca, Uygur Türklerinin yaşadığı insani sorunların uluslararası platforma taşınması gereklidir. Türkiye'nin konuyu Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği gibi alanlarda dile getirmesi, azınlık sorunlarının uluslararası alana taşınmasına alışkın olmayan Çin’i fazlasıyla ilgilendirecektir. Çin, Batılı emperyalistlerden farklı olduğunu ve güçlendiği takdirde kendi ülkesinde Uygurlara ve Tibetlilere karşı uyguladığı saldırgan politikaları başka ülkelere uygulamayacağını bütün dünyaya anlatmak zorundadır. Çin’in bir başka zorunluluğu da imkân ve kapasitesini bütün insanlığın geleceğinin mutluluğu için harcamak zorunda olmasıdır.

Sayın milletvekilleri, Çin’de Türkiye'nin ekonomik faaliyetlerinin ötesinde -bu olaylar sadece ekonomik olarak adlandırılmamalıdır- Urumçi’de başkonsolosluk açılması, Doğu Türkistanlıların vize probleminin aşılması için çalışılması, TİKA’nın Kaşgar’da temsilcilik açması, Uygurların sosyokültürel yapısının ortaya çıkarılması, 1955 özerklik anlaşmasıyla Uygurlara tanınan tüm siyasi, kültürel ve sosyal hakların iade edilmesi…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Ekici, konuşmanızı tamamlayınız.

MEHMET EKİCİ (Devamla) - …din ve ibadet özgürlüğü üzerindeki engellerin kaldırılması, Urumçi ve Kaşgar’da Türkiye'nin iş merkezleri açması, üniversitelerde öğrenci değişimi, Türk Millî Eğitim Bakanlığı ve yükseköğretim kurumlarında Doğu Türkistanlı öğrenciler için kontenjan ayrılması gibi konuları mutlaka Türkiye düzenlemelidir.

Sonuç olarak Doğu Türkistan sorununun çözüme kavuşması için Türkiye aktif görev almalıdır. Son olaylar gösterdi ki sorunu yok sayarak yürütülecek politikalar Türkiye'yi konunun dışında tutmayacaktır. Urumçi olaylarının diğer dünya devletleri bir yanda dururken Çin ve Türkiye’yi karşı karşıya getirmesi, Türkiye'nin direkt olarak bu sorunun bir tarafı olduğunu gözler önüne sermiştir. Millî ve manevi tarihi Türkiye’ye bu sorumluluğu yüklemektedir ama maalesef Türk Dışişleri, Çin’e bir heyet göndermeyi bile başaramamıştır.

Son söz olarak şunu söylüyorum: Gazze’ye, Hamas’a ve İsrail’e gösterdiğimiz ilginin onda 1’ini Hükûmetten ve Türk Dışişlerinden Doğu Türkistan’a göstermesini talep ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ekici (MHP, Yozgat). “Çin halk cumhuriyeti sincan uygur özerk bölgesi'ndeki olayların yıl dönümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim tutanağı, 6 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ekici-23-2010-07-06-cin-halk-cumhuriyeti-sincan-uygur-ozerk-bolgesi-ndeki-olaylarin-yil-do (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
