# Gazeteci Alican Uludağ’a, Adalet Bakanının ilk tercihine ve avukatlık mesleğine, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin Türkiye’yi de içine alan beyanatına ve Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’ne ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim
- **Tarih:** 24 Şubat 2026
- **Gündem:** Gazeteci Alican Uludağ’a, Adalet Bakanının ilk tercihine ve avukatlık mesleğine, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin Türkiye’yi de içine alan beyanatına ve Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’ne ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=142483
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-emin-ekmen-2026-02-24-gazeteci-alican-uludaga-adalet-bakaninin-ilk-tercihine-ve-avukatlik

> Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol), 24 Şubat 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Gazeteci Alican Uludağ’a, Adalet Bakanının ilk tercihine ve avukatlık mesleğine, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin Türkiye’yi de içine alan beyanatına ve Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’ne ilişkin açıklaması); konuşma 493 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyoruz.

Mutat olduğu üzere burada haftalık gündeme dair değerlendirmeler yapılıyor ve biz, hiçbir hafta olmuyor ki Türkiye'de hukuk, adalet, özgürlük alanlarına dair sorunları burada ifade etmek durumunda kalmayalım. Bu hafta da birçok başlık söz konusuydu ama gazeteci Alican Uludağ'ın gazetecilik faaliyeti nedeniyle Cumhurbaşkanına alenen hakaretten tutuklanmış olması, gerçekten basın özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün artık tamamen ortadan kalktığı bir duruma işaret ediyor. Üstelik bu hafta yani geçtiğimiz hafta Mecliste komisyon üyesi partilerin neredeyse oy birliğiyle ve büyük bir çoğunlukla bu konulara vurgu yapan bir düzenleme henüz yenice yayınlanmış idi. Gerçekten savcıların Cumhurbaşkanına hakaret ve bununla da yetinmeyerek Cumhurbaşkanına tehdit suçlarını nasıl tasnif ettikleri ve bu tasnifin gerçekten Cumhurbaşkanının şahsi manevisini mi koruduğu yoksa ülkedeki hukuk, adalet, özgürlük açığını çarpıcı bir şekilde mi ortaya koyduğu konusunda bir muhasebeye davet ediyoruz.

Tabii, Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek görevine başladı, memleketimiz için hayırlı olsun dedik her ne kadar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul yargı çevresi pratiği bu konuda bizi kaygılandırıyor olsa da. Adalet Bakanlığı, kendisinin de ifadesiyle, 86 milyona hizmet vermeyi hedefleyen bir birimdir, bir bakanlıktır ve ülkemizde hukuka, adalete ve yargı faaliyetlerine güvenin ne kadar düşük seviyelere gerilediği de ortadadır. Tabii ki pratikten gelen bir Sayın Bakanın öncelikle pratikte gördüğü hukuk, adalet, özgürlük alanındaki zorlukları ifade etmesi beklenirdi ama Sayın Bakan ilk tercihini savunma hakkının kısıtlanması yönündeki bir konuyu gündeme getirerek kullanmıştır ve maalesef, bu kaygıları ve bu endişeleri teyit etmiştir. Tabii, İstanbul yargı çevresi içerisinde ve bizzat kendisinin yargı mensubu olduğu dönemde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamayan bir Bakanın savunma hakkını kısıtlarken AİHM kararlarına referans vermesi de ancak Türkiye ölçeğinde yaşanabilecek bir ironi olabilirdi; Sayın Bakan savunma hakkının kısıtlanması hususunu değerlendirirken AİHM kararlarına referans vermiştir.

Sayın Başkanımız, siz Adalet Bakanlığı yaptınız; Mecliste avukatlık mesleği her zaman kuvvetli bir şekilde temsil edilen bir meslek oldu ve AK PARTİ sıralarında da avukatlık mesleğini yapan çok kıymetli hukukçu arkadaşlar var. Buradan Sayın Gürlek'e savunma mesleğini geliştirecek yerde geriletecek bir adımı atmasını aklından dahi geçirmemesini tavsiye ediyoruz.

AK PARTİ'li arkadaşlara da bir gün herkesin bir avukata ihtiyacı olacağı inancından hareketle, zaten meslek onuru açısından oldukça örselenmiş, silahların eşitliği ilkesinden uzak bir yere itilmiş, adliyelerde hâkim ve savcılarla görüşme imkânı elinden alınmış, çok sayıda meslek mezununun piyasadaki varlığı nedeniyle mesleki kaygıların çok gerilediği bir meslek hâline dönüşmüş avukatlık mesleğinin bir de görüş hakkının kısıtlanarak savunma hakkında yeni bir gedik açılmasına izin verilmemesi gerektiğini ifade etmek istiyoruz.

Sayın Başkanım, geçen hafta yaşanan gelişmelerden biri de ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'taki bir ibareye atıfta bulunarak Türkiye'yi de içine alacak bir şekilde Nil'den Fırat'a tüm toprakların İsrail'in hakkı olduğuna dair beyanatı oldu. Doğrusu, bir büyükelçi deyip geçebilirdik ama Trump'ın ekibinden buraya özel olarak belirlenmiş bir isim; kendisi bir evangelist ve Hristiyan siyonist. Bu yaptığının, bir dil sürçmesi değil bir politik tutum olduğunu ortaya koymamız, tespit etmemiz gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir kısım başka devletlerle birlikte ortak bir açıklamaya imza attı ama ben bunun yetersiz olduğunu düşünüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin). “Gazeteci Alican Uludağ’a, Adalet Bakanının ilk tercihine ve avukatlık mesleğine, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin Türkiye’yi de içine alan beyanatına ve Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’ne ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 24 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-emin-ekmen-2026-02-24-gazeteci-alican-uludaga-adalet-bakaninin-ilk-tercihine-ve-avukatlik (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=142483

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
