# Genel Kurul · Açıklamalar

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim
- **Tarih:** 5 Kasım 2026
- **Gündem:** AÇIKLAMALAR
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149643
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-emin-ekmen-2026-11-05-aciklamalar

> Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol), 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AÇIKLAMALAR); konuşma 767 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkan, sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bugün önceki Başbakanlarımızdan Sayın Bülent Ecevit'in vefatının 20'nci yıl dönümü. Sayın Ecevit, Türk siyasi tarihinde Çalışma Bakanı iken grev ve toplu sözleşme hakkının yasaya girmesi, Erbakan Hocayla birlikte Kıbrıs Barış Harekâtı'nı yönetmesi ve defalarca uğradığı yasaklara ve haksızlığa rağmen direngenlik göstererek partisini iktidar yaparak siyasi parti hayatını tamamlamasıyla anılacak. Geriye dönüp baktığımızda, birçok politik tartışma yapılabilir ama Sayın Bülent Ecevit hakkında bugün çokça ihtiyaç duyduğumuz iki kelime ifade edebiliriz: Bir: "Dürüsttü." İki: "Zenginleşmedi." Bunun, bütün siyasetçiler için önemli bir örnek olduğunu düşünüyoruz.

Kendisini ve Hanımefendi Rahşan Ecevit'i saygıyla anıyoruz.

Sayın Başkanım, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Fakültesinde çok ciddi sıkıntılar var; ödenekler çalışanlara aktarılmıyor veyahut da ödenek yetersizliği var. Taban ödemeler dahi düzenli olarak ödenmiyor. Fazla mesai ücretleri neredeyse hiç ödenmiyor. Personel yetersiz ve ağır iş yükü altında. Gece gündüz demeden, fedakârca hizmet sunan sağlık çalışanları maalesef görmezden geliniyor. Borcunun 2,2 milyar seviyesinde olduğu anlaşılıyor. Bu neredeyse Fatma Betül Sayan Kaya'nın haksız kazancı kadar bir rakam tabii. Hastanenin mali yapısıyla ilgili sorunların şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması ve sağlık emekçilerinin mağduriyetlerinin giderilmesi noktasında, Hemşireler ve Tüm Sağlık Profesyonelleri Sendikasının yapmış olduğu çağrıyı biz de Meclis aracılığımızla Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığına iletiyoruz.

Bir başka imdat çığlığı ise Manisa Soma'dan. İmbat Madencilik bugün faaliyetlerini durdurduğunu ilan etmiş. Aslında bir yıldır işçi maaşlarının ödenmemesi, içerisindeki yönetim hataları, patronaj eksikliği nedeniyle yaşanan sıkıntılar sürekli olarak dile getiriliyor idi. Geriye dönük yirmi yıl boyunca birçok sıkıntılı konunun bir parçası ve maalesef, fon dolandırıcılığında olduğu gibi, TKİ ve MAPEG yöneticilerinin de bu madenle ilgili denetim vazifelerini hakkıyla yapmadığı düşünülüyor. İmbat Madenciliğe mutlaka Enerji Bakanlığı ve gerekirse TMSF aracılığıyla bir el atılarak oradaki çalışanların bu mevcut durumda mağdur edilmemesi gerekiyor.

Dün Sayın Çömez de bir vesileyle kısaca değindi. Tarım Bakanlığının ithalat politikaları hakkında bir örnek üzerinden birkaç cümle ifade etmek istiyorum. 2025 yılında tarım, gıda ve içecek ithalatı yüzde 25 artarak 22,8 milyar dolara yükselmiştir. Aynı dönemde ihracat aynı oranda artamadığından ihracat fazlamız da maalesef 9,45 milyar dolardan 4,91 milyar dolara gerilemiştir. Biz arpa, buğday, mısır, ayçiçeği, pamuk, soya tohumu ve yağlı tohumlar gibi birçok kalemi bugün ithal etmekteyiz ve en önemlisi, birçok kalemin ki geçen yıl burada söylediğimde hayretle karşılanmıştı, Mısır ve İran'dan küçük yani bu avuç içinde, çiğ köftecilerde satılan göbek marul ithal ediyoruz. Tam Silifke çiftçisi çileğini hasat edecek Mısır'dan çilek ithal ediyoruz. Tam Adana pamukçusu pamuğunu hasat edecek pamuk ithalatına izin veriyoruz ve bunlar bir avuç tüccarı zengin ederken zaten maliyet enflasyonu baskısı altında ezilen çiftçimizi iyice perişan ediyor. GAP'ın sulama yatırımlarına bu yıl ayrılan para 280 milyon. Hangi şantiyeyi 280 milyona açıp kapatacaklar bilmiyorum. Çukurova'daki üretim potansiyeli hakkıyla değerlendirilmiyor. Japonlar gelip Çukurova'dan nar kabuğu satın alırken biz hâlâ narenciyeyi bahçede işçilik maliyetleri nedeniyle hasat dahi edemiyoruz. Böyle bir tabloda ceviz örneğini vermek istiyorum.

Sayın Bakanım, AK PARTİ'li arkadaşların kürsüde sürekli övünerek anlattığı propaganda örneklerinden biri de ceviz ağacının yıllar içerisinde ekim miktarının artışıdır. Son beş yılı ben baz alıyorum, beş yıl içerisinde ceviz ağacı 13,9 milyondan 20 milyon adede çıkmış, meyve veren, yaklaşık yüzde 50'lir bir artış. Tarım Bakanlığımızı tebrik ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Bununla birlikte, rutin bir şekilde yeni meyve, yeni ağaç dikimleri devam ediyor. "Peki, bunu yapan bir Tarım Bakanlığının aynı dönemde ithalat politikası ne?" derseniz, burada çok büyük bir ayıpla karşı karşıyayız. Aynı beş yıl içerisinde ithalat politikaları hız kesmediği gibi yüzde 10 noktasında artış var, kabuksuz cevizde ise yaklaşık 2,5 kat artış var. Şimdi, Allah aşkına, çiftçiyi...

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Yüzde 70 kendi kendine yeterliliği var.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - 70 yeterliliği var.

Çiftçiyi teşvik ediyorsunuz, adam gidiyor, yatırım yapıyor, Türkiye'nin dört bir yanında ceviz bahçeleri neşvünema içerisinde hayat buluyor. Sayın Tahtasız burada, Çorum Oğuzlar Cevizi'ni özel aromasıyla ve endemik yönüyle de anmış olalım. Peki, bu ithalat politikaları ne demek? Çiftçi bu yıl cevizini ederinden satamıyor. Bitlis'teydim, Tatvan'daydım; 200 lira kabuklu ceviz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Bu, neredeyse maliyetinin bile karşılanmaması anlamına geliyor. Allah aşkına, eğer tüccarları zengin edecekseniz hiç olmazsa çiftçiye zarar ettirmeyin; faydanız yok, bari zararınız olmasın. Bu ithalat politikalarını tüccarı değil, çiftçiyi; büyük para kazananları değil, tüketiciyi merkeze alarak gözden geçirmek zorundayız ve bir kez daha ifade ediyoruz: Gıda enflasyonunun düşüşü ancak girdi maliyetlerinin düşüşüyle mümkündür; aksi takdirde, ithalat politikalarıyla gıda fiyatlarını dengeleyemezsiniz. Sizin yapmanız gereken çiftçiye kaynağında gübre yardımını; dikim zamanında, ekim zamanında mazot yardımı sağlamak, vereceğiniz destekleri peşin vermek. Ve üç yıldır söylüyoruz, dikkate alan yok, Sayın Leyla Şahin Usta, tarım işçiliğinin maliyeti ürün maliyetlerinin önüne geçti.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin). “Genel Kurul · Açıklamalar”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-emin-ekmen-2026-11-05-aciklamalar (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149643

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
