# Çalışma saatleri ve konuları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Eraslan (Hatay)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim
- **Tarih:** 15 Kasım 2005
- **Gündem:** ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-eraslan-22-2005-11-15-calisma-saatleri-ve-konulari-hk

> Mehmet Eraslan, 15 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 811 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ERASLAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum; Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım.

Tabiî ki, Danışma Kurulu önerisine göre yarın, Çarşamba günü akaryakıt kaçakçılığıyla ilgili Meclis araştırması komisyonu görüşmeleri olacak; gayet olumlu, ülke menfaatına, ülke ekonomisi menfaatına ve milletimiz menfaatına gayet olumlu bir görüşme olacağı kanaatindeyim. Aslen çok daha evvelden, çok daha önceden Meclis gündemine getirilmesi gereken bir konu idi; geçmiş olmakla beraber, olumlu karşılıyorum; ama, sadece akaryakıt kaçakçılığı değil, diğer ürünlerle ilgili, özellikle basına çok sık yansıyan şeker kaçakçılığı, mesela canlı hayvan kaçakçılığı ve diğer ürünlerle ilgili bir hayli kaçakçılık söz konusu, bunların Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilmesinde fayda var -ekonomimiz açısından, milletimiz açısından fayda var- diye mülahaza ediyorum. Ayrıca, kamu malî yönetimiyle ilgili bir kanun tasarısı var, yarın görüşülecek.

Doğrudur; kanun tasarı ve tekliflerinin, mümkün olduğu sürece, mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisine getirilmesi ve görüşülmesi son derece, fevkalade doğaldır. Fakat, değerli arkadaşlar, salı günü -yani, bugün- ve çarşamba günü -yarın- sözlü soruların cevaplandırılmamasıyla ilgili; yani, bu görüşmelerin, sözlü sorularla ilgili görüşmelerin yapılmaması mevcut Danışma Kurulu önerisinde var.

Şimdi, bu, bir denetimdir, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir denetim faaliyetidir ve bu denetim faaliyetinin icra edilmesi zarurîdir, icra edilmesi elzemdir.

Milletvekilleri bu sözlü sorularla neyi soruyorlar, neyi öğrenmek istiyorlar veya neyi denetlemek istiyorlar? Yani, bu kadar önemsiz meseleler, önemsiz hadiseler değil ki, bunları her hafta görüşmüyoruz. Hemen hemen, yani, genelde görüşmüyoruz. Sözlü soru önergeleri sürekli öteleniyor, sürekli ileri bir tarihe atılıyor ve bakın, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde bugüne kadar birikmiş tam 366 adet sözlü soru var. Onun dışında, milletvekilleri olarak bizler, bakanlıklara, yine, yazılı soru önergeleri de soruyoruz; ama, yazılı soru önergelerinin cevapları da Meclis İçtüzüğünde belirlenen tarihten önce gelmiyor, geç geliyor veya bazı yazılı önergelerimiz, maalesef, elimize ulaşmamakta ve bizlere bu noktada bilgi verilmemekte ve bu şekilde bir strateji izlenmektedir.

Değerli arkadaşlar, sözlü soru önergelerinde veya yazılı soru önergelerinde, milletvekilleri, halk adına, millet adına, yetmişiki milyon ülke insanı adına neyi soruyor; işsizliğin neden her geçen gün arttığını soruyor; cari açığın neden 20 milyar doların üzerine çıktığını soruyor; dışticaret açığının neden 42 milyar dolar düzeylerine geldiğini soruyor; yani, değerli arkadaşlar, çiftçinin içine düştüğü sıkıntıları, memurun, işçinin, emeklinin, dul-yetimin, işsizin, fakir-fukaranın ve gurebanın, zavallı, mustazaf insanların, açlıkla boğuşanların ve yoksullukla yaşamaya mahkûm edilen halk kitlelerinin sorunlarının ne zaman çözüleceğine ilişkin sorular soruyoruz. Bu soruların, hükümet tarafından ve Bakanlar Kurulu üyeleri sayın bakanlarımız tarafından son derece önemsenmesi, son derece ilgi, alaka gösterilmesi gereken konular olduğunu, tekrar, burada, vurgulamak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, görüşülecek olan kanun tasarı ve teklifleri, her Danışma Kurulunda değiştiriliyor. Artık, biz, acaba, bugün, yarın veya öbür gün, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, hangi kanun ve tasarıyı görüşeceğimizi anlayamaz, bilemez, öngöremez olduk.

ALİM TUNÇ (Uşak) - Bizim hızımıza yetişemiyorsunuz.

MEHMET ERASLAN (Devamla) - Neden; çünkü, bugün aldığınız kararı, bir gün sonra, grup önerisiyle veya Danışma Kurulu önerisiyle değiştiriyorsunuz. Meclisin gündemi -ben buna çok şahit oldum- yani, hangi kanun tasarısının ve teklifinin görüşüleceğini, bir haftada, iki defa, en az iki defa veya üç defa değiştiren bir anlayış mümkün mü, olabilir mi? O zaman, hangi milletvekili, hangi kanunun görüşüleceğini anlayabilecek, ona hazırlanacak? Yani, milletvekilleri görüşülecek olan kanunu ve o kanunun ne zaman görüşüleceğini bilmeli ki, komisyon raporlarını alsın, milletvekili aslî görevini yapmak üzere kanunu incelesin ve Türkiye Büyük Millet Meclisine gelip katkısını yapsın. Ama, sürekli gündem değiştiriliyor ve maalesef, milletvekilleri, kanunlarla ilgili, teklif ve tasarılarla ilgili gerekli çalışmalarını, gerekli hazırlıklarını yapamamakta, gerekli katkılarını da maalesef oluşturamamaktadır.

Değerli arkadaşlar, söz taleplerine gelmek istiyorum. Komisyon raporları dağıtılır dağıtılmaz, bütün söz talepleri, maalesef dolduruluyor. Şimdi, gelen her kanunla ilgili, bizim de söylemek istediğimiz, bizim de ifade etmek istediğimiz, bizim de anlatmak istediğimiz… Milletvekili olarak, aslî görevimiz icabı, Parlamentoda, bu Genel Kurulda, bu yüce çatı altında, bizler de, kanunla ilgili görüşlerimizi, katkılarımızı sunmak istiyoruz; ama, komisyon raporları dağıtılmadan önce, gruplar adına ve şahıslar adına, lehte ve aleyhte bütün söz talepleri maalesef doldurulmakta ve bu noktada bizlere konuşma imkânı, konuşma fırsatı tanınmamaktadır.

Daha önce Meclis İçtüzüğünün 91 inci maddesini değiştirdiniz. İçtüzüğün 91 inci maddesinde, maddeler üzerindeki konuşmaları, milletvekillerinin maddeler üzerindeki katkılarını kaldırıp, 30-40 maddeyi tek bir bölüm haline getirmek suretiyle, milletvekillerinin görüşlerinin önüne, katkılarının önüne ve onların, hür bir şekilde, bağımsız bir şekilde düşüncelerini ifade etmelerinin önüne geçtiniz. Bu demokratik değil, bu doğru değil, bu hak değil, hakkaniyet değil. Milletvekillerinin görüşlerini ifade etmesi kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, bu demokratik kürsüde düşüncelerini, duygularını ve katkılarını ifade etmeleri kadar doğal hiçbir şey yoktur.

Bakın, deneme, yanılma yöntemiyle kanun hazırlanmaz. Bu kanunu şimdi hazırladık, bu kanun olmadı, bir daha yaptık; ama, bir daha bozalım, yenisini hazırlayalım... Maalesef, getirilen kamu malî yönetimiyle ilgili kanun da bu şekilde, daha önce hazırlanmış, beğenmedik bunu, bir daha hazırlayalım... Peki, yarın, bunu, bir daha beğenmezseniz; ne olacak; bir daha görüşeceğiz, bir daha yenisini getireceğiz. Bu, deneme yanılma yöntemiyle kanun hazırlamaktır; dolayısıyla, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, bu Parlamentosuna, bu yasama faaliyeti yapan buradaki ekibe, bu gruba hiçbir şekilde bu yakışmamaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Eraslan (Hatay). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 15 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-eraslan-22-2005-11-15-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
