# Tapu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.218)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Erdoğan (AK Parti, Adıyaman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim
- **Tarih:** 8 Ocak 2009
- **Gündem:** TAPU KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.218)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-erdogan-23-2009-01-08-tapu-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-218

> Mehmet Erdoğan (AK Parti), 8 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.218)); konuşma 1.621 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET ERDOĞAN (Adıyaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 218 sıra sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerine AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dün Hazreti Hüseyin’in şehadetinin 1369’uncu yıl dönümüydü. 10 muharrem bir matem günüdür, 10 muharrem Kerbela günüdür. Kerbela’yı anlamak, mazlumu ve zalimi anlamaktır. Kerbela, mazlumların ve mağdurların sembolüdür. Hazreti Hüseyin, zulme başkaldırının bayrağıdır. 10 muharrem aşure günüdür. Acı hepimizindir, feryat hepimizindir, Hazreti Hüseyin hepimizindir. Gözyaşlarımız bir daha Kerbela olmaması içindir. Hazreti Hüseyin’in bize öğrettiği şey her zaman adil olmaktır, onurlu olmaktır, asil olmaktır, asla zulme boyun eğmemektir. Onun için, Hazreti Hüseyin ve şehit olan ehlibeyt mazlumlarını yâd ederiz.

Endonezya’dan Bosna’ya, Kırım’dan Sudan’a kadar her coğrafyada gözyaşı dökülür, ağıtlar yakılır, mersiyeler yakılır. Bizler Caferi’siyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle bir arada yaşar, ehlibeyt için ağlar, mazlumları savunuruz ama bugün İslam coğrafyasında her yer Kerbela, her gün aşuredir neredeyse. Bugün Kerbela’ya çevrilen Filistin’in, mazlum ve mağdur Filistin halkının yanında olduğumuzu, zalim İsrail terörünü kınadığımızı, lanetlediğimizi tekrar haykırmak isterim.

Değerli arkadaşlar, Anayasa’da teminat altına alınan mülkiyet hakkının tespiti ve kullanılmasına ilişkin devletin sorumluluğu altında yapılmakta olan tapu ve kadastro hizmetleri, başta bayındırlık ve iskân, kamulaştırma, ulaşım, tarım reformu, belediye hizmetleri gibi taşınmazlara dair bütün yatırımların temel unsurunu oluşturmaktadır.

Ülkemizde kadastro çalışmaları sırasında özellikle çalışma alanında bulunan ormanların kadastrosuna ilişkin karşılaşılan sorunların çözümlenmesi ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerinin Kadastro Kanunu’nda yapılan değişikliklerle uyumlu hâle getirilmesi zorunlu bir hâle gelmişti.

Orman kadastrosuyla ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her türlü taşınmaz mallar ile müşterek sınırları tespit edilmektedir. Orman sınırları içerisindeyken 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin tarım arazisi, yerleşim yeri ve hayvancılıkta kullanılan otlak, yaylak ve kışlak hâline dönüştüğünün orman kadastro komisyonlarınca tespit edilerek, uygulama yapılan alanın, devlet ormanı ise hazine adına, gerçek kişilere veya tüzel kişiliklere ait orman alanı ise bunlar adına orman sınırları dışına çıkarılması uygulaması, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2’nci maddesinin (B) bendi hükümlerine göre yapılmaktadır.

Devlet ormanlarının tahdit/kadastro edilmesine, 1937 yılında yürürlüğe giren 3116 sayılı Orman Kanunu kapsamında başlanmıştır. 1945 yılında yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanun sonrasında ise gerek devlet ormanları gerekse hususi ormanların tahdit işlemleri orman tahdit komisyonları tarafından yürütülmüştür.

Değerli milletvekilleri, Hükûmetimiz tarafından 2003 yılından itibaren orman kadastrosuna gereken önem verilerek en kısa sürede orman kadastrosunun bitirilmesi planlanmıştır. 2003 yılına gelindiğinde ülkemiz ormanlarının ancak yüzde 75’inin kadastrosu yapılabilmiştir. Orman kadastrosunun önemi gereği orman kadastro komisyon sayısı artırılmış, teknik donanım ve eleman eksiklikleri giderilerek geçmiş yıllardaki gerçekleşmelerin 3 katına çıkarılmıştır. Orman kadastrosunun Orman Genel Müdürlüğü ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce müşterek yapılmasını sağlayan kanun değişikliği gerçekleştirilmiştir.

Bu düzenlemeler sonucu, altmış altı yılda yüzde 75’i yapılabilmiş olan orman kadastrosunun son beş yılda yüzde 20’si daha yapılarak yüzde 95 seviyesine çıkarılmıştır. Ormanlarımızın yüzde 95’inde kadastro çalışmaları yapılmış olmasına rağmen, içinde 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2’nci maddesinin (B) bendi sahalarının da bulunduğu orman kadastrosunun yüzde 75’i tescil ettirilememiştir. Bunun sebebi, tescilde yetkili Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü mevzuatının orman kadastrosu mevzuatıyla uyumsuz olmasıdır.

6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B alanlarında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait bina ve tesisler, tarım alanları, otlak, yaylak, kışlak, mera, mezarlık ve yerleşim yerleri bulunmaktadır. Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan bu araziler sahipsiz kalmış, hiçbir bedel ödenmeden kullanılmakta, alım ve satıma konu edilmektedir. Orman Kanunu’nun 2’nci maddesinin (B) bendi uygulamasına, 1961 Anayasası’nın 131’inci maddesinin değişikliği ve 1974 yılında, 15/10/1961 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş alanların orman sınırları dışına çıkarılmasıyla başlanmıştır. 82 Anayasası’yla orman vasfını kaybetme tarihi 31/12/1981 tarihine çekilmiştir. Bu uygulamalar, orman kadastrosunun bitirilmesi sonucu gündemden kalkmış olacaktır. İlk uygulamanın başladığı 74 yılından 2007 yılı sonuna kadar 473 bin hektar alan orman sınırları dışına çıkarılmıştır. 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B sahalarının nitelikleri doğrultusunda değerlendirilmesi durumunda neler olacak? Orman halk ilişkilerini olumsuz yönde etkileyen birçok mülkiyet sorunu bir kere çözülmüş olacak. Hâlen bu alanları ,fiilen kullanmakta olanlar hak sahipliği konumunu elde edecekler ve usulsüz olarak kendi tasarruflarında bulunan yerlerin kanuni sahipleri olacaklar. Hak sahipliğiyle ilgili iş ve işlem süreçleri başlayacak ve bu durum ekonomiye bir canlanma getirecektir. En önemlisi de, mevcut haliyle kesinlikle orman vasfını kazanamayacak olan bu yerler orman köylüsünün sosyoekonomik yönden kalkınmasında büyük bir katkı sağlayacaktır. Elde edilecek kaynaklar, öncelikle ağaçlandırma, orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi, yerinde kalkındırılmaları mümkün olmayan orman köylülerinin naklinde kullanılacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülke nüfusunun artışı ve kırsal kesimden kentlere göç sebebiyle kentsel alanların genişlemesi sonucu ortaya çıkan zorunlu imar hizmetleri ile tarımsal alanlardaki arazi düzenleme, sulama, yol, turizm ve diğer bayındırlık hizmetleri için zorunlu altyapı durumundaki kadastro ve harita hizmetleri ile tapu işlemlerine yönelik talep ve ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır. Bu nedenle, Başbakanlık bünyesinde kamu yönetiminde bürokrasinin ve kırtasiyeciliğin azaltılması çalışmaları kapsamında “Tapu ve Kadastro Hizmetlerinde Etkinlik Raporu” düzenlenmiştir.

Hazırlanan bu tasarı ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü hizmet süreçlerinin gözden geçirilmesi, hizmet kalitesinin ölçülmesi ve geliştirilmesi, bürokrasiyi ve kırtasiyeciliği artıran gereksiz süreç ve işlemlerin ayıklanması, hizmetlerin, etkili, verimli, süratli, vatandaşların ihtiyaç ve taleplerine uygun şekilde sunulmasını sağlayacak şekilde çalışmaların yapılması ve alınacak tedbirlerin belirlenmesi amaçlarının gerçekleşmesi hedeflenmiştir. Ayrıca, Hükûmet programı ve Acil Eylem Planı’nda da ülkemiz genelinde tesis kadastrosunun süratle bitirilmesi hedeflenmiştir. Bu hedef doğrultusunda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun günümüz şartlarına uyarlanması amacıyla hazırlanan 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 03/03/2005 tarihinde yürürlüğe girmiş. Tapu ve kadastro hizmetlerinde etkinliğin sağlanması, ülkemiz kadastrosunun en kısa sürede bitirilebilmesi ve orman kadastrosuna ilişkin karşılaşılan aksaklıkların giderilerek uyumun sağlanması amacıyla tapu ve kadastro mevzuatında bazı değişiklikler yapılması zorunlu olduğundan bu kanun tasarısı hazırlanmıştır.

Hazırlanan bu tasarıyla, özetle ifade etmek gerekirse, tapu hizmetlerinin işleyişinde karşılaşılan yoğunluğun ve yığılmaların önlenmesi amacıyla, personel istihdamında güçlük çekilen, işlem hacmi az tapu sicil müdürlüklerinde akitli ve akitsiz işlem yapma yetkisinin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce yakın il veya ilçe tapu sicil müdürlüklerinde çalışan personele verilmesi, konut kredisi işlemlerinde uygulamada birlik sağlanması, bu işlemlerin daha kısa sürede sonuçlandırılması suretiyle vatandaşlarımızın yakınmalarını ortadan kaldırmış olacağız. Ayrıca, iş yoğunluğunun fazla olduğu tapu sicil müdürlüklerinde işlemlerin gecikmeksizin tamamlanması amacıyla 2644 sayılı Kanun uyarınca resmî senet tanzimiyle görevli kılınan görev unvanlarının güncelleştirilmesi ve resmî senetlerin düzenlenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi sağlanacaktır. Ormanların kısa sürede tapuya tescil edilmelerinin sağlanması amacıyla Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Orman Genel Müdürlüğü arasında yürütülen çalışmalarda ortaya çıkan aksaklıklar giderilecek, kadastro çalışmaları süratle tamamlanacaktır.

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5304 sayılı Kanun’la değişik 4’üncü maddesinin üçüncü fıkrasıyla, çalışma alanında orman bulunması ve Orman Kanunu’na göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması hâlinde, çalışma alanındaki ormanların bu maddede belirtilen kadastro ekibince sınırlandırma ve tespitlerinin yapılması sağlanacaktır. Bu amaçla henüz orman kadastrosuna başlanılmamış yerlerde 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre belirlenen orman sınırının, orman kadastro komisyonunca belirlenen orman sınırı niteliği kazanacağına yönelik olarak Kadastro Kanunu’nda yer alan hükme uygun bir düzenleme yapılmıştır. Kadastro Kanunu uyarınca yapılmakta olan kadastro çalışmalarının aksatılmadan ve süratle tamamlanması değişik kurumlarca birbirinden farklı yapılan uygulamalar ile mükerrer çalışmalara neden olunarak gereksiz maddi kayıpların ve emek israfının önlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan diğer aplikasyon, ölçüm ve çizimden kaynaklanan yüz ölçümü ve fenni hataların kısa sürede giderilmesinin sağlanması ve kadastro çalışmalarının bitirilmesi gerçekleşmiş olacaktır.

Çalışma alanında orman bulunması ve 6831 sayılı Orman Kanunu’na göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması hâlinde orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespitinin kadastro ekibi tarafından yapılacağı hüküm altına alındığından, amme müesseselerine ait ormanların da Kadastro Kanunu’nda yapılan değişiklik kapsamında kadastrolarının yapılabilmesi için bu değişiklik yapılmaktadır. 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B kapsamında orman dışına çıkarılan alanların işgalcilerine zilyetlik gerekçesiyle tescile yönelik dava açılarak hazine zararına sebebiyet verilmesi de önlenmiş olacaktır.

Anayasa’nın 170’inci maddesi de orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesinin kanunla düzenleneceği hükmünü getirerek bu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında diğer taşınmazlardan farklı bir statüye tabi olmasını benimsemiştir. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların, Türk Medeni Kanunu’nun 713’üncü maddesi uyarınca kazandırıcı zaman aşımı ile mülk edinilmesi mümkün iken Anayasa’nın 170’inci maddesi hükmü gereği özel kanunla düzenlenmesi öngörülen 2’nci madde alanlarının bu niteliği gereği kazandırıcı zaman aşımı ile mülkiyetinin elde edilmesi mümkün olmayacağı hâlde, Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümlerine dayanarak tescil talebiyle davaların açıldığı bilinmektedir. Orman sınırları dışına çıkarılan bu yerlerin hazine adına tescil edilmesi yasal zorunluluk olmakla beraber, teknik ve mali zorluklar nedeniyle kısmen tescili sağlanmıştır. Ayrıca bu alanlarda orman kadastrosundan önce oluşmuş tapular da bulunduğundan, bu tapuların iptali üzerine ancak tescil sağlanabileceğinden tescil işlemleri tamamen ikmal edilememiştir. Bu nedenle, 74 yılından beri orman dışına çıkarılan bu alanlarda, çıkarma tarihinden itibaren Türk Medeni Kanunu’ndaki kazandırıcı zaman aşımı süreleri dolan yerler için mahkemelerce zilyedi adına tescile dair kararlar verilmektedir. Bu alanların, Anayasa ve 6831 sayılı Kanun’a uygun değerlendirilebilmesini sağlamak, ayrıca ormanların işgalinin önlenmesi sağlanmış olacaktır.

Taşınmazların mirasçılara intikalinde tapu harcı alınmamak suretiyle bu işlemlerin yapılmasının teşvik edilerek, hâlen ölü malikler adına kayıtlı olup taşınmazların hâlihazırdaki maliklerini yansıtmayan tapu sicillerinin güncel olarak tutulması sağlanacaktır.

Ülkemiz kadastrosunun en kısa sürede tamamlanması amacıyla, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na göre yapılacak çalışmalardan önce 6831 sayılı Orman Kanunu’na göre başlanan orman kadastrosunun 3402 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi hükümlerine göre sonuçlandırılması sağlanacaktır.

Değerli arkadaşlar, tasarılar komisyonlarda görüşülürken ihtiyaç hâlinde tabii alt komisyonlara da sevk ediliyor. Bu noktada birbirinden değerli olan milletvekili arkadaşlarımız, gerek komisyonlarda gerekse alt komisyonlarda görev alarak çalışmalarını tamamladılar. Az evvel vatana ihanet suçlaması yapan milletvekili arkadaşımız, burada kendisinin partisine de mensup milletvekili arkadaşlarımız da alt komisyonda bulunmuşlar, komisyonda bulunmuşlar; onların da herhangi bir şekilde ne muhalefet şerhleri var ne de karşı oy yazıları var. Keşke bunları bilerek konuşmuş olsaydı. Bu ihanet suçlamasını kendisine iade ediyorum. Bu çatı altında herkes Anayasa’ya yaptığı sadakat yemini ölçüsünde bu vatan, bu millet, bu bayrak, bu devlet için gerektiğinde canını feda etmekten çekinmeyecek niteliktedir, şereftedir. Bu şeref, bu onur bizim gururumuzdur, mutluluğumuzdur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu duygu ve düşüncelerle katkılarından ve desteklerinden dolayı bütün milletvekili arkadaşlarımıza ve Genel Kurulumuza teşekkür ediyor; tasarının ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Erdoğan (AK Parti, Adıyaman). “Tapu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.218)”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 8 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-erdogan-23-2009-01-08-tapu-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-218 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
