# Vergi barışı kanun tasarısı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ergün Dağcıoğlu (AK Parti, Tokat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim
- **Tarih:** 17 Nisan 2003
- **Gündem:** VERGİ BARIŞI KANUN TASARISI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ergun-dagcioglu-22-2003-04-17-vergi-barisi-kanun-tasarisi

> Mehmet Ergün Dağcıoğlu (AK Parti), 17 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VERGİ BARIŞI KANUN TASARISI); konuşma 839 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat) - Sayın Başkan, değerli üyeler; hepinizi Grubum adına saygıyla selamlıyorum.

Az önce, Sayın Hamzaçebi'nin de ifade ettiği gibi, ülkemizde, geçtiğimiz dönemlerde, ülke insanının hak etmediği ekonomik sıkıntılar ve çalkantılar yaşandı; ancak, son seçimlerden sonra ülkede bir rahat ve huzur ortamının oluşabilmesi için ülke insanı ortak akılla, kolektif akılla Parlamentoya iki partiyi göndermek suretiyle geçmişteki siyasî çalkantıları, ekonomik istikrarsızlıkları önlemek için ülke insanının hak etmediği ağır bedeli ödeten siyasî kanaatlere dersini verdi ve iki siyasî partiyi Yüce Meclis çatısı altında buluşturmak suretiyle bir mesaj verdi; bundan böyle bir araya gelin, uyum içerisinde, konsensüs içerisinde ülkemizi hak ettiği iyi, güzel yönetimlerle geleceğe taşıyın mesajını verdi.

İşte, bu mesajdan sonra, Yüce Parlamentoda ve hükümetteki şekillenme hızla ülke insanının problemlerini çözmek için organize oldu ve geldiğimiz noktada, seçimlerden hemen sonra, kucağımızda bulduğumuz yurt dışındaki sıkıntıların, Avrupa Birliği meselelerinin, Kıbrıs problemlerinin ve hemen yanıbaşımızdaki Irak problemlerinin ve komşu ülkemizdeki savaşın sıkıntılarının, dışpolitika ve ekonomik kulvardaki handikaplarını aşmaya çalışırken, hayat devam ediyor mantığıyla, hükümetimiz, ekonomik problemleri de çözebilmek üzere organize oldu ve gecesini gündüzüne katmak suretiyle, toplumsal barışı, sevgi toplumunu, sevgi ortamını oluşturmak için yoğun bir mesai, yoğun bir gayret sarf etti; bunun semeresi de, kısa zamanda görülmeye başladı. Bu, güzel, dingin barış ortamını sağlayabilmek için, sadece söz söylemek değil, icraat yapmak da gerekir mantığıyla, toplumsal huzuru temin etmek için, toplumun bütün katmanlarını rahatlatan, dinlendiren eylemlere, icraatlara başlanıldı.

Bunlar neydi; çiftçinin, köylünün, işçinin, emeklinin, çalışanın maaş dengelerini, ücretlerini, zamlarını, kotaları, primleri... Bütün bu katmanların ihtiyaçlarını karşılayacaksınız; ama, şimdiye kadar ağır faturalar ödediğimiz IMF ve Dünya Bankası politikalarından arındırılmış ekonomik programlarla bu problemleri aşacaksınız. Nasıl yapılacaktı; önce, fesimizi önümüze koyup ciddî bir durum değerlendirmesi yapmamız ve ülke bilançosunu çıkarmamız gerekiyordu. İşte, ülke ekonomisinin problemlerini çözmeye yönelik çalışmaların yanı sıra, sosyal dengelerin de korunmasının ağırlık taşıdığı bir vergi barışı oluşturmak gerekiyordu. Bunu yapabilmek için de, Maliye Bakanlığımız, 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunuyla, önce ülke insanlarını rahatlatmak; geçmişteki sıkıntıları, sosyal çalkantıları arkaya atarak, emin adımlarla, geleceğe temiz bir sayfa açma ihtiyacıyla birtakım çalışmalar yaptı. Bu çalışmaların en belirleyici unsurlarından birisi nedir derseniz; az önce ifade ettiğimiz, 25 Şubat 2003 tarihli ve 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunudur.

Bu Vergi Barışı Kanununu çıkardığımızda, bizler, ülkemizdeki insanların, ticaret yapan insanların nabzını tuttuğumuzda bir şeyi tespit ettik arkadaşlar; o da şu idi: Ülke insanları "sizler, iyiniyetle ve adına 'barış, sevgi' dediğiniz bir kanun çıkarıyor olabilirsiniz; ama, toplumsal gerçeklerle tam bir örtüşme sağlamazsanız, arzu edilen taş yerini bulmamış oluyor. Bu manada, sizin bu çıkardığınız kanunla, bizler, mevcut, birikmiş vergi borçlarımızı yeniden yapılandırmak üzere, koşar adımlarla Maliye Bakanlığına müracaat ediyoruz; ancak, hemen bunun akabinde çıkardığınız matrah artırımı şartları, her türlü iyiniyetinize rağmen, bizim şartlarımızla örtüşmediğinden ötürü, bu iyiniyetiniz, karşılıklı elektriklenmeyi ve kontağı sağlayamıyor" dediler. İşte, biz, bunları da değerlendirdikten sonra, milletvekillerimizle, Maliye Bakanlığımızla, uzmanlarla, teknokratlarla yaptığımız istişarî toplantılar sonucunda, Yüce Milletimizin bize haykırışlarını tekrar değerlendirdik ve acaba, nasıl bir toplumsal konsensüs ve adına "barış" dediğimiz kanunu, hakikaten nasıl bir barış zemini haline getirebiliriz diye yoğun bir mesai sarf ettik. Bu mesainin içerisinde, şükran ve minnetle de yâd ediyorum ki, Cumhuriyet Halk Partili milletvekili arkadaşlarımızın da çok büyük katkıları ve emekleri olmuştur. Neden bu ifadeyi kullanıyorum; çünkü, Parlamentoda sayısal çoğunluk, mutlak çoğunluk demek değildir. AK Parti olarak biz, her kanun çalışmasında, sayısal çoğunluğumuza değil, psikolojik çoğunluğumuza mutlak önem veren bir siyasî kanaatiz. İşte, burada da önem verdik ve Cumhuriyet Halk Partisinin değerli uzmanlarıyla, değerli yöneticileriyle de bir araya gelip görüşerek, ülke insanının faydalanmak istediği halde, imkânsızlıkları nedeniyle faydalanamadığı vergi barışının bu matrah artımıyla ilgili maddesini, nasıl, faydalanılabilir, kullanılabilir, tatbiki kabil bir madde haline getirebiliriz diye ortak bir çalışma yaptık.

Bu çalışmanın sonucunda da, kalkınmada öncelikli yörelerdeki illerimizle ilgili olarak daha önce tespit edilmiş olan rakamları -barajı- yüzde 50'ye çekip, kalkınmada öncelikli yörelerin dışında kalan illerimizin tamamında ise yüzde 25 oranında indirerek, insanlarımızın, bu vergi barışından, kelimenin tam anlamıyla, layıkı veçhile faydalanabileceği bir kanun haline getirelim dedik. Sonuçta, iki partinin ortak mutabakatıyla, sağlamış oldukları konsensüsle, biliyorsunuz, bu kanunu çıkardık ve ülke insanı da bizim matrah artırımındaki yüzde 50'lere varan indirimlerimizi büyük bir sevinçle karşıladı ve Parlamentoya her platformda şükranlarını arz etti; ancak, bu anlattığım kanunun Sayın Cumhurbaşkanımızca sadece 2 nci maddesine itiraz edilerek geri gönderilmek suretiyle, bir daha gözden geçirilmesi talep edildi.

Plan ve Bütçe Komisyonunda dün yaptığımız uzun istişarî tartışmalar ve toplantılardan sonra, iki partinin konsensüsüyle, 2 nci maddenin kaldırılarak 3 üncü maddenin 2 nci madde haline getirilmesi kanaati, hâkim kanaat olarak ortaya çıktı. Sayın Bakanımızın dün Plan ve Bütçe Komisyonunda yapmış olduğu -bana göre çok veciz- konuşmasındaki "Parlamentonun kanaati her türlü kanaatin üzerindedir; Parlamento neyi tensip ederse biz o kanaate uyarız" ifadesinden sonra, Plan ve Bütçe Komisyonunda uyum içerisinde kararlaştırılarak, tek maddeye düşürülen ve bugün Yüce Meclise sunulan bu değişiklik kanununu şu anda tartışıyor ve konuşuyoruz.

Biraz sonra hepinizin, sayın milletvekillerimizin destekleriyle kabul edileceğini ümit ettiğim bu kanun, işte bu basamaklardan geçtikten sonra bugün huzurunuza gelmiş bulunuyor. Zannediyorum ki, yine, az önce Sayın Hamzaçebi'nin de ifade ettiği gibi, üç beş katrilyon liraya tekabül edebilecek bu rakamlar, maliye veznelerine intikal edecek bu sıcakparalar, ülke insanlarının sıkıntılarını sarıp sarmalamakta, problemlerini izale etmekte kullanılacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ergün Dağcıoğlu (AK Parti, Tokat). “Vergi barışı kanun tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 17 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ergun-dagcioglu-22-2003-04-17-vergi-barisi-kanun-tasarisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
