# Toki' den ev alımı konusunda(milletvekilleri için)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ergün Dağcıoğlu (AK Parti, Tokat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim
- **Tarih:** 24 Mart 2005
- **Gündem:** TOKİ' DEN EV ALIMI KONUSUNDA(MİLLETVEKİLLERİ İÇİN)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ergun-dagcioglu-22-2005-03-24-toki-den-ev-alimi-konusunda-milletvekilleri-icin

> Mehmet Ergün Dağcıoğlu (AK Parti), 24 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TOKİ' DEN EV ALIMI KONUSUNDA(MİLLETVEKİLLERİ İÇİN)); konuşma 875 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan, bu açıklama fırsatını verdiğiniz için.

Sayın Başkan ve değerli milletvekili arkadaşlarım; Sayın Başkanımızın izah konuşmasında da ifade buyurduğu gibi, Sayın Milletvekilimizin yolsuzluklar, usulsüzlüklerle ilgili yaptığı bir konuşma içerisinde bu hassasiyeti de dile getirmiş olması, benim buradan açıklama yapmama imkân sağlamıştır. Bu manada, kendisine teşekkürlerimi arz ediyorum.

Arkadaşlar, bu işin hepimizi ilgilendiren boyutunu çok net bilmeliyiz ki, kamuoyunda sunî gündem oluşturmaya çalışan kişi veya kuruluşlar arzu edilen cevabı ortak tavırlarımızla alabilsinler diye açıklama ihtiyacı hissettim.

Hatırlarsanız, geçtiğimiz yıl başında -yani, 2004 yıl başında- ben, o zamanlar, hem Hesap İnceleme Komisyonu Başkanı idim hem de Sayın Devlet Bakanı Hüsamettin Özkan ve başka bakanlarla ilgili yolsuzluk soruşturma komisyon başkanlığı görevim var idi. Böyle çok titiz ve dikkatli çalışma isteyen bir ortamda, sunî gündem oluşturmak suretiyle, Yüce Meclisimizde yapılan çalışmaların, ürünlerin akamete uğratılmaya çalışıldığını görerek, o zamanlar karşılıklı konuşma ortamı oluşmasın diye cevap bile vermemiş idim; ancak, aradan geçen bir yıllık süreç içerisinde ben, ne zaman -zamanlama olarak- çok önemli bir yolsuzlukla veyahut da çok önemli bir ulusal problemle ilgili bir çalışma veya konuşma yapsam, Anadolu'daki tabiriyle, temcit pilavı gibi pişirilip pişirilip önümüze sürülmeye çalışılan bir konu haline geldi bu TOKİ'den ev alış.

Onun başlangıç safhası aynen şöyle gerçekleşmiştir değerli arkadaşlar; kayıtlara geçsin diye söylüyorum: Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı olarak bizim, Başbakanımızdan başlayan bir silsileyle talimat ve kamuoyuyla paylaşılan bir ortamda lojman saltanatına son vermek ve lojmanlardan da önce milletvekilleri geri çekilmek suretiyle, Türkiye'deki imkânlarımızın daha rasyonel kullanılması konusunda Meclisten başlayan bir hareket sonucunda yeni milletvekillerimiz lojmanlara yerleşmedi, eski milletvekillerimizden de, bir an evvel, belli, tanınan sürelerde lojmanları boşaltsın istenilmişti. İşte o süreç içerisinde lojmanların satış kararı alınınca, lojmanların özellikle iki blok halinde, yani, iş merkezi olamayacağı düşünülen bloklar, mevcut oturan milletvekillerine veya talip olan milletvekillerine satılabilir mi diye komisyonuma resmen ve sözlü müracaat eden milletvekillerimiz olmuş idi. O tarih itibariyle, 171 milletvekili bana müracaat ederek acaba burası konut olarak satılabilir mi; satılırsa, biz de burayı toplu satış konseptiyle alabilir miyiz diye müracaat etmişlerdi. Biz, sözlü ve yazılı olarak, o zaman Sayın Maliye Bakanımıza müracaat etmiş ve bize buradan bu blokları toplu olarak satabilir misiniz diye sormuştuk; ancak, Maliye Bakanlığı o tarihlerde "biz burayı bir kül olarak iş merkezi olarak düşünüyoruz, konut olarak düşünmüyoruz" dedikleri için, bu satış gerçekleşmemiş, bu talep gerçekleşmemiş idi. Ancak, böyle bir hareketin sonucunda sayın milletvekillerimiz, hazır böyle bir organizasyon bir araya gelmiş ve toplu müracaat bir merkezde buluşmuşken, acaba farklı çözümler oluşturabilir miyiz diye yine beni zorladıklarında, hatırlarsanız, topyekûn bir arayış içerisindeydik o günlerde ve TOKİ ve Tepe Grubunun -sadece TOKİ'ye ait değil- Emlak Konuttan devredilen bir imkânla 100 tane dairesinin olduğunu, bunun altı yıl içerisinde çeşitli defalar satışa sunulduğu halde hiç satışın gerçekleşmeyişinden ötürü, TOKİ, mütemadiyen, satılan 5-6 daireden ötürü yüzlerce trilyon lira masraf ediyor ve bu satış gerçekleşmiyor değerler çok yüksek olduğu için dediler. Biz de, orada kaç tane daire satılmamışsa -71 tane denildi o zaman. Gazetelerde 19 filan yazıyor; ama, 71 tane dairenin tamamını- nasıl ki askere satıyorsunuz toplu satış konsepti içerisinde, nasıl ki öğretmenlere satıyorsunuz, nasıl ki toplumun diğer kurumlarına da satıyorsunuz, eğer uygunsa, toplu satış konsepti içerisinde acaba TOKİ bize burayı satabilir mi diye müracaat ettik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın lütfen.

MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkanım.

Ancak, biz bu müracaatı yaptıktan sonra, TOKİ "konuyu inceleyelim, toplu satış olarak bunu satabilirsek, size bildirelim" dedi. TOKİ inceleme yaptı. O esnada... O güne kadar -değerli arkadaşlar, bunu sizin bilmeniz lazım, çok önemli- uzun yıllardır, speküle edilmeye çok müsait bir satış anlayışıyla TOKİ evleri satarmış. Nasıl? Diyelim ki, bir satış konsepti açıkladı topluma gazeteler aracılığıyla. O satış için düşünülen evlere, insanlar, bilgisayara, sabahleyin, Ziraat Bankasının Türkiye'deki herhangi bir şubesine gidip, sabah saat 9'da Ziraat Bankasının şubesinden kim erken tuşa basarsa, o daireyi o alır şeklinde bir satış anlayışı varmış o güne kadar. Biz bu müracaatı yaptıktan sonra, TOKİ, bize "biz, toplu satış konseptiyle burayı satmayı düşünmüyoruz, perakende satacağız, hatta eski spekülatif satış yöntemini de terk ederek, kamuoyunun gözleri önünde, açık, şeffaf, televizyon ve gazetelerin yanında ihaleyle satacağız" diye bildirdi. Biz de o zaman, toplu satış yapılmıyorsa, arkadaşlarımızla görüştük, perakende olarak ihaleye girip buradan ev almak isteyenler alabilir dedik. Onlardan bir tanesi de benim. O gün, gazetelerde resimleri de çıktı. Ben değil, hatta benim şoförüm gitti; ihalede 350 milyar lira bedelle oradan bir tane daireyi bana aldık. Aldım, 350 milyar lira bedelle. Benimle röportaj yapan gazetecilere de hep aynı şeyi söyledim "şayet 350 milyar lira -resmî kayıtlarda var- ucuzsa, buyurun, gelin, ben burayı size aynı rakamlarla satabilirim" dedim.

İşte, bütün bunlara rağmen, gerek Yolsuzluk Komisyonu Başkanlığım esnasındaki titiz çalışmalarımızı refedebilmek için gerekse ondan sonra, geçtiğimiz hafta -bir yıl her şey bitti, hiç kimse konuşmadı; ama- hatırlarsanız, burada, Tekelle ilgili, Amerikan tütün firmaları ve Türk Tekelini karşı karşıya getiren bir Tekele makine alımıyla ilgili bir konuyu burada gündeme getirdiğim için diye düşünüyorum. Arkadaşlar, zamana dikkat ederseniz, burada ben konuşmamı bitirirken, internet anahaber portallarına, benim birbuçuk sene evvel aldığım ve hiçbir suç, yolsuzluk, usulsüzlük olmayan olay, aynı dakikada girdi. Yani, buradaki zamanlamaya şaşmamak mümkün değil!

Milletvekilleri, burada, geçmiş dönemleri ortadan kaldırmış, uyum içerisinde -muhalefetiyle, iktidarıyla- yolsuzluklar üzerine böyle doludizgin giderek güzel bir hava oluşturmuşken, bu gündemi, bu güzel havayı dağıtabilecek her türlü uygulamayı, bu Meclisin ve milletvekilleri olarak bizlerin hak etmediği tasallutlar olarak kabul ediyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ergün Dağcıoğlu (AK Parti, Tokat). “Toki' den ev alımı konusunda(milletvekilleri için)”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ergun-dagcioglu-22-2005-03-24-toki-den-ev-alimi-konusunda-milletvekilleri-icin (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
