# Milliyetçi hareket partisi grubu adına grup başkanvekilleri izmir milletvekili oktay vural ve mersin milletvekili mehmet şandır?ın; van ilinde meydana gelen depremlerde, arama ve kurtarma çalışmaları, yardımların ulaştırılması, hasar tespiti ve süreçteki diğer hizmetlerin yerine getirilmesinde etkin koordinasyon sağlayamadığı iddiasıyla başbakan yardımcısı beşir atalay hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergenin ön görüşmesi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ersoy (AK Parti, Sinop)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim
- **Tarih:** 1 Aralık 2011
- **Gündem:** MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUBU ADINA GRUP BAŞKANVEKİLLERİ İZMİR MİLLETVEKİLİ OKTAY VURAL VE MERSİN MİLLETVEKİLİ MEHMET ŞANDIR?IN; VAN İLİNDE MEYDANA GELEN DEPREMLERDE, ARAMA VE KURTARMA ÇALIŞMALARI, YARDIMLARIN ULAŞTIRILMASI, HASAR TESPİTİ VE SÜREÇTEKİ DİĞER HİZMETLERİN YERİNE GETİRİLMESİNDE ETKİN KOORDİNASYON SAĞLAYAMADIĞI İDDİASIYLA BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY HAKKINDA GENSORU AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGENİN ÖN GÖRÜŞMESİ
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=13101
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ersoy-24-2011-12-01-milliyetci-hareket-partisi-grubu-adina-grup-baskanvekilleri-izmir-mill

> Mehmet Ersoy (AK Parti), 1 Aralık 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUBU ADINA GRUP BAŞKANVEKİLLERİ İZMİR MİLLETVEKİLİ OKTAY VURAL VE MERSİN MİLLETVEKİLİ MEHMET ŞANDIR?IN; VAN İLİNDE MEYDANA GELEN DEPREMLERDE, ARAMA VE KURTARMA ÇALIŞMALARI, YARDIMLARIN ULAŞTIRILMASI, HASAR TESPİTİ VE SÜREÇTEKİ DİĞER HİZMETLERİN YERİNE GETİRİLMESİNDE ETKİN KOORDİNASYON SAĞLAYAMADIĞI İDDİASIYLA BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY HAKKINDA GENSORU AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGENİN ÖN GÖRÜŞMESİ); konuşma 943 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET ERSOY (Sinop) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de Milliyetçi Hareket Partisinin, Başbakan Yardımcımız Beşir Atalay hakkında verdiği gensoruyla ilgili olarak AK PARTİ Grubumuzun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Çok değerli milletvekillerimiz, bugün bizden önceki değerli hatiplerimizin konuşmalarını dinlerken, hele hele “Devletin bu afetin altında kaldığı” gibi cümleleri dinlerken…

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) – Devlet değil, Hükûmet, Hükûmet…

MEHMET ERSOY (Devamla) - …biz sanki hiçbir şey yapamamışız, sanki insanlarımız enkaz altında kalmış, biz seyretmişiz gibi bir anlam çıkıyor.

Önce bir kere, tabloya bakalım. Elbette ki 1999 Gölcük ve arkasından Düzce’de yaşadığımız felaketlerle karşılaştırılabilecek bir felaket…

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Düzce, Gölcük, merkez değil, bölge. “Düzce, Gölcük” dediniz de…

MEHMET ERSOY (Devamla) – Efendim, müsaade eder misiniz, düzeltirim ben.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Küçük kalır o iş.

MEHMET ERSOY (Devamla) – O zaman yaşadığımız felaketle bugün yaşadığımız felaketi büyüklük ölçekleri bakımından karşılaştırmak yanlış olur ama Van’da da sanki bir göçük oldu da Hükûmet oraya bile müdahale etmekten âciz kaldı gibi tabloyu küçük göstermek de yanlış olur.

Van’da ne oldu değerli milletvekillerimiz? 23 Ekim’de 7,2; 9 Kasım’da 5,6. Verdiğim rakamlarda genellikle iki depremin, iki felaketin rakamlarını toplayarak vermeye çalışacağım. Oluşan sarsıntı 70 kilometre yarıçapındaki bir alanda etkili oldu. Van merkez, Erciş, Muradiye, Özalp, Edremit ilçeleri ve köyleri; Bitlis merkez ve Adilcevaz’ın bir kısım köyleri etkilendi, 300’e yakın yerleşim birimi etkilendi, 1 milyon civarı insanımız etkilendi. Yaklaşık rakamlar, kesin olmamakla birlikte, 50 bin civarı binamız hasar gördü. 90’ın üzerinde bina deprem anında yıkıldı. Toplam 644 vatandaşımız hayatını kaybetti. 1.966, yaklaşık 2 bin vatandaşımız yaralandı. 252 vatandaşımız enkazlardan sağ kurtarıldı. Yaralılarınsa, yaklaşık 1.100 hastamız çevre illere nakledildi.

Şimdi, bu büyüklükteki, bu genişlikteki afet karşısında zannedersiniz ki Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün kurum ve kuruluşları arama, kurtarma faaliyetlerini yapamamış, sanki insanlarımız kurtarılabilecekken seyredilmiş, sanki bunun akabinde ne çadır dağıtımıyla, çadır kentlerle ilgili ne sıcak yemeklerle ilgili ne elektrik, su sorunlarıyla ilgili ne gıda yardımlarıyla ilgili ne de her türlü ısınma, giyinme gibi insani ihtiyaçların teminiyle ilgili, kamu hizmetlerinin sunumuyla ilgili, kamu binalarının hizmete hazırlanmasıyla ilgili ve ön hasar çalışmalarıyla ilgili hiçbir şey yapılmamış ya da ülkemizin imkân ve kabiliyetleri bundan çok daha fazlasını yapmaya muktedirken bunlar becerilememiş, bunlar yerine getirilememiş.

Değerli milletvekilleri, Van’da meydana gelen depremden hemen sonra sekiz saat içinde 71 arama kurtarma ekibi Van’da ayrı ayrı binaların başında faaliyete geçebilmişlerdir.

Yine, Van’a bir gün içinde 4 binin üzerinde arama kurtarma ekibi, 3 binin üzerinde sağlık ekibi sevk edilebilmiştir. Bu süreçte kara yoluyla gidenler hariç, sadece 176 kargo uçağı, 251 de Türk Hava Yollarının tarifeli yolcu uçağı kaldırılmıştır.

Şimdi, bütün bunlar niye yapılmıştır? Bütün bunlar yoksa hiç mi bir işe yaramamıştır? Bütün bunlar orada devletin topyekûn bütün kurum ve kuruluşlarıyla ahenk ve uyum içinde çalışması ve bütün ekiplerini, bütün imkânlarını oraya seferber edebilmesi sayesinde olmuştur. Gerek sivil toplum kuruluşlarının gerek kamunun elindeki arama kurtarma ekiplerinin gerek Sağlık Bakanlığımızın UMKE ekibinin sevki, Türk Hava Yollarının olsun, Genelkurmayın olsun, özel kargo şirketlerinin uçaklarının olsun hepsinin bir elden kullanılmasıyla mümkün olabilmiştir.

Elbette ki çok ağır kış şartlarında yaşadığınız felaketlerin her zaman kendine özel ürettiği bir psikoloji de olur.

Şimdi, Van’da afet meydana geldiğinde siz oradaki insanların sadece evlerinin yıkık ve ağır hasarlı olanlarıyla muhatap olamazsınız. O şiddetli sarsıntıyı yaşamış insanlar, arkasından 5 bin civarı artçı sarsıntıyı yaşamış insanlar evleri sağlam olsa da girebilecekler mi? 1 milyon civarı bir insanın bütün taleplerini anında karşılamanız da mümkün mü?

Şimdi, bu şartlarda elbette ki devlet önceliklerini belirleyecek. Hangi önceliklerde, kimlere yardım vermeye çalışacak, bunu belirleyecek.

Şimdi, elbette ki o kış şartlarında insanların mağdur olmadığını, insanların zorda kalmadığını söylememiz mümkün mü? Bugün çadır hayatı içinde hayatını idame ettirmeye çalışmak kolay bir şey mi? Ama dünyanın hangi büyük ekonomisi olursa olsun, dünyanın hangi güçlü ekonomisi olursa olsun ilk kırk sekiz saatini mutlaka arama kurtarma faaliyetlerindeki önceliğe ayırır. Önce enkazların altında kalmış canlar varsa onların kurtarılması gerekir.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Yanlışınız oradaydı işte.

MEHMET ERSOY (Devamla) – Bu arada, bir taraftan da geçici iskânla ilgili mücadeleleriniz devam eder.

Dünyanın her yerinde bu şiddette afetler olduğu zaman ilk saatlerde bu sıkıntıların yaşanması kaçınılmazdır. Her zaman, her ortamda övünülen Japonya, Kobe’de yerle bir olmuştur, kalkamamıştır bu afetin altından.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Belediye başkanı intihar etmişti.

MEHMET ERSOY (Devamla) – Elbette ki bu psikoloji içinde olayın sosyolojik boyutlarını da çok derinden düşünmemiz ve ona göre hareket etmemiz lazım.

Şimdi, Van depremi olduğu günden bu tarafa, sürekli, Hükûmet şunu yapmadı, şu bunu yapmadı, öbürü bunu yapmadı, neden afet bölgesi ilan edilmedi, neden şu önlemler alınmadı gibi sık sık eleştirilerle karşı karşıya kalıyoruz.

Değerli arkadaşlar, değerli milletvekillerimiz; eğer kavramlarla ilgili bilgi eksiğimiz varsa buradan, bu kürsülerden bu eksik bilgilerle konuşmamamız lazım hem toplumun hem milletvekillerimizin hem bu yüce heyetinizin doğru bilgilendirilmesi için.

Afet bölgesiyle ilgili konu: Türkiye Cumhuriyeti çok uzun zamandır “afet bölgesi” diye bir ilanda hiç bulunmuyor. Geçen yıl Rize’de yapılan ne ise bugün Van’da yapılan da odur. Geçmişte, afet zararlarının azaltılması için kararnameler çıkarılıyordu. Biliyorsunuz yine Meclisimiz 2003 yılında doğal hayatı etkileyen kanunlarda yaptığı değişiklikle artık Bakanlar Kurulunun afetten zarar görmüş belediyelere süresi ve kapsamı Bakanlar Kurulunca belirlenmek üzere ekstra yardım yapmasını ortadan kaldırdı. 2003 yılından bu tarafa böyle bir uygulama yapılmamaktadır. Daha önce yapılan uygulamalarla ilgili olarak da belediyelerimiz siyasi davranıldığı, afet görmediği hâlde partizanca davranıldığı gerekçesiyle mahkemelere dava açmış ve o davalar sonunda verilen mahkûmiyetler neticesi geçen yıl belediyelere 136 milyon lira ek ödeme yapılarak o dosyalar da kapatılmıştır. Bugün yapılan, Türkiye'nin her tarafında… Türkiye'nin bir tane rejimi vardır, bir tane hukuku vardır, bir tane kanunu vardır, o da Türkiye'nin her tarafında uygulanmaktadır: Genel hayata etkili olduğuna ilişkin karardır. Rize’de hangi karar alındıysa Van’da da o karar alınmıştır, Kütahya-Simav’da hangi karar alındıysa Elâzığ’da da o karar alınmıştır. Genel hayata etkililik kararı aynı gün alınmıştır. Bu alınmakla birlikte diğer…

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ersoy (AK Parti, Sinop). “Milliyetçi hareket partisi grubu adına grup başkanvekilleri izmir milletvekili oktay vural ve mersin milletvekili mehmet şandır?ın; van ilinde meydana gelen depremlerde, arama ve kurtarma çalışmaları, yardımların ulaştırılması, hasar tespiti ve süreçteki diğer hizmetlerin yerine getirilmesinde etkin koordinasyon sağlayamadığı iddiasıyla başbakan yardımcısı beşir atalay hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergenin ön görüşmesi”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 1 Aralık 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ersoy-24-2011-12-01-milliyetci-hareket-partisi-grubu-adina-grup-baskanvekilleri-izmir-mill (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=13101

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
