# Bazı kamu alacaklarının uzlaşma usulü ile tahsili hakkında (s.s.109)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Günal (MHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim
- **Tarih:** 19 Şubat 2008
- **Gündem:** BAZI KAMU ALACAKLARININ UZLAŞMA USULÜ İLE TAHSİLİ HAKKINDA (S.S.109)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-gunal-23-2008-02-19-bazi-kamu-alacaklarinin-uzlasma-usulu-ile-tahsili-hakkinda-s-s-109

> Mehmet Günal (MHP), 19 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU ALACAKLARININ UZLAŞMA USULÜ İLE TAHSİLİ HAKKINDA (S.S.109)); konuşma 515 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Getirilen teklifin lehinde bazı şeyler söylemek istiyorum.

Şimdi, değerli arkadaşlar, kredi kartı alışkanlığı hepimizde var ve her banka sizlere de memurlara da vekillere de herkese sormadan getiriyor, sonra bir sözleşme imzalıyoruz ve onu cebimizde taşıyoruz.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Ama örneği veriliyor, biliyorsunuz.

MEHMET GÜNAL (Devamla) – Evet, önce kartı getiriyorlar, sonra sözleşmeyi getiriyorlar.

Şimdi, normalde bir ödeme kartı olması gerekirken, adı üzerinde “kredi kartı” diye biz söylüyoruz zaten, normal şartlarda ödeme kartı. Tabii bunun yaygınlaşması, hem ekonominin kayıt altına alınması açısından hem de talebin artması açısından ekonomik olarak savunulan bir şey. Ancak, uygulamada bu bilinç oluşmadığı için, hem bankalarımız tarafından bu bilinç oluşturulmadığı için hem de vatandaşlarımız nezdinde bu bilinç oluşmadığı için, daha önce de bu konuda sıkıntılar yaşanmıştı hatırlarsanız ve yine 5033 sayılı Kanun ve bununla ilgili bir af getirilmişti. Şimdi Sayın Reşat Doğru’nun getirdiği teklif de bunun yinelenmesinden ibaret bir nevi.

Burada, kısaca 1’inci maddesini size tekrar hatırlatmak istiyorum 5033’teki: “Ödeme tarihi 23.12.2003 tarihinden önce olup da; kullandığı nakdî ve gayrî nakdî kredinin ödemelerini aksatan gerçek ve tüzel kişilerin, ticarî faaliyette bulunan ve bulunmayan gerçek kişilerin ve kredi müşterilerinin karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin kayıpları, söz konusu borçların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce veya bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmesi veya bankaca yeniden yapılandırılması hâlinde borcun tamamının ödenmesini müteakiben Merkez Bankasına tutulan kayıtları silinir.

Merkez Bankasınca kayıtların silinmesinden sonra, bankalar ve özel finans kurumlarınca yapılacak kredilendirme, çek karnesi verilmesi ve diğer bankacılık işlemlerinde silinmiş kayıtlar dikkate alınmaz.” diye bir hüküm konulmuştu. Ama uygulamada, maalesef, vatandaşlarımız sık sık bizlere bunu sormaktalar, eski Merkez Bankası çalışanı olmam hasebiyle ben de sıkça bu sorulara muhatap olmaktayım. Evet kayıtlardan siliniyor ama bankaların kayıtlarından silinmediği için, Merkez Bankası kayıtlarından silinmesine rağmen, kredi verilirken veya kredi kartı verilirken vatandaşlarımız mağdur oluyorlar geçmişte kalan uygulamalardan dolayı. Dolayısıyla, baktığımız zaman, bu Kanun çıkmasına rağmen, 2007 Ekim ayı itibarıyla 86 milyar 111 milyon YTL’ye ulaşmış toplam kredi kartı ve kredi borcunun ödenmeyen miktarı. Özellikle burada bir yılda yüzde 30’luk bir artış görülüyor ve bunun içerisinde de “diğer” diye tanımlanan, özellikle bireysel kredilerde yüzde 50’den fazla bir artış var.

Şimdi, 2003 yılından bu yana baktığımız zaman, toplam kredi kartı ve kredi borcunu ödemeyenler 30.297’den, 2007’de 289 bine çıkmış. Toplamda, dört yıllık birikimine baktığımız zaman da 690 bine yaklaşan, 687 bin civarında bir rakam oluşmuş. Yani, bu sorun, maalesef, çıkardığımız Kanun’la çözülmemiş. Dolayısıyla kısaca baktığımız zaman, TÜİK’in rakamlarına göre, hane halkının harcanabilir gelirinin yaklaşık yüzde 25’i borç ve faiz ödemelerine gidiyor. Bu, önemli bir sorun olarak karşımızda. Toplam kredilerin de yüzde 42’sini tüketici kredileri ve kredi kartı borçları oluşturuyor.

Dolayısıyla, burada, kamuoyunda tartışılan ve vatandaşların yaşamış olduğu sorunun çözümü için bir teklif getirilmekte ve bu durumu dikkate alarak yeni bir düzenleme yapılmasının gerekliliğine işaret edilmektedir. Bir taraftan, az sonra görüşeceğimiz şeyde şirketlere uzlaşma yoluyla yeni bir af getirirken, öbür taraftan, mağdur olan vatandaşlarımızın da mağduriyetlerinin giderilmesi için bu kanunun desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bu çerçevede yeniden yapılandırma yapılarak, bu kanun teklifine desteklerinizi rica ediyorum.

Hepinize saygılarımı sunarım. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Günal (MHP, Antalya). “Bazı kamu alacaklarının uzlaşma usulü ile tahsili hakkında (s.s.109)”. TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim tutanağı, 19 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-gunal-23-2008-02-19-bazi-kamu-alacaklarinin-uzlasma-usulu-ile-tahsili-hakkinda-s-s-109 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
