# Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kan.tas.(ss.646)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Güner (AK Parti, Bolu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim
- **Tarih:** 10 Mayıs 2005
- **Gündem:** YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KAN.TAS.(SS.646)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-guner-22-2005-05-10-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku

> Mehmet Güner (AK Parti), 10 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KAN.TAS.(SS.646)); konuşma 576 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET GÜNER (Bolu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Çok şükür, bu kanun bugün Meclisten çıkacak. Bu kanunun ülkemize hayırlı olması noktasında hepimizin ortak bir kanaati var. İnşallah da hayırlı olacak.

Ancak, aşağı yukarı onbir ay önce bu kanun tasarısı komisyonumuzdan çıktı -tabiî ben onbir ay önce bu komisyonda olmadığım için o günkü tartışmaları pek bilmiyorum- onbir ay sonra ancak Genel Kurula gelebildi. Bu konuda CHP Grubu adına konuşan Tacidar Bey arkadaşımız da bunun sorumlusunun genellikle Hazineden sorumlu Devlet Bakanımız Ali Babacan olduğunu söyledi.

Değerli arkadaşlar, bu kanunun gecikmesinde hiçbir fayda yoktu. Tacidar Beye o konuda katılıyorum. Ancak, geçmiş dönemlerde panik ortamlarında çıkarılan bazı kanunlar şu anda bizim için çok büyük sıkıntı yaratmakta ve bizler bugün enerji konusunda çok ciddî bir şekilde bir bedel ödemekteyiz ve bu bedelleri önümüzdeki aşağı yukarı yirmi yıl daha ödeme durumunda kalacağız, öyle gözüküyor. Bir örnekleme yapacak olursak, hepiniz hatırlarsınız, 1996 ve 1997 yıllarında gazetelerde "önümüzdeki yıllarda Türkiye karanlığa gömülecek" başlıklarını o zamanlar hepimiz okumuştuk ve bir panik yaratılmıştı o günlerde. Onların arkasından çok süratli bir şekilde 1998'de Mavi Akım doğalgaz anlaşmaları onun arkasından batı hattından yapılan anlaşmalar ve bunu takip eden, Azerbaycanla yapılan anlaşmalar ve İranla yapılan anlaşmaları görüyoruz ve öyle bir noktaya geldik ki, o dönemde çok süratli bir şekilde doğalgaza dayalı santrallar kuruldu. Bunun yanında kömür santralları kuruldu, mobil santrallar kuruldu. Öyle bir noktaya geldi ki, biz, tükettiğimizden daha fazla elektrik enerjisi üretir hale geldik ve burada bazı örneklere bakacak olursak 2004 yılında, TEDAŞ'ın rakamlarına bakıyoruz, yap-işlet modeliyle yapılan, doğalgazla çalışan santrallardan aşağı yukarı 6 sente, yani 5,76 sente elektrik alırken, yap-işlet-devretlerden 10 sent gibi rakamlara bizler elektrik alıyoruz ve dolayısıyla bunlar da bizim şu andaki ortalama fiyatlarımızı oldukça yükseltti ve o günün yapılan yanlış anlaşmalarının neticesini bugün halen daha çekmekteyiz. Hatta öyle santrallar yapıldı ki, bunlardan bir tanesi de Konya Ilgın'da, şu anda tahkime gitti, büyük bir ihtimalle de, inşallah kaybetmeyiz ki, kaybedeceğiz gibi görünüyor ve büyük de bir bedel ödemekle karşı karşıya kalabiliriz. Dolayısıyla, o gün yapılan anlaşmalar neticesinde bugün Türkmenistan'dan, biz, 3,4 sente elektrik enerjisi alıyoruz ve belki bu elektrik enerjisini daha fazla miktarlarda almış olsak ortalama fiyatlarımızı biraz daha düşürebiliriz. O bakımdan, bu anlaşma, belki bu kanun maddesi biraz gecikti bugüne kadar; ama, enine boyuna tartışıldı ve neticesi itibariyle en güzel şekilde bu kanunun bugün çıkacağını umuyorum; inşallah, hayırlı olacaktır diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, tabiî, bu yenilenebilir enerji kaynaklarının ülkemize sağlayacağı faydaları benden önce bu kürsüye gelen arkadaşlarımız anlattılar, bunun üzerinde fazla durmak istemiyorum. Bu kanun mutlaka desteklenmeli; desteklenmediği zaman da 2020 yılına göre yapılan bazı projeksiyonlarda ise, eğer bu kanun çıkmazsa, yüzde 20'si ancak yerli kaynaklara dayanacak, yüzde 80'i de yabancı kaynaklara dayalı olarak elektrik üreteceğiz. Bu, ülkemiz için oldukça sıkıntılı bir durum.

Burada Tacidar Bey konuşurken "ciddî bir riskimiz var" demişti; çünkü, Rusya'yla -Allah korusun- bir sıkıntımız çıktığı zaman, vananın başında onlar var. Gerçekten böyle bir tehlikeyle karşı karşıya da kalabilme ihtimalimiz zayıf da olsa var. Ancak, işte çıkan bu kanun neticesinde, inşallah, gittikçe dışa bağımlılığımızı azaltacağız diye ben düşünüyorum. Bu konuda Tacidar Beye de katılıyorum.

İnşallah, bu anlaşmalar çıktıktan sonra, yatırımcılarımız bu konuya gerekli önemi göstereceklerdir ve önümüzdeki günlerde fosil kaynakların tüketimi gittikçe azalacak ve bu azalma neticesinde de, daha kolay ve daha temiz bir enerjiye az da olsa katkısı olacaktır diye düşünüyorum.

Bu arada, bir tartışma daha yapıldı biraz önce, bu ortalama fiyatın yüzde 20 artı ve eksi noktası olması konusunda. Biz, komisyon olarak, eksi yüzde 20'nin kalkması noktasında bir görüş bildirmiştik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Güner (AK Parti, Bolu). “Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kan.tas.(ss.646)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 10 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-guner-22-2005-05-10-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
