# 2006 merkezi bütçe kan.tas.(meb,yök,ösym,kredi ve yurtlar gen.müd.,üniversiteler)15 inci tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Güner (AK Parti, Bolu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim
- **Tarih:** 23 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(MEB,YÖK,ÖSYM,KREDİ VE YURTLAR GEN.MÜD.,ÜNİVERSİTELER)15 İNCİ TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-guner-22-2005-12-23-2006-merkezi-butce-kan-tas-meb-yok-osym-kredi-ve-yurtlar-gen-mud-uni

> Mehmet Güner (AK Parti), 23 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(MEB,YÖK,ÖSYM,KREDİ VE YURTLAR GEN.MÜD.,ÜNİVERSİTELER)15 İNCİ TUR); konuşma 1.237 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET GÜNER (Bolu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2006 yılı Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi üzerine, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, şu anda 2006 yılı bütçesini görüşüyoruz. Hükümet olarak bu bizim dördüncü bütçemiz. İlk bütçemizi yaparken de, ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik durumları hepimiz biliyoruz. Ancak, her şeye rağmen, her ne kadar muhalefet milletvekillerinin çok fazla tenkit etmesine rağmen, iktidar olduğumuzdan bugüne kadar birçok da ilklere imza attık.

Değerli arkadaşlar, şu anda 20 000 000'a yakın genç ve çocuğumuz eğitimini sürdürmektedir. Bunların her türlü ihtiyaçlarının karşılanması ve topluma yararlı bir fert olarak yetiştirilmesi için en büyük görev de Millî Eğitim Bakanlığına düşmektedir; ancak, eğitim, devletin tek başına altından kalkabileceği bir sektör de değildir. Bu konuda kamu kaynaklarının yanı sıra, şahısların, sivil toplum örgütlerinin ve vakıfların katkısı da son derece önem arz etmektedir.

Değerli arkadaşlar, Başbakanımızın da sık sık dilinden düşürmediği, ülkemizin dört önemli meselesi vardır ki, bunların başında eğitim gelmektedir. Bunun içindir ki, biz, Millî Eğitim Bakanlığında da birçok ilklere imza attığımızı düşünüyorum ve bunları da görüyoruz. Baktığımız zaman da, cumhuriyet tarihinde, belki ilk defa, konsolide bütçeden en fazla payı bu dönemde eğitim sektörü almıştır. Baktığımız zaman da, konsolide bütçeden 2003 yılında 6,91; 2004'te 8,22; 2005'te 9,57; 2006 bütçesinde yaklaşık olarak 17 katrilyon görecek olursak, bu da 9,52 civarında etmektedir. Tabiî, bunlara özel idare kaynakları da dahil değildir.

Değerli arkadaşlar, Muharrem Beyin daha önceki yıllarda da verildiğini iddia ettiği… Ancak, bir öğretmen olarak ben, öğretmenlik yaşamımda bunu pek görmedim; çok az bir miktarda, öğrencilere, ders kitapları dağıtıldı. Son üç yıl içerisinde, okullar açıldığında, özellikle ilköğretim okulları açıldığında, bütün öğrencilerimiz ders kitaplarını sıraların üzerinde buluyor. Bu, belki, -Muharrem Beyin dediği gibi- sadece fakir öğrencilere verilmiyor; ama, öğrencilerin fakiri zengini olmaz. Netice itibariyle -öğretmenlik yaptığım zamanlardan bunları çok iyi biliyorum- parası olanlar dahi bu kitapları temin edemediler. Okullar açıldı, 1 ay geçmesine rağmen ders kitaplarını tamamlayamayan, çok iyi şartlarda yaşayan öğrencilerimiz de vardı. Dolayısıyla, yaklaşık, ortalama, yılda 133 000 000 dolar gibi bir rakam harcanarak, ilk defa, bu hükümet döneminde ders kitapları dağıtılmıştır.

Çok tartışılan bir konu; benim, APK uzmanlığından almış olduğu rakamlara göre, son üç yıl içerisinde yaklaşık 71 000 derslik yapılmıştır. Bu rakamlarda herhangi bir değişiklik veyahut da bir yanlışlık varsa Sayın Bakanımız onu düzeltir.

Bu arada, eğitime yüzde 100 destek kampanyası da çok önem arz etmiştir bu dönem içerisinde ve bu eğitime yüzde 100 destek kampanyasıyla yaklaşık 2 katrilyonluk bir kaynak sağlanmıştır bu dönemde. Hepinizin bildiği gibi, vergi yasasında yapılan bir indirimle yüzde 5 olan vergi indirimi yüzde 100'e çıkarılarak, işadamlarımızın, zenginlerimizin bu konuda katkı sağlamaları sağlanmıştır. Tabiî, o arada, sözünü etmeden geçemeyeceğim özel sektörün, vakıfların, hayırsever vatandaşlarımızın eğitime vermiş olduğu katkıların en büyük örneğini bizler, Bolu Milletvekili olarak Bolu'da yaşıyoruz. Bolu'daki eğitim sektörüne rahmetli İzzet Baysal çok büyük katkılarda bulunmuştur. Onun vakfı, şu anda, halen daha devam etmektedir. Halen de yatırımı devam etmektedir. Ben, burada, huzurlarınızda bir Bolu Milletvekili olarak da, rahmetli İzzet Baysal'ı rahmetle anarken, şu anda vakfı yöneten Ahmet Baysal'a da, buradan, teşekkürlerimi bildiriyorum.

Tabiî, bu arada, birçok işadamımıza da bu konuya vermiş olduğu desteklerden dolayı teşekkürü bir borç biliyoruz; hükümet olarak da, milletvekili olarak da, bu ülkenin insanları olarak da.

Değerli arkadaşlar, yine, bu hükümet döneminde, biliyorsunuz, ülkemizin birçok bölgesi deprem riskiyle karşı karşıyadır. Yaklaşık yılda 40 000 000 dolar gibi bir para harcanarak, okullarımızda güçlendirme çalışmalarına başlanmıştır; ama, yeteri kadar bunlar, tabiî, yapılamadı. Önümüzdeki günlerde, inşallah, tamamlanacaktır ve öğrencilerimizin daha sağlıklı bir ortamda ders yapmalarını, eğitim yapmalarını sağlamak için elimizden gelen gayreti, inşallah, hükümet gösterecektir.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'de okuma-yazma oranında ciddî sıkıntılarımız vardı. Bu okuma-yazma oranlarının düşük olmasındaki en büyük etkenlerden bir tanesi de kırsal kesimde yaşayan çeşitli sebeplerle okula gönderilmeyen kız çocuklarıydı. Esas burada çağdaşlığın bir gereği olarak bu kız çocuklarının okula gönderilmesi gerekiyordu. İşte, bu, "Haydi Kızlar Okula" kampanyasıyla 175 000 kız çocuğu bu dönem içerisinde okula başladı; bu, gerçekten çok önemli bir noktaydı, belki çağdaşlığın da bir gereğiydi.

Burada, liselerimiz dört yıla çıktı. Yine, bu hükümet zamanında, 1968 yılından bu yana değiştirilemeyen ve güncellenemeyen müfredat programımız da günün şartlarına uydurulmak için gayret gösterildi ve müfredat değişti. İnşallah, bunların meyvelerini de önümüzdeki yıllarda toplayacağız.

Değerli arkadaşlar, benim, özellikle bir öğretmen olarak üzerinde durmak istediğim bir YBO'lar var. YBO'lar, özellikle kırsal kesimde eğitimdeki fırsat eşitsizliğini engellemek için en önemli faktörlerden bir tanesi olacaktır. Ben, bir örnekle bunu açıklamak istiyorum. Geçen yıl, memleketimde, partide il binasında otururken, bizim bir Taşkesti Beldemiz var, birçok muhtar geldi, bir yerde partiyi bastılar. Dedim ki, hayrola; bizim Mudurnu İlçesinde bir yatılı bölge okulu açıldı, biz taşımalı sistemle çocuklarımızı okula gönderiyorduk, şu anda çocuklarımız yatılı bölge okuluna gidiyor, biz vermek istemiyoruz; çünkü, bizim çocuklarımız küçük, buraya göndermek istemiyoruz dediler. Belki, bir siyasetçi olarak çok zor bir şekilde ben bu teklifleri reddettim, bu konuda yardımcı olamayacağımı söyledim; çünkü, bir eğitimci olarak biliyorum ki, yatılı bölge okullarında özellikle kırsal kesimde çok iyi eğitim verilmektedir, taşımalı sistemle mukayese bile etmek mümkün değil. Netice itibariyle, bu öğrencilerimiz bu yıl yatılı bölge okuluna hepsi kaydoldular ve de şu anda başka bir şikâyetle karşılaştık ki, şu anda veliler tekrar bize geldi, dediler ki: "Ya, biz öğrencilerimizi hafta sonu evlerimize alamıyoruz." Neden? "Çocuklar gelmek istemiyor." Gerçekten, yatılı bölge okullarının şu andaki şartları oldukça iyi, özellikle kırsal kesim için söylüyorum. Ben, Sayın Bakanımdan, burada, bir iktidar milletvekili olarak da, yatılı bölge okullarına önümüzdeki günlerde kırsal kesim için biraz daha önem verilmesini hassaten rica ediyorum. Bu, bizim açımızdan oldukça sağlıklı olacaktır.

Değerli arkadaşlar, süreyi iyi kullanmak açısından bazı şeyleri burada geçiyorum ben; çünkü, birçok tenkitler oldu, bunlara Sayın Bakanımız cevap verecektir.

Bu konuda Avrupa Birliğiyle ilgili birtakım projeler de, çalışmalar yapılmıştır. Eğitimde seviyenin artırılabilmesi için, gerek bilgisayar dağıtımı gerek okullara ADSL dediğimiz Telekomla yapılan anlaşmalar ve öğretmenlerimizin bilgisayar edinmesiyle ilgili Vakıflar Bankasıyla yapılan anlaşmalar neticesinde öğretmenlerimiz de teknolojiyi yakalayamaya çalışmışlardır. Burada önümüzdeki 2006 yılında Avrupa Birliğiyle ilgili bazı projeler de gerçekleştirilecektir.

Değerli arkadaşlar, biraz önce muhalefet milletvekillerinin ısrarla üzerinde durduğu bazı konular var. Şimdi, önümüzdeki dönemde inşallah bunlar gerçekleşecek, Türkiye'de 15 tane üniversitenin kurulması Plan ve Bütçe Komisyonundan geçti. Her ne kadar YÖK buna muhalefet ediyorsa da, inşallah, Parlamentodan bu üniversitelerin kurulması kararı çıkacak.

Dolayısıyla, ülkemizde üniversitelerin önünde bekleyen çok sayıda insanımız var; bunların belki bir nebzecik de olsa yaralarına, dertlerine derman olacaktır diye düşünüyorum.

Şimdi, tabiî, bu arada, bazı Millî Eğitim Bakanlığımızın yapmış olduğu çalışmalar muhalefetteki bazı milletvekili arkadaşlarımızın veyahut da muhalefeti rahatsız etmiş gibi gözüküyor.

Biraz önce Sinop Milletvekilimiz burada konuşma yaparken biz dedi, imam vali, imam doktor, imam mühendis istemiyoruz.

Değerli arkadaşlar, şu anda Mecliste bir sürü imam-hatip lisesini bitirmiş -bunlar imam değil, imamlık bir meslektir- daha sonra avukat, doktor, mühendis olmuş arkadaşımız var. Şu anda da Mecliste ülkemizi temsil ediyorlar. Bunlardan bir tanesi de Başkanlık Divanında oturuyor. Yani, bu arkadaşlar vatan hainliği mi yaptı şimdi bugüne kadar, böyle bir şey…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Güner, konuşmanızı tamamlayınız.

MEHMET GÜNER (Devamla) - Hoşgörünüze sığınıyorum Sayın Başkan.

Yani, sizler iktidara geldiğiniz zaman bu arkadaşları nereye süreceksiniz?

OYA ARASLI (Ankara) - Öyle bir şey denilmedi ki...

MEHMET GÜNER (Devamla) - Ama, istemiyoruz diyor Sayın Vekilim, istemiyoruz diyor, böyle bir şey istemiyoruz… Yani, nereye süreceksiniz?!

OYA ARASLI (Ankara) - İstemiyoruz denmedi, "şart değil" dendi.

MEHMET GÜNER (Devamla) - Yani, siz iktidara geldiğiniz zaman bunu mu yapacaksınız? Hoş, iktidara gelmek için kaç bahar beklersiniz, orasını da bilemiyorum.

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Vallahi görürsün sen yakında kaç bahar bekliyoruz.

MEHMET GÜNER (Devamla) - İnşallah, görürüz, inşallah görürüz. Yani, hep beraber görürüz. Sizler bir dönem, Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisini barajın altında bıraktınız.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Güner (AK Parti, Bolu). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(meb,yök,ösym,kredi ve yurtlar gen.müd.,üniversiteler)15 inci tur”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-guner-22-2005-12-23-2006-merkezi-butce-kan-tas-meb-yok-osym-kredi-ve-yurtlar-gen-mud-uni (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
