# Öneriler

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Güzelmansur (CHP, Hatay)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim
- **Tarih:** 13 Ekim 2026
- **Gündem:** ÖNERİLER
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=148810
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-guzelmansur-2026-10-13-oneriler

> Mehmet Güzelmansur (CHP), 13 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖNERİLER); konuşma 530 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET GÜZELMANSUR (Hatay) - Sayın Başkanım, öncelikle hayırlı uğurlu olsun, başarılarınızın devamını diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ülkemize getireceği sorumlulukların açıklaması ve Meclisimizin bu süreçte söz sahibi olması amacıyla verdiğimiz genel görüşme önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu ve bizleri izleyen vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, bildiğiniz gibi Mekke Ortak Savunma Anlaşması 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalandı. Altmış yedi gündür bu anlaşmayla ilgili gelişmeleri milletvekilleri de vatandaşlarımız da büyük bir ölçüde basından duymaktayız. Ben buradan, Gazi Meclisten soruyorum: Milletin Meclisi savaş ve barış gibi hayati konularda nasıl olur da bilgilendirilmez? Bu anlaşmanın Meclise biraz önce getirilmesi gerekmiyor mu? Nasıl olur da gelişmeleri verildiği kadarıyla basından öğreniriz? Anlaşmanın tam metni neden açıklanmıyor? Türkiye hangi durumlarda anlaşma ülkelerine destek verecek? Türkiye'nin hangi sorumlulukları üstleneceğini kim belirleyecek? Bu soruların cevabını bilmek hem Gazi Meclisimizin hem milletimizin hakkı değil mi?

Değerli milletvekili arkadaşlarım, dış politika Meclis baypas edilerek, Meclise bilgi verilmeden yürütülecek bir iş değildir. Hükûmet ülkemizin geleceğini etkileyen kararların sonuçlarını Meclise anlatmak zorundadır çünkü bu kararların sonuçlarını yalnızca bugünkü Hükûmet değil gelecek hükûmetler ve gelecek nesillerimiz de yaşayacaktır. Biz Türkiye'nin başka ülkelerle iş birliği yapmasına karşı değiliz. Savunma sanayimizin gelişmesini, ülkemizin güçlenmesini ve bölgemizde barışın korunmasını elbette çok istiyoruz ancak bir anlaşma imzalanırken yalnızca kazanacaklarımızı değil karşılaşabileceğimiz riskleri de düşünmek zorundayız. Bu anlaşmaya göre, üç ülkeden birine yapılan silahlı saldırı diğer ülkeleri de ilgilendiren bir savunma meselesine dönüşebilir. Peki, ben buradan soruyorum: Suudi Arabistan'a bir füze atıldığında Türkiye ne yapacak? Yemen'deki savaş büyürse Türkiye bu savaşın içine girecek mi? Türkiye başka ülkelerin çatışmalarında hangi noktaya kadar sorumluluk üstlenecek? Bunlar cevapsız bırakılmayacak sorulardır. Türkiye doğrudan tarafı olmadığı çatışmalar nedeniyle kendisini yeni savaşların içinde bulmamalıdır. Komşularımızla ilişkilerimizin bozulması, bölgemizdeki gerilimin büyümesi ve ticaretimizin zarar görmesi ülkemizin çıkarlarına aykırıdır. Türkiye Orta Doğu coğrafyasında bir denge unsuru olmalıdır. Herhangi bir sıkıntının ekonomik bedelini de dönüp dolaşıp vatandaşımız ödeyecektir. Zaten Türkiye'de ekonomi felç durumdadır. Değerli milletvekilleri Ulu Önder'imiz Mustafa Kemal Atatürk'ün dış politikamıza yön veren çok önemli bir ilkesi vardır. Ulu Önder Atatürk ne demiş? "Yurtta sulh, cihanda sulh." demiş. Bu ilke yalnızca güzel bir söz değildir, Türkiye'nin dünyayla ilişkilerini belirleyen temel bir anlayıştır. Komşularımızla barış içinde yaşamak, başka ülkelerin iç işlerine karışmamak ve ülkemizin güvenliğini korurken bölgesel barışı gözetmek zorundayız. Orta Doğu'da kalıcı barış yeni cepheler açarak değil sorunları diplomasiyle çözerek sağlanabilir. Suudi Arabistan'la, Arap ülkeleriyle ilişkilerimizi geliştirelim, ekonomik ve siyasi iş birliğimizi güçlendirelim ancak bu ülkelerin kendi aralarındaki anlaşmazlıkların kesin bir şekilde bir tarafı olmayalım. Türkiye bölgede barışı destekleyen, sorunların çözümüne katkı sunan bir ülke olmalıdır. Ulu Önder'imiz Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği yol Türkiye'nin kendi kararlarını bağımsız bir biçimde almasını, maceracı politikalardan uzak durmasını ve barışı öncelemesini gerektirir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

MEHMET GÜZELMANSUR (Devamla) - Güçlü dış politika her çatışmaya katılmak değil, ülkemizi çatışmalardan koruyacak aklı ve iradeyi gösterebilmektir.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, Hükûmete çağrımız nettir: Anlaşmanın tam metnini Meclise getirin, Türkiye'nin hangi şartlarda genel destek vereceğini, sorumlulukların sınırını ve olası atılacak adımların ülkemize maliyetini açıklayın, Meclisin anayasal yetkilerini gözetin. Bu konuyu milletin temsilcileriyle birlikte bütün yönleriyle tartışalım, konuşalım, Gazi Mecliste en azından bu konuyla ilgili vatandaşlarımızla konuşacak sözlerimiz olsun.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Güzelmansur (CHP, Hatay). “Öneriler”. TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim tutanağı, 13 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-guzelmansur-2026-10-13-oneriler (erişim: 14 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=148810

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
