# Sıvılaştırılmış petrol gazı ( lpg ) piyasası kan.tas. ( ss. 723 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Hilmi Güler (AK Parti, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim
- **Tarih:** 24 Şubat 2005
- **Gündem:** SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZI ( LPG ) PİYASASI KAN.TAS. ( SS. 723 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-hilmi-guler-22-2005-02-24-sivilastirilmis-petrol-gazi-lpg-piyasasi-kan-tas-ss-723-2

> Mehmet Hilmi Güler (AK Parti), 24 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZI ( LPG ) PİYASASI KAN.TAS. ( SS. 723 )); konuşma 1.405 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) - Sayın Başkan, cevap vermek istiyorum.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Bakanım.

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konu her ne kadar sıvılaştırılmış petrol yasasıysa da, Sayın Tacidar Seyhan Bey arkadaşımıza cevap vermem gerektiğini hissediyorum.

Şimdi, birkaç noktayı konuşmaları sırasında araya sıkıştırdı. Bunlardan bir tanesi, yenilenebilir enerji. Sırasıyla cevap veriyorum. Yenilenebilir enerji, biliyorsunuz, Genel Kurul gündeminde ve mutlaka çıkacak bu yasa; ancak, belli bir sıralaması var, belli bir önem sırası var, bu önem sırasına göre de...

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Hep geriye atılıyor Sayın Bakanım, hep geride kalıyor; başkaları öne geçiyor.

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla) - Gelecek, gelecek.

Bakınız, şimdi, bu LPG yasası, yani, tüpgaz... Patlamaları, çatlamaları görüyorsunuz. Bunlar ele alınıyor. 15 000 000 hanenin 13 500 000'ini ilgilendiriyor, 65 000 000 kişi bunu kullanıyor. Önem sırasına göre bunu aldık; ancak, dediğim gibi, yenilenebilir enerji yasasının her şeyini hazırladık ve biz, bu arada boş durmuyoruz. Rüzgâr haritaları çıktı, jeotermal çalışmalar sürüyor, MTA bütün Türkiye'yi yeniden tarıyor ve aynı zamanda, bizim Enerji Bakanlığı, eskiden olduğu gibi, bütün genel müdürlükleri tek tek çalıştırmıyor; biz, bir bütün halinde çalışıyoruz. Eskiden, sadece MTA'dan sorumlu bir devlet bakanlığı vardı; eskiden, Etibanktan sorumlu devlet bakanlığı vardı. Şimdi, biz, hepsinin, aradaki duvarları kaldırdık, ortak çalışıyoruz. Mesela, TPAO, bir sondaj yaparken, petrol ararken, eğer kömüre rastladıysa sondajda, kömür kesiyorsa, hemen onu TKİ'ye veya TTK'ya gönderiyor, su bulursak, DSİ'yle ortak çalışıyor; yani, biz, çok verimli bir çalışmayı sürdürüyoruz. Zaten, onun için de bu meyveli ağaç taşlanıyor; yoksa, siz, kavak ağacının taşlandığını gördünüz mü?

Şimdi, buradaki mesele şu: İkibuçuk yıl meselesi değil. Biz, bu arkadaşlarımızı, çalışkan diye, güvenilir diye getirdik ve bu arkadaşlarımız da... Şu anda, yargı süreci devam ettiği sürece, onlar hakkında herhangi bir şey söylememeyi biz devletadamlığının ciddiyetinin bir gereği olarak görüyoruz. Yargı neticelensin, ona göre konuşalım. Bu, şu anda erken olur ve bu arkadaşlarımız, henüz, şu anda suçlu durumda değil, şu anda çalışmalarını sürdürüyor. Biz, farklı bir şey yaptık. Biz, bunu hissettiğimiz anda gereğini yaptık; önemli olan bu. Biz, halının altına tozu süpürmedik. Biz, ne yaptıysa, hayır, kardeşimiz dahi olsa, babamız anamız dahi olsa, biz buna hiçbir zaman göz yummayacağımızı gösterdik ve hemen düğmeye bastık. Bu, çok önemlidir; ama, siz, bunu, eski birtakım alışkanlıklarla, başka müdahalelerle benzetmeye çalışırsanız, bundan, hiçbir şey, kimse kazanmaz. Bu, bizim millî bir sorunumuz. Bunu, siyasî bir mecraa, siyasî bir düzleme taşımanız doğru olmaz; çünkü, bu hepimizin meselesi; çünkü, daha fazla konuşmaya kalkarsak, iş, bazı yerlere de gidebilir. Hiç gereksiz bir yere, işi demagojiye, mugalataya dökmüş oluruz ki, bunda, hiç, polemik yapmanın bir gereği yok. Biz, çok ciddî bir şekilde olayı takip ediyoruz ve anında da -bu izlemeleri yaptıktan sonra- gene açıklamaları da yapacağız. Sizleri tatmin edecek bütün açıklamaları, hiçbir şeyi saklamadan da ortaya koyacağız; çünkü, bizim şeffaflığımızın gereği bu ve hiçbir şekilde de bir alınganlığımız yok. Biz AK Partiyiz, tertemiz geldik ve tertemiz gideceğiz. Bunu bir kere söyleyeyim.

İkinci bir noktayı size ifade edeyim: Üç defa geri dönmedi arkadaşlar. Bu arkadaşımız iki defa geri döndü. Birinci defa döndükten sonra bir yerden haber geldi "imzalanacak" diye, onun üzerine gitti. Hatta, orada da, Başbakan Müsteşarımızın da imzası olmadan, parafı olmadan gitti. Orada ufak bir karışıklık olmuş; ama, hata bizimdir, hiçbir zaman bunu bir şey olarak söylemiyoruz; ama, neticede, iki defa gitmiştir.

TACİDAR SEYHAN (Adana) - Ne fark eder efendim!

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla) - Bakınız, ama öbür arkadaşımızda direkt imzalanmıştır yani.

Şimdi, bunu tartışmaya açmak doğru değil; çünkü, burada, çok önem verdiğimiz makamlar söz konusu. Kaldı ki, burada da biz çok hassas davranıyoruz. Bunu özellikle bildiririm.

Yönetim kurulu üyeliği meselesi... Özelleştirme 1 Nisan'da... TEDAŞ, Özelleştirmeye bağlı bir yer. Dolayısıyla, o atama Özelleştirme İdaresi tarafından yapılmıştır. Şu anda bana bağlı olan bir yer değil. Kaldı ki, bu arkadaşlarımız çalışkan arkadaşlardı, iyi çalışmalar yaptılar, kâra geçirdiler. Bu arkadaşlarımızı, biz, yolsuzluğa uğradığını bile bile yapmadık. Zaten ortada bir yolsuzluk da henüz kesinleşmiş değil, yargı süreci devam ediyor. Onun için, beni daha fazla konuşmaya mecbur bırakmayın. Bunu yaptığımız zaman farklı konular gündeme gelir, o da hiç gereksiz polemiklere sebep olur, doğru da olmaz. Onu özellikle ifade edeyim.

İkincisi, kirli filan değil bu arkadaşlar; çünkü, henüz yargı kararıyla sonuca varmadıktan sonra, yargı süreci devam ettiği için, bunu lütfen bir bekleyelim; bize yakışan budur. Gördükten sonra değerlendirmeleri yaparız.

Bakû-Tiflis-Ceyhan Projesi... Ben, bu konuyu, LPG ile Bakû-Tiflis-Ceyhan Projesinin ilişkisini anlayamadım; ama, ben, yine de, Tacidar Bey, hakikaten sevdiğim, çok çalışkan bir arkadaşımız olduğu için, izah edeyim durumunu. Bakû-Tiflis-Ceyhan'ın... Hatta, bugün, buraya gelmeden önce, saat 11.00'de, en üst düzeyde, BTC'nin yöneticileriyle beraber toplantı yaptık -tesadüf diyelim buna- ve çalışma fevkalade güzel bir şekilde gidiyor. İftihar edeceğimiz bir çalışmadır, millî bir projemizdir ve bu proje 1 760 kilometrelik bir projedir, üçte 2'si Türkiye'dedir ve biz, burada, dağları, tepeleri aşarak bunu yapıyoruz. Azerbaycan ve Gürcistan'daki çalışmalar da sürüyor. Bizden, şu anda, gecikmeye sebep olacak bir çalışma yok; ama, hakikaten, Türk mühendisleri, Türk müteahhitleri ve hepimiz, başta BOTAŞ'ın değerli yöneticileri olmak üzere hepsi, bu çalışmaları fevkalade bir başarıyla sürdürüyorlar.

Ben, Bakanlığımın bütün elemanlarından, gelmiş geçmiş, adı geçen bütün çalışmalarında... Bütün o başarıları oluşturan arkadaşlardır. Bu kadromla ben iftihar ediyorum. BTC'de çok güzel bir şekilde çalışma sürüyor ve inşallah, zamanında bitecek ve haziranın sonunda, inşallah, ilk petrolü Ceyhan'dan akıtacağız. Bu çok önemli ve zamanında bitecek.

Onun dışında, biraz önce, yenilenebilir enerjiden bahsettiniz. Biz, sadece yenilenebilir enerji değil, aynı zamanda enerji verimliliğiyle ilgili çok önemli bir yasayı çıkarıyoruz. Türkiye'de, şu anda enerji açısından tasarruf edilebilecek miktar 3 milyar dolardır. 3 milyar doların sadece 1,2 milyar doları binalardaki tasarrufla elde edilecek miktardır. Ayrıca, bu 3 milyar dolarlık paranın içerisinde, tasarruf edilebilecek miktarın içerisinde ulaştırma sektörüyle beraber sanayi de var; yani, binaların ısınması, ulaştırma sektörü ve sanayi, üçünün toplamında tasarruf edilecek miktar 3 milyar dolardır ve bununla ilgili çok ciddî bir çalışma yapıyoruz.

Mesela -siz, mademki bu konuyu açtınız- biyodizel diye bir çalışma başlattık; yani, bitkilerden mazot elde etmeyle ilgili. Bu çalışmada, geçen hafta, enerji verimliliği haftası münasebetiyle, biyodizelle çalışan otobüsle Ankara'da seyahat ettik ve Çocuk Esirgeme Kurumunda, örnek bir bina olarak, ısı tasarrufu çalışmalarını orada kutladık.

Bizim insanımız görerek inanır. Bizde palavra yok. Biz, uyguluyoruz, söylüyoruz, elle tutuyoruz, gözle görüyoruz ve çalışmayı yapıyoruz. Bizde teorik çalışmalar falan da var; ama, esas, uygulamadır. Onun için, bu enerji verimliliği çalışmasında da önemli adımlar atıyoruz.

Biyodizel çok ilginç bir konu arkadaşlar. Bitkiden mazot elde etme; yani, kanola, kolza, ayçiçeği gibi bitkilerden mazot elde ediyoruz. Bu çalışmayı başlattık ve bununla, ithal edilen; yani, dışarıya döviz ödediğimiz mazotun yerine, kendimiz, kendi topraklarımızdaki bitkilerden elde edilen mazotu kullanmaya çalışıyoruz ve bunu yaygınlaştırıyoruz.

Bu ne yapacak; bu, tarımı daha da canlandıracak, küspesiyle hayvancılığı canlandıracak. Ayrıca, ürettiğimiz gliserinle kimya sanayiine; hatta, ilaç sanayiine önemli katkıları olacak. Bu, müthiş bir şey aslında.

Biyodizelden başka, bir de biyoetanol var, benzinin yerine. Açtığınız için size teşekkür ediyorum, bu fırsatı verdiğiniz için. Biz, biyodizelle mazotu, biyoetanolle de benzini ikame edeceğiz.

Bildiğiniz gibi, şu anda bizim şeker fabrikaları zarar ediyor filan deniliyor. Biz, bununla da, şeker fabrikalarında, şuruptan doğrudan doğruya biyoetanolü üretip, benzinin yerine bunu ve/veya kullanacağız ve bunu yaptığımız zaman da, hem şekerpancarı üretiminde büyük bir yaygınlaşma olacak -en çok şekerpancarından üretildiği için bu böyle; onun dışında, diğer ürünler de var- hem hayvancılığı harekete geçireceğiz hem tarım tetiklenmiş olacak. Bunlar bizim önemli çalışmalarımız; ama, bunları anlatmayalım, yaptıktan sonra söyleyelim dedik; ama, bu çalışmayı başlattık, Pankobirlikle bu çalışmayı sürdürüyoruz.

Bütün amacımız yerli kaynakları harekete geçirmek. Bunu yaptığımız zaman, çok önemli adımlar atacağız; yani, bir yandan Türkiye Petrolleri... Şu anda, Türkiye Petrollerinin bütçesini 8 kat artırdık ve işte, Doğu Karadeniz'de, Hopa açıklarında, haziran ayında deleceğiz. Bunu bulursak, belki, işte, bu LPG'ye de katkısı olacak; çünkü, petrolün yan ürünü. İnşallah bulursak; ama, bulmadan var demiyoruz; onu tekrar söyleyeyim.

Onun dışında, nisan ayından itibaren Akçakoca açıklarında doğalgaz aramalarımıza devam edeceğiz. Bunlar da, bizim, inşallah, yeni kaynaklarımız olarak devreye girecek.

Kısacası, şunu ifade edeyim: Hakikaten, boş durulmuyor ve bu çalışmaları, çok iftihar ettiğim Bakanlık elemanlarıyla yapıyorum. 130 000 eleman var bizde. Bu 130 000 arkadaşımız, bu başarı öykülerini, bu çalışma düzeninde oluşturuyor ve dediğim gibi, bu çalışmalar, başta BTC (Bakü-Tiflis-Ceyhan) Projesi olmak üzere, hepsi büyük bir başarıyla sürüyor. Onun dışında da, biz, hiçbir yanlış harekete göz yummayan hatta, şüphelensek dahi, bu şüphe durumunda bile hemen, anında gereğini yapan bir partiyiz, hükümetiz ve bakanlığız. Burada da sorumluluğumuz var ve bu sorumluluk konusunu, ben, belli bir siyasî düzlemde değil, özellikle, ulusal bir konu olması bakımından, hepimizin çok soğukkanlı, bilinçli katkılarıyla bu işlerin hallolacağına inanıyorum ve devletadamı ciddiyeti de bunu gerektirir.

Ben, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Hilmi Güler (AK Parti, Ordu). “Sıvılaştırılmış petrol gazı ( lpg ) piyasası kan.tas. ( ss. 723 )”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 24 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-hilmi-guler-22-2005-02-24-sivilastirilmis-petrol-gazi-lpg-piyasasi-kan-tas-ss-723-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
