# Sıvılaştırılmış petrol gazı ( lpg ) piyasası kan.tas. ( ss. 723 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Hilmi Güler (AK Parti, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim
- **Tarih:** 24 Şubat 2005
- **Gündem:** SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZI ( LPG ) PİYASASI KAN.TAS. ( SS. 723 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-hilmi-guler-22-2005-02-24-sivilastirilmis-petrol-gazi-lpg-piyasasi-kan-tas-ss-723

> Mehmet Hilmi Güler (AK Parti), 24 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZI ( LPG ) PİYASASI KAN.TAS. ( SS. 723 )); konuşma 1.431 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sıvılaştırılmış petrol gazları, LPG kanununa ihtiyaç duyulmasının gerekçeleriyle birlikte, bu yasa tasarısı hakkında bazı temel bilgiler arz edeceğim.

1961 yılında ülkemiz sıvılaştırılmış doğalgazla tanışmış. O zamanlar 4 tane firma varmış, şimdi 56 firma var.

Bu sıvılaştırılmış doğalgazın yüzde 15'i petrolden üretiliyor, yüzde 85'i de doğalgazdan. Şu anda Türkiye'de toplam olarak 15 000 000 konutu var kabul edersek, bunun 13,5 milyonu sıvılaştırılmış doğalgaz, yani, bizim tüpgaz dediğimiz gazı kullanıyor. Ayrıca da, 1 000 000 araç, otogaz dediğimiz sıvılaştırılmış petrolgazını kullanıyor.

2004 yılında rakamlara baktığımız zaman, beş yıl içinde yüzde 22 artış var; yani, bu sıvılaştırılmış gaz piyasası giderek büyüyor ve 4,1 milyon tonluk da yıllık kullanım miktarı var. Bunun dağılımı şöyle: Yüzde 44'ü evlerde kullanılıyor, yüzde 23'ü sanayide kullanılıyor, yüzde 33'ü de otomobillerde kullanılıyor. Bunun yüzde 20'si yerli, yüzde 80'i ithal. İthalin de yüzde 26'sını TÜPRAŞ, yüzde 74'ünü dağıtım firmaları oluşturuyor ve 30,8 milyon ton/yıllık petrol tüketiminin yüzde 13'ünü bu gaz oluşturuyor. Dolayısıyla, 25-30 milyar dolarlık bir piyasa var; yatırım miktarı bu; toplam yatırım miktarı 25-30 milyar dolar. İş hacmi de, yılda 4,5 milyar dolar. Vergi olarak da -biraz önce Sayın Milletvekilim de ifade etti- 2,2 milyar dolarlık bir vergi kazancı söz konusu.

1961 yılında 4 adetken, şu anda 56 büyük firma bu işi yapıyor Türkiye'de. Rakam olarak da baktığımız zaman, 15 000 tüplü bayi var, 4 000 de otogaz bayii var, toplam 19 000 bayi yapıyor. Tali bayiileri de 30 000 civarında. Dolayısıyla, 450 000 kişilik de bir iş hacmi oluşturulmuştur. Türkiye, İtalya'dan sonra ikinci büyük piyasa durumunda Avrupa'da.

Şimdi, biz bu sektörün önemini de gözönüne alarak, hükümet olarak, serbest piyasaya geçene kadar, yani, yılbaşına kadar, iki sene içerisinde buna özel bir politika uyguladık; çünkü, bu, geniş halk kitlelerinin, dargelirlilerin kullandığı bir yakıt türü olduğu için, petrolde yüzde 70'i bulan artışlar olduğu halde, biz, tüpgazlarda yüzde 9,67 zam yaptık; yani, özellikle bunu halkımıza yansıtmadık ki, fakir fukara, dargelirli halkımız bundan etkilenmesin diye.

Otogazda da bu oranı yüzde 13,18 civarında tuttuk; yani, birini yüzde 13 yaptık, diğerini de yüzde 9,67 yaptık. Bunu, özellikle yansıtmadık; bu, bizim Hükümetimizin ve Bakanlığımızın hassasiyetle üzerinde durduğu bir politika oldu.

Şimdi, bu yasayla neler getiriyoruz; birincisi, dağıtım, taşıma, depolama ve tüp imalatı faaliyetleri gibi piyasa faaliyetlerinde bulunmak isteyen özel ve tüzelkişilere, lisans alma zorunluluğu getiriyoruz; yani, mutlaka lisans alacaklar.

İkincisi, kurulduğu dönemdeki mevzuata göre gayri sıhhî müessese ruhsatı veya kısa adıyla GSM ruhsatı almış otogaz istasyonlarının kazanılmış haklarını saklı tutuyoruz.

Yurt dışından LPG temin edecek şirketlere, rafineri veya dağıtıcı lisanslarına sahip olmaları şartını getiriyoruz. Bu da önemli bir karar; yani, lisans alma zorunluluğuyla birlikte, bir de ayrıca, rafineri ve dağıtıcı lisanslarına sahip olmaları şartını getiriyoruz.

Ayrıca, ithalatın, ihtisas gümrüklerinden yapılmasını zorunlu kılıyoruz. Bu da son derece önemli; çünkü, özel bir üründür; bu özel ürünün özel bir gümrükleme mevzuatına uyması lazım. Onun için, ihtisas gümrükleriyle bu işin yapılmasını zorunlu kılıyoruz.

Ayrıca, dağıtıcılar, otogaz istasyonlarına ve sözleşmeli dökmegaz kullanıcılarına LPG ikmali yaparken, mülkiyeti ve tasarrufu altında tescilli markasının teknik düzenlemelere uygun olmasından sorumlu olup, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından gerekli izin ve ruhsatı almamış olan otogaz istasyonlarına ikmal yapamayacakları şartı getiriyoruz. Bunu da zapturapta alıyoruz. Çünkü, müessif kazalar oldu, can kayıpları oldu, mal kayıpları oldu. Bunlara bu yeni yasayla bir önlem getirmiş oluyoruz, ciddî bir tedbir getirmiş oluyoruz.

Ayrıca dağıtıcıların 1 adet LPG dolum ve depolama tesisine sahip olmaları halinde, sadece tesisinin bulunduğu il ile komşu illerde otogaz dağıtımı faaliyeti yapmasına müsaade ediyoruz. Yani, 1 adet LPG dolum tesisi varsa, depolama tesisi varsa, bulunduğu ilde ve komşu illerde otogaz dağıtım faaliyeti yapmasına izin veriliyor. Ayrıca, dağıtıcıların, yurtiçi pazar payına en fazla yüzde 45 olarak sınırlama getiriyoruz; bu da önemli.

Bunun dışında, dağıtıcıların, teknik düzenlemelere uygun depolama, dolum tesisi ve LPG tüplerine sahip olmaları zorunluluğu getirilerek, ikmal ettikleri günlük ortalama LPG miktarının en az 20 katını depolarında bulundurmaları şartı konuyor. LPG'nin tüketiciye intikaline kadar geçen safhada halkın can ve mal güvenliği açısından teknik düzenlemelere uyulması ve gerekli emniyet tedbirleri alındıktan sonra LPG tesis ve tesisatlarının kurulup, işletilmesi sağlanıyor. Burada emniyet, birinci önceliği alıyor.

Onun dışında, lisans kapsamında yürütülecek faaliyetler sigorta kapsamına alınıyor ve bu sigortayla ilgili muafiyetler de, EPDK tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenecek. Yurtiçi ve yurtdışı kaynaklardan temin edilen sıvılaştırılmış petrolgazının, yani LPG'nin, doğrudan veya işlenerek, güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumu sağlanıyor. Rekabet esas; yani, bizim daha evvelden de Petrol Piyasası Yasasında yaptığımız gibi, doğalgaz ve elektrik yasalarında da yapıldığı gibi, artık, sıvılaştırılmış tüpgaz da doğrudan doğruya tam bir rekabet ortamı içinde belli emniyet kurallarına uygun olarak satılacak ve tüketicilere, kullanıcılara sunulacak.

Bunun dışında, LPG dolum tesislerinde, otogaz istasyonlarında işlerin yetkili bir uzmanın gözetiminde yürütülmesi için de bir sorumlu müdür bulundurulmasını da biz mecburî kılıyoruz.

Onun dışında, piyasa faaliyetlerinde çalışacak personele zorunlu eğitim getiriyoruz. Öyle, sokaktan bulunup getirilen adamlar bu işlerle iştigal etmeyecek, bunların mutlaka bir eğitimden geçmesi lazım; çünkü, ciddî bir konu; sağlık açısından, çevre güvenliği açısından ve mal güvenliği açısından son derece önemli; mutlaka, bunun için de bir zorunlu eğitim şart.

Onun dışında, LPG ile ilgili kamu kurum ve kuruluşları arasında koordinasyonun temini sağlanıyor. Aslında, bu kamu kurum ve kuruluşları arasında koordinasyon var; yani, biraz önce bahsedildi, Tacidar Bey de özellikle bunu vurguladı; aslında, kurum ve kuruluşlar arasında bu koordinasyonu biz çok önemsiyoruz. Gerek Sağlık Bakanlığı gerek Sanayi Bakanlığı gerek EPDK ve gerekse diğer kuruluşlarla biz bu koordinasyonu zaten sağladık. Bu yasa çıkarılırken de onlarla beraber, sivil toplum örgütleriyle ortak çalışmalar yapılarak bu taslak zaten ortaya çıktı. Ayrıca da komisyonda da gene aynı katılımcıların daha geniş bir şekilde katılımlarıyla bu hale geldi. Bugün de zaten bu yasayı gene birlikte sizlerle görüşüyoruz. Henüz yasalaşmadığı için de değerli önerilerinize ve katkılarınıza biz ayrıca hazırız ve bunu da şimdiden peşinen teşekkürle karşılıyoruz.

Özet olarak bakacak olursak, LPG Piyasası Kanunu, lisans almadan faaliyet yapılması, standartdışı ürün satılması, rekabeti bozucu ve engelleyici faaliyetlerde bulunulmaması, lisanstaki faaliyetlerin gereklerinin yapılmaması gibi durumlarda 200 000 000 ile 50 000 000 000 Türk Lirası idarî para cezaları getirildi bunlarla ilgili olarak; yani 200 Yeni Türk Lirasıyla 50 000 Yeni Türk Lirası idarî para cezaları geldi ve idarî para cezaları, her yıl, yeniden değerlendirme oranında artırılacak. Eğer, lisans sahiplerince, lisanslarında kayıtlı hususlara, bu kanuna göre hazırlanmış yönetmeliklere ve kurumun yazılı talimatlarına uyulmaması hallerinde, 30 günden az 180 günden çok olmamak üzere faaliyetlerini geçici olarak durdurabileceğiz ve bunun neticesinde, yapılacak soruşturma neticesinde, lisansların iptali hususu da, ayrıca burada düzenlendi. Yani, sıkı bir kontrol ve denetimle işler yürüyecek.

Şimdi, olaya bir bütün halinde baktığımız zaman, işin, sektörün disipline edilmesi gereği var; Avrupa Birliğine uyum sağlama gereği var; Avrupa Birliğiyle uyumu sağlarken, ileriye dönük olarak yapılması gereken çalışmalar var; serbest piyasa şartlarının sağlanması burada çok ciddî olarak ele alınıyor. Her faaliyetin tarifinin yapılması ve kayıt altına alınması var; çünkü, çok başıbozuk ve kontrolsüz bir şekilde yürütülüyordu bu çalışmalar maalesef; onlar, ancak, şimdi, bu yasayla düzeltilmiş olacak. Görevli birimlerin ve müeyyidelerin belirlenmesi gerçekleştiriliyor ve onun dışında da, yatırımcıya ve yabancı yatırımcıya da güvence sağlanmış oluyor.

Şimdi, bir bütün olarak olaya bakacak olursak, bizim, 13,5 milyon hanede 65 000 000 kişinin kullandığı 81 ilde 700'ü aşkın ilçede ve 1 000'i aşan beldede dağıtım ağı bulunan, bünyesinde 15 000 bayi, 30 000 yanbayi ve 4 000 adede ulaşan otogaz istasyonu ve 50 000 araçla hizmet sağlayan 30 milyar dolar yatırım hacmi olan, 4,4 milyar dolarlık iş hacmiyle 2,2 milyar dolarlık vergi üreten, yanıcı ve patlayıcı özelliği bulunan -yani, bir yerde tehlikeli sayılan- bir yakıt türü, artık, zapturapta alınmış oluyor, kontrol altına alınmış oluyor ve bize yakışan, insan sağlığına, çevreye saygı oluşturan bir şartta bunların kullanılması gerçekleştirilmiş oluyor.

Tabiî, ekonomide hızlı bir değişimimiz var. Avrupa Birliği ilkelerine uyum sağlama açısından da sektörün böyle bir kontrol içinde olması, zaten, gerekmekteydi ve bunu, biz, zaten, Avrupa Birliği meselesi olmasa da ele alacaktık. Bu çalışmayı, hükümete gelir gelmez, iktidara gelir gelmez ele aldık ve geliştirdik bu çalışmaları.

Şimdi, serbest piyasa şartlarının sağlanması açısından da, bu, son derece önemli; çünkü, standartdışı ürünlerin kullanılması tüketici açısından çok büyük dezavantajlar taşıyordu. Hem onlar eksik gramajlı -tabiri caizse- ürün kullanıyorlardı hem de bu standartlar uygun olmadığı için kalori bazında da önemli kayıplar meydana gelmekteydi.

Biz, burada, bütün birimleri, tüketiciyi, bayileri, bunların müeyyidelerini çok net bir hale getirmiş olduk. Burada, LPG'nin, yani, sıvılaştırılmış petrol gazının birincil enerji içinde payı yüzde 5 civarında. Biz, tabiî, bunun, mümkün olduğu kadar yerli kaynaklarla oluşması için ilave tedbirler almaktayız.

Ben, bu tasarının bu hale gelmesinde emeği geçen, başta, Cumhuriyet Halk Partisinin değerli milletvekilleri ve komisyon üyeleri olmak üzere, sizlere teşekkür ediyorum. Bütün bürokratlara, sivil toplum örgütlerine ve aynı zamanda piyasanın bütün aktörlerine -onlar çok aktif katılımlarda bulundular, onlara- peşinen teşekkür ediyorum.

Bundan sonraki katkılarınız için de, ayrıca, peşinen teşekkür ediyorum ve ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyor; saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Hilmi Güler (AK Parti, Ordu). “Sıvılaştırılmış petrol gazı ( lpg ) piyasası kan.tas. ( ss. 723 )”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 24 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-hilmi-guler-22-2005-02-24-sivilastirilmis-petrol-gazi-lpg-piyasasi-kan-tas-ss-723 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
