# Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Hilmi Güler (AK Parti, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim
- **Tarih:** 24 Haziran 2005
- **Gündem:** SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS. (SS: 940 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-hilmi-guler-22-2005-06-24-sivil-havacilik-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan-tas

> Mehmet Hilmi Güler (AK Parti), 24 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS. (SS: 940 )); konuşma 1.056 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Zonguldak Milletvekili Sayın Fazlı Erdoğan'ın Karadon Müessesesi Kilimli İşletmesi Müdürlüğündeki elim kazayla ilgili olarak yaptığı konuşmaya hem kendi adıma hem de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Murat Başesgioğlu adına -konuşma metnini okuyarak- cevap vermek istiyorum. Sayın Murat Başesgioğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak yaptığı çalışmaları bana iletti, kendileri olmadığı için ben sunuyorum.

Söz konusu Bakanlık; yani, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, iş güvenliği açısından işyeri denetimlerini İş Teftiş Kurulu vasıtasıyla yürütmektedir. Yüksek risk grubuna giren bu gibi yerlerde bu çalışmalar sıklıkla yapılıyor. Hem iş sağlığı hem de iş güvenliği yönünden denetimlerin sıklıkla yapıldığını belirtiyor. Bu sebeple, maden işyerleri, proje denetimleri halinde periyodik olarak teftiş programlarına alınmaktadır.

Zonguldak Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü Karadon Müessesesi Kilimli İşletme Müdürlüğü de, özelliği itibariyle, yüksek risk grubuna giren işyerlerinden olduğu için, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri tarafından, kısa aralıklarla denetime tabi tutulmaktadır.

Bu işyerlerinde, 5 Nisan 1999 ile 8 Aralık 2004 tarihleri arasında 7 kez iş sağlığı ve güvenliği açısından denetim yapılmış; bu denetimlerin 2'sinde, işyerinde tespit edilen noksanlıkların derhal giderilmesi istenmiş, 5'inde ise, işyerine idarî para cezası uygulanmıştır. Bu denetimlerin sonuncusu 8-15 Aralık 2004 tarihleri arasında yapılmış, işyerinde tespit edilen 13 adet noksan hususun derhal giderilmesi istenmiştir.

16 Haziran 2005 günü saat 18.30 sıralarında işyerinde 4 üncü Ocak - 456 Taban Acılık Başyukarıda 409 arında 6 işçimizin ölümüyle sonuçlanan metan gazı degajı meydana gelmiştir. İş Teftiş Zonguldak Grup Başkanı Sezgin Ayhan kazadan hemen sonra olay yerinde önincelemelerde bulunmuştur.

Ocakta erken uyarı sistemi mevcuttur; yani, bu sistem çalışıyor, ocak gazları bir merkezden otomatik olarak gözlemlenmektedir. Buna rağmen, söz konusu olay meydana gelmiştir. İşyerinde yapılan son denetimde gaz izleme merkezinde, sadece ısı ve nem sensörlerinin çalışmadığı, diğer gaz sensörlerinin ise çalışmakta olduğu tespit edilmiştir.

Maden sektöründeki çalışmalar yüksek risk taşıdığından, gelişmiş ülkelerde de buna benzer kazalar meydana gelmektedir.

Olayla ilgili İş Teftiş Zonguldak Grup Başkanlığında görevli maden mühendisleri Baş İş Müfettişi Ali Seydi Tatar ve Baş İş Müfettişi Zeki Kömürcü görevlendirilmiş olup, olayın incelenmesi devam etmektedir diyor, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve dolayısıyla, ben bu notları Sayın Başesgioğlu adına sizlere sunmuş oluyorum.

Bu arada, Bakanlığımla ilgili olarak da şunları söylemek isterim: Aslında, burada, Japon uzmanlar tarafından TTK'nın mühendisleri ve işçileri eğitilmektedir. Aslında, 185 tali vantilatör sistemi çalıştırılmakta, yeraltı ocaklarında da 12 fan vasıtasıyla dakikada 54 000 metreküp hava yaklaşık 300 kilometrelik galeriler boyunca emilmektedir. Aslında, doğru kurulmuş bir sistem var ve burada da Japon uzmanlar tarafından havalandırma programı kullanımı konusunda elemanlar eğitilmektedir.

Ayrıca, el tipi gaz dedektörleri çalışıyor. Armutçuk, Kozlu ve Amasra'da bulunan gaz laboratuvarları vasıtası ve taşınabilir cihazlarla bunlar ölçülmektedir.

Ayrıca, ocak havası, 5 müessesede bulunan merkezî gaz izleme sistemiyle sürekli olarak izlenmektedir.

Kozlu, İncivez aspiratörü çıkışına kurulan gaz analizörleriyle çıkış havası sürekli analiz edilmektedir.

Müesseselerde her maden mühendisi ve maden nezaretçisi el tipi metan gazı ölçme cihazına sahiptir.

İnterferometre tipi gazölçerler yanında, dijital gaz ölçme cihazları ve alarmlı metanometrelerle ocaktaki gazlar ölçülmektedir.

Tabiî, ani gaz konsantrasyonu yükselmelerinde ocak makinelerinin elektriği de otomatik olarak kesilmektedir. Bunlar önlem olarak çalışmaktadır.

2004 yılında Armutçuk merkezî gaz izleme sisteminin ihalesi yapılmıştır. Karadon ihalesi de 2005 yılında gerçekleştirildi. Ayrıca, İngiliz ADC firmasından da 5 adet tam gaz analiz seti alınarak servise verilmiştir.

Japon Hükümetiyle de, kömür ocaklarında iş güvenliğini geliştirmek ve teknik işbirliği yapmak amacıyla JICA'yla teknik işbirliği projesi gerçekleştirilmiştir. Bu projeyle çeşitli iş güvenliği ekipmanı temin edilmiş ve TTK Kurumu teknik elemanları Japonya'da eğitime tabi tutulmuşlardır.

Bu eğitimlerin yanı sıra, yeni bir önlem olarak da, bu konuda uzman olan Ukraynalı maden mühendisleriyle ve kömür işletmeciliğiyle… TTK'dan 10 uzmanı ayrıca oraya gönderiyoruz. Orada da ayrıca bunlar eğitime tabi tutulacaklar.

Bu noktada bir problem yok; çünkü, biz, bu gibi kazalarda iş güvenliğini her şeyin üstünde tutuyoruz. İşçimizin sağlığı, hayatı bizim için her şeyin üstünde. Onun için, paradan, herhangi bir yatırımdan çekinmiyoruz. Bunun için de, elimizden gelen diğer çalışmaları da yapacağız.

Bu arada, size bir istatistikî bilgi de vermek istiyorum. 1941 yılından bugüne kadar yaşanan 70 gaz olayında 754 işçi hayatını yitirmiş, 599 kişi yaralanmış.

TTK'da meydana gelen toplam iş kazalarına da bakarsak, 3 713 kişi vefat etmiş, 377 369 kişi yaralanmış. Ölümlü kazaların yıllık ortalaması 58, yaralanma kazalarının ise 5 989.

2004 yılında, 1'i kalp krizi olmak üzere 5 ölü ve 2 202 yaralanma olmuş. Yani, çift haneli rakamlardan tek haneli rakamlara inmeyi, bir teselli ifadesi olarak söylüyorum. Bu, alınan tedbirlerle böyle olmuştur; ama, bütün ümidimiz ve çalışmalarımız, bunun hiç olmaması yönündedir. Bunun için de gayretlerimiz sürüyor; ama, tabiatı icabı, maden mühendisliği, maden işleri, bu endüstri, kendine has özellikleri de içerdiği için, bütün tedbirlerin alınmasına rağmen, zaman zaman, istenmeyen bu tip kazalar olmaktadır; ama, dediğim gibi, teknolojinin ulaştığı seviye, bizim üzerinde durmak için yapacağımız, göstereceğimiz ciddiyet, bunu sıfıra yaklaştırmalıdır diye düşünüyoruz. Bunun için de, bütün gayretlerimizi bu yönde seferber ettik, yatırımlarını da ona göre yapıyoruz.

Bu arada, Sayın Fazlı Erdoğan Beye, yapılan bir çalışma hakkında da bilgi vermek istiyorum. Bildiğiniz gibi, Ereğli Demir-Çelik ile TTK arasındaki mesafe, aşağı yukarı 46 kilometredir. Buna rağmen, geçen konuşmamda da ifade ettiğim gibi, 46 kilometre uzaktan kömür almayıp, 16 000 kilometre uzaktan, Avustralya'dan kömür almaktadır.

Bununla ilgili güzel bir proje hazırladık. Bildiğiniz gibi, Zonguldak ile Ereğli arasında 46 kilometrelik yolun 22 kilometresinde demiryolu var, geri kalan kısmında demiryolu yoktu. Buraya demiryolu yapmaya kalksaydık 200 000 000 dolar para harcayacaktık; fakat, çok akıllıca bir proje geliştirdik. 200 000 000 dolar harcayacağımız yerde, 20 000 000 dolar para harcayarak, ikisi arasına tren ferisi koyduk. Tren ferisi koyarak, vagonları trene yüklüyoruz; dolayısıyla, vagonları, feriye koyuyoruz ve denizden vagonları taşıyoruz. Böylece 20 000 000 dolara 200 000 000 dolara yapılan işi yaptık ve iki yılda da bunun parası çıkıyor. Çünkü, her yıl 10 000 000 dolar Türkiye Taşkömürü İşletmelerine buradan para kalıyor.

Bunun iki faydası var: Hem kömürü alıyoruz oradan Ereğli'ye götürüyoruz, hem de Ereğli Demir-Çeliğin ürünlerini denizyoluyla Zonguldak'a, oradan tren yoluyla Ankara'ya ve diğer yerlere gidiyor. Dolayısıyla, bu bağlantıyı da sağlamış olduk ve iki yılda da bunun parası çıkacak. 200 000 000 dolar yerine 20 000 000 dolarla bu işi hallettik ve 10 000 000 dolar da TTK'ya para kalmış olacak. Böylece yerli kaynakları da daha fazla kullanma imkânına sahip olmuş oluyoruz.

Dolayısıyla, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Murat Başesgioğlu'nun görüşlerini size ifade ettim. Bu arada, kendi görüşlerimi de sizlere sunma imkânını buldum. Bu kazaların, tabiî ki, olmaması en büyük dileğimiz. Gayretimiz ve çalışmalarımız da bu yöndedir.

Hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Hilmi Güler (AK Parti, Ordu). “Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-hilmi-guler-22-2005-06-24-sivil-havacilik-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
