# 2003 mali yılı bütçesi 8. ncı tur görüşmelerinde

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Işık (CHP, Giresun)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim
- **Tarih:** 26 Mart 2003
- **Gündem:** 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 8. NCI TUR GÖRÜŞMELERİNDE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-isik-22-2003-03-26-2003-mali-yili-butcesi-8-nci-tur-gorusmelerinde

> Mehmet Işık (CHP), 26 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 8. NCI TUR GÖRÜŞMELERİNDE); konuşma 1.226 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET IŞIK (Giresun)- Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Orman Bakanlığı 2003 Malî Yılı Bütçesiyle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinize saygılarımı sunuyorum.

Ormanların topluma sağladığı faydalara kısaca değinerek sözlerime başlamak istiyorum.

19 uncu Yüzyılda başlayan 20 nci Yüzyılda hızlanarak devam eden sanayileşme ve nüfus artışı, buna bağlı olarak ormanların tahribi ve toprak kullanımı, çevrede büyük zararlara sebep olmuş, tüm canlılar için sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını tehdit eder boyutlara varmıştır. Sanayiinin atmosfere saldığı zehirli gazlar, asit yağmuru olarak canlılar üzerine yağmış, flora ve faunanın ve tabiî, insanların yaşam ortamını tehdit etmeye başlamıştır.

Ormanların tahribi, bilinçsizce yapılan tarım, ülkemizde büyük çaplı erozyona ve en verimli toprakların akarsularla denizlere ve barajlara taşınmasına sebep olmuştur. Bitki örtüsünün yok olması eko-sistemi bozmuş, hızla akan yağmur suları sel halinde akıp gidince, yeraltı su kaynaklarını tehdit eder duruma gelmiştir.

Dünyamızı bekleyen en büyük tehlike su açığı tehlikesidir. Kısaca değindiğim bu olgu, yaşam ortamını tehdit etmeye başlayınca, ormanların önemi bir kat daha insanların dikkatini çekmeye başlamıştır. Daha önce, sadece insanların odun hammaddesinin sağlandığı bir doğal kaynak olarak bakılan ormanlar, sağladığı bu faydalar dolayısıyla toplumsal bir değer kazanmıştır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ormanların topluma sağladığı sosyal ve ekonomik faydalar göz önüne alınınca, en büyük kamu yararının, bu sahaların orman olarak korunmasında olduğunu belirtmek istiyorum. Ülkemiz, orman bakımından fakir bir ülkedir. Orman alanımız 20 700 000 hektardır; ancak, bunun yüzde 50'si verimli ormanlardır.

Dünyada ortalama kişi başına düşen koru orman alanı 0,64 hektar; Türkiye'de ise, bu, 0,16 hektardır; yani, dünya ortalamasının dörtte 1'i kadar. Bu da, yetersiz olan ormanların önemle korunup, geliştirilip ve genişletilmesini zorunlu hale getirmektedir.

Orman Bakanlığınca son on yılda ortalama olarak, yılda 24 000 hektar ağaçlama, 21 000 hektar da erozyon çalışması yapılabilmiştir. Acil olarak ağaçlama yapılması gereken alan 2 240 000 hektar, erozyon kontrol çalışması yapılması gereken alan da 2 614 000 hektardır. Görüldüğü gibi, bu hızla, yüz veya yüzyirmi yılda bu çalışmaların bitirilmesi mümkün olacaktır.

Orman Bakanlığı, 2003 yılında, ağaçlama, toprak muhafaza ve erozyonla mücadele gibi konularda 102 000 hektar alanda ağaçlama ve toprak muhafaza çalışmaları yapacağını programlamıştır. 170 000 000 fidan üretiminin gerçekleştirileceği belirtilmiştir. 102 000 hektarı ağaçlamak için gereken fidanlar, orijin, ağaç türü ve ekolojik bakımdan gerekli şekilde geçmiş yıllarda üretilmemişse, bu programın gerçekleşmesi mümkün değildir. Zira, yılı içinde üretilen fidanın aynı yıl dikilmesi mümkün olmayacaktır. Kaldı ki, bu yatırımın finans kaynağı, bütçeden ve özel gelirlerden oluşmaktadır. 2003 yılı bütçesinin zaten yeterli olmayışı ve özel gelirlerde de, ekonominin bu gidişiyle fazla bir gelişme gösterilemeyeceğine göre, finans kaynakları da zayıftır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepimizin bildiği gibi, orman içi köylerde 7 500 000 milyon insanımız yaşamakta ve bu insanlarımız, ülkemizin ekonomik bakımdan en güçsüz kesimini temsil etmektedir. Burada yaşayan insanların tek geçim kaynağı, orman işçiliği ve hayvancılıktır. Bu köylülerin sosyal ve ekonomik bakımdan kalkındırılması da Orman Bakanlığının görevleri arasındadır. Bu köylüler, geçmiş yıllarda, Orman Köylülerini Kalkındırma Fonuyla, arıcılık, halıcılık, hayvancılık, balıkçılık gibi konularda desteklenmekteydi; ancak, bu fonun kaldırılmasıyla, bu büyük destekten mahrum olmuşlardır. Bu aşamada, özel gelirler kaynağıyla desteklenmesi öngörülmektedir.

Bu bütçeyle, 10 000 aileye ve 72 kooperatife destekleme yapılması düşünülmektedir. 7 500 000 köylü 1 500 000 aile olarak kabul edilirse, 10 000 aileye ve 2 312 kooperatiften 72 kooperatife verilecek desteğin, orman köylülerinin ekonomik bakımdan kalkındırılmasına ne kadar faydalı olacağı izahattan varestedir. Sonuç olarak, orman köylüleri kaderleriyle baş başa bırakılmıştır.

Üretimde çalışan bu insanlarımız, üretimi birim/fiyat üzerinden yapmaktaydılar; ancak, son çıkan Kamu İhale Yasasında, Ormancılık Kanunu kapsam dışında tutulmadığından, büyük bir sıkıntı mevcuttur. Bu yüzden üretim durmuştur. Köylülerimiz büyük bir gelir kaybına uğramış durumdadır. Ayrıca, bu durum, orman ürünlerinin üretimini de aksatacaktır. Orman köylülerinin ihaleye girme koşullarını yerine getirme olanağı olmadığı hepimizce bilinmektedir. Bu konu, kısa sürede çözülmezse, köylülerimiz büyük bir gelir kaybına uğrayacak ve endişe ederim ki, ekonomik sıkıntıya düşen köylümüzün, ormanlar üzerinde olumsuz baskıları başlayacaktır.

Ormanların işletilmesi için ihtiyaç duyulan yol 212 000 kilometredir ve bu yolların 144 000 kilometresi gerçekleştirilmiştir. Halen yapılacak yol 68 000 kilometredir. Bakanlık, 2003 yılında, 1 000 kilometre yeni yol yapmayı planlamaktadır. 68 000 kilometre yolun yapılabilmesi için, altmışsekiz yıl beklemek gerekecektir. Bu yollar, aynı zamanda orman içi ve civarındaki köylünün ulaşım yoludur. Bu yolların açık tutulması, gerek ormancılık çalışmaları gerekse orman köylüsü için hayatî önemdedir. Orman Tamirhane Müdürlüğünün kaldırılması, orman yol inşaatlarının hızını kesmiştir; bir an önce kurulmasında fayda olduğunu düşünüyorum.

20 700 000 hektar ormanlarımızın, bugün, 16 300 000 milyon hektarının tahdit ve kadastrosu yapılmıştır. 4 000 000 hektar ormanın tahdit ve kadastroları yapılmamıştır. 2003 yılı bütçesinde 750 000 hektar ormanın tahdit ve kadastrosunun yapılması planlanmıştır. Bu hızla kadastronun bitirilmesi de altı veya yedi yıl sürecektir ve gerçekleşirse, 6-7 yıl daha ormanların mülkiyet sorunu tartışılmaya devam edecektir.

Bu vesileyle, teknik uygulamayı yapan, halk-orman ilişkilerini düzenleyen işletme şefliği, tahdit, kadastro, amenajman gibi uç birimlerde büyük bir eleman açığı bulunduğunu belirtmek istiyorum. Bu ihtiyaç, teknik elemanların kısmen geçici işçi statüsüyle istihdamı suretiyle giderilmeye çalışılmaktadır; ancak, işçi statüsüyle çalışan bu elemanlara, idarî ve malî sorumluluk verilmesi mümkün değildir. Geleceğe güvenle bakamayan bu teknik elemanların sorunlarının acilen giderilmesi ve eksik olan personelin yeniden alınarak, köye götürülen hizmet, yatırım ve üretim programlarının aksatılmaması gerekmektedir.

Ormanlar, ülkemizin en sarp arazisi ve en mahrumiyetli bölgesinde bulunmaktadır. Kısaca, silvikültür, amenajman, tahdit, işletme, orman zararlılarıyla mücadele ve yangın söndürmede çalışacak insanların genç ve fizikî gücü yerinde olmak mecburiyetindedir. Bakanlıkta yapılacak yeniden yapılanmayla, birkısım personel açığının giderileceği ifade edilmektedir. Bu yaklaşım, soruna çözüm getirmekten çok uzaktır. Belli bir yaşın üzerindeki bu personelin zor arazi şartlarında çalışabilmesi mümkün değildir. Orman Bakanlığında 60 yaşın üzerinde teknik eleman yoktur. Zaten yangın, kaçakçılıkla mücadele ve diğer hizmetlerde çalışan 75 teknik eleman meslek şehidi olmuştur; birçoğu da sağlığını yitirmiştir. Bu personelle uç noktalardaki hizmetlerin görülmesinin imkânsız olduğunu belirtmek istiyorum. İşletme şefliği, amenajman, orman kadastrosu ve orman zararlıları ile mücadelede çalışan elemanlara, bu tip riskli mesleklerde çalışan kamu görevlilerine tanınan itibarî hizmet hakkının tanınmasının doğru olacağını belirtmek istiyorum.

Sayın Bakan, son zamanlarda, sahipli arazideki kızılağaç ve kestane gibi ağaç türlerinin sahipleri tarafından hiçbir işleme lüzum kalmadan faydalanmaları için yasal düzenlemeler yapacağını açıklamaktadır. Amenajman planlarına göre, 196 000 hektar kestane ve kızılağaç ormanı mevcuttur; diğer ağaç türleriyle karışık olarak bulunan kestane ve kızılağaç ormanları bu rakama dahil değildir. Sahipli arazide bulunan kestane ve kızılağaçlardan sahiplerinin faydalanması için hiçbir yasal engel yoktur; ticarî amaçlarla pazar yerine getirmesi de çok basit bir işleme tabidir. Bu uygulama gündeme gelirse, pazarda bulunan bir ağacın devlet ormanından mı sahipli araziden mi kesildiğinin bilinmesi mümkün değildir ve dolayısıyla, uygulamaya girdiği takdirde, 190 000 hektar orman tehdit altında olacaktır. Bu konunun gündeme gelmesinin arkasında, orman ürünü işleyen sanayicilerin olduğu iddiasını da sizlerle paylaşmak istiyorum. Ormanları koruyup, geliştirip ve genişletilmesiyle görevli bir Bakanın bu beyanatını da, Türkiye ormancılığı için bir talihsizlik olarak kabul ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Orman Bakanının sıkça gündeme getirdiği bir konuyu daha dikkatlerinize sunmak istiyorum: Anayasamızın 169 ve 170 inci maddelerinde yapılan bir değişiklikle, 31.12.1981'den önce fiilen ve ilmen orman vasfını kaybeden yerlerin, orman köylülerine, gerekli düzenleme yapılarak satışının yapılmasını öngörmektedir. Anayasamız, böylece, hem orman köylüsünü kalkındırmayı hem de ormanlar üzerindeki insan baskısını azaltmayı amaçlamaktadır. Bu amaca yönelik olarak 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesinde gerekli düzenlemeler yapılmıştır. 2/B maddesi gereği, uzman kadastro komisyonlarınca, 470 000 hektar arazi orman rejimi dışına çıkarılmıştır. Büyük bir kısmı Bursa ve Antalya civarında olmak üzere, 40 000 hektar arazinin kullanım kadastrosu yapılmıştır; 6 700 hektar arazi de satılabilmiştir. Kullanım kadastrosu yapılmayan 430 000 hektar 2/B kapsamındaki arazinin hâlâ kim tarafından kullanıldığı belli değildir, kullanım kadastrosu yapılmamıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Işık (CHP, Giresun). “2003 mali yılı bütçesi 8. ncı tur görüşmelerinde”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 26 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-isik-22-2003-03-26-2003-mali-yili-butcesi-8-nci-tur-gorusmelerinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
