# 2005 mali yılı bütçe kan.tas.(9 uncu tur görüşmelerinde) enerji ve tabii kay.bak.,petrol işl.gen.müd.,dsi gen.müd.,çevre ve orman bak.,orman gen.müd.,meteoroloji işl.gen.müd.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Işık (CHP, Giresun)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim
- **Tarih:** 24 Aralık 2004
- **Gündem:** 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS.(9 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİNDE) ENERJİ VE TABİİ KAY.BAK.,PETROL İŞL.GEN.MÜD.,DSİ GEN.MÜD.,ÇEVRE VE ORMAN BAK.,ORMAN GEN.MÜD.,METEOROLOJİ İŞL.GEN.MÜD.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-isik-22-2004-12-24-2005-mali-yili-butce-kan-tas-9-uncu-tur-gorusmelerinde-enerji-ve-tab

> Mehmet Işık (CHP), 24 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS.(9 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİNDE) ENERJİ VE TABİİ KAY.BAK.,PETROL İŞL.GEN.MÜD.,DSİ GEN.MÜD.,ÇEVRE VE ORMAN BAK.,ORMAN GEN.MÜD.,METEOROLOJİ İŞL.GEN.MÜD.); konuşma 1.198 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET IŞIK (Giresun) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Çevre ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü 2005 yılı bütçesiyle ilgili olarak söz almış bulunuyorum; Grubum ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, hepimizin bildiği gibi, ormanlar, yalnız odun hammaddesi üreten değil, onun ötesinde, doğanın korunmasında, hava kirliliğinin önlenmesinde, toprakların muhafazasında, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının sürekli ve dengeli temininde vazgeçilmez faydaları olan bir doğal kaynağımızdır. Ormanlar flora ve fauna zenginliğimizin de korunmasında önemli bir role sahiptir.

Değerli milletvekilleri, bu topraklar üzerinde vatan olarak yaşamak istiyorsak, ormanlarımızı koruyup geliştirmek vazgeçilmez görevimiz olmalıdır. Bu değerli varlık, bize, hem atalarımızdan bir miras hem de gelecek kuşaklara bırakacağımız bir emanettir.

Tarihte ormanlarla kaplı olan Anadolumuzda ormanlarımız, aşırı faydalanma sonucunda azalmış, mevcutlar da yüzde 50 verimsiz hale gelmiştir. Toprak erozyonu tehlikeli boyutlara varmış, sulak alanlar ortadan kalkmıştır.

Ormanların faydalarından kısaca bahsettikten sonra ve sizlerin de bunları bildiğinizi varsayarak, esas olarak, bu doğal kaynağımızı işleten, çalıştıran, koruyan, geliştirmesi gereken Bakanlığımızın ormancılık politikasına değinmek istiyorum.

Bütçe görüşmeleri, yalnız bir bakanlığın gelecek yılda neler yapacağına bakıldığı, incelendiği bir görüşme değildir; onun ötesinde, bakanlığın ve hükümetin de ülke yönetiminde ve bakanlığının konusunda ne gibi bir vizyona sahip olduğunun da tespitine yarar. Bütçe görüşmeleri böyle bir özelliğe sahiptir. Bu açıdan, Orman Bakanlığının geçmiş iki yıllık icraatına bakacak olursak, gelecekte nasıl bir uygulama yapmak istediğini anlayabiliriz.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, Orman Bakanlığının son iki yılda ormancılıkla ilgili olarak Meclisimize sevk ettiği kanunları bir gözden geçirelim: Anayasamızın 169 ve 170 inci maddelerinde yapılmak istenilen değişiklikler; 31.12.1981'den önce, fiilen orman vasfını kaybeden yerlerin işgalcilere satılmasıyla ilgili anayasa değişikliği.

Bu arada şunu da belirtmek istiyorum: Mevcut yasalara göre, bu orman arazilerinin orman köylüsüne satışında anayasal bir engel yoktur. Sadece, kanun, rant sağlamak amacıyla kamu malını işgal eden kanun tanımaz bir kesimin eylemini meşru hale getirme girişimidir. Bu, ne orman köylüsüne katkı sunacak ne de yoksul halkın, ormanın gelişmesine katkı sunacak bir gelişmedir.

Bu vesileyle, Sayın Maliye Bakanının İstanbul Çavuşbaşı'nda işgal ettiği bir araziyle ilgili sorduğum bir soruyu tekrar sormak istiyorum: Bu arazi, 31.12.1981'den önce işgal edilen bir arazi midir? Araziyi işgal eden, yani, Sayın Maliye Bakanının "satın aldım" dediği şahıs orman köylüsü müdür? Bu arazinin 31.12.1981'den önce işgal edildiğine dair tutanak, mahkeme kararı vesaire, bir belge var mıdır? Varsa, tarihi, numarası nedir? Eğer bu bilgiler yoksa, o zaman 6831 sayılı Orman Kanununun 93 üncü maddesine göre, idarenin araziye elkoyması ve tesisleri varsa yıkması gerekir; böyle bir işlem yapılmış mıdır? Bu sorunun cevabını bu Meclisin ve kamuoyunun bilmesi gerekiyor.

Yine, 6831 sayılı Orman Kanununun 17 nci maddesinde yapılmak istenen değişiklikle, ormanlara özel sektör tarafından spor, sağlık ve eğitim tesisleri kurulmasına izin verilmek istendi. Bu, Sarıyer'de kurulan bir özel üniversitenin ve özel kanunla kurulmuş olmasına rağmen Atatürk Orman Çiftliğinde bulunan bir spor tesisine yeni ilaveler yaratmak amacına yönelikti. Elbette ki, ormanlara, kamu yararı olan ve zorunlu olan tesisler yapılacaktır; ancak, özel sektörün "yer bulunamadı" diye ormanlara gelmesi, ancak ormanların azalmasına sebep olacak bir gelişmedir.

Bu vesileyle, boş arazilerde üniversite kuran, kampusu ağaçlandırarak yeni yeşil alanları ülkemize kazandıran kamu ve özel üniversitelere teşekkür etmek istiyorum. Bunun da örnekleri Ankara'da çokça var; Hacettepe, Bilkent, Orta Doğu vesaire. İstanbul'da da birçok mevcut üniversite bu şekilde yeni alanlar kazandırdı; boş alanlara gidip kampuslarını ve en seçkin eğitim tesislerini kurmuş oldular.

Yine, bu vesileyle, aşılı kestane ve kızılağaçların orman ağacı olmaktan çıkarılmasıyla ilgili kanunla -Orman Bakanlığı tarafından önümüze getirilen kanunları sayıyorum- kızılağaçlar, aşılı kestanelikler kullanılmaya serbest bırakılmak istendi. Böylece, 110 000 hektarlık orman sahası, devlet ormanı sahası tehdit altına sokuldu. Zihniyet olarak, yaklaşım olarak, politika olarak anlatmak istiyorum.

Bu alanlardan köylülerin kendi tapulu arazileri içerisinde 3 hektardan küçük arazilerde, kızılağaç ve kestaneyi kullanması ve satışa açılması çok basit bir işleme tabi olmasına rağmen, sanki, onlar korunuyormuş gibi bir görüntü verilmeye çalışıldı; avlanmanın çok daha zor olduğunu düşünürsek, şartların daha çok zor olduğunu düşünürsek, bu kadar basit bir işlemi, sanki bir zorlukmuş gibi ortaya koymaya çalıştılar.

Değerli arkadaşlar, Orman Bakanlığının ormanlara bakış açısı bu da, peki, orman köylüsüne bakış açısı ne?

Meclisimizce, orman köylülerinin sorunlarının incelenmesi, araştırılması ve çözüm yollarının bulunmasıyla ilgili bir komisyon kuruldu. Sayın Nusret Bayraktar'ın Başkanlığında kurulan bu komisyonun ben de üyesiydim. Bu komisyon, gerçekten, orman köylülerinin sorunlarının çözümü ve orman idaresiyle halk arasındaki ihtilafların ortadan kaldırılması için çok güzel öneriler getirdi. Bu raporu Sayın Bakanla görüşmek istedik; Sayın Bakan, birçok randevu talebimize olumlu cevap vermedi.

Ormaniçi civarında yaşayan 8 500 000 insanımızın sorunlarına, Sayın Bakanın, dolayısıyla, hükümetin bakış açısı budur. Bakanlığın aslî görevi, ormanların korunup geliştirilmesi ve orman köylüsünün kalkındırılmasıdır. Ormanları rant alanı haline getirmek isteyen, ülkemizin en yoksul kesimini kaderiyle baş başa bırakan bu tutumunu kabul etmek ve Bakanlığı, aslî görevlerinde başarılı saymak mümkün mü?!

Orman Bakanlığının, ormanlarımızın korunup geliştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılması konusundaki uygulaması ve bakış açısı bu da, Bakanlığın icraatı bundan ibaret mi?!

Sayın Bakan göreve başladıktan sonra, tüm kademelerdeki görevli personeli, en yüksek kademeden en alt kademeye kadar değiştirdi. Bunların içerisinde -gelenler ve gidenler içerisinde- benim de çok iyi tanıdığım ve gerçekten liyakatle görevini yapan, bu görevlerine layık insanlar vardı. Onların günahı neydi, neden alındılar?! Burada yapılmak istenen şey, 1970'li yılların "bizden ve sizden" hesabını, o günleri tekrar gündeme mi getirmektir?!

Yine, Orman Mühendisleri Odasının seçimlerine müdahale edildi, tayin, sürgün tehditleriyle, oda yönetimini değiştirdiler. Orman Mühendisleri Odasında çalışan o mühendislerin, ben, mesleklerinin onurunu koruyacaklarına ve kimsenin uydusu olmayacaklarına inanıyorum. Sadece 2004 yılında 11 şehit veren o meslek mensupları, mutlaka ormanın, ormancılığın haysiyetini koruyacaklardır ve gereken her türlü önlemi, gerektiği zaman gerekli tavrı koyacaklardır.

Yine, Orman-İş Sendikası, baskılar altında bir başka konfederasyona geçirildi. Bunlardan Sayın Bakan ne bekliyor, ne umuyor?! Bunun ormancılığa nasıl bir faydası var, orman köylüsüne ne faydası var?! Ama, yapılıyor.

Sayın Bakanın 2005 yılı sunuş konuşmasını inceledim. Sunuşta, bakanlığın ormanların korunup geliştirilmesine yönelik hiçbir atılımı olmadığını gördüm. Sayın Bakan, orman sevgisini geliştirmeye çalışıldığını, Özel Araştırma Yönetmeliğinin değiştirildiğini, kanunla öngörülen koruma hizmetlerinin ağırlaştırıldığını söylüyor. Önceki yılların ağaçlandırma ve sunî gençleştirme rakamlarının altındaki rakamları başarı diye sunmaya çalışıyor. "İki yılda bitireceğim" dediği orman kadastrosunu ancak 1 000 000 hektar olarak gerçekleştirmesini başarı olarak göstermeye çalışıyor. Orman kadastrosu çalışmaları incelendiğinde, 2004 yılında 1 000 000 hektarlık sahada kadastro çalışması gerçekleştirdiğini belirtiyor. 2005 yılında da 2 000 000 hektarda kadastro çalışması yapılacağını belirtiyor.

Sayın Bakan, 2003 yılındaki bütçe görüşmelerinde "iki yılda bitireceğim" dediği halde, iki yılda ancak 1 500 000 hektar sahanın kadastrosunu yapabilmiştir. Bir yılda 2 000 000 hektar kadastro çalışması programının gerçekçi olmadığını belirtmek istiyorum; çünkü, özellikle geriye kalan kadastro çalışmalarının bulunduğu yerler, en sarp araziler ve sosyal problemleri en fazla olan yerlerdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Işık.

MEHMET IŞIK (Devamla) - Kaldı ki, 17 000 000 hektar kadastrosu yapılan yerlerin de ancak 7 300 000 hektarının aplikasyonu yapılabilmiştir. Yani, daha kadastrosu bitti diyebilmek için 7 300 000 hektar saha için kadastro çalışmasının bittiği söylenebilir. 17 000 000 hektar ancak sınır tespitidir.

Orman Genel Müdürlüğü konusuna girmişken şunu da söyleyeyim: Meslekte 400 işletme şefliği boş durumdadır. Şimdi işletme şefliğinin boşluğuyla ilgili bir raporu size okumak istiyorum. Bu rapor Sayıştayın raporu. Sayıştay denetlemiş ve bu eleman eksikliğinin ve tayinlerin meydana getirdiği sonucu ortaya koymuş.

"İşletme şefleri, iş yoğunluğu nedeniyle, koruma ekiplerinin çalışmaları üzerindeki takip ve kontrol görevlerini yeterince gerçekleştirememektedir." Yani, iyi koruma yapılamamaktadır.

"Orman işletme müdürlük ve şefliklerindeki hızlı personel değişikliği, görevlilerin bölgeyi ve bölge halkını tanımasına fırsat vermemektedir."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Işık (CHP, Giresun). “2005 mali yılı bütçe kan.tas.(9 uncu tur görüşmelerinde) enerji ve tabii kay.bak.,petrol işl.gen.müd.,dsi gen.müd.,çevre ve orman bak.,orman gen.müd.,meteoroloji işl.gen.müd”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-isik-22-2004-12-24-2005-mali-yili-butce-kan-tas-9-uncu-tur-gorusmelerinde-enerji-ve-tab (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
