# Orman mühendisliği orman endüstri mühendisliği ve ağaç işleri end. müh. kan. (s.s.1040)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Işık (CHP, Giresun)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim
- **Tarih:** 29 Haziran 2006
- **Gündem:** ORMAN MÜHENDİSLİĞİ ORMAN ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ VE AĞAÇ İŞLERİ END. MÜH. KAN. (S.S.1040)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c126/b122/tbmm221261220013.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-isik-22-2006-06-29-orman-muhendisligi-orman-endustri-muhendisligi-ve-agac-isleri-end-muh

> Mehmet Işık (CHP), 29 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORMAN MÜHENDİSLİĞİ ORMAN ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ VE AĞAÇ İŞLERİ END. MÜH. KAN. (S.S.1040)); konuşma 1.688 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET IŞIK (Giresun) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1040 sıra sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Yasa Tasansıyla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, hepimizin bildiği gibi, ülkemiz, orman bakımından fakir bir ülkedir. 20,7 milyon hektar orman alanımız varsa da, bunun yanya yakını bozuk ormanlardır. Ormanlarımızın yüzde 99'u da devlet ormanıdır, devlet mülkiyetindedir.

Anayasamızın 169 uncu maddesiyle, mülkiyet ayınmına bakılmaksızın, tüm ormanların gözetiminin devlete ait olduğu hüküm altına alınmıştır. Böylece, ormanlann çevreye ve insanlığa yaptığı, yeri başka şekilde doldurulamayacak yaşamsal önemi haiz katkılan nedeniyle, gözetilmesi işlevini devlet yükümlenmiştir. Yasanın, komisyon ve alt komisyonda görüşülmesinde, diğer grup ar- kadaşlanmla birlikte, Anayasamızın bu amir hükmüne aykın bir durum yaratılmaması için, azamî dikkat gösterilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tanm, Orman ve Köyişleri Komisyonu ve alt komisyon ça- lışmalannda özellikle çeşitli meslek odalan ve sivil toplum kuruluşlannın en geniş şekilde görüşleri alınmış, diğer meslek disiplinlerinin taşandaki endişeleri bu çalışmalarda özellikle dikkate alınmış, mümkün olduğunca bu endişeler giderilmeye çalışılmıştır. Disiplinler arasında müşterek üretilecek projeler için, yasada "katılır" ifadesi kullanılarak, mesleklerarası dayanışma sağlanmaya çalışılmıştır.

Yine, tasanda, Türkiye Mimar Mühendis Odalar Birliği iie Orman Mühendisleri Odası arasında ilişkiler düzenlenerek, Orman Mühendisleri Odası ile Türkiye Mimar Mühendis Odalar Birliği arasındaki ilişki düzenli hale getirilmiştir. (x) 1040 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir. Ormancılık teknik hizmetleri halen değişik üniversitelere bağlı orman fakültelerince mezun edilen başta orman mühendisleri olmak üzere, bunlarla organik bağ içinde olan orman endüstri ve ağaç işleri endüstri mühendislerince yürütülmektedir.

Bu mühendislerin bir meslek yasaları bulunmamaktadır. Bu yasa tasarısıyla bu ihtiyacın karşılanması sağlanmaya çalışılmaktadır. Biz, bütün meslek mensupları gibi, bu meslek mensuplannm da bir meslek yasasına sahip olmasını istemekteyiz ve bu gerekçeyle de bu tasarıyı desteklemekteyiz.

Bu tasarının kanunlaşmasıyla, serbest ormancılık mesleğinin standartlarının gelişeceğini, Anayasamızın ilkeleri göz önünde tutularak, her türlü ormancılık hizmetlerinin serbest ve yeminli ormancılık bürolannda devletin gözetim ve denetimi altında satın alınarak yapılması sağlanmış olacaktır.

Bu tasarıyla, Avrupa Birliği Müktesebatınm Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programının "serbest dolaşım" bölümündeki, öncelikli olarak meslekî niteliklerin karşılıklı tanınmasına ilişkin sistemin çalışabilmesinin temel unsurlarından birisini düzenlemiş olacağız.

Bir mesleğin edinilebilmesi, icrası ve sürdürülebilmesi kanun ve benzeri düzenlemelerle belirtilmesi halinde düzenlenmiş meslek olarak tanımlanmaktadır. Bu yasayla, bu meslek mensupları yetki yasalarına kavuşturularak Avrupa Birliği müzakere sürecinde bir eksiklik giderilmiş olacaktır.

Dünyada, dikkatler, 1992 yılında gerçekleştirilen Rio Zirvesiyle öne çıkarılan, ormanların odun üretiminin ötesinde parayla ölçülemeyen fonksiyonel özelliklerinin sürdürülebilir şekilde planlanıp, uygulanmasına çevrilmiştir. Tüm dünyada orman mühendisliği çok kapsamlı bir öğretimi zorunlu kılan, ekosistem yönetme ve işletme sanatı olarak kabul edilmektedir. Dünya Uluslararası Ormancılık Araştırma Kurumlan Birliği (IUFRO) organizasyonu da bu esaslara göre şekillenmiştir.

Bu nedenle, ormanlann fonksiyonel değerleri, orman mühendislerinin, bu tasanyla, görev, yetki ve sorumluluklan yasal çerçevesi belirlenmiş meslek mensuplan kanalıyla hayata geçirilebilecektir. Yeni bir düzenlemeye bu açıdan da acilen ihtiyaç bulunmaktadır.

Yürürlükte bulunan mevzuatta ormancılık hizmetlerinin üçüncü şahıslardan satın alınabileceğine dair hükümler bulunmaktadır. 6831 sayılı Orman Kanununun 6 ncı maddesinde "devlet orman- lanna ve devlet ormanı sayılan yerlere ait her çeşit işler Orman Genel Müdürlüğünce yapılır ve yap- tınlır" hükmü vardır. Yine, 4856 sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat Kanununun 2 nci, 11 inci ve 13 üncü maddelerinde de, ormancılık iş ve işlemlerinin üçüncü şahıslara yaptınlabileceğine dair düzenlemeler vardır. Ancak, bu hizmetleri yapacak olan meslek mensuplannm yasaları bulunmadığı gibi, orman idaresinin de elinde bu işleri Kamu İhale Kanunu marifetiyle yapacak olan şahıslar ile serbest ormancılık bürolarını denetleyip, yönlendirecek bir kanunî mevzuat da bulunmamaktadır. Bu durumda, hem orman idaresi hem de ormancılık konulannda lisans eğitimi almış mühendisler olumsuz etkilenmektedir.

Halen serbest olarak çalışmakta olan meslek mensuplannm teknik, idarî ve hukukî sorumluluklan açık değildir.

Ormancılık hizmetlerinin özel sektöre yaptınlması esasları, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğünün genelge ve emirleri doğrultusunda yapılmaktadır.

Ormancılık teknik hizmetlerinin yanında, kanunlann orman idaresine yüklediği çeşitli idarî işler de, meslek içinde önemli bir yer tutmaktadır. Teknik hizmetlerin aksatılmasından doğrudan doğruya ormanlar etkilenirken, idarî işlerin aksatılmasından doğrudan halk olumsuz olarak etkilenmekte ve halk-orman ilişkileri bozulmaktadır. Bu durumda, halkın, idarî olumsuzluğa olan tepkisi, teknik hizmetlerin aksaması pahasına bazen öne geçebilmektedir. Halbuki, teknik hizmetlerin aksaması, ormanlann devamlılığını tehlikeye sokmakta, orta, kısa ve uzun vadede halka da yansımaktadır; ancak, bu husus, ilk bakışta, teknik elemanlann dışındaki çevrelerce kavranamamaktadır. Bu konuya girmişken Orman Bakanlığının teknik personel istihdamındaki tutumunu da irdelemekte fayda görüyorum. Orman işletmeciliğinin en temel birimi orman işletme şefliğidir. Bu idarî kademe, orman işletmeciliğini bizzat arazide uygulamakta, dönersermaye gereği tahakkuk memurluğu görevini yükümlenmekte, orman-halk ilişkilerinin düzenli olmasını sağlamakta, ormanların korunmasını, geliştirilmesini, her türlü ormana tecavüzü Önlemekle görevlidir. Bu kademede yetişen elemanlar, kazandıkları deneyim ve gösterdikleri liyakata göre daha üst görevlere atanabilmektedirler. Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde 1 300 civarında işletme şefliği kuruluşu vardır. Bu kuruluşların şu anda üçte 1 'i teknik elemansızdır ve başka şeflerin vekâletiyle yürütülmektedir.

Değerli milletvekilleri, en etkin olması gereken bu şefliklerin boş tutulmasını anlamak mümkün değildir. Bu eksikliğin halk-orman ilişkilerinin bozulmasına ve ormanların geleceğinin tehlikeye girmesine sebep olacağı unutulmamalıdır.

Dünya ölçülerine göre zaten çok geniş bir alanda çalışmak durumunda olan işletme şeflerinin ikinci bir işletme şefliğine vekâlet etmesinin ne kadar uygun olduğunu takdirlerinize sunuyorum.

Ağaçlandırma Genel Müdürlüğündeki eleman açığının boyutu ise daha da büyüktür.

Bugün işsiz durumda olan orman mühendislerinin bu boyutta olmasının en büyük sebebinin Bakanlığın bu personel politikasından kaynaklandığını özellikle belirtmek istiyorum.

Bugün ağaçlandırma çalışmalarını artırmakla övünen Sayın Bakana sormak istiyorum: Fidanlıklar satılıp kapatılırken, birim metrekareden alınacak sağlıklı fidan sayısı belliyken, yeterli teknik eleman istihdam edilmezken bu gelişmeler nasıl sağlanmaktadır?

Sayın Bakan bozuk baltalık ormanların koruya dönüştürülmesi için çalışmalara başladığından bahsetmektedir. Bozuk baltalıkların koruya dönüştürülmesi teknik bakımdan birikim isteyen, ancak deneyimli mühendislerce yapılabilecek uzun vadeli bir çalışmadır. Zaten teknik eleman açığı olan Bakanlığın tecrübe kazanmış eleman yetiştirmesi için zamana ihtiyacı vardır. Dışarıda işsiz elemanlar beklerken, bu teknik işleri yürütmesi mümkün olmayacak, yanlış müdahaleyle ileride daha da içinden çıkılmaz sorunlar ortaya çıkacaktır.

Bu durum tasarının gerekçesinde aynen şöyle ifade edilmektedir; özellikle dikkatinize sunmak istiyorum tasarının gerekçesini: "Hizmetleri yürütecek yeterli sayıda teknik eleman Çevre ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü kadrolarına alınamamaktadır. Bu nedenle, orman idaresinde yetersiz sayıda teknik elemanla ormancılık teknik hizmetleri yürütülmeye çalışılmaktadır. Halihazırda devletten başka çalışma olanağı olmayan orman mühendisleri atıl durumdayken, teknik ormancılık hizmetlerinin de istenilen düzeyde sürdürülmesinde güçlüklerle karşılaşılmaktadır." Yani, teknik hizmetlerin yürütülmesinde zorlukla karşılaşılmakta; ama, eleman alınamamaktadır diyor. Bakanlar Kurulu üyesi olmuş bir bakanın, Meclise sevk ettiği bir tasarıda, bu durumu bu şekilde izah etmesi kabul edilebilir bir durum değildir; üzüntüyle ifade etmek istiyorum. Bakanlar Kurulunda olacaksınız, teknik eleman ihtiyacınız olacak, idarî ve teknik hizmetleriniz aksayacak; ama, ben eleman alamıyorum diyeceksiniz; bunu kabul etmek mümkün değildir.

Gerek mevcut elemanların iş sahibi olmasının sağlanması gerek ormanlara teknik müdahalenin yapılabilmesi gerekse halk-orman ilişkilerinin düzenli hale getirilmesi açısından, acilen, Orman Bakanlığının bu mühendisleri bünyesine katması gerekmektedir. Eğer, Sayın Bakan, ben orman mühendisi olmadan bu işleri yaptırırım diyorsa, bunu da bilmek istiyoruz. Bu, doktorsuz sağlık hizmeti, öğretmensiz eğitim hizmeti yapmaya benzer.

Yine, Sayın Bakana tekrar sormak isterim: Yoksa, bu tasannın gerekçesinde bahsedilen devlet ormancılığından millet ormancılığına geçişi böyle mi sağlamaya çalışmaktadır?!

Devlet, millet tarafından kurulmuş bir organizasyon olduğuna göre, devlet malının gerçek sahibi millettir. Bunun için, devlet malına kamu malı denilmektedir. Bu ifadeyle, devlet ormanlarının milletin malı olduğu ortadadır. Peki, devlet ormancılığından millet ormancılığa geçişten ne anladığınızı öğrenmek istiyorum? Bu deyim içinde, Anayasaya rağmen bir özelleştirme hevesi mi yatmaktadır? Böyle bir uygulamanın Anayasamızın ihlali olacağını özellikle hatırlatmak istiyorum. Değerli arkadaşlar, bu hevesten vazgeçilmesini özellikle tavsiye ederim.

Ülkemizde ormancılık eğitimi 1857 yılında başlamış; ancak, 1930'lu yıllarda, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün davetiyle Fransa, Almanya ve Avusturya'dan getirilen bilim adamlarıyla bugünkü çağdaş, bilimsel eğitimin temelleri atılmıştır. Yine, ilk orman kanunu olan 3116 sayılı Kanun bu dönemde çıkarılmıştır. Ormancılık tekniği ve örgütlenme konusunda bu ülkelerin etkisi ormancılığımızda halen sürmektedir.

Ormancılığını kendimize örnek aldığımız Almanya'da orman mühendisleri aldıkları eğitim ve öğretime uygun olarak çeşitli uzmanlık alanlarında çalışmaktadırlar. Fakültelerimizde aynı sistem içinde yetiştirilen orman mühendislerinin de benzer şekilde çalıştırılmaları en gerçekçi ve dünyayla uyum içinde akılcı bir yaklaşım olacaktır.

Almanya, Avrupa Birliği içinde siyasî alanda olduğu gibi, ormancılık alanında da ileri düzeyde ve etkili konumdadır. Türk ormancılığına teknik anlamda da, kuruluşunda da büyük katkıları olmuştur.

Bu yasa tasarısıyla, Türk orman mühendislerinin de dünya ormancılanyla aynı paralelde hak ve yetkilere sahip olmalarının yolu açılacaktır.

Diğer taraftan, orman endüstri mühendislerinin görev alanları, orman mühendislerinin çalışma alanlarının bittiği yerde başlamakta, ağaç ve ağaç kökenli malzemelerin özellikleri, yonga levha, lif levha, kereste, kontrplak gibi yan mamullerin üretimi ve özellikleri ile bunlardan üretilen yer döşemesi, doğrama, ahşap yapı elemanı, mobilya gibi son ürünlerin üretilmesi, pazarlaması ve satışıyla sona ermektedir. Orman endüstri mühendisliği, orman endüstrisine yönelik olan çeşitli bilim dallarının belirli boyutlarda entegre edildiği, temel bilgiler, mühendislik bilgileri, ağaç malzemeden sayılan yarı mamul ve bunlardan kâğıt, mobilya vesair gibi son ürünlerin üretilmesini hedefleyen, bu meslekî altyapının formasyonuna uygun şekilde yönetim ve işletmecilik bilgileriyle desteklendiği bir uzmanlık dalıdır.

Yukandaki açıklamalar kapsamında, kıt olan orman kaynaklarından elde edilen odun ürünleri ile ihracatımızda önemli bir yer tutan odun dışı ürünlerin (tali ürünlerin) teknik kurallara göre kıymetlendirilmesi ve sanayi tesislerinde yüksek verimlilikte işlenmesinin önemini açıklamaya gerek yoktur. Bu konuda, her kesimin olumlu yönde olmak üzere aynı görüşte olabilecekleri muhakkaktır. Tekniğine uygun yürütülmeyen odun hammaddesine dönük işlemler ile odun dışı ürünlerin, yani, tali ürünlerin işlenmesindeki ekonomik kayıpların büyük boyutlarda olduğu bir gerçektir. Bu durum millî ekonomi açısından büyük bir sorundur. Bu sorunların yaşanmaması için, bu sahadaki endüstriyel faaliyetlerin teknik kurallara göre, orman endüstrisi alanında eğitim almış teknik elemanların katkılarıyla yapılmasında ülkemiz açısından büyük yararlar bulunmaktadır. Bu yasa bu alandaki boşluğu da gidermeye çalışmaktadır. Bu şekilde, ülkemize önemli oranda döviz girdisi sağlayan oduna dayalı mobilya sektörümüzün de gelişen dünya ekonomisi içinde hak ettiği yeri alması, bu alandaki yenilikleri takip eden, uygulamaya aktaran orman endüstri ve ağaç endüstri mühendislik mesleği mensuplarının katkılarıyla mümkün olabilecektir. Odun hammaddesine son tüketim şeklinin verilmesindeki ihtiyaç duyulan teknik katkılar da bu yasayla karşılanmış olacaktır.

Böylece, orman mühendisleri de, ormancılıkla ilgili olarak, proje, etüt, envanter, alan tefriki tesis etme, planlama, uygulama, yönetme, ticaret, sorumlu müdürlük, danışmanlık, teknik müşavirlik, bilirkişilik, hakemlik, denetim, eksperlik, standardizasyon, çevresel muhasebe, zarar ziyan belirleme, değer belirleme, sertifikalandırma, çevresel etki değerlendirme yapmak gibi bir yetkiyle donatılmış olacaktır.

Bu yasa tasarısı, orman mühendisleri, orman endüstri mühendisleri ve ağaç işleri endüstri mühendislerinin özlemle beklediği bir taşandır.

Tasarının ülkemiz ormancılığına ve ülkemize ve meslek mensuplarına hayırlı olmasını diliyor; tasarıya olumlu oy vereceğimizi belirtip, şahsım ve Grubum adına sizleri saygıyla selamlıyorum. (CHP ve AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Işık (CHP, Giresun). “Orman mühendisliği orman endüstri mühendisliği ve ağaç işleri end. müh. kan. (s.s.1040)”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-isik-22-2006-06-29-orman-muhendisligi-orman-endustri-muhendisligi-ve-agac-isleri-end-muh (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c126/b122/tbmm221261220013.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
