# Tüpraş,galataport ve kuşadası ihalelerinde,organize bir şekilde görevlerini kötüye kullanarak ihaleye fesat karıştırdıkları ve bu suretle kamuyu zarara uğrattıkları iddiasıyla başbakan recep tayyip erdoğan,maliye bakanı kemal unakıtan ve ulaştırma bakanı binali yıldırım haklarında gensoru önergesi (11/3)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Kemal Ağar (Dyp, Elazığ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim
- **Tarih:** 25 Ekim 2005
- **Gündem:** TÜPRAŞ,GALATAPORT VE KUŞADASI İHALELERİNDE,ORGANİZE BİR ŞEKİLDE GÖREVLERİNİ KÖTÜYE KULLANARAK İHALEYE FESAT KARIŞTIRDIKLARI VE BU SURETLE KAMUYU ZARARA UĞRATTIKLARI İDDİASIYLA BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN,MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN VE ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM HAKLARINDA GENSORU ÖNERGESİ (11/3)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-kemal-agar-22-2005-10-25-tupras-galataport-ve-kusadasi-ihalelerinde-organize-bir-sekilde-gorevl

> Mehmet Kemal Ağar (Dyp), 25 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜPRAŞ,GALATAPORT VE KUŞADASI İHALELERİNDE,ORGANİZE BİR ŞEKİLDE GÖREVLERİNİ KÖTÜYE KULLANARAK İHALEYE FESAT KARIŞTIRDIKLARI VE BU SURETLE KAMUYU ZARARA UĞRATTIKLARI İDDİASIYLA BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN,MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN VE ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM HAKLARINDA GENSORU ÖNERGESİ (11/3)); konuşma 650 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET KEMAL AĞAR (Elazığ) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; konuyla ilgili olarak sözcülerin, özellikle İktidar Partisi sözcüsünün ve Maliye Bakanının açıklamalarıyla ilgili birkaç konuya, belki soru şeklinde, belki kamuoyuyla paylaşmak şeklinde açıklık getirmek istiyorum.

Sayın Koral, konuşmasında, İstanbul'da elli yıldır, ellibeş yıldır bir şey yapılmadığını ifade ediyor. Fevkalade talihsiz bir ifade oldu. Merhum Menderes'in, Vatan, Millet Caddeleriyle, sahil yoluyla başlayan büyük imar hamleleri herhalde unutulmuş. Bunun devamındaki merhum belediye reisleri var; Haşim İşcan var, Fahri Atabey var ve son dönemde Bedrettin Dalan var, Nurettin Sözen -buradalar kendileri; anlatırlar belki gerek görürlerse- önemli altyapı işleri yapmışlardır. Bu, yanlış bir bakış açısı oldu.

Meseleyi, sadece bugünün bazı yeni yapılacak yüksek gökdelenleriyle İstanbul'u tavsif etmek mümkün değildir. İstanbul ikibin yıllık bir şehir, altıyüz yıllık da bir payitaht şehridir. İstanbul, yedi imarı içerisinde kendi ağırlığını, kendi tarihsel dokusunu, özelliğini kapsayacak, yeni yapılanmaların da merkezin dışında hem trafik problemi getirmeyecek hem şehrin temel dokusunu bozmayacak tarzda yapılması daha çok tartışılacak bir konu şehrin her yönü açısından.

Bir diğer konu, bu TÜPRAŞ konusu bir türlü açıklığa kavuşamıyor. Şimdi, Sayın Maliye Bakanı da konuşma süresinin çok ötesinde konuşmasına rağmen, hâlâ birtakım konuların açıklanamadığını söyledi; doğru, bence de açıklanmadı. Kendisinin de tatmin olmadığı, kamuoyunu tatmin edemediği endişesinin de var olduğu anlaşılıyor. Kendileri konuşmalarında dediler ki: "TÜPRAŞ'ın, biz, doğru bir karar vermek suretiyle, yüzde 51'ini 4 100 000 000 dolara sattık ve zamanında TÜPRAŞ hisselerini blok satarak da 450 000 000 dolar hazineye kazandırdık."

O zaman, sormak lazım; 1 300 000 000 dolara özelleştirirken hiçbir öngörünün sahibi değil miydiniz ve 450 000 000 dolar hazine kazanırken, o arada yüzde 66'sını sattınız üstelik de 1 300 000 000 dolara. O zaman o stratejik karar, zamanlama mı yanlıştı, fiyat mı yanlıştı, yeterli ölçüde iyi pazarlama mı yapılamadı? Eğer, Petrol-İş Sendikasının bir genç avukatı müracaat etmemiş olsaydı, 1 300 000 000 dolara mı mesele bitecekti? Burada sevap kimin günah kimin, bu anlaşılmamıştır. Aynı zamanda, blok satıştan 14,76 hisseyi alanlar da 752 000 000 dolar kazanmışlardır, hazinenin 300 000 000 dolar üzerinde kazanmışlardır. Babanın oğla yapmadığı bir iyilik gibi gözükmektedir.

Bu meselelerin, gensoruların filan tartışılması lazım. Bundan evvelki meclisleri bunlar bitirdi. Milletin tartışma zemininden kaçmanın hiçbir doğru tarafı yok. Eğer, meseleler, burada oy çokluğuyla aklamaya, paklamaya, görüşülmemeye devam edilirse, milletin buradan umudu kesilir, siyaset sokağa döner, siyaset "seçim" diye bas bas bağırmaya başlar ve siyasetin umutları bu çatının dışına çıkar.

Bu bakımdan, bunların açılması, görüşülmesi, konuşulmasında hiçbir mahzur yok ve görüldü ki, birçok mesele aydınlığa kavuşamadı, açıkta kaldı. Meseleyi sadece enflasyonu indirmek veya bu özelleştirmeleri yapmak şeklinde tarif ederseniz, o zaman sorarlar adama; açlıktan perişan olan çiftçileri de mi bu hükümet yaptı, esnafları da mı; geçim sıkıntısı çeken emekliler ne olacak?! Bütün milletvekillerini yazın perişan eden işsizlik ne olacak?! Bunların da bu kürsülerde, tabiî, dile getirilmesi lazım gelen bir zaman aralığına ihtiyaç var.

Meselelerin önemli bir bölümü henüz müphem gözükmektedir, karanlıkta gözükmektedir; daha net şekilde görüşülebilip, tartışılabilip, anlaşılabilmesi için bir görüşme açılmasında fayda var. Oy çoğunluğu, yine, sizdedir, o dönemde de reddedebilme imkânınız vardır; ama, bunların görüşülmesinin, emin olunuz ki, demokrasiye, ülkeye faydası vardır. Geçen dönemlerde parmak hesabı sonucu ortaya çıkan sonuçlar, siyasî olarak oraya parmak kaldıranların siyasî sonları oldu. Aynı akıbetten korunmanın yolu açıklık, şeffaflık.

Bir son konuyu da tebarüz ettirmek istiyorum müsaadelerinizle. Pazarlama ile satma kararını veren kişiler aynı olamaz. Özelleştirme Yüksek Kurulunun Başkanı ve üyesi olan, yani, Başbakan ve bakanlar, pazarlama işinin içinde yer alamazlar. Hem pazarlayan hem satan, satma kararını veren aynı isimler olursa, bu satış kararlarının hepsinin altında şeffaflık dediğiniz husus ortadan kalkar. Kimsenin bir şey aradığı yok, herkesin aradığı şeffaflık. Diller yanmıştır, yoğurtlar üflenerek yenilmektedir. Beklenen şeffaflıktır, beklenen dürüstlüktür, beklenen düzgünlüktür; milletin bütün beklediği budur.

AHMET YENİ (Samsun) - Ne alakası var… Hâlâ anlayamamışsınız…

MEHMET KEMAL AĞAR (Elazığ) - Onun için, gelin, bu meseleler bu çatının altında olsun; aksi takdirde, meselenin tartışması sokakta olacaktır; sokak da seçimi getirecektir kısa bir zaman içerisinde. Meselenin gideceği nokta orası olur.

Size teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum Başkanım.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Kemal Ağar (Dyp, Elazığ). “Tüpraş,galataport ve kuşadası ihalelerinde,organize bir şekilde görevlerini kötüye kullanarak ihaleye fesat karıştırdıkları ve bu suretle kamuyu zarara uğrattıkları iddiasıyla başbakan recep tayyip erdoğan,maliye bakanı kemal unakıtan ve ulaştırma bakanı binali yıldırım haklarında gensoru önergesi (11/3)”. TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim tutanağı, 25 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-kemal-agar-22-2005-10-25-tupras-galataport-ve-kusadasi-ihalelerinde-organize-bir-sekilde-gorevl (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
