# Hakkari merkez,yüksekova ve şemdinli'de meydana gelen terör olaylarının araştırılması amacıyla bir araştırma kom.kurulmasına ilişkin (10/322,323,324)mec.araştırması önergeleri üzerinde

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Kemal Ağar (Dyp, Elazığ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim
- **Tarih:** 23 Kasım 2005
- **Gündem:** HAKKARİ MERKEZ,YÜKSEKOVA VE ŞEMDİNLİ'DE MEYDANA GELEN TERÖR OLAYLARININ ARAŞTIRILMASI AMACIYLA BİR ARAŞTIRMA KOM.KURULMASINA İLİŞKİN (10/322,323,324)MEC.ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ ÜZERİNDE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-kemal-agar-22-2005-11-23-hakkari-merkez-yuksekova-ve-semdinli-de-meydana-gelen-teror-olaylarini

> Mehmet Kemal Ağar (Dyp), 23 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKKARİ MERKEZ,YÜKSEKOVA VE ŞEMDİNLİ'DE MEYDANA GELEN TERÖR OLAYLARININ ARAŞTIRILMASI AMACIYLA BİR ARAŞTIRMA KOM.KURULMASINA İLİŞKİN (10/322,323,324)MEC.ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ ÜZERİNDE); konuşma 432 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET KEMAL AĞAR (Elazığ) - Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'nin, tabiî, son günlerdeki en önemli gündem maddesiyle ilgili görüşmeleri izledik. Ortada sağlıklı bir ortaya koyuş, teşhisler yönünden kamuoyunun beklediğini millet bulabildi mi; o, milletin vereceği bir cevaptır; ancak, görünen odur ki, görüşmenin sonuna doğru, gerek sayısal anlamda gerekse hükümetin temsil anlamındaki zafiyeti, konuya milletin verdiği önem ölçüsünde olmadığı ortadadır.

Türkiye, elbette bir hukuk devletidir. Türkiye'de her şey hukukun kuralları ve şartları içerisinde sonuna kadar araştırılacak, soruşturulacak ve bunlar, yargının hiçbir baskı altında kalmaksızın hukukun herkese eşit biçimde uygulanmasıyla ortaya çıkarılacaktır; ancak, bazı hususları görmezden gelebilmek mümkün değildir. Meselenin kronolojik tarihine bakıldığında, temmuzdan bu yana devam edegelen olaylar vardır. En son, 9 Kasım itibariyle, Şemdinli'deki malum olay meydana gelmiştir.

Şimdi, İktidar Partisi sözcüleri -üzülerek ifade etmek lazım- konunun çok uzağında geziniyorlar. Önce, 3 Ekime kadar "Türkiye'nin Avrupa Birliği müzakere tarihini engellemek için birtakım odaklar bu işleri yapıyor" deniliyordu. 3 Ekim müzakere tarihi geçti, olaylar devam edince, bugün de görüyoruz ki üzüntüyle "efendim, ülke büyük gelişmeler kaydediyor, istikrarı önlemek için bazı odaklar yapıyor."

Şimdi, ben, iki şeyi sormak isterim buradan: Birincisi, hükümet sorumluluğu üzerinde olan siyasî heyet hayalet taşlamaz. Kim bu odak, kimler, neler; neyin adına yapıyorsa, bunları getirip somut olarak milletin önüne koyarsınız, hayalî birtakım şeylerin arkasına sığınmak olmaz.

İkincisi, millet makrodan, mikrodan anlamaz; tencerede aş, çocuğuna iş bekler. Hakkâri'de kime iş buldunuz; hangi büyük yatırımı yaptınız?! Üç seneden beri, Hakkâri'de hangi önemli kamu hizmetinin, devlet hizmetinin sahibi oldunuz?! Kaç kişiniz oraya gitti?! Ne yaptınız?! Türkiye'nin diğer yerinde ne yaptınız?! Emeklinin gözünden yaş eksik olmayan bir Türkiye'de, bu bahanelerin arkasına saklanmanın hiçbir doğru tarafı yoktur. Meselelere doğru teşhis koymak ve doğru teşhisler üzerinden yürümek sizin işinizdir.

Hakkâri değil, Türkiye'nin dört bir tarafında, hizmet eden tüm kamu görevlilerinin sorumluluğu bu hükümetin sırtındadır, havada uçan kuştan, yerde yürüyen karıncaya kadar. İstihdam edenlerin kusursuz mesuliyetleri diye, hukukî bir kavram vardır. Meseleyi, siz, kendi sorumluluğunuz dahilinde almayıp, bir muhalefet sözcüsü gibi, olayı tenkit ve eleştirel boyutlarda tutarak iktidar görevini yapamazsınız. İktidar, muktedir olma işidir. İktidar görevine sahip olan kişi, sivil, asker, her kesimin sorumluluğunu üzerinde taşıyan kimsedir. Oralarda, evet, doğrudan doğruya bir sorumluluk değildir; ama, yönetenlerin sorumluluğu meselesi, doğrudan doğruya size ait olan bir sorundur, bir sorumluluktur. İktidar, hukukî anlamda, millet adına yetki kullanan siyasî heyetin adıdır; devlet ayrı, hükümet ayrı değildir; burada, devlet organizasyonunu, milletin verdiği güçle, millet adına kullanan siyasî heyettir. Dolayısıyla, meselelerin dışında, sadece bir gözlemci edası içerisinde meselelerin ortaya konulması mümkün değildir. Olayların başlangıcından beri, herkes, Türkiye'de, bu terör sıkıntısından korkunç acılar çekmiş insanlar olarak, tümümüz, meseleye suhuletle yaklaşarak, hükümetin, olayların üzerine daha bir dikkatle gitmesi konusunda söylediklerimizi…

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Kemal Ağar (Dyp, Elazığ). “Hakkari merkez,yüksekova ve şemdinli'de meydana gelen terör olaylarının araştırılması amacıyla bir araştırma kom.kurulmasına ilişkin (10/322,323,324)mec.araştırması önergeleri üzerinde”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 23 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-kemal-agar-22-2005-11-23-hakkari-merkez-yuksekova-ve-semdinli-de-meydana-gelen-teror-olaylarini (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
