# Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun ile milli eğitim, kültür, gençlik ve spor komisyonu raporu (s.s.875)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Küçükaşık (CHP, Bursa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim
- **Tarih:** 28 Nisan 2005
- **Gündem:** ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN İLE MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU RAPORU (S.S.875)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-kucukasik-22-2005-04-28-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ile-milli-egitim

> Mehmet Küçükaşık (CHP), 28 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN İLE MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU RAPORU (S.S.875)); konuşma 2.435 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 875 sıra sayılı, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Bursa Milletvekili Faruk Çelik ile 13 Milletvekilinin, Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlarım.

Türkiye Büyük Millet Meclisince, Türk sporunda meydana gelen şiddet, şike, rüşvet ve haksız rekabet iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla, her iki gruba mensup milletvekillerinin bu amaçla vermiş oldukları araştırma önergeleri birleştirilmiş, anılan hususların araştırılmasına karar verilmiş ve Meclis araştırması komisyonu kurularak, komisyon, çalışmalarına 4 Ocak 2005 tarihinde başlamış ve bu çalışmalar halen devam etmektedir.

Komisyon, üçbuçuk aya varan çalışmaları esnasında, çalışma alanına giren tüm alanlarda, gerçekten, titiz bir çalışma yapmış, 27 toplantı ve 70'e yakın tanık dinlemiş ve daha da dinlenecektir. Bugün de 3 tane tanık dinlenmiştir.

Komisyon, ilgi alanına giren konularda tespit edeceği yasal eksiklikleri, yasanın verdiği yetkiyle çıkarılan tüzük ve yönetmeliklerde görülen eksiklikler ile uygulayıcıların kendilerine verilen yetkileri yasal şekilde kullanıp kullanmadıklarını, hukuka aykırı işlemlerin olup olmadığını incelemiş ve önerilerini somutlaştırmaya başlamıştır; ancak, komisyon çalışmaları devam ederken, hükümet tarafından hazırlanmış ve AKP Grup Başkanvekili Bursa Milletvekili Faruk Çelik ve 13 milletvekili tarafından Meclis Başkanlığına sunulmuş ve adı 3289 Sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması -"yapılmasına" değil- Dair Kanun Teklifi verilmiştir. Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu tarafından ismi doğru olarak, Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi olarak düzeltilerek -ki, doğrusu budur; zira, üç kanunda değişiklik yapılmaktadır- bugün de Genel Kurulun gündemine gelmiştir.

Yasayla ilgili görüşlerimizi açıklamadan önce bu gelişme hakkında konuşmak istiyorum. Komisyonun bir üyesi olarak, yaklaşık üçbuçuk aydan beri komisyonda emek veren birisi olarak, bu tasarı/teklifin verilmesinin, benim gibi emek veren, gerek AKP'li gerekse Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımın bu emeklerine saygısızlık olduğuna inanıyorum. Gerek burada emek veren spor adamlarına ve uzmanlara ve gerekse Yüce Meclise haksızlık edildiğine inanıyorum. Hükümet bu tasarıyı, âdeta yangından mal kaçırır gibi vermekle, tüm komisyona, Meclise ve ülkeye "siz ne söylerseniz söyleyin, ben kendi bildiğimi okurum" mesajını vermektedir; ama, bunu açıkyüreklilikle söyleyemiyor, kendi hazırladığı tasarıyı kanun teklifi olarak Meclise sunuyor.

Sayın Bakan, siz de, yaptığınız tasarıdan memnun değil misiniz? Arkasında durulamayacak düzenlemeler mi içeriyor? Yoksa, kurulmasına yardımcı olduğunuz komisyon, çalışmalarını tamamlamadan, önerilerini sunmadan bu yasa teklifini vermekle, komisyonun çalışmalarını fiilen bitirdiğinizin farkında olmak mı sizi rahatsız ediyor? Niye hazırladığınız tasarıyı, kendi adınıza, hükümet olarak kendi imzanızla veremiyorsunuz? Komisyonun, bu teklifle, artık, Türk kamuoyunda bir prestiji, bir işlevi kalmamıştır. Bu yasa teklifi verilmekle, iktidar "benim yapacağım değişiklikler bu kadardır, siz, ne önerirseniz önerin beni ilgilendirmemektedir" diyor. Bunu komisyon adına şiddetle kınıyorum! Asla "zorunluluk nedeniyle bu yola başvurduk" demeyin; lütfen demeyin; inandırıcı olamazsınız!

Merkez Hakem Komitesi seçiminin iptaliyle doğan boşluğu doldurmak için, 3813 sayılı Yasanın 6, 8 ve 15 inci maddelerindeki bir değişiklikle, 5149 sayılı Yasanın geçici 1 inci maddesinin yürürlüğe girişinin ertelenmesi haricinde, iki maddeden başka acil bir değişikliğe asla ve asla ihtiyaç yoktur. Bu düzenlemelere bizler de sıcak bakıyoruz; ancak, diğer düzenlemeler zorunlu değildir, hatta bazıları da hiç mi hiç gereksizdir; 7 nci maddede yapılan değişiklikle, Şenes Erzik ve Haluk Ulusoy'un seçime katılmasını engellemeye çalışmak gibi. Kaldı ki, bu değişiklikler, tarafınızdan bir yıl önce yapılmış yanlış yasa uygulaması nedeniyle zorunlu hale gelmiştir.

21.4.2005 günlü birleşimde Sayın Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin yapmış olduğu konuşmada, üç gün içinde yalnızca birer maddeden ibaret iki yasa geçince, Meclisin saatlerinin değerli olduğunu, burada birçok emeğin ve paranın ziyan olduğunu belirtmişti. Ben, Sayın Bakanın gerçekten de bu dediğine aynen katılıyorum. Evet, bu ülkenin zamanı değerli; ama, unutmayın ki, Sayın Bakan, zaman ve para israfına sizler sebep oluyorsunuz. Zira, 867 sıra sayılı Mera Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, onbir ay önce, dikkat edin lütfen, 26 Mayıs 2004 tarihli 5178 sayılı Yasayla eklenen geçici 3 üncü maddedir; yani, biz, tam onbir ay önce bu maddeyi çıkardık ve Meclis görüşmeleri esnasında, AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz ve arkadaşları tarafından verilen bir önergeyle bu kanun teklifi tekrar değiştirildi ve hatalı kanun yapma tekniğiniz ve söylemeye dilimin varmadığı diğer nedenlerle uygulayamadığınız ve uygulayabilmek için değişiklik yapmak amacıyla Meclisi iki gün çalışmak zorunda bıraktığınız bir kanun teklifidir. Uygulanma yeteneği olmayan kanunu çıkaran sizlerin, sizleri uyaran "bu yasa yanlıştır, üstelik de Anayasaya da aykırıdır" diyen bizlerden şikâyetçi olmaya hakkı var mıdır? Bunu, lütfen, herkesin vicdanına tek tek sormasını istiyorum.

Aynı yönteminiz bu yasa teklifi için de geçerli. Bakınız, bu yasa teklifi 26 madde. Şimdi, lütfen, elinizde eğer yasa metni varsa teker teker okuyun. Bu yasa teklifi 26 maddeden ibaret. 25 ve 26 ncı maddeler, yürürlük ve yürütme maddeleri, geriye 24 madde geliyor. 4.3.2004 günlü, 5105 sayılı Yasayla değişik 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 3, ek 9 uncu maddelerini, bugün 1 ve 2 nci maddeler olarak yeniden değiştiriyoruz. Ne zaman çıkarmışız; 4 Mart 2004'te. Bakmışız ki, uygulayamıyoruz, eksiklikler var; onüç ay sonra, arkadaş biz bunu tekrar değiştiriyoruz diyoruz.

Şimdi, 4.3.2004 günlü, tam bir yıl önce, 25.5.2004 tarihinde, 5175 sayılı Yasayla yapmış olduğunuz 3813 sayılı Yasanın, yani, bu yasanın ana maddelerinin, bakın, 4 üncü maddesiyle 1 inci maddesini, 5 inci maddesiyle 5 inci maddesini, 6 ncı maddesiyle 6 ncı maddesini, 7 nci maddeyle 7 nci maddesini, 9 uncu maddeyle 9 uncu maddesini, 10 uncu maddeyle 12 nci maddesini, 12 nci maddeyle 15 inci maddesini, 15 inci maddeyle 21 inci maddesini, 16 ncı maddeyle 22 nci maddesini, 17 nci maddeyle 23 üncü maddesini, 18 inci maddeyle ek 1 inci maddesini yeniden değiştirmeye çalışıyoruz.

Yine, üçüncü yasa olan, 28.4.2004 tarihinde çıkarılan, Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair 5149 sayılı Yasanın, bu yasayla, 22 nci maddesiyle 12 nci maddesi, 23 üncü maddesiyle 18 inci maddesi, 22 nci maddeyle de geçici 1 inci maddesi yeniden değiştiriliyor.

Şimdi, allahaşkına, 26 maddelik bir teklif getiriyorsunuz önümüze. Diyorsunuz ki, arkadaş, biz, Türk sporundaki her türlü yanlışlığı engelleyeceğiz. Yahu, bunların 20 maddesini daha geçen yıl değiştirdik arkadaşlar. Şimdi, kim Meclisin zamanını alıyor, kim bu yanlış yasaları çıkarıyor? Bu yasaları çıkarırken, Türk sporunu bilen bir insan yok mu?! Bakanlıklarda görevli bir insanın bundan haberi yok mu?! Niye uygulanması mümkün olmayan yasalar çıkıyor bu ülkede; niye bir yıl sonra değiştirilmek ihtiyacı duyuluyor bu yasalarda?! Tüm arkadaşlar bize bağırıyorlar burada; biz, yanlıştır, yapmayın, etmeyin dediğimiz zaman. Bakıyoruz ki, teker teker, bir yıl önce çıkmış daha; yazıktır, günahtır ya. Türk sporunu bilen adam yok mu bu Türkiye'de, içinizde yok mu?! Niye bu yanlış yasalar çıkıyor?! Niye uygulanması mümkün olmayan yasalar çıkıyor?! Niye yasa çıktıktan onbir ay sonra "arkadaşlar, kusura bakmayın, biz yanlış yapmışız, şimdi değiştiriyoruz, şimdi doğrusunu yapıyoruz" diyorsunuz?! Kim inanır buna? Var mı içinizde inanan bir insan? Ben inanmıyorum. Yine aceleye geliyor.

Bakın, Türkiye'de bir komisyon kuruldu. Biz, komisyonda, üçbuçuk aydan beri, gerçekten de çok ciddî bir şekilde çalışıyoruz. Öneriler somutlaşmaya başladı. Eksiklikler nedir, bunları bildireceğiz hep beraber. Ama, bunları beklemeden, aciliyet vardır diye, taktınız kafayı Haluk Ulusoy'a, Haluk Ulusoy gelmesin diye 6 ncı, 7 nci ve 18 inci maddelerde değişiklik yapmaya çalışıyorsunuz. Yok efendim iki defa seçilemez, üçüncü defa seçilemez, yok üniversite mezunu olma şartı arıyoruz. Artık komedi oynuyoruz burada. Meclisin zamanını da, halkın zamanını da, halkın gündemini de bedavaya alıyoruz. İnsanlar bizden bunları beklemiyor. İnsanlar aç. İnsanlar aç. Onlar isteklerini bekliyor. İnsanlar, Sayın Başbakanın, söz verdiği gibi, doğrudan gelir desteklerini nisan ayında tamamlamasını bekliyorlar. Onlarla uğraşalım biz. Bizi o insanlar bekliyor. Ama, gidip de -bir yıl önce çıkardığımız, hiçbir işe yaramadığını onbir ay sonra gördüğümüz- tekrar bir yasa çıkarıyoruz ve bundan sonra, üzülerek de söyleyeyim, bu yasalara, komisyon raporu çıktıktan sonra "bunlar da yanlış" dediğimizde ne yapacaksınız o zaman? Hangi maddelerle gelecek bu yasalar, onları da bilmiyoruz.

Şimdi, soruyorum ben. Gerçekten de, kim bizim emeklerimizi heba ediyor; siz mi biz mi? Uygulanamayan, bir yıl sonra yanlışlığı görülünce değiştirilmek istenen yasaları kim hazırlıyor? Kim oy çokluğuna güvenerek çıkarıyor; siz mi biz mi? Korkarım bu yasa da aynı şekilde olacak. Komisyonun çalışması bitmeden, yeterli hazırlık yapılmadan, toplumun geneli tarafından onay görmemiş bu teklifin birçok maddesini, çok kısa bir süre sonra, tekrar değiştirmek zorunda kalacağız. O yüzden, belirttiğim 2 nci madde haricindeki değişiklik tekliflerinin geri çekilerek, yeterli inceleme yapıldıktan sonra Meclisin gündemine gelmesini istiyoruz.

Bakınız, bu yasanın temel esprisi Federasyon Başkanlığı seçimlerinde, Haluk Ulusoy ve Şenes Erzik'in yeniden aday olmasını ve yeniden seçilebilmesini önlemeye yönelik düzenlemeler içeriyor. Teklifin 7, 8 ve 18 inci maddeleri Haluk Ulusoy'un yeniden aday olmasını engellemek için düzenlenmiştir. Kişiye özel bir yasa çıkarmak, açıkça Anayasanın temel ilkelerine ve eşitlik ilkesine aykırıdır.

7 nci maddede "Başkan üst üste ya da aralıklarla en fazla iki dönem seçilebilir” ve 18 inci maddenin (b) fıkrasında düzenlenen yüksekokul mezunu olma şartı, bir korkunun yasaya yansımasıdır; zira, diğer federasyon başkan adayları için yüksekokul mezunu olma şartı yoktur.

Ben bir şey soracağım: Yüksekokul ne demek allahaşkına? Yani, fakülte mezunları bunun içerisine giriyor mu? Lise ve dengi okul mezunu olanlar -değiştirilse- aday olamayacaklar mı? Yüksekokul denilmiş, tanımlanmış sanki, bazı insanlar tanımlanmış. Ne demek yüksekokul; ben bunu anlayamadım. 2 yıllık meslek yüksekokulu mu?..

ALİM TUNÇ (Uşak) - 2 yıllık yüksekokul ve fakülte mezunu olanlar...

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) - O olmuyor; yüksekokul şartı aranmış. Ben onu anlamadım. Yani, kim bu insan? Var mı öyle?.. Bu ülkede, 2 yıllık yüksekokul mezunu olup da, Futbol Federasyonu Başkanlığına aday olacak kim? Yüksekokul...

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya) - Fakülte dahil demektir.

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) - Ben anlamadım onu. Yükseköğrenim ayrı. Yüksekokul... Yükseköğrenimi anlarım; ama, yüksekokul denilmiş.

ALİM TUNÇ (Uşak) - 2 yıllık yüksekokul dahil...

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) - Yok öyle bir şey; yüksekokul şartı var. Yani, böyle bir yasa geliyor. Bunları eleştiriyoruz. Yanlışlar bunlar zaten. Ondan sonra, devam ediyorum...

Bakınız, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü -özerk federasyon haricindeki- Federasyon Başkanları Seçim Yönetmeliği, 26.8.2004 tarihinde ve 25565 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmeliğin "Federasyon Başkanı Adaylarında Aranılacak Şartlar" başlıklı 5 inci maddenin (c) fıkrasında en az lise veya dengi okul mezunu olmak şartı getirilmiştir. Daha önce, yükseköğrenim ve yabancı dil şartı vardı; ancak, özellikle kaldırılmıştır. Üniversite mezuniyeti şartı diğer federasyon için -bakınız, tarihi söylüyorum- 26 Ağustos 2004'te kaldırıldı. Şimdi, Futbol Federasyonu Başkanı için konulmasının şartını bana söyleyecek bir insan var mı içinizde? Ben merak ediyorum; lütfen, bana bu cevabı verin.

Bakınız, Şenes Erzik, iki gün önceki Milliyet Gazetesinde bunun için ne diyor, Milliyet Gazetesinde manşet: "Bu sese kulak verin. UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik, Futbol Federasyonu Yasasının çıkarılacağı gün uyarılarda bulundu: Başkan için yüksekokul şartı ve yaş sınırı dünyanın hiçbir ülkesinde yok."

ALİM TUNÇ (Uşak) - Daha önce de tersini söylüyordu.

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) - Bakın, aynen bunu söylüyor. Daha da ilginç şeyler söylüyor Sayın Şenes Erzik; FIFA Başkanlığına, UEFA Başkanlığına aday olacak dünyanın en tanınmış futbolcuları Platini ve Beckenbauer'ın da yüksekokul mezunu olmadıklarını belirtiyor.

Şimdi, arkadaşlar, allahaşkına, bu korku neden? Neden düzenliyorsunuz, acil mi? Yakında Federasyon Başkanlığı seçimleri mi var? Federasyon Başkanlığı seçimleri mi olacak?

Bakın, bu yasalarda Türkiye'de benim en fazla midemin bulandığı bir özellik var. Bakınız, bu yasa çıkmadan önce, Türkiye'de iki aydan beri çok büyük tartışmalar yaşandı. TMSF'ye bağlı Star Televizyonu, Telegol Programında, Türkiye'de bir şike olayıyla çok ilginç açıklamalar yaptı. O açıklamaların sonucunda Telegol Programının yapımcısı aynen yayınlarında şunları söyledi: "Sadece Millî Takım Teknik Direktörü değişmez, Federasyon Başkanı da sözünde durmadı, o da değişsin. Onun yerine Hasan Doğan gelsin." Hasan Doğan kim arkadaşlar; Federasyon Başkanvekili.

Bakınız, bu yasada değişiklik yapılıyor, sadece o yetmiyor. Hasan Doğan'ı tanıtayım; Ramsey'in yetkilisi; yani, Sayın Başbakanın en yakınlarından birisi, Federasyon Başkanvekillerinden birisi. Hasan Doğan açıklama yaptı "hayır, benim kesinlikle Federasyon Başkanı olmaya niyetim yok" dedi. Ama, öyle bir değişiklik yapıyorsunuz ki... Allah korusun... 7 nci maddeyi okuyayım. Şu anda Federasyon Başkanvekili, ikinci başkan da Şekip Mosturoğlu. Bakınız, Federasyon Başkanı nasıl isim isim belirleniyor, bir adını koymamışsınız.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Robot resim...

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) - Başkanın ölümü veya istifası halinde üç ay içinde tekrar seçim yapılması şartıyla Birinci Başkanvekili -bu yeni ekleniyor; yani, Birinci Başkanvekili Hasan Doğan, o Federasyon Başkanı olur- yoksa, İkinci Başkanvekili -o da Şekip Mosturoğlu- Başkanvekillerinin olmaması halinde de yönetim kurulunun kendi üyeleri arasından belirleyeceği kişi Başkanlığa vekâlet eder.

Bu yetmemiş, 9 uncu maddede biraz daha sağlam olsun diye (ö) bendi eklenmiş, "Birinci ve İkinci Başkanvekilini belirlemek" olarak da yasaya bir madde ekliyorsunuz. Ya arkadaşlar, komedi oluyor ya.

HARUN AKIN (Zonguldak) - Önergeyle de ismini verecekler.

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) - Türk Futbolunun sorunları bunlar değil, bunlar komedi artık. İnsan belirlemeyin. Sayın Başbakanı kullanmasın kimse o zaman. Eğer, Başbakanın ilişkisi varsa, Başbakan açıkça söylesin "evet, ben, Hasan Doğan'ı istiyorum" desin. Sayın Mehmet Ali Şahin "evet, ben, Hasan Doğan'ı istiyorum" diyorsa, açıkça söylesin bunu.

TMSF nereye bağlı; şu anda iktidarın elinde. Star Televizyonu TMSF'ye bağlı. Bakınız, TMSF Başkanı ne diyor... Uğraşacağımız dertler var bizim. "Pislikler hep halı altına süpürüldü" diyor, dünkü gazetelerde.

Bunlarla uğraşalım. Biz bunlarla uğraşıyoruz komisyonda. Aciliyet varsa, gelin bunlarla uğraşalım.

Cafer, çıktı televizyonlarda konuşma yaptı. Çocuğun hayatı tehlikede ve şu anda Cafer kulübünden kovuldu, aç, nerede olduğunu kimse bilmiyor Cafer'in.

Bakınız, daha onbeş gün önce Akçaabat Sebatspor- Kayserispor maçında şike, "iddaa" üzerine iddialar oldu. Türkiye'de hiçbir ses yok, hiç kimse sesini çıkarmıyor. İddaanın sorumlusu konuşmuyor, sorumlu Devlet Bakanı konuşmuyor, hiç kimse konuşmuyor, Futbol Federasyonu konuşmuyor, "biz soruşturmalar yapıyoruz" diyor. Kimin canı yandı; gariban kaleci Hakan'ın. Şu anda yok, nerede olduğu da bilinmiyor.

Şimdi bizim araştırmamız gerekenler, acil olan sorunlar bunlar değil mi arkadaşlar?! Acil olarak getirilmesi gereken yasa değişiklikleri bunlar değil mi?! Ne var Federasyon Başkanının, Başkan Yardımcısının ne zaman geleceğini düzenlemek!.. Yani, şu maddeleri düzenlerken insan, bekleyin bari ya, bekleyin. Bir ay daha dişinizi sıksaydınız o önergeler de gelecekti.

Bakın, şu anda Türkiye'de, Federasyon gayet iyi gitti, Merkez Hakem Kurulu hata yapmadı deniyor. İyi de, şike veyahut da şike sezonu, mevsimi başlamamıştı ki. Şike ve hatır şikesi başlama sezonu nisan ayında başlar, bu ay başladı daha. Bu, açık, hepimizin bildiği bir gerçek; bu ay başladı daha; ama, bu ana kadar, şimdiye kadar alınmış olan hiçbir güvenlik tedbiri yok, hiçbir açılmış bir soruşturma yok, hiç kimse sesini çıkarmıyor şu anda. İddaa var, Türkiye'de gizli bahis var; Türkiye'de organize suç örgütleri ile Türkiye'deki Futbol Federasyonunun, futbol kulüplerinin iç içe geçmiş suçlaması var. Bu konuda bir yasal düzenleme bekliyoruz, biz, Adalet Komisyonunda bekliyoruz, var mı bir yasal düzenleme diye; hiç kimse sesini çıkarmıyor, o konuda hiç kimse bir şey bilmiyor.

Ee, şimdi ben sormakta haksız mıyım size. Star Televizyonu TMSF'nin elinde, İstanbulspor TMSF'nin elinde. Star Televizyonunda Telegol Programının yapımcısı diyor ki: "Millî Takım Teknik Direktörü değişsin, Futbol Federasyonu Başkanı değişsin..." Hangi kamu televizyonunda bunları söyleyebilir ve işine devam edebilir?! Hangi kamu televizyonunda bu sözü söyleme hakkı vardır?! Onun söylediğine uygun olarak yasa değişikliği hazırlamak dünyanın neresinde vardır?! Bizim ülkemizde mi olacak?! Bizim ülkemizde mi olacak arkadaşlar?! Lütfen... Herkes elini vicdanına koysun.

Biz, çok net ve açıkça şunu söylüyoruz: Türk futbolunun birçok sorunu var, havuz sorunu var. Şu anda, kulüplerde, futbolcular, beş aydan beri, altı aydan beri, birinci ligde şampiyonluğa oynamayan takımlardaki futbolcular maaşlarını, paralarını alamıyorlar; ikinci, üçüncü liglerdeki futbolcular aç...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Küçükaşık (CHP, Bursa). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun ile milli eğitim, kültür, gençlik ve spor komisyonu raporu (s.s.875)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-kucukasik-22-2005-04-28-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ile-milli-egitim (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
