# Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.897)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Küçükaşık (CHP, Bursa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim
- **Tarih:** 11 Mayıs 2005
- **Gündem:** ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.897)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-kucukasik-22-2005-05-11-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-s-s-897

> Mehmet Küçükaşık (CHP), 11 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.897)); konuşma 983 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 897 sıra sayılı, Çorum Milletvekili Muzaffer Külcü ile 3 milletvekilinin; Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlarım.

Benden önceki tüm konuşmacı arkadaşlarımın da belirttiği gibi, ne yazık ki, biz, bu kanunun genel gerekçesine baktığımızda, daha henüz 26 Eylül 2004 tarihinde, 30 Mart 2005 tarihinde yapmış olduğumuz yeni kanunları tekrar değiştirmekle meşgulüz.

Yaklaşık şu iki aylık periyoda baktığımızda, bizim, Millet Meclisinde, Genel Kurulda yaptığımız tüm çalışmalarda, son bir yıl içerisinde yaptığımız tüm kanun tekliflerini yeniden değiştirmekle meşgul olduğumuzu herhalde hepimiz fark ediyoruz. En büyük sıkıntı da bu bizim için; çünkü, aceleyle sıkıştırılan tüm yasalar "hemen gündeme gelmesi gerekir" denildi; tüm ceza yasalarımızda, hukuk yasalarımızda, usul yasalarımızda çok büyük çelişkilere neden olduk.

Şimdi, bakıyoruz ki, uygulamada rastlanılan bu çelişkileri giderebilmek için, bir yıl önce, bir ay önce değiştirdiğimiz maddeleri tekrar değiştirmeye çalışıyoruz. Hatta, bazen o kadar da ileri gitmeye başladık ki, henüz yürürlüğe girmemiş kanunları bile ve ne zaman yürürlüğe gireceği belli olmayan Bölge Adliye Mahkemeleri gibi yasaları da tekrar tekrar tadil edip değiştirmek zorunda kalıyoruz.

Bu kanun teklifinin 1 inci maddesiyle, 26 Eylül 2004 gün ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa eklenen geçici 1 inci madde geçici 2 nci madde olarak değiştirilmiş ve 5235 sayılı Yasanın geçici 1 inci maddesi gereği, iki yıl içerisinde kurulması düşünülen bölge adliye mahkemelerinin kurulması zorunluluk haline gelmişti.

Şimdi, bakıyoruz ki, iki yıl içerisinde, resmî gazete ilan tarihinden itibaren bölge adliye mahkemeleri göreve başlayacak, ilk yargı mahkemeleri. Ne zaman çıkacak bu kanun, düzenleme var mı, yeterli hâkimimiz var mı, fizikî imkânlarımız var mı; bu belli değil. Biz, şimdi, bu ertelemeyi tekrar yapıyoruz, diyoruz ki; bu süre içerisinde aleyhine temyiz yoluna başvurulacak kararları Yargıtay yapacak. Ne zaman için; iki yıllık süre için. Yasada öngörülen süre bu. Acaba iki yıllık süre içerisinde biz bunu yapabilecek miyiz, bölge adliye mahkemelerini kurabilecek miyiz?

Kurulacağına hiçbirimiz inanmıyoruz. Zaten o yasa çıkarken de burada çok tartışması oldu. Türkiye'de içtihat ayrılığına yol açacak, Türkiye'de mevcut hukuk sisteminin tekrar tekrar yeniden yapılanmasını düşüneceğimiz ve hepimizin de, birçoğumuzun da karşı çıktığı bu düzenlemeyi niçin yapıyoruz dedik; şimdi, baktık ki, aradan daha bir yıl geçmeden, arkadaş, burada bir yanlışlık var, biz bunu tekrar erteliyoruz!..

Ben, şimdi, merak ediyorum; acaba bundan sonra bir daha ertelememiz olacak mı? Ben inanıyorum ki, olacak. Belki hiç yürürlüğe girmeyecek bir yasa metni üzerinde, şimdi, burada, değişiklik yapmak zorunda kalıyoruz.

İkinci olarak, getirilen 2 nci maddesinde, 3167 sayılı Yasada karşılıksız çek dediğimiz, tüm hukukçuların bildiği, yasadaki yetkili mahkemeyi değiştirmeye çalışıyoruz. Gerekçesi ise, büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalan, savcıların isteği üzerine, biz bu yeri değiştiriyoruz diyoruz. Şimdi, Büyükşehir Belediyesi Yasasını burada değiştirdik hepimiz, sınırlarını genişlettik. İyi, güzel de arkadaşlar, 30 kilometre sınırından ötedeki bir insanı da kendi yetkili mahkemesinden diğer yetkili bir mahkemeye getirmek ne olacaktır?! Burada mevcut olan 16 ncı maddede üç tane özellik vardı; bir tanesi, çekin ibraz edildiği banka; ikincisi, keşide edildiği yer; üçüncüsü, şikâyetçinin bulunduğu mahal yetkiliydi. Şimdi, biz, keşide edildiği, yani, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda ve kambiyo senetlerine mahsus takip yollarında ve hukuk usulünde esas yetkili mahkeme olan keşide yeri mahkemesini çıkarıyoruz, onun yerine çekin ibraz edildiği mahkeme olabilir; örneğin, Bursa'da keşide edilen bir çek ve sözleşmeye müstenit ise bu sırada sözleşmesi yapılan ve hukuk mahkemesinin, ihtilafın Bursa'da görülmesi olan bir yargılamayı, eğer çek Ardahan'da ibraz edildiyse, biz niye Ardahan'a götürmek zorunda kalacağız; tarafları niye oraya sürüklemek zorunda kalacağız?! Sadece, büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki savcılar görev dağılımını iyi yapamıyorlar, hangi mahkeme yetkili olacak tartışması nedeniyle, biz, büyükşehir sınırlarımızın dışında yer alan insanlarımızı Türkiye'nin bir yerinden bir yerine niye göndermek zorunda kalacağız; bu bir çelişki olmayacak mı; yarın bundan da vazgeçmeyecek miyiz?!

Kambiyo senetlerinde esas yetkili mahkeme çekin keşide edildiği yer mahkemesidir; sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesidir. Biz şimdi bu yetkiyi nasıl dağıtıyoruz ve biz hangi hukukun evrensel kurallarına göre bu yetkiyi belirliyoruz; burada bir yanlışlığımız yok mu; ben bunun yanlışlığının olduğuna inanıyorum.

Üçüncü maddeye geldiğimizde yine, bölge adliye mahkemelerindeki savcılarımızın yetkilerini... Orada geniş bir yetki vermiştik, 21 inci maddede aynen şu hüküm vardı: Cumhuriyet savcıları, gecikmesinde sakınca bulunan veya olayın özelliğinin gerektirdiği hallerde yer aldıkları veya görevli oldukları cumhuriyet başsavcılıklarının yetki sınırlarıyla bağlı olmaksızın keşif ve diğer soruşturma işlemlerini yapmaya yetkilidirler" hükmünü çıkarıyoruz ve Ceza Muhakemesi Kanunundaki düzenlemeye paralel olarak 161 inci maddenin birinci fıkrasına eşdeğer hale getiriyoruz.

Bakın arkadaşlar, bir yıl içerisinde 2 tane kanun çıkardık. Burada biz, cumhuriyet savcılarına iki farklı yetki verdik; bu bir çelişki değil mi?! Bu hatayı yapıyoruz; ondan sonra da, şimdi biz bunu gidermeye çalışıyoruz diyoruz. Bölge adliye mahkemeleri savcıları hangi işlere bakacaklar? Mahallî mahkemelerde verilen kararlarda keşif eksik yapılmışsa, deliller eksik toplanmışsa, bizzat kendisi, eğer organize bir suç niteliğindeki bir olaysa ve o savcı, o dosyada delillerin eksik toplandığına inanıyorsa, bizzat kendisi gidip delilleri toplatsın diye bu yetkiyi verdik. Daha önce Meclisteki tartışmalarda bunu söyledik. Şimdi niye kaldırıyoruz?! Tekrar istinabe yoluyla, o eksik incelemeyi yapan, eksik delil toplayan savcıya, biz, dosyayı tekrar niye veriyoruz; ona, tekrar "sen bu delilleri topla" niye diyoruz o zaman?! O zaman, o dosyadaki eksikleri giderme imkânımız olacak mı; bunun da olacağını hiç sanmıyorum.

Kaldı ki, yine dediğim gibi, 5235 sayılı Yasanın da yürürlüğe girip girmeyeceği daha da belli değil, uygulanıp uygulanmayacağı daha belli değil; yine, bu yasada değişiklik yapıyoruz. Ben yine fuzuli bir iş yaptığımızı tahmin ediyorum. 4 üncü madde de kabahatlerle ilgili, Vergi Usul Kanunundaki; dışında bırakıyoruz.

Arkadaşlar, gerçekten de, biraz insaf edelim. Kırk gün önce çıkardık bu kanunu biz. Övüne övüne "çok kanun çıkardık" diyoruz. Kırk gün önce çıkardığımız kanunu şimdi niye değiştirmek zorunda kalıyoruz. Çok kanun çıkarmak marifet değil. İşe yarar, uygulanabilir bir kanun çıkarmak zorundayız. Bu değişiklikler, evet, zorunlu olarak gözüküyor; ama, artık, lütfen dikkat edelim.

Kanun çıkarma sevdası, rekor kırma sevdası adına işe yaramaz, bir hafta sonra hepimizin "yanlış yapmışız; hadi değiştirelim" demeyeceğimiz yasalar çıkarmak dileğiyle, hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Küçükaşık (CHP, Bursa). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.897)”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 11 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-kucukasik-22-2005-05-11-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-s-s-897 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
