# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (genç.spor gen.müd., vakıflar gen.müd., devlet pers.bşk.lığı, başbakanlık yük.den.kur.bşk.lığı, danıştay bşk.lığı,tübitak, türkiye bilimler akademisi bşk.lığı) 5.tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Küçükaşık (CHP, Bursa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim
- **Tarih:** 18 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (GENÇ.SPOR GEN.MÜD., VAKIFLAR GEN.MÜD., DEVLET PERS.BŞK.LIĞI, BAŞBAKANLIK YÜK.DEN.KUR.BŞK.LIĞI, DANIŞTAY BŞK.LIĞI,TÜBİTAK, TÜRKİYE BİLİMLER AKADEMİSİ BŞK.LIĞI) 5.TUR
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b036/tbmm221410360290.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-kucukasik-22-2006-12-18-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-genc-spor-gen-mud

> Mehmet Küçükaşık (CHP), 18 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (GENÇ.SPOR GEN.MÜD., VAKIFLAR GEN.MÜD., DEVLET PERS.BŞK.LIĞI, BAŞBAKANLIK YÜK.DEN.KUR.BŞK.LIĞI, DANIŞTAY BŞK.LIĞI,TÜBİTAK, TÜRKİYE BİLİMLER AKADEMİSİ BŞK.LIĞI) 5.TUR); konuşma 1.074 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Yalnız, bir düzeltme yapmak istiyorum. Herhalde dördüncü yılı da geçtik, benim soy ismim Küçükaşık. Onu bir söyleyeyim, bu bir. Herhalde tansiyon artınca, biraz sinirler artınca kavramlar karışıyor. O nedenle soy ismimde bir değişiklik yapıldı, önemli değil.

BAŞKAN - Sayın Küçükaşık, ben sizi "büyük" görmek istiyorum demek ki.

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) - Teşekkür ederim, sağ olun.

BAŞKAN - Yani, bunda bir kötü niyet yok, gerçekten bir alışkanlık oldu. Özür dilerim ama...

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) - Yo, rica ederim. Rica ederim Sayın Başkan.

MEHMET NURİ SAYGUN (Tekirdağ) - Zaten büyük, büyük görmeye ihtiyaç yok.

BAŞKAN - Peki, buyurun efendim.

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Vakıflar Genel Müdürlüğü bütçesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Gerçekten de şu anda düşündüğümüz bütün konuşmaları yapmak artık biraz daha geçersiz hale geldi. Çünkü, biraz önce gerçekten de Meclis kurallarını ihlal eden bir olay yaşandı. Sayın Divan Kâtibi ne derse desin, hepimizin huzurunda, babası yaşında Sayın İsmet Atalay'a, ağabeyi yaşındaki Ahmet Sırrı Özbek'e "Alırım ayağımın altına, seni ezerim." diyecek bir kişi Divanda hâlâ oturmaya devam ediyor ise, orada bir yanlışlık var.

ATİLA EMEK (Antalya) - Ayıp değil mi?

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) - Önce özür dilenmesi gerekiyor. Özür dileyecek olan insan da bu Meclisi yönetmekle görevli olan Divan'da yer alan Gökhan Sarıçam'dır. Bir kere bunun bilinmesi gerekiyor. Hepimizin yanında bu lafı çok net söyledi. Çünkü, Türkiye'de artık gelenekler değişmeye başladı.

AHMET SIRRI ÖZBEK (İstanbul) - Buraya çok haddini bilmeyen adam geldi geçti.

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) - Biz, Türkiye'de, yasaları Türkiye Cumhuriyeti'nin, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çıkardığını söylüyoruz, -Vakıflar Yasa Tasarısı gibi bir tasarıyı- yaklaşık üç aydan beri de Türkiye Büyük Millet Meclisinde çıkarılıyor ama, Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesinin dışında, Avrupa Birliğinin iradesiyle çıkarılıyor diye defalarca söylemiştik. Ne yazık ki, artık, Türkiye'nin gelenekleri değişmeye başladı. Bizim, yaklaşık dört yıldan beri, ya

pılan Parlamento çalışmaları esnasında, AKP Hükümeti ve iktidanyla beraber, en büyük kavgamız

bu. Kavgamızın nedeni şu: AKP Türkiye Cumhuriyeti'nin gelenekleriyle oynuyor demeye çalıştık.

Türkiye Cumhuriyeti'nin tasfiye etmeye çalıştığı rejimi ve kurumları tekrar yaşatmaya çalışıyor di

ye tartıştık.

Arkadaşlar, bakınız, Türkiye'de, bugün, Vakıflar Genel Müdürlüğünün yönetmiş olduğu hem

mazbut ve mülhak vakıflar olmak kaydıyla, eski vakıflar dediğimiz vakıflar Osmanlı döneminde

kurulan vakıflardı. 1926 yılında Medenî Kanun'umuzla kurulan... Medenî Kanun'un kabulünden

sonra ise Türkiye'de 4.550 tane yeni vakıf kurulmuştu, bunlar da yeni vakıflar statüsündeydi. En

fazla Türkiye'de tartışma konusu olan cemaat vakıfları dediğimiz vakıflar, eski vakıflar statüsünde

olup, Lozan Anlaşması'nın 37 ve 42'nci maddeleri içerisinde düzenlenmiş vakıflardı. Oralarda bir

takım istisnalar vardı. Türkiye'de çok büyük tartışmalar yaşandı. Efendim, bizler, Türkiye'de, ikin

ci bir azınlık cemaatleri Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değilmiş gibi algıladığımız söylendi sürek

li iktidar tarafından. Öyle değil arkadaşlar. Bugün, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes Türk

Medenî Kanunu'na göre vakıf kurma hakkına sahiptir. Ancak, Lozan'da belirtilen azınlık cemaat- ' lerine sahip olan kişiler, Osmanlı döneminde kurulmuş olan ve bugün Vakıflar Genel Müdürlüğü ta

rafından sayıları 160 olarak kabul edilen vakıflara da üye olma hakkına sahiptiler, o kadar. O vakıf

lar onların vakıflarıdır. Onların bir istisnası vardı. Benden ayrı herhangi bir statüleri yoktu; ama,

benden fazla azınlık cemaati vakfını yönetme hakkına sahipti.

Biz ne yaptık bugün? Şunun bilinmesi gerekiyor: 1935 tarihli Vakıflar Kanunu'muz, yani,

Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş olan Vakıflar Kanunu'muz Osmanlı'yı bir tasfiye, Os

manlı döneminde kurulan vakıfları bir tasfiye yasasıydı. Onlar, daha önceki statüleri içerisinde yö

netiliyorlar idi. Ne yapıldı bu yeni gelen Vakıflar Kanunu Avrupa Birliğinin direktifleri doğrultu

sunda? Artık, bir tasfiye yasası olan Vakıflar Yasası değişti ve cemaat vakıfları, yeni Türk Medenî

Kanunu'na göre kurulan vakıflar statüsüne getirilmeye çalışıldı. Ne yapılmaya çalışıldı? Bunların

şubeler açması, temsilcilik açması, ticari faaliyette bulunması, kendi cemaatlerine ait vakıfları ve ta

şınmazları kullanmasına ilişkin olanaklar tanınmaya başlandı.

Arkadaşlar, buna ne gerek vardı Türkiye'de? İşte, Avrupa Birliği hikâyesi bitti. Avrupa Birliği

için o Vakıflar Kanunu çıkartılmaya kalkıldı. Ne oldu şimdi? Ne oldu? O kadar büyük tavizler ve

rildi Türkiye'de. Türkiye adına Kıbrıs'ta tavizler verildi. Vakıflar Yasası'yla beraber Türkiye Cum-

huriyeti'nin temel ilkelerinden tavizler verildi. Ne oldu şimdi? Bunları savunabilecek içinizde her

hangi bir insan var mı? Avrupa Birliğinin bu verdiği cevaba, bu kadar çabaya rağmen, Meclisin ve

Adalet Komisyonunun bu kadar yoğun çabasına rağmen, yasalarda yaptıkları değişikliklere rağmen

Avrupa Birliğinden alman cevap tatmin ediyor mu hepinizi? Yaranabildiniz mi? Avrupa Birliğine ' yaranabildiniz mi? Bir verdiniz iki istediler, elinizi verdiniz kolunuzu isteyecek hâle geldiler. O ka

dar tavizler verildi ki...

Yasalarımıza aykırı ve Anayasa'ya aykırı o yasal düzenleme burada yapıldı. Biz, Cumhuriyet * Halk Partisi sözcüsü olarak dedik ki: Yapmayın, yanlıştır; bu yasa Anayasa'ya aykırıdır.

Sayın Cumhurbaşkanının vetosu var. Bir cevap gibi insanların suratına vuruyor Cumhurbaşka

nı vetosunda.

Şimdi, Vakıflar Kanunu, yeni Vakıflar Kanunu, 5555 sayılı Yasa Cumhurbaşkanı tarafından ve

to edildi. Şimdi, ben, merak ediyorum: Bu yasa, Anayasa'ya açıkça aykırı olan bu hükümleriyle be

raber tekrar gündemimize -bu maddeler- getirilecek mi? Sayın Bakanımız diyor ki: "Evet, aynı şe

kilde getireceğiz."

Hangi cesaretle getirilecek? Hangi gerekçeyle getirilecek? Ben, gerçekten de bunu merak edi

yorum. Türkiye Cumhuriyet... Meclis -Türkiye Cumhuriyeti ve Hükümet- Türkiye Cumhuriyeti'yle

hesaplaşma yeri değildir, yanlışlığı ısrar etme yeri değildir. Birtakım usul hükümlerinden yararlana

rak, Anayasa Mahkemesindeki süreç içerisinde o gider, ben de bu yasayı çıkarırım demek değildir. Bakınız, burada Vakıflar Kanunu Tasarısı görüşülürken, vakıflarla ilgili bir düzenleme yapmıştım, bir sözlü soru sormuştum. "Vakıf Gureba Hastanesi Başhekimi hakkında, Arena Programında çıkan olaylar nedeniyle ne yapılmıştır?" diye Sayın Bakana ve Vakıflar Genel Müdürüne soru sormuştum. Sadece "Soruşturma açıldı." denilmişti. Görevden alındı mı? Soruşturma sonuçlandı mı? Aradan bir buçuk ay geçti. Ne biçim bitmez bir soruşturmadır ki bu, garibin, yetimin hakkını özel, kendi hastanesine sevk eden bir başhekim hakkındaki soruşturma, hâlâ, bir buçuk aydan beri bitmez. Ben hâlâ bunu merak ediyorum.

İkincisi, arkadaşlar, bakınız. Asla asla, vakıfların ticaretle uğraşmasını, belediyelerde alınan ihalelerle kurulan aşevleri ve öğrencilere dağıtılan bursları lütfen karıştırmayınız. Bunlar yıllardan beri var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Efendim, süreniz bitti. Ek süreyi de vermiştim. Son cümlenizi alayım, lütfen Sayın Küçükaşık.

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) - Arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti sosyal, demokratik bir hukuk devleti. Ne olur ve ne olur, ne olur ve ne olur, insanlara sadaka verir gibi aşevlerinde verilen yemekleri ve yardımları ve ilaç paralarını -ki, biliyorsunuz Fon'un paralan, Sosyal Destekleme Fonu'nun paraları hâlâ eczacılar tarafına ödenmedi, zorla ödeniyor bu paralar- onları insanlara sadaka verir gibi iane yardımı yaparak övünmeyin.

BAŞKAN - Efendim, son cümlenizi rica edebilir miyim.

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) - Yapılacak şey, insanlara iş bulmaktır.

Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Küçükaşık (CHP, Bursa). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (genç.spor gen.müd., vakıflar gen.müd., devlet pers.bşk.lığı, başbakanlık yük.den.kur.bşk.lığı, danıştay bşk.lığı,tübitak, türkiye bilimler akademisi bşk.lığı) 5.tur”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-kucukasik-22-2006-12-18-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-genc-spor-gen-mud (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b036/tbmm221410360290.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
