# 2003 mali yılı bütçesinde 7 nci tur görüşmeleri

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim
- **Tarih:** 25 Mart 2003
- **Gündem:** 2003 MALİ YILI BÜTÇESİNDE 7 NCİ TUR GÖRÜŞMELERİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-22-2003-03-25-2003-mali-yili-butcesinde-7-nci-tur-gorusmeleri

> Mehmet Mehdi Eker (AK Parti), 25 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİNDE 7 NCİ TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 883 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 2003 yılı bütçesi üzerinde, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; şahsım ve Grubum adına hepinizi saygıyla selamlarım.

Sayın milletvekilleri, Türkiye ekonomisinin önde gelen sektörlerinden biri olan tarım, hızla gelişen hizmetler ve sanayi sektörüne oranla nispî önemini kaybetmesine rağmen, hayatımızdaki yerini hâlâ korumaktadır. Sektörün başlıca fonksiyonları arasında 70 000 000’a varan nüfusumuzun beslenmesi için gıda maddeleri üretmesi, ekonomik aktif nüfusun yüzde 40'ına istihdam yaratması, sanayi sektörüne ucuz hammadde temin etmesi, ihracat yoluyla ülkeye döviz kazandırması, ekolojik dengenin korunmasında vazgeçilmez katkı sağlaması ve gayri safî millî hâsılanın yüzde 14'ünü karşılaması sıralanabilir.

Tarım sektörü, yukarıda belirtilen fonksiyonlarıyla, ekonominin önemli, ama, sınırlı bir alanını etkilemekte, dolayısıyla, toplumun da belirli bir kesimini etkilediği ve ilgilendirdiği izlenimini vermektedir; ancak, tarım sektörü, gıda maddeleri üretmesi fonksiyonuyla toplumun tamamını etkilemekte ve ilgilendirmektedir. İşte, sektörü önemli ve stratejik kılan temel özelliklerin başında bu husus gelmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin en önemli sektörlerinden olan tarımın uzun yılların ihmali sonucu birikmiş ağır yapısal sorunları bulunmaktadır. Esasen, 10 dakikayla sınırlı bir konuşmanın boyutunu çok aşan bu sorunların tamamını irdelemek mümkün olmasa bile, bazılarını kısaca belirtmeden sağlıklı bir değerlendirme yapmanın mümkün olamayacağı kanaatindeyim.

Değerli arkadaşlar, ülkemizde, 4 000 000’u aşkın tarım işletmesi bulunmaktadır. Bu işletmelerin ortalama büyüklüğü yaklaşık 54 dekardır ve her bir işletme de ortalama 5 parçadan oluşmaktadır. Böyle bir işletme yapısında ekonomik üretim yapmak, takdir edilir ki, çok zor, hatta, mümkün görünmemektedir. Tarımsal nüfus fazladır. Toplam nüfusumuzun yüzde 35'i tarım nüfusudur.

Tarımda teknoloji ve girdi kullanımı yetersiz; bu nedenle, verimlilik çok düşüktür. Bir örnek vermek bakımından, ülkemizde, sığır süt verimi yıllık 1 600-1 700 kilogram; buna karşı, Avrupa Birliği ortalaması 6 000 kilogram, dünya ortalaması ise 2 250 kilogram civarındadır. Yine, dekara buğday verimi Türkiye'de ortalama 203 kilogramken, Avrupa Birliğinde bu rakam 574 kilogram, dünya ortalaması ise 270 kilogramdır.

Tarım sektöründe altyapı ve sulama sorunu halledilememiştir. Ekonomik olarak sulanabilir 8 500 000 hektar alanın günümüzde ancak yüzde 40'ı kamu tarafından sulamaya açılmıştır.

Toprak koruma ve arazi kullanım yasası olmadığı için, toprak varlığımız korunamamış, üretim potansiyeli yüksek 1 000 000 hektar birinci sınıf tarım arazisi çeşitli sebeplerle kaybedilmiştir.

Tarımsal politikalar devamlılık arz etmemiş ve dağılmış olan yetkiler koordine edilememiştir. Birçok bakanlık ve kuruluşun görev alanına giren tarımsal konular bir merkezden yönetilemediği için, politikalar birbirinden kopuk, verimsiz ve etkin değildir.

Üretici örgütlenmesi yetersizdir. Bu durum, üreticilerin demokratik haklarını yeteri kadar kullanmasını engellenmekte ve çeşitli platformlarda etkin olamamasına yol açmaktadır.

Tarımsal pazar ve pazarlama kurumları yeterince gelişmemiştir; bu durum, üreticilerin potansiyel gelir kaybına neden olmaktadır.

Tarım ürünleri sigorta sistemi kurulamamıştır. Yasa olmadığı için, sigorta şirketleri, uygulamada, tarım ürünlerini sigortalamaya yanaşmamaktadır. Üretimin büyük ölçüde tabiat şartlarına bağlı bulunduğu tarım sektöründe, 5254 sayılı Yasanın da 2001 yılında yürürlükten kaldırılmış olmasıyla, üreticilerimiz, ağır kayıp ve zararlarla karşı karşıya bırakılmıştır.

Tarımda sermaye birikimi sağlanamamış, tarıma ayrılan kamu ve özel sektör kaynağı yıllar boyu yetersiz kalmıştır. Yatırımlardaki bu azalma sonucu, tarım sektöründe çalışanların gayri safî millî hâsıladan aldığı miktarda son yirmi yılda hiçbir değişiklik olmamış, yaklaşık, 900 dolar civarında kalmıştır. Ülkemizde, sektörler arasındaki gelir dağılımında var olan dengesizlik, insanları kırsal kesimde tutmayı oldukça zorlaştırmıştır.

Arazinin niteliği, parsel büyüklükleri, ekim alanı, üretim miktarı, hayvan sayısı ve mülkiyet yapısı gibi konularda, maalesef, düzenli bir kayıt sistemi ve veri tabanı bulunmamaktadır.

57 nci hükümet tarafından kamu bankalarında yapılan düzenleme sonucu, çiftçiye gerçek anlamda tarımsal kredi kullandıracak banka veya başka bir kredi kurumu kalmamıştır.

Ülkenin agroekolojik özelliklerine uygun tarımsal ürün planlaması ve yönlendirmesi yapılamamış, yukarıda belirtilen diğer yapısal sorunlarla da birleşince, çiftçi ve üretici, kendine yeterli bir işletmecilik anlayışından uzak, sürekli desteğe muhtaç hale getirilmiştir.

Uluslararası gelişmeler ve Avrupa'yla entegrasyon sürecinin gerekleri dikkate alındığında, sektörün en önemli organı durumundaki Tarım ve Köyişleri Bakanlığımız, mevcut teşkilat yapısıyla, günümüz ihtiyaçlarına, maalesef, cevap verememektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu sorunlar listesini daha da uzatmak mümkündür. Seçim bildirgemizde, bu sorunlar, kapsamlı şekilde yer almıştır. Aynı bildirgede tarımsal konularda ne yapılacağı da açıkça ifade edilmiştir.

Biz, AK Parti olarak seçim meydanlarında ne söylemişsek, söylediklerimizin arkasında durup, projelerimizi makul bir süre içerisinde birer birer hayata geçireceğiz; ancak, anlayışla karışlayacağınız gibi, günümüzde ülkelerin tarihlerinde sıkça rastlanmayan gelişmeler ve olaylar yaşanmaktadır. Bu gelişmeler ve içerisinde bulunduğumuz konjonktür içerisinde tarım sektörüne verilen destek, son derece kısıtlı imkânlara rağmen, artarak devam edecektir. Bu nedenle, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 2003 yılı bütçesinin geçen yıla göre yüzde 37,7'lik bir artışla 730 trilyon TL olarak, hayvancılık desteğinin 2002 yılına göre yüzde 134,6'lık bir artışla 176 trilyon TL olarak tasarlanmış olmasını, birikmiş olan sorunları bir yıl içerisinde çözecek ölçüde bulmamakla birlikte, AK Parti hükümetinin bu konudaki kararlılığı ve önündeki süre dikkate alındığında, bu bütçeyi, mevcut imkânlar ölçüsünde makul karşılamaktayız.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yukarıda sayılan sorunlar ve öngörülen çözümler, hükümet programında ve acil eylem planında da belirtilmiştir. Söz konusu acil eylem planının süreleri dikkate alınarak, sorunların büyük kısmının öngörülen süre içerisinde çözüme kavuşturulacağına olan inancımız tamdır.

Yukarıda özet olarak sunduğum sektörün yapısal sorunlarına ilişkin çözümler Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hızla planlanmış ve uygulama başlatılmıştır; kendilerine teşekkür ederim.

Bir örnek olması açısından, bu kapsamda, Medenî Kanunun 659 uncu maddesiyle Tarım ve Köyişleri Bakanlığına verilen yetki çerçevesinde, tarımsal işletmelerin değerinde azalmaya sebep olan ve ekonomik bütünlüğünü bozacak nitelikte miras yoluyla paylaşımlarını önlemek için, 26 Ocak 2003 tarihinde bir yönetmelik çıkarılmıştır. Bu yönetmelikle, tarımsal işletmelerin ekonomik bütünlüğünün korunması, işletme arazilerinin bölünmesi önlenerek, ekonomik ve sürdürülebilir işletmelerin oluşması amaçlanmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır). “2003 mali yılı bütçesinde 7 nci tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 25 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-22-2003-03-25-2003-mali-yili-butcesinde-7-nci-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
