# Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim
- **Tarih:** 9 Haziran 2005
- **Gündem:** TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-22-2005-06-09-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879

> Mehmet Mehdi Eker (AK Parti), 9 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)); konuşma 1.015 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Antalya Milletvekilimiz Osman Kaptan'ın gündemdışı yaptığı konuşmaya cevap vermek üzere huzurlarınızdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, tabiî, bu, son günlerde vuku bulan tatsız bir olay; Akdeniz meyve sineği vesilesiyle Rusya tarafından ihracatımıza konulan engel, tatsız bir sorun. Ben, bu konuyla ilgili olarak, tabiî, görevi devraldığım 3 Haziran gününden bu yana, çok yoğun bir mesai harcıyorum. Biraz önce de, Akdeniz Bölgesindeki yaş meyve-sebze ihracatçıları birliği yöneticileriyle, onların temsilcileriyle, ziraat odalarıyla, bölge milletvekilleriyle bir toplantı daha yaptım. Biz, gerçekten, çok hassas bir şekilde konuyu takip ediyoruz; belli bir mesafeye geldi, belli bir noktaya geldi. Ben, izninizle, bu geçen zaman içerisinde vuku bulan bazı olayları, hem Yüce Meclisi bilgilendirmek hem de kamuoyumuza bu konuda bilgi sunmak için, kısa bir açıklama yapacağım.

Değerli dostlar, bu bitkisel ürünlerin ticaretinde, ihracatçı ülke, bir sertifika düzenler; bunun yükümlülüğündedir. Bizde de, Tarım ve Köyişleri Bakanlığında, il müdürlüklerimiz, yapılan meyve-sebze ihracatında, sertifika düzenlerler; gerekli kontrolleri yaparlar ve ürünlerin hastalıksız bulunduğuna dair bir sertifika düzenleyip, bunlara verirler. Bu sertifikalara istinaden de ihracat yapılır.

Şimdi, biraz önce, Sayın Milletvekilimiz Osman Kaptan Beyin de belirttiği gibi... Gerçi o 2005 yılı dedi; ama, işin doğrusu 2003 ve 2004 yıllarında, benzeri bir olay Hatay'da vuku bulmuş, mesele ilk bu şekilde ortaya çıkmış. 2003-2004 yıllarında Hatay'dan yapılan bir meyve ihracatı sebebiyle komşumuz Rusya'dan bir ikaz geliyor. Burada, 30 partide, 30 belgeyle ilgili olarak bir yanlışlık bulunduğu, ürünlerde Akdeniz meyve sineği bulunduğu orada duyurulmuş. Bu zaman diliminde Bakanlığımız, il müdürlüğümüz vasıtasıyla gerekli incelemeleri yapıyor, uyarıları yapıyor ve süre içerisinde, bu bitki sağlık sertifikalarında ihmali olduğu düşünülen, tespit edilen birkaç tane de inspektörün görevine son veriyor, bu tedbir alınıyor.

Şimdi, daha sonra, bu yıla geldiğimiz zaman, 28 Mayıs 2005 tarihinde Dışişleri Bakanlığından bir yazı geliyor. Burada, Rusya Federasyonunun, Türkiye'den gelen bitkisel ürün ithalatını 30 Mayıs 2005 tarihi itibariyle geçici bir süre için durduracağı konusunu bildiriyor.

Şimdi, burada, şu anda, biraz önce, Sayın Milletvekilimizin de bildirdiği ve kamuoyunda, basında da sık sık yer alan bir husus var, onun altını özellikle çizerek ifade etmek istiyorum: 2 Kasım 2004 tarihinde bir yazı gönderildiği iddiası var. Yani, 2 Kasımda, Rusya Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyetine veya Tarım Bakanlığına bir yazı gönderiyor, ikazda bulunuyor ve bunun dikkate alınmaması sebebiyle ihracata yasak konulduğu hususu, kamuoyunda, bir haftadır sık sık konuşuluyor; Sayın Vekilimiz de biraz önce bunu söyledi.

Değerli arkadaşlar, biz, öncelikle şunu söyleyelim: Ne Türkiye Cumhuriyeti Tarım Bakanlığının ne Moskova'daki Büyükelçiliğimizin kayıtlarında böyle bir yazı bulunduğuna, geldiğine, kayıtlara girdiğine dair hiçbir bilgi ve belge yok. Ben, oraya, Koruma Kontrol Genel Müdürlüğümün başkanlığında bir heyet gönderdim; gerek Rus yetkilileri gerek Türkiye Cumhuriyetinin Moskova'daki Büyükelçiliği nezdinde yaptıkları bütün temaslarda bu yazının kayıtları yok; bu, bu şekilde ortaya çıktı.

Peki, nereden geliyor?.. Rus tarafı şunu söylüyor: Biz, Türk Büyükelçiliğine bir kurye ile bu yazıyı gönderdik.

Şimdi, ben, sizin bilginize sunmak isterim: Milletvekilisiniz, Ankara'da bulunuyorsunuz, hepiniz Ankara'daki büyükelçiliklere değişik şekillerde mutlaka gidiyorsunuz; davetlere gidiyorsunuz, resepsiyonlara gidiyorsunuz. Bir büyükelçiliğe gittiğinizde, bir çay içmeye bile gitseniz, orada deftere mutlaka adınız yazılır. Bu, kaidedir; ama, Rusya'nın gönderdik diye iddia ettiği Moskova'daki Büyükelçiliğimizde bu yazı bu şekilde kayıtlı değil; yani, böyle bir kayıt yok.

Peki, bu durumda bizim yapmamız gereken şey ne?.. Bizim yapmamız gereken şey şu: Biz, hemen, bu yazıyı, tekrar, Rus tarafından temin edip…

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya) - Yazı var…

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Yazı temin edildi Beyefendi, daha sonra biz de temin ettik.

OSMAN KAPTAN (Antalya) - İşte elimde!

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Yazıyı biz de temin ettik; ama, daha sonra; yani, belirtilen tarihte bu yazı kayıtlara girmemiş; ben, bunu arz etmeye çalışıyorum.

Şimdi, yazı geldikten sonra Rus tarafıyla bu konular görüşüldü. Rus tarafı bize 77 tane sertifika verdi. Bu sertifikalar geldi, bunlarla ilgili teyitler yapıldı ve 24 saat içerisinde, biz, bunların teyidini verdik. Rus Büyükelçiliği vasıtasıyla, Ankara'daki Büyükelçilik vasıtasıyla biz Rus tarafına bildirdik. Rus tarafı, bizden, dün, bunlardan sadece 5 tanesiyle ilgili olarak bir ilave bilgi istedi ve onlar hazırlandı. Bir de, 18 sayfalık bir not hazırlamışlar. O not da Rusya'daki Büyükelçiliğimizde tercüme edilip -tabiî, dün öğleden sonra bunlar oluyor- bitirilir bitirilmez bize intikal edecek ve biz burada bir uzlaşmaya, anlaşmaya gidiyoruz.

Ben Yüce Meclisin bilgisine şunu da arz etmek istiyorum: Bu konu sadece Türkiye Cumhuriyetiyle olmuş bir konu değildir. Akdeniz meyve sineği, Akdeniz'in çevresindeki bütün ülkelerde bulunan bir sinektir. Dolayısıyla, özellikle, şeker ihtiva eden, bünyesinde meyve şekeri bulunan bütün meyvelerde görülen bir şeydir bu. Daha önce, Rusya, Avrupa Birliğinin İspanya, İtalya, Hollanda ve diğer birçok ülkesiyle aynı sorunu yaşadı ve karşılıklı birtakım mutabakatlar sonucunda, birtakım bilgi teyitleri sonucunda da bu yasaklar kalktı. Bizim de beklentimiz bunun en kısa sürede yapılması, gerçekleşmesidir. Biz bunun için de var gücümüzle çalışıyoruz. Daha üst düzeyde temaslarımız da bu arada devam ediyor; çünkü, biz, meyve-sebze ihracatımızın bizim toplam ihracatımızdaki önemini, payını biliyoruz, bunun bilincindeyiz. Rusya'ya yapılan yaş meyve-sebze ihracatının toplam meyve-sebze ihracatımız içerisinde önemli bir paya sahip olduğunu da, yüzde 25 civarında bir paya sahip olduğunu da biliyoruz. Onun için, bizim açımızdan, millî ekonomimiz açısından, tarım sektörümüz açısından son derecede önemlidir. Burada biz gerekli temasları hassasiyetle, ciddiyetle sürdürüyoruz.

Ayrıca, bundan sonra benzeri sorunların yaşanmaması için bir ikili anlaşma hazırlığı yaptık, bunu da Rus tarafına sunduk. Bugün de, sebze-meyve ihracatçılarımızla birlikte, bundan sonra benzeri olayların yaşanmaması için, Akdeniz meyve sineğiyle mücadelede entegre bir mücadele yönteminin hem üreticiler hem ihracatçılar hem de Bakanlıkça birlikte, bir arada, elbirliğiyle yapılması hususunu teyit ettik; bunun için Bakanlık tedbirlerini aldı. Dileriz, bundan sonra, bu tür sorunlar yaşanmaz. Bu konu, bizi, tabiî, son derecede rahatsız etti. Ben, bu bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bu arada, bir hususu daha belirtmek istiyorum: Burada, bazı hususların, bazı meselelerin psikolojik etkisi, fizikî etkisinden daha büyüktür. Şimdi, bizim toplam meyve-sebze ihracatımızda, şu ana kadar, ihracatçı birliklerinin bize verdiği bilgilere göre, toplamda bir eksilme, bir azalma yok. Bu, bir şekilde, bir kanalla, yurt dışına, çevre ülkelere gidiyor, bu ihracat devam ediyor. Ancak, bunun yan etkileri var -arz ettiğim gibi- psikolojik etkileri var. Bu -biraz önce Sayın Kaptan'ın da belirttiği gibi- diğer ürünlerimizin fiyatlarını etkiliyor. Bu nedenle de, tabiî ki, biz, her türlü tedbiri, her türlü önlemi alacağız.

Ben, bu duygularla, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır). “Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-22-2005-06-09-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
