# Tarım sektörünün sorunları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim
- **Tarih:** 8 Kasım 2005
- **Gündem:** TARIM SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-22-2005-11-08-tarim-sektorunun-sorunlari-hk

> Mehmet Mehdi Eker (AK Parti), 8 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI HK.); konuşma 1.554 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Antalya Milletvekili Sayın Hüseyin Ekmekcioğlu'nun gündemdışı yaptığı konuşmaya cevap vermek üzere huzurlarınızdayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK Parti iktidara geldiği gün, Türk esnafı gibi, Türk memuru gibi, Türk sanayicisi gibi, Türk işçisi gibi, Türk işvereni gibi, kısaca, Türkiye'de yaşayan bütün sektörler gibi, Türk çiftçisi de çok ağır şartlar altındaydı.

AHMET ERSİN (İzmir) - Hâlâ öyle Sayın Bakan, hâlâ öyle…

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - AK Partinin göreve geldiği tarihte Türk çiftçisinin durumunu kavramadan, bilmeden, değerlendirmeden, bugün yapılanları değerlendirmek çok anlamlı olmaz.

Şimdi, bugüne kadar, üç sene içerisinde, Türk çiftçisi için yapılanları, burada defeatle, AK Partinin benden önceki Sayın Tarım Bakanı da, bendeniz de burada tekrar tekrar söyledik. Ama, tabiî, muhalefetin icabıdır, muhalif düşüncenin icabıdır, bunu da saygıyla karşılıyoruz; muhalefet çıkacak söyleyecek, bunlar yapılmadı. Tabii, o zaman bize de ister istemez bazı konuları tekrar etmek düşüyor ve bunlar söylendiği sürece, bu haksız isnatlar, haksız suçlamalar yapıldığı sürece, biz de bıkmadan usanmadan, AK Partinin Türk tarımı için, Türk çiftçisi için yaptıklarını burada huzurlarınıza getirecek, burada sizlere sunacağız.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, AK Parti ne yaptı; 58 ve 59 uncu cumhuriyet hükümetlerinin programlarında, tarım, öncelikli bir sektör olarak ele alındı. Bu sektörün ayağa kalkması ve istikrarlı bir gelişme göstermesi için de yoğun bir çalışma başlatıldı. 2003-2005 yılları, diğer sektörlerde olduğu gibi, tarım sektöründe de, kronikleşmiş, çözülemez duruma gelmiş birçok problemin çözümü noktasında önemli adımların atıldığı yıllar olmuştur.

Peki neler yapılmıştır; önce, yüzde 7 500'lük faizlerin kıskacında hacze ve hapse mahkûm olmuş yüzbinlerce üreticimizi derinden etkileyen, bunları ilgilendiren borçlar yeniden yapılandırılmış ve bunların büyük bir kısmı silinmiştir.

NECATİ UZDİL (Osmaniye) - Borçların faizi silinmiş.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) -2,7 katrilyon TL tutarındaki çiftçi borçlarının 1,5 katrilyonu tamamen silinmiş, geri kalan 1,2 katrilyonluk kısmı da ödenebilecek hale getirilmiştir ve bundan tam 1 000 000 çiftçimiz istifade etmiştir.

Yine, buna paralel olarak, düşük faizli kredi desteği verilmiştir çiftçilerimize. Bu uygulamayla, üreticilerimize, piyasada uygulanan cari faiz oranlarından yüzde 25 ile yüzde 60 arasında indirimli kredi faiz imkânı sunulmuştur. Yüzde 70'lerden, 75'lerden devraldığımız faiz oranları, bugün itibariyle, konularına göre, yüzde 8 ilâ yüzde 15 aralığına çekilmiştir.

Yine, bu uygulamayla birlikte, 2002 yılı sonunda Ziraat Bankası tarafından üreticiye verilen krediler 227 trilyon TL iken, 2004 yılında 6 kat artırılmış ve 1,3 katrilyon TL'ye çıkarılmıştır. 2005 yılı eylül ayı itibariyle 589 000 üreticimize yaklaşık 2,5 katrilyon TL kredi kullandırılmıştır.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, bunlar çok önemli göstergeler; Türk çiftçisi hangi noktadan devralındı ve nereye getirildi, bunlardan sadece iki tane örnektir.

Değerli arkadaşlarım, tabiî, dünya ülkeleriyle çeşitli mukayeseler yapmak mümkündür. Az önce Sayın Ekmekcioğlu da birtakım mukayeseler yaptı; Avrupa Birliğinden, Amerika Birleşik Devletlerinden, oralardaki üreticilerden, çiftçilerden bahsetti. Doğrudur, Avrupa Birliğinde 100 kişinin, çalışan 100 insanın 5-6'sı tarımda çalışıyor. Destekler, destek yükü… Toplumda diğer sektörlerde çalışan ve ortalama 25 000 dolar civarında yıllık gelire sahip kesimin, yüzde 96'lık kesimin yüklendiği, ödediği bir destek söz konusudur burada. Şimdi, burada, nüfusunun yüzde 40'ı tarımda çalışan ve ortalama geliri… Ortalama geliri çok şükür şu anda 5 000 doları aştı, biz devraldığımızda 2 000 dolardı. Yani, yüzde 40'ı tarımda çalışan bir ülkenin diğer sektör çalışanlarındaki yükü ile Avrupa Birliğinde çalışanların yükü tabiî ki, aynı olmayacaktır; yani, mukayeseleri yaparken, biraz vicdan ölçüsüyle yapmak gerekiyor. Biz, bu şartlar altında bile, bir yandan millî gelirimizi artırdık, bir yandan da çiftçimizin daha rahat nefes alabilmesi için, üretime dönebilmesi için imkânlar sunduk, destekler sunduk, sıkıntılarını imkânlar ölçüsünde giderdik, gideriyoruz ve bundan sonra da gidereceğiz; çünkü, bu çiftçi bizim çiftçimizdir, bu çiftçi hepimizin çiftçisidir, Türk Milletinin evlatlarıdır bunlar ve hepimizin görevi bunlara destek olmak, bunlara yardımcı olmaktır.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, girdi fiyatlarının pahalılığından bahsediyoruz, doğrudur. Biz devraldığımızda, AK Parti iktidara geldiğinde hampetrolün varili 23 dolar idi, bugün 50 dolarların çok üzerlerinde, 60 dolarlarda, 3 katlık bir artış var; ama, biraz önce Sayın Ekmekcioğlu da vurguladı, buradaki mazota bunun yansıtılan kısmı, mazot artışına yansıtılan kısmı bu oranda olmadı. 1 300 000 lira 2002 yılının fiyatı, bugün, 2 060 000-2 100 000 aralığında. Bunun da, düşürdüğümüz enflasyona nispetle, bu oranın enflasyon üzerinde artış olduğunu bildiğimizden dolayı, biz, bununla ilgili olarak da artış farkını bu sene Türk çiftçisine ödedik; 410 trilyon Türk Lirası mazot desteği olarak ödedik.

Demek ki, burada, artış farkı varsa, enflasyonun üzerinde artış varsa, biz, bunu da, AK Parti Hükümeti olarak çiftçimize ödedik, ödüyoruz, bundan sonra da, bu tür konularda destek icap ettiği durumda, elbette ki, bu desteği vereceğiz.

Bir başka konu, şikâyet edilen bir başka konu, girdilerden gübredir. Gübre de, 2003 yılına göre, 2002 yılında 150 dolar/tondayken amonyağın fiyatı, 2003 yılında 300 dolara çıkmıştır. Uluslararası konjonktürün getirdiği bir artıştır bu ve bütün üreli gübreler, üre bazlı gübrelerin tamamı bundan etkilenmiştir; doğrudur; ama, bu gerçeği göz önünde bulunduran AK Parti Hükümeti, gübredeki artış için de Türk çiftçisine artış farkını ödemiştir ve sadece 2005 yılı içerisinde, 273 trilyon Türk Lirası gübre desteği ödenmiştir Türk çiftçisine.

Değerli arkadaşlarım, bir başka, AK Parti Hükümetinin çiftçilere dönük olarak yaptığı icraat, tarımsal girdilerdeki KDV'de indirim sağlanmasıdır. Sertifikalı tohum, fidan, karma yem üretim girdileriyle, sunî tohumlama için dondurulmuş spermalarda ve bununla ilgili hizmetlerde uygulanmakta olan KDV oranı, yüzde 18'den yüzde 8'e indirilmiştir AK Parti döneminde. Yüzde 8 olan oranlar ise, yüzde 1'e düşürülmüştür. Bu şekilde ortaya çıkan 44 trilyon Türk Liralık kaynak, devletin kasasına değil, üreticinin cebine girmiştir.

Değerli arkadaşlarım, az önce saydığım desteklere ilaveten, üretimde önemli bir yekûn teşkil eden elektrik enerjisi kullanımı konusunda da hükümetimiz bir dizi uygulamayı hayata geçirmiştir. Elektrik borçlarına ödeme kolaylığı sağlanmıştır. 1995 yılından bu yana üreticimizin anapara ve faizleriyle birlikte günümüze kadar ödeyemediği 660 trilyonluk borç hükümetimiz tarafından yeniden yapılandırılmış ve ödenebilir bir programa bağlanmıştır. Borçlar, ek bir faiz ödemesi yapılmaksızın, tarımsal TEFE'ye göre 36 ay taksitlendirilmiştir. Ayrıca, bu uygulamaya ek olarak, Türkiye'de daha birçok alanda olduğu gibi, AK Parti İktidarı, bir ilke daha imza atarak, sulama enerjisi borçlarını zamanında ödeyen üreticiler için enerji fiyatlarında yüzde 15'lik bir indirim sağlamıştır.

Üreticilerin birleşip güçlenmesinin önü açılmıştır AK Parti İktidarı döneminde. Tarımsal Üretici Birlikleri Yasası uygulamaya konulmuş ve bu sayede, 94 adet tarımsal üretici birliğinin kurulması sağlanmıştır.

Değerli arkadaşlar, hizmette AK Parti İktidarı farkını ortaya koyduk. Birazdan vereceğim rakamlar bu farkı ortaya koymak bakımından örnek teşkil etmektedir.

Ortaklar mülkiyetindeki kooperatif projelerinde, 1990 ile 1992 yılları arasında, yani, bizden önceki oniki yıllık dönemde 600 projeye 90 trilyon TL kredi kullandırılmışken, 2003-2005 yıllarında, yani AK Parti Hükümeti döneminde, 629 projeye 400 trilyon TL kredi kullandırılmıştır. İşte, AK Partinin farkı budur değerli arkadaşlarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

ALİ TOPUZ (İstanbul) - Hükümet sözcüsü müsünüz, parti sözcüsü müsünüz?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Ben, AK Parti Hükümetinden bahsediyorum.

ALİ TOPUZ (İstanbul) - Cumhuriyet hükümeti…

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - AK Parti Hükümetinden bahsediyorum.

ALİ TOPUZ (İstanbul)- Ben, size Parlamento nezaketini hatırlattım.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Hayvancılık destekleri artırılmış ve kapsamı genişletilmiştir.

Hastalıklardan arî işletme, ana arı ve su ürünleri yetiştiriciliği gibi konular, ilk defa, 2003 yılında destekleme kapsamına alınmıştır. 2003 yılında, hayvancılık destekleri için ayrılan kaynak 135 trilyon TL iken, 2004 yılında bu rakam 353 trilyon TL'ye, 2005 yılında ise, 622 trilyon TL'ye çıkarılmıştır. Bu desteklere, kooperatiflere verdiğimiz destekleri de eklersek, yaklaşık 1 katrilyon TL, Türk hayvancılığının hizmetine sunulmuş olmaktadır.

Yine, hükümetimiz, ülkeye lafla değil, sözle değil, özde hizmet etmiştir. "Kim ne veriyorsa, biz beş fazlasını veririz" dönemini geride bırakmıştır. Millet de, bu anlayışı desteklemekte ve takdir etmektedir. Bu kapsamda, tarımda destekleme stratejisi değiştirilmiştir. 2006-2010 yılları arasında uygulanmak üzere bir tarım strateji belgesi hazırlanmıştır. Bu stratejiye göre, tarımsal destekler çeşit itibariyle artırılmış ve miktar olarak da artırılmıştır. 2003 yılından 2005 yılına kadar verilen desteklerin toplamı 10 milyar YTL'yi, yani, 10 katrilyonu bulmaktadır. Ayrıca, destekler üreticimizin ihtiyacı olduğu zamanda ödenmiş, ilk defa bu sene doğrudan gelir desteği öne çekilmiş, her yıl eylül ayında ödenen primler 2005 yılı içerisinde mayıs ayında ödenmeye başlanmış ve haziran ayında tamamlanmıştır. Yeni tarım stratejimizde, dünyadaki gelişmelere paralel olarak, çevre amaçlı tarım arazilerinin korunması, kırsal kalkınma destekleri, tarım sigortaları desteği, enerji desteği gibi yeni destekleme araçları da yürürlüğe konulmuştur.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunduğumuz ve Yüce Meclisin tasvibini alan Gıda Kanunu, Bitki Islahçı Hakları Kanunu, Organik Tarım Kanunu, Üretici Birlikleri Kanunu, Tarım Sigortaları Kanunu, Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Kanunu, Tarım Kredi Kooperatifleri Kanunu, Mera Kanunu gibi kanunlar Türk çiftçisine hizmet etmek için çıkarılmıştır. Ayrıca, yine, tarım kanunu, tohumculuk kanunu, yem kanunu, Tarım Bakanlığının teşkilat ve görevlerine dair kanun, kırsal kalkınma genel müdürlüğü ve ödeme kurumu kurulmasına dair kanun, biyogüvenlik kanunu da hükümetimizin Yüce Meclisin gündemine sunduğu kanunlardır ki, bunlarla da ayrıca Türk çiftçisi güçlenecek, Türk tarımı daha ileri bir düzeye gelecektir.

Değerli arkadaşlarım, yine hükümetimiz, Avrupa Birliği uyum çalışmaları çerçevesindeki çalışmalara hız katmış, bu çerçevede 7 alt çalışma grubu vasıtasıyla Avrupa Birliğine entegrasyon sürecinde önemli mesafeler katetmiştir. Avrupa Birliğine katılım öncesi malî yardım programı "Kırsal Kalkınma Bileşeni" çerçevesinde sağlanan desteklerin kullanılabilmesi için, mutlak surette gerekli olan tarım ve kırsal kalkınma ödeme kurumunun kurulmasına ilişkin çalışmalar da büyük bir süratle yapılmaktadır. Söz konusu ödeme kurumunun kuruluşuna ilişkin kanun taslağı Başbakanlığa gönderilmiştir.

Değerli arkadaşlarım, Sayın Milletvekilimizin bahsetmiş olduğu elma üreticilerinin sorunlarıyla ilgili olarak da bir kısa bilgi sunmak istiyorum. Türkiye, dünya elma üretiminde -yıllara göre- 3 üncü veya 4 üncü sırada bulunmaktadır. Bu sene, içerisinde bulunduğumuz yıl, hava şartlarının uygun olması nedeniyle, üretimimizin 2,5 milyon ton civarında olacağı beklenmektedir.

Ülkemiz, elma üretiminde ilk sıralarda bulunmasına rağmen, ihracat sıralamasında arzu edilen noktada değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır). “Tarım sektörünün sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 8 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-22-2005-11-08-tarim-sektorunun-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
