# Yaş sebze meyve ve kesme çiçek ihracatında karşılaşılan sorunlar hakkında (10/81,234,286)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim
- **Tarih:** 15 Şubat 2006
- **Gündem:** YAŞ SEBZE MEYVE VE KESME ÇİÇEK İHRACATINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR HAKKINDA (10/81,234,286)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-22-2006-02-15-yas-sebze-meyve-ve-kesme-cicek-ihracatinda-karsilasilan-sorunlar-hakki

> Mehmet Mehdi Eker (AK Parti), 15 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YAŞ SEBZE MEYVE VE KESME ÇİÇEK İHRACATINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR HAKKINDA (10/81,234,286)); konuşma 1.770 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yaş sebze, meyve ve narenciye üreticilerinin sorunlarıyla ilgili verilen önergeyle ilgili, Hükümet adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, tabiî, mevcut sorunları ve çözüm yollarını, yapılan çalışmaları gözden geçirmeden önce, Türkiye'nin yaş meyve, sebzedeki ve narenciyedeki mevcut durumuyla ilgili, sizlere kısa bir bilgi sunmak istiyorum.

Ülkemiz, tarımsal üretim potansiyeli bakımından dünya üzerinde önemli bir yere ve ekolojiye sahiptir. Sahip olduğumuz bu varlık, başta meyve ve sebze olmak üzere çok çeşitli ürünlerin yetiştirilmesine imkân tanımaktadır. 27 000 000 hektar toplam tarım alanı içinde sebzecilik, yaklaşık 800 000 hektarla yüzde 3'lük bir paya sahiptir. Buna karşılık, 95 000 000 ton olan toplam bitkisel üretim içinde sebzeciliğin payı ise yüzde 23'tür ve 22 000 000 tondur. Sebze üretimimizin yüzde 87'si açıkta, yüzde 13'ü ise örtü altında yapılmaktadır.

Dünya sebze üretimi yaklaşık olarak 900 000 000 ton olup, ülkemizin bu üretimden almış olduğu pay yaklaşık yüzde 2,4'tür. Ülkemiz, dünya sebze üretiminden aldığı pay itibariyle önemli üretici ülkeler arasında yer almaktadır. Yine, dünyada toplam sebze ihracatı değer olarak 12 milyar dolardır; ancak, ülkemiz, bu miktarlardan, yaklaşık yüzde 1'lik bir pay alabilmektedir.

Ülkemizin sebze üretim potansiyeli ile ihraç edilen miktarları dikkate aldığımızda, özellikle taze sebze dış satımında, dünya pazarlarında, arzu edilen bir seviyede yer almadığımız da açıktır.

Meyvedeki mevcut durumumuz ise, dünyada meyve üretimi yaklaşık 400 000 000 ton civarındadır ve söz konusu üretimin yüzde 3,2'si ülkemiz tarafından karşılanmaktadır. En fazla üretilen meyvelerimiz üzüm, narenciye, elma, armut, şeftali ve eriktir.

Yine, ülkemiz tarım alanının yüzde 6,3'ünde meyvecilik ve bağcılık faaliyeti sürdürülmekte, ülkemizin 18 000 000 ton olan meyve üretimi, dünyanın önemli üretici ülkeleri arasında bulunmamızı sağlamaktadır.

Sebzede olduğu gibi, üretim potansiyeli ile ihraç edilen miktarları karşılaştırdığımızda, yine mevcut potansiyele paralel olmayan bir durumda olduğumuz anlaşılır.

Ülkemiz, meyve, sebze alanında, Avrupa Birliği şartlarında önemli bir üretici ülke olacaktır. Avrupa Birliğine üyelik durumunda, Türkiye, sebzede Avrupa Birliğinin en büyük üreticisi, meyvede ise İtalya ve İspanya'dan sonra 3 üncü sıradaki üreticisi olacaktır. Meyve ve sebzede fiyatların ve maliyetlerin Avrupa Birliğine göre daha düşük olması da, ayrıca bir avantaj olarak görülmektedir.

Ülkemiz, halen, Avrupa Birliği ülkeleri içinde, kayısı, incir ve kiraz üretiminde 1 inci sırada, elma üretiminde 3 üncü sırada, armut üretiminde 4 üncü sırada, subtropik meyvelerde 3 üncü sırada, şeftali üretiminde de 4 üncü sırada yer almaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; meyve ve sebzede mevcut üretimi bu şekilde kısaca değerlendirdikten sonra, şu hususu ifade etmek istiyorum. Esasen, biraz önce arz ettiğim üretim rakamından da anlaşılacağı üzere, bizim, üretimle ilgili bir sorunumuz bulunmamaktadır; ancak, sorun alanı daha çok pazarlama ve özellikle bu ürünlerin dışarıya satılması alanında yaşanmaktadır.

Şimdi, burada, tabiî, izninizle bir değerlendirme yapmak istiyorum ve bu değerlendirmeyi yaparken de, ülkemizde Hükümetimizin işbaşına geldiği dönemdeki durum ile bugünkü, 2005 yılında geldiğimiz durum arasındaki farkı sizlere sunmak istiyorum; böylece, Hükümetimiz döneminde bu alanda yaşanan gelişmeleri, örnekleriyle sizlere aktarmak istiyorum.

2002 yılında, toplam yaş meyve ve sebze ihracatımız 1 592 000 ton olarak gerçekleşmiş ve karşılığında, 533 000 000 dolar ihracat geliri elde edilmiştir; 2002 yılında, yani, AK Parti Hükümetinin kurulduğu yılın sonunda, kurulduğu yıl. Bugün ise, yani, 2005 yılının rakamlarına baktığımız zaman, toplam meyve ve sebze ihracatımız 1 803 000 tona çıkmış, ihracat gelirimiz de 968 000 000 dolara ulaşmıştır; yani, burada, önemli bir… Hem, ihracat, miktar olarak artmış hem de değer olarak artmıştır.

Yine, turunçgillerde, 2002 yılında, 811 000 ton olan ihracat karşılığında 258 000 000 dolar gelir elde edilmişken, bu rakam, 2005 yılında 848 000 tona ve ihracat değeri de 384 000 000 dolara çıkmıştır. Gördüğümüz gibi, üç yıllık dönem içerisinde, yine, burada da bir artış söz konusudur.

Keza, 2002 yılında toplam sebze ve meyve üretiminin yüzde 3,8'i ihraç edilebilirken, 2005 yılında bu oran yüzde 4,5 olarak gerçekleşmiştir. Peki, bu durumda neyi konuşuyoruz; yani, esas sorun nedir.

Değerli arkadaşlar, bu konuda yaşanan sorunları da çok kısa başlıklar altında ben sizlere arz etmek istiyorum. Bunlardan bir tanesi, tabiî, üreticilerimizle ilgili örgütlenme sorunudur. Bir diğeri, virüssüz veya sertifikalı fidan üretiminin yetersiz olmasıdır. Bir başka sorun, yoğun gübre ve ilaç kullanımı dolayısıyla maliyetlerin yüksekliği ve bunun meydana getirdiği çevresel zararlardır, çevre etkisidir. Yine, iç ve dış pazar isteklerine uygun çeşitler ile kalitede bazı üretim eksikliğinin yaşaması, bu konuda standart eksikliği bizim bir sorunumuzdur. Depolama, muhafaza, işleme kapasitesinin sorunlu olması, bu sektörümüz açısından bu alandaki sınırlı kapasite yine sorun teşkil etmekte. Nakliye problemi, buna benzer sorunlar bizim karşı karşıya kaldığımız, sektörümüzün karşı karşıya kaldığı temel sorunlar arasındadır.

Şimdi, değerli arkadaşlar, Hükümet olarak, bu, biraz önce arz ettiğim sorunlarla ilgili olarak biz neler yaptık, bunları nereden nereye getirdik, bu sorunları çözmeye dönük olarak hangi faaliyetleri gerçekleştirdik; izninizle, bunlarla ilgili olarak da bir kısa değerlendirme yapmak istiyorum. Öncelikle, tabiî, bu alanla ilgili mevzuat düzenlemelerinin yapılması gerekiyor; yani, bir sorunu çözmenin birinci basamağı, birinci aşaması ilgili mevzuatın düzenlenmesidir. Burada, Türkiye'de, daha önceden, birçok tarla ürünlerinde tohumla ilgili, tohum üretimiyle ilgili sorun sınırlıyken veya bu alanda sorun yaşanmazken, özellikle sebzede, sebze üretiminde hibrit tohum alanında bizim bir açığımız var, bildiğiniz gibi. Bu bir sorundu ve bunun giderilmesi de Türkiye'de ıslahçı hakları kanununun olmamış olması, yani, tohumculuktaki patent kanununun bulunmaması bu alandaki temel sorunlardan bir tanesiydi. Hükümetimiz döneminde Yüce Meclise getirilip, bu kanun, burada, Yüce Meclisin tensibiyle kanunlaşmıştır. Bitki Islahçı Hakları Kanunu çıkarılmış ve hemen bu paralelde, yine, Bakanlığımızın F1 Sebze Tohumluğunu Geliştirme Projesi hayata geçmiş ve Türkiye'de, artık, bu alanda hızlı bir gelişme kaydedilmiştir. Bildiğiniz gibi, bu alanda üretilen, yapılan çalışmalar birkaç yıl içerisinde ancak sonuç verebilmektedir; yani, bir hibrit sebze çeşidini, onun tohumunu geliştirebilmeniz için en az üç dört yıla ihtiyaç bulunmaktadır; ama, bu süreç, bizim Hükümetimiz döneminde başlamış ve bugün belli bir noktaya gelmiştir.

İkincisi, sorunlar arasında benim arz ettiğim hususlardan bir tanesi örgütlenme sorunuydu. Örgütlenme sorununun giderilmesi yönünde de yine Hükümetimiz döneminde ciddî bir mesafe alınmıştır. Üretici Birlikleri Kanununun çıkarılmış olması bu alanda buna bir ivme kazandırmış ve ülke genelinde bugüne kadar, yani, kanunun çıktığı 2004 yılından bu yana 139 adet tarımsal üretici birliği kurulmuş, bunun 17 tanesi, yani, yüzde 12'si sebzecilikle ilgili, 46 tanesi, yani, yüzde 33'ü de meyvecilik konusunda gerçekleştirilen, yapılan üretici birlikleridir.

Yine, ülkemizin önemli bir potansiyele sahip bulunduğu ve dünyada da giderek büyüyen bir pazara sahip olması sebebiyle organik tarım ürünlerine ait düzenleme de bu alanda yapılmış ve bildiğiniz gibi, yine, Organik Tarım Kanunu çıkarılmıştır.

Sebze meyve üreticilerimizin sık sık karşı karşıya kaldığı sorunlardan bir tanesi de doğal afetlerdir, yani, don, dolu, sel vesaire gibi… Özellikle, dolu, bu alanda çok büyük hasarlara sebebiyet vermektedir.

Yine, dönemimizde, Yüce Meclisin tensibiyle, geçtiğimiz temmuz ayında, haziran ayında Tarım Sigortaları Kanunu çıkarılmış ve 2006 yılı için bu konudaki çalışmalar tamamlandı. 2006 yılı içerisinde, dolu afeti ülke genelinde, tüm Türkiye sathında, don afeti de pilot düzeyde kapsama alınmıştır ve yüzde 50 oranında da prim desteği sağlanmak suretiyle sebze ve meyve üreticilerimizin afetlerden dolayı mağduriyetleri… Ki, inşallah, böyle bir afet olmaz; ama, buna karşı bir mevzuat düzenlemesi yapılmıştır.

Yine, tohumculuk kanunu Yüce Meclisin gündemine getirilmiştir. Tohumculuk sektörünün işleyişiyle ilgili -biraz önce söylediğim ıslahçı haklarıyla ilgiliydi tohumlarda- bu da tohumculuk kanunu, sektör düzenlemeleri ve işleyişi ile pratik uygulamalarına ait bir kanun tasarısıdır. Bu da komisyonlardan geçmiş ve Yüce Meclisin gündemine gelmiştir.

Sebze meyve üreticilerimizin karşı karşıya bulunduğu, özellikle yaş meyve sebzede sık sık dile getirilen, öteden beri dile getirilen hususlardan bir tanesi de, toptancı hal yasasıyla ilgili sorunlardır ve toptancı hal yasasıyla ilgili olarak da, şu anda, Hükümet, birtakım çalışmaları yaptı; ama, köklü tedbirle ilgili olarak da Sanayi ve Ticaret Bakanlığımız tarafından bu konuda bir çalışma neticelendirilmek üzeredir; ama, bu çerçevede KDV oranları yüzde 8'den yüzde 1'e, Stopaj Vergisi yüzde 4'ten yüzde 2'ye, belediyenin aldığı rüsum da yüzde 4'ten yüzde 2'ye indirilmiş ve komisyoncuların uygulayacağı kâr marjı da yüzde 8'le sınırlandırılmıştır bu dönem içerisinde.

Yine, gübrenin, ziraî ilaçların ve hormonların meyve ve sebzede yanlış ve hatalı kullanımının önlenmesi amacıyla da İyi Tarım Uygulamaları Yönetmeliği çıkarılmıştır.

Bunun dışında, değerli arkadaşlar, desteklemeler yapılmıştır; yani, sektör, yaş meyve sebze, narenciye sektörü, çeşitli tarımsal destekleme yöntemleriyle desteklenmiştir. Bunlardan bir tanesi, özellikle -ki, pazarlamaya ait sorunların en önemli, en büyük sorun olduğunu, ben, konuşmamın başında arz etmiştim; bunu önemine binaen tekrar söylüyorum- biz, bu sene, Hükümet olarak, tarımsal desteklemelerimiz içerisinde önemli bir pay ayırdık. Bu Köy Bazlı Katılımcı Yatırımların Desteklenmesi Programı diye adlandırılıyor. Özellikle üretimin artması, pazar, örgütlenme gibi hiç el atılmayan ve bu nedenle kronikleşmiş sorunları su yüzüne çıkmış bulunan sektörün arz fazlasına sahip olduğu dönemlerde pazarlama sorunları gündeme geliyor bildiğiniz gibi. Burada, özellikle işleme, ambalajlama, soğuk hava deposu, soğuk hava muhafazası, bunların her türlü işlenmesine ve imalatına ait, kooperatifler yoluyla veya birlikler yoluyla veya bunların iştirakleriyle, şirketler vasıtasıyla veya gerçek kişilerin başvuruları halinde, yaptıkları projeler desteklenecektir önemli bir miktarda. Burada, destek miktarı da yüzde 50 oranında hibe yoluyla olacaktır tabiî belli bir limite kadar.

Bugün Resmî Gazetede yayımlandı bu program ve 2006 yılı içerisinde, tüm Türkiye'de, 81 ilde bu uygulanacak. 2005 yılı sonbaharında, Türkiye'de 16 ilde pilot uygulama olarak başlatılmıştı; ama, şimdi, 81 vilayette bu sene uygulanacak. Burada, kaymakamlıklar, köye hizmet götürme birlikleri tarafından yapılacak altyapı yatırımları da bu kapsamda desteklenecek bu sektöre yönelik olanlar. Bunların 300 000 ABD Dolarına kadarki kısmı yüzde 75 oranında desteklenecek, diğerleri de -dediğim gibi- yüzde 50 oranında hibe yoluyla desteklenecektir.

Esasen, bu, Türkiye'de, tabiî, 250 000 000 YTL, 250 000 000 YTL de katılımı düşündüğümüz zaman, 500 000 000 YTL -yani, 500 trilyon lira- sebze, meyve ve buna dair narenciye vesaire, bunların işlenmesi, muhafazası, ambalajlanması, pazarlamasına dönük tesislerin oluşturulmasında, yatırımlarda kullanılacak demektir. Bu, oldukça önemli bir katkıdır; hem bu ürünlerimizin değerlendirilmesini kolaylaştıracak hem de kırsal alanda istihdam yaratacak bir programdır.

Burada 16 ille ilgili pilot uygulama 2005 sonbaharında başladı dedim. Bunların proje başvuruları kabul edildi ve oldukça da yoğun bir talep var bu konuda. 585 adet proje teklifi geldi ve bunun 79'u meyve işleme, paketleme ve depolama konularındadır; dolayısıyla, yoğun bir ilgi var.

Bunun dışında, yine bu kesime yönelik olarak bizim düşük faizli kredi uygulamamız var. Sübvansiyonlu kredi desteği çerçevesinde Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatifleri aracılığıyla 2005 yılında sebze ve meyvecilik konularında yaklaşık 27 000 çiftçimize toplam 94,2 milyon YTL tutarında işletme ve yatırım kredisi kullandırılmıştır düşük faizli olarak.

İhracat için destek veriyor Hükümetimiz bu sektöre. Orada da bir mukayese yapılabilmesi açısından 2002 rakamı ile 2005 rakamını vereceğim izninizle. Burada, 2002 yılında DFİF'ten 136 trilyon lira, yani, 136 milyon YTL kaynak ayrılmış; ama, 2005 yılında, bu, 141 trilyona çıkarılmıştır. Elma ürünü için, bildiğiniz gibi, ton başına 40 dolar ihracat desteği verilmekte; ayrıca, portakal, mandalina ve greyfurta yine ton başına 40 dolar, limona başlangıç itibarıyla 50, daha sonra 25 daha verildi 75 dolara çıkarıldı. Bu da, yine, ihracat desteği olarak bu sektöre sağladığımız destektir.

Değerli arkadaşlar, sertifikalı fidan kullanan üreticilere de, biz, ayrıca destek veriyoruz; bu, yine, sektörde çalışan üreticilerimize. İlk defa, Bakanlığımızca, kaliteli ve verimli çeşitlerin yaygınlaşması için sertifikalı fidan desteği ve özellikle…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır). “Yaş sebze meyve ve kesme çiçek ihracatında karşılaşılan sorunlar hakkında (10/81,234,286)”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 15 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-22-2006-02-15-yas-sebze-meyve-ve-kesme-cicek-ihracatinda-karsilasilan-sorunlar-hakki (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
