# Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim
- **Tarih:** 16 Ocak 2008
- **Gündem:** TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-23-2008-01-16-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap

> Mehmet Mehdi Eker (AK Parti), 16 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 588 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Şimdi, öncelikle, daha önce de dile getirilmesi açısından ve güncel olması hasebiyle kamuoyunu da bilgilendirmek açısından Muğla’daki balık ölümleriyle ilgili Sayın Özkan’ın sorusuna cevap vermek istiyorum. 8 Ocak tarihinde Güllük Körfezi’ne akan iki tane derede (Sarıçay Deresi ile Dalyan Deresi) neredeyse yetmiş yıldır görülmeyen yüksek miktarda bir yağış meydana geldi ve bu yüksek yağış sebebiyle, özellikle kıyıya yakın olan çipura ve diğer kültür balıkçılığı yapan işletmelerde birden ortam ısısının değişmesi ve oksijen yetersizliği sebebiyle, çipuraların şoka girmesi sebebiyle çipura balıklarında ölümler meydana geldi. Toplam olarak, bizim tespitlerimize göre 1,7 milyon adet çipura balığında ölüm var. Bunların da aşağı yukarı tanesi 250 gram ağırlığında. Mesela, aynı ortamda bulunan levrek balıklarında ölüm yok. Dolayısıyla, levrek balıkları etkilenmiyor, ama çipuralar bu ortamdan etkilendi.

Biz ne yaptık? Öncelikle, tabii, bunların herhangi bir toksikolojik problem meydana getirmemesi açısından, bir şüpheye yer verilmemesi açısından bu balıkların yenmesine, tüketilmesine izin verilmedi ve bunlar gömülmek suretiyle imha edildi. Fakat, tabii, hem mikrobiyolojik anlamda hem kimyasal anlamda hem de diğer bütün yönlerde tetkikler yapıldı. Üniversitelerden, Türkiye’deki su ürünleri fakülteleriyle İstanbul Teknik Üniversitesinden ve Tarım Bakanlığının ilgili enstitülerinden, bilim adamlarından oluşan bir heyet orada, yerinde incelemeler yaptı. Hem Muğla Tarım İl Müdürlüğü hem Milas İlçe Müdürlüğü hem konuyla ilgili bizim uzman ve yetkili enstitümüz olan Bornova Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsü uzmanları konuyla ilgili detay araştırmalar yaptılar. Bizim şu andaki elimizdeki bilgi şu an itibarıyla: Bu balıklardan taze olanların tüketilmesinde herhangi bir toksikolojik sebebe rastlanmadığından dolayı, herhangi bir kimyasal problem olmadığından dolayı, herhangi bir sorun yok. Ancak diğer detay tetkikler devam ediyor, mikrobiyolojik çalışmalar. Çünkü, bunlar, ekim yapılıyor ve doğal olarak zaman alıyor. Şu anda da kitlesel ölümler durmuş durumda. Yani, suyun ortamının değişmesiyle birlikte normale dönmeye başlamasıyla, yağışın azalmasıyla birlikte de balık ölümleri, kitlesel balık ölümleri durmuş, zayıflamış durumda, tek tük ölümler hâlinde ve bizdeki uzmanların bize verdikleri ilk bilginin sonucuna göre, ortam ısısının ani düşmesi, organik kirlilik -yani bu derelerle birlikte gelen- buna bağlı oksijen yetersizlikleri ve belki bunlarla birlikte gelen birtakım hastalık etkenleri hassas olan çipuraların ölümlerine yol açtı. Tabii, bunlarla ilgili detay çalışmalar sürüyor.

Suni tohumlamayla ilgili olarak bir soru soruldu. 2002 tarihinde 624 bin baş hayvana suni tohumlama yapılmıştı. 2006 yılında bu 2 milyon 100 bine çıktı. 2007 yılında da 2 milyon 438 bin baş hayvana suni tohumlama yapıldı. Geçen zaman içerisinde dört katlık bir artış meydana geldi.

Sayın Akcan’ın yine benzeri bir konuyla ilgili bir sorusu vardı. Suni tohumlamaya imkân olmadığı yerlerde tabii tohumlama boğalarıyla ilgili veya bundan istifade edilmesinin düşünülüp düşünülmediği yönünde.

Evet, biz, gerekli olan yerlerde, yani suni tohumlamanın yapılamadığı yerlerde o tür imkânları da kullanıyoruz. O da bizim normal programımız içerisinde yer almaktadır.

Şimdi, Mersin’in iki ilçesinde dolu afetiyle ilgili bir problem yaşandığı ve buna ait ne yapıldığı soruldu. Değerli arkadaşlar, bizim Hükûmetimiz döneminde Türkiye’de ilk defa Tarım Sigortaları Kanunu çıkarıldı ve Tarım Sigortaları Kanunu uygulaması başlatıldı. Bir yıl içerisinde de 12.500-13.000 civarında poliçe satıldı. Biz, çiftçilerin bundan istifade etmelerini temin etmek gayesiyle de sigorta prim bedelinin yarısını Bakanlık olarak ödemekteyiz. Dolayısıyla, çiftçilerimize özellikle dolu afetine karşı ürünlerini sigorta etmesi yönünde bizim sürekli bilgilendirmemiz oluyor ve sigorta kapsamında olduğu zaman da doğal olarak bizim ayrıca 2090 sayılı Kanun veya buna benzer başka bir kanunu işletmemiz de sigorta uygulamalarını aksatacağından dolayı mümkün değildir.

Hiç kuşkunuz olmasın, bizim için Mersin de bir Diyarbakır da bir. Dolayısıyla, bizim memleketimizin veya seçim bölgemizin olması hiçbir şey ifade etmiyor. Türkiye’nin her yeri bizim vatanımızdır, her yeri bizim için aynıdır. Her yerde de biz Hükûmet olarak da Bakanlık olarak da aynı uygulamaları yaparız.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 16 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-23-2008-01-16-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
