# Kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:266)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim
- **Tarih:** 4 Şubat 2009
- **Gündem:** KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:266)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-23-2009-02-04-kultur-ve-tabiat-varliklarini-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina

> Mehmet Mehdi Eker (AK Parti), 4 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:266)); konuşma 899 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) – Sayın Başkanım, yüce Meclisin değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye’de hayvancılık sektörü tarım sektörünün en önemli alt sektörlerinden birisi. Türkiye’deki tarımsal üretim içerisinde hayvancılığın payı yüzde 30 civarında. Tabii, bizim uyguladığımız politikalarla da her geçen gün bu oran artıyor. Türkiye’de tarımsal işletmelerin yüzde 2,3’ünde hayvansal üretim sadece ihtisas itibarıyla yapılmakta ve 1 milyon 482 bin 179 süt sığırcılığı yapan işletme, ayrıca 404.435 de et sığırcılığı yapan işletme mevcut.

Geçen zaman içerisinde Türkiye’de hayvancılıkla ilgili neler yapıldığı, yani bugün gelinen noktada aslında nereden nereye gelindiği hususunda hayvancılıkla ilgili bilgileri incelediğimizde, aslında çok önemli gelişmeler kaydedildiğini görmemiz mümkün. Elbette ki sorunlar var, yani sorunsuz olması düşünülemez, mümkün değil; hele Türkiye gibi bu şekildeki gelişmelerin hızla yaşandığı bir ülkede bunlar doğaldır.

Ama saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye’de gerek hayvan sayıları itibarıyla büyükbaş hayvanlarda gerekse hayvansal üretimde gerekse verimlilikte son altı yıl içerisinde, Hükûmetimiz döneminde çok ciddi gelişmeler kaydedildi. Örneğin 2002 yılında 9,9 milyon büyükbaştan ibaret olan Türkiye’deki hayvancılık sektörü, 2007 yılı itibarıyla, TÜİK’in rakamı, 11,1 milyona ulaşmış durumda. Keza kümes hayvanlarında da 245 milyon civarındaki bir varlıktan 269 milyona ulaşıldı. Türkiye’nin süt üretimi 8,4 milyon tondan 12,3 milyon tona çıktı ki yüzde 50’lik bir artış var. Bugün gerek Değerli Vekilimizce gerekse kamuoyunda bugünlerde dile getirilen sütle ilgili temel sorunlardan bir tanesi… Türkiye’deki süt üretiminin bu kadar önemli miktarda artmış olması önemli bir faktör. Keza et üretimi 421 bin tondan 576 bin tona çıktı. Piliç eti üretimi de 696 bin tondan 1 milyon 68 bin tona çıktı. Verimlilik de örneğin sütte, hayvan başına, büyükbaş hayvanlarda 1.697 litreden 2.655 litreye çıktı. Bu çok büyük bir verimlilik artışı demektir büyükbaş hayvancılıkta. Karkasta da yani büyükbaş hayvan et veriminde de hayvan başına 185 kilogramdan 216 kilograma çıktı.

Saygıdeğer milletvekilleri, biz tabii, hayvancılığın profesyonelleşmesini, daha teknik, daha bilimsel düzeyde yapılmasını temin için soy kütüğü ve ön soy kütüğüne kayıtla ilgili işlemleri hızlandırdık, bu konudaki destekleri artırdık ve Türkiye’de 2002 yılında sadece 443 bin baş hayvan, dişi hayvan ön soy kütüğüne ve soy kütüğüne kayıtlı iken, 2008 yılında bu 4,6 milyon baş hayvana çıktı. Yani 10 kattan daha fazla bir artış burada söz konusu. Tabii, bunun en büyük nedeni de hayvancılıktaki desteklerin artmış olmasıdır. 83 milyon liradan ibaret olan 2002 yılındaki hayvancılık desteği, 2008 yılında 1,3 milyar TL’ye çıktı ki 16 katlık bir artış demektir.

Yem bitkileri ekilişi keza 1 milyon 153 bin hektardan -desteklenen alan itibarıyla- 2 milyon 100 bin hektar alana çıktı bu geçen zaman içerisinde. Mera ıslahı, 68 bin dekardan 470 bin dekara 2008 yılında çıktı. Bu süre zarfında gerek hayvancılıkla ilgili örgütlenme konusunda -örneğin Süt Konseyinin teşekkülü bu dönemde, yakında gerçekleşti- gerekse hayvancılık desteklerinin çeşitlendirilmesinde önemli mesafe katedildi. Bir yandan da biz Türkiye’de çiftçilerin güçlerini birleştirip kurdukları tarımsal kalkınma kooperatiflerine bu dönemde büyük bir destek verdik. Örneğin, toplam 1.491 tane tarımsal kalkınma kooperatifine biz destek verdik ve bunun 1.111 tanesinde süt sığırcılığı, 12 tanesinde besi sığırcılığı, 235 tanesinde koyunculuk yapılmakta; bunun toplam 1.358 tanesi hayvancılıkla ilgili bizim desteklediğimiz kooperatiflerdir. Bu kooperatiflere verdiğimiz destek 935 milyon lira yani eski parayla 935 trilyon lira. Bu, sadece hayvancılık kooperatiflerine ya sıfır faizli, tamamen faizsiz veya genel bütçeden ise yüzde 5 faizle bizim verdiğimiz destektir.

Bu kooperatiflerin desteklenmesi kapsamında 135 bin baş süt sığırı, 5 bin baş besi sığırı ve 300 bin baş koyun olmak üzere toplam 440 bin baş hayvan dağıtıldı.

Biz yine bu sektörün işlemesi, paketlenmesi, ambalajlanmasıyla ilgili ürünler çerçevesinde -yaptığımız kırsal kalkınma destekleme projeleri çerçevesinde- 60 tane et ve et ürünü işleme tesisi, 198 tane süt ve süt ürünü işleme tesisi, 10 tane de yumurtayla, kümes hayvanlarıyla ilgili tesis olmak üzere toplam 268 tane tesisi, projeyi destekledik. Bunların proje tutarı 79,5 milyon lira. Biz, burada, bu projelerin desteklenmesinde 41 milyon 300 bin lira hibe destek sağladık.

Saygıdeğer milletvekilleri, günümüzde, son günlerde tabii, süt fiyatlarında bizim de arzu etmediğimiz şekilde düşüşler yaşandı ve bizim, gerek sektörün ilgili taraflarını bir araya getirmek suretiyle gerekse birtakım başka projeler üzerinde çalışmak suretiyle piyasadan daha fazla süt çekip fiyatların bir miktar daha yükselmesi yönünde çalışmalarımız var. Bunlardan bir tanesi, piyasadan kaynak temin edebildiğimiz takdirde süt çekip bunu süt tozuna çevirmek ve böylece hem süt tozu ihtiyacını gidermek hem de taze sütü piyasadan çekmek suretiyle arzı bir şekilde kısmak ve fiyatların yükselmesini temin etmektir.

Keza, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu’nun fakir yurttaşlarımıza dönük olarak dağıttığı yardım paketlerine sütün de ilave edilmesi bir başka projemiz ve yine kaynak temin ettiğimiz takdirde bir okul sütü projemiz var ki gerek Hazine gerek Planlama, Tarım Bakanlığının ilgili birimlerinde bunların hazırlıkları yapıldı, şu anda karar sürecinde.

Süt tozu ithalatı tabii, Türkiye’de… Demin Sayın Vekilimiz sordu, yani “Bunun süt fiyatlarıyla bir ilişkisi var mıdır?” Değerli arkadaşlar, Türkiye’de 2008 yılında sadece 16 bin ton civarında bir süt tozu ithalatı yapıldı. 16 bin ton süt tozu, Türkiye’nin 12,3 milyon tonluk süt üretimi içerisinde hiçbir orana sahip değildir. İki: İthal edilen süt tozu, dâhilde işleme rejimi kapsamında ithal edilmiştir. Yani, Türkiye’nin iç piyasasında kullanılmak üzere değil, ihraç amaçlı olarak serbest bölgelere, dâhilde işleme rejimi kapsamında ithal edilen bir süt tozudur. Buzağı mamasının da toplamı 1.500 ton civarındadır. O da fiyatlar üzerinde hiçbir etkisi olabilecek bir boyutta değildir.

Biz Hükûmet olarak gerek sanayi sektörüyle gerek üreticilerle… Ki bu hafta yine ben üreticilerle bir araya geleceğim. Malum, tabii, Türkiye’de fiyatlar serbest piyasada şekilleniyor ama üreticilerimizin zarar görmemesi ve bu sıkıntıdan en az hasarla kurtulması için de biz gayret içerisindeyiz, çaba içerisindeyiz.

Ben bu bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum ve hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır). “Kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:266)”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 4 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-23-2009-02-04-kultur-ve-tabiat-varliklarini-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
