# Tarım ve köyişleri bakanlığının bazı uygulamaları hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim
- **Tarih:** 28 Nisan 2009
- **Gündem:** TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞININ BAZI UYGULAMALARI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-23-2009-04-28-tarim-ve-koyisleri-bakanliginin-bazi-uygulamalari-hakkinda

> Mehmet Mehdi Eker (AK Parti), 28 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞININ BAZI UYGULAMALARI HAKKINDA); konuşma 1.815 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) – Sayın Başkan, yüce Meclisin değerli üyeleri; gündem dışı yapılan konuşmalara, Ardahan Milletvekilimiz Sayın Saffet Kaya’nın ve Sayın Ergin’in sorularına, gündem dışı yaptığı konuşmaya cevap vermek üzere huzurlarınızdayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Ardahan, Türkiye'de özellikle hayvancılığın ve hayvancılık içerisinde de arıcılığın çok önem taşıdığı, sahip olduğu Kafkas arı ırkının merkezi olması hasebiyle de gerek Türkiye gerek bütün bölgemiz ve dünya için önemli bir konuma sahiptir. Biz de Ardahan’ın bu özel durumundan, özel konumundan dolayı Hükûmet olarak gerek hayvancılık için gerekse özel olarak arıcılık için çeşitli projeler geliştirdik, bunları hayata geçirdik ve Ardahan’da da Türkiye'de de arıcılık ve bal üretiminin geliştirilmesiyle ilgili bir dizi çalışma yaptık.

Değerli milletvekilleri, Kafkas Arısı Üretim, Eğitim ve Gen Merkezi Müdürlüğü olarak yeniden yapılandırdığımız Ardahan Arıcılık Üretme İstasyonu, merkeze bağlı bir taşra teşkilatı olarak beş ana birimden oluşmakta ve şu ana kadar bu konuyla ilgili, Kafkas arı ırkının genetik materyal olarak muhafazasıyla ilgili projeler, Kafkas arısı üretimi, damızlık oğul arı üretimi, damızlık Kafkas ana arısı üretimi, arı ürünleri üretimi, arı kovanı ve parçaları üretimi, teknik eleman eğitimi ve çiftçi eğitimi, bir de ana arı üreten işletmelerin kontrol çalışmalarını başarıyla sürdürmektedir 16 personeliyle.

Biz, tabii, bu 2008 yılı içerisinde, bu merkezin arıcılığa, bölge arıcılığına, Türkiye arıcılığına daha yüksek düzeyde bir katkı sağlaması amacıyla da bu enstitüyle ilgili bazı çalışmalar yaptık. Bunlardan bir tanesi, bu müessesenin fonksiyonunu öncelikle değiştirdik. Biraz önce belirttiğim gibi, bir üretme istasyonu iken burayı bir eğitim ve gen merkezi hâline getirdik. Bu konuyla ilgili öncelikle tabii Bakanlar Kurulu kararı gerekiyordu, onu çıkardık. Arkasından da geçen ekim ayında çalışma yönergesini hazırladık. Norm kadro çalışması yapıldı ve Hayvancılığı Geliştirme Projesi’nden 2009 yılında Kafkas Arısı Üretim, Eğitim ve Gen Merkezi Müdürlüğünün ödeneğini artırdık, 325 milyar liraya çıkardık. Yine, Kafkas Arısı Üretim, Eğitim ve Gen Merkezi Müdürlüğünün uluslararası eğitim merkezine dönüşmesi yani sadece Türkiye’yle ilgili değil bir uluslararası eğitim merkezine dönüşmesiyle ilgili de altyapının iyileştirilmesi çalışmalarına başladık. Kafkas Arısı Üretim, Eğitim ve Gen Merkezi Müdürlüğünde uygulanmak üzere, Karadeniz Ekonomik İşbirliği üyesi dört ülke -Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan- arıcılık sektörünün geliştirilmesi amacıyla FAO’ya, Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Teşkilatına bir proje sunduk. Buradaki çalışmaları titizlikle sürdürüyoruz.

Tabii, Ardahan ilimizde, tarımsal desteklerle ilgili olarak da bugüne kadar, 2003-2008 döneminde 25,6 milyon lira bir tarımsal destek; 101,3 milyon lira toplam tarımsal destek; 9,8 milyon mazot desteği; 6,4 milyon kimyevi gübre desteği; 5,3 milyon prim desteği; 32,7 milyon hayvancılık desteği ödenmiştir Ardahan çiftçimize. Bundan sonraki süreç içerisinde de yine imkânlar ölçüsünde bu destekler devam edecektir.

Ardahan ilinde, kırsal kalkınma yatırım projelerinden 2005-2008 döneminde 9 tane proje uyguladık ve buraya 1 milyon 200 bin lira hibe destek sağladık. Bunların 5 tanesi tarımsal ürün depolama ve muhafazayla ilgili projeler.

Yine, 2003-2008 döneminde 1 süt sığırcılığı projesi desteklendi. Buraya da sağlanan destek yaklaşık 1,2 milyon lira.

Makine ekipman konusunda Ardahan ilimizde 2007-2008 döneminde toplam 57 projeye yaklaşık 1 milyon lira hibe destek sağlandı ve bununla da Ardahan ilinde özellikle kırsal kalkınma yatırımlarının geliştirilmesi amaçlanmakta. Keza 4’üncü, 5’inci etap Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Projesi’nde de Ardahan’la ilgili yeni projeler gelmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlığımız, Türkiye’de tarımsal üretimin hem miktar ve kalite itibarıyla artırılıp yükseltilmesi hem yeteri kadar gıda maddesi üretilmesi hem de üretilen gıda maddelerinin ve tarımsal ürünlerin özellikle sağlıklı olması yönünde çok ciddi çalışmalar yapmaktadır. Bugüne kadar bu çerçevede sadece üretim anlamında değil, üretim artışı anlamında değil, üretim değeri artışı anlamında değil ama kalitenin artırılması, sağlıkla ilgili tedbirlerin alınması yönünde de çok ciddi tedbirler alındı. Nedir bunlar? Biliyorsunuz, özellikle bitkisel üretimde -gerek meyve-sebze üretiminde gerekse diğer tarla ürünlerinde- böceklere, haşerelere, vesaireye karşı zirai ilaçlar kullanılmaktadır, kimyasal maddeler kullanılmaktadır ve eğer çok dikkatli kullanılmazsa, eğer dozunu aşarsa, eğer bilinçli tüketilmezse, eğer miktarını aşarsa, eğer süresini aşarsa bunların kalıntı bırakması söz konusu ve bırakılan bu kalıntıyla sadece bir kişinin değil, binlerce kişinin, on binlerce kişinin, yüz binlerce kişinin -sağlık açısından- hayatının tehlikeye girmesi söz konusu. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum. Biz, bu gerçekten yola çıkarak Türkiye’de zirai ilaçların kullanılmasıyla ilgili birtakım tedbirler aldık bunları da almamız gerekiyordu çünkü amacımız, daha az kimyasal madde kullanmak, daha kaliteli, daha sağlıklı, daha verimli ürün elde etmektir. Hükûmetimiz 2003 yılında havadan ilaçlama uygulamasına son vermiş, sadece çok zorunlu hâllerle bunu sınırlı tutmuştur.

Tabii, meyve-sebze üretiminde Türkiye, bizim Hükûmetimiz döneminde üretimini yaklaşık 10 milyon ton artırdı. Yani bir yılda üretilen yaş meyve-sebze üretimi 10 milyon ton arttı ve 2002 yılında 55 bin ton olan kimyasal ilaç tüketimi, kimyasal madde tüketimi 49 bin tona düştü. Yani biz giderek daha az kimyasal madde kullanıyoruz. Kuşkusuz bunun uygulamasıyla ilgili de birtakım tedbirler almamız gerekiyordu.

Şimdi, bitki koruma ürünü bayileri, yani zirai mücadele ilaç bayileriyle ilgili bazı bilgiler verildi. Türkiye daha önceden 5.758 tane bu alanda bayiye sahip. Şimdi, biraz önce ifade edildi ki: “Bunların 502 tanesi ilkokul mezunu.” Bu rakam doğru değildir. İlkokul mezunu bayi sayısı sadece 85’tir. 4.092 tanesi, 5.758 bayinin 4. 092’si ziraat mühendisi -yani yüzde 71’i- 1.164’ü ziraat teknikeri ve teknisyeni -ki bu da yüzde 20’si- gerisi de diğer mesleklerden yüksekokul mezunlarından oluşmakta, ilkokul mezunu sayısı sadece bunların içerisinde 85’tir. Bizim bunu dikkate almamız lazım. Yani rakamları konuşurken de buna göre konuşmakta fayda var.

Şimdi, biz bunlarla ilgili ne yapıyoruz? Diyoruz ki hâlen ziraat mühendisi, teknisyen veya tekniker olmak gerekiyor ve açılan sınavda da -yılda iki defa açılıyor- biz istiyoruz ki bir 80 puan alsın. Çünkü bu spesifik bir konudur, yani özel ihtisas gerektiren bir konudur. Ancak bununla birlikte yeni bir yönetmelik üzerinde şu anda çalışıyoruz ki yakında bu hayata geçecek. Yeni yönetmelikte, ziraat mühendislerinin bitki koruma bölümü mezunları ve bitki koruma alanında master veya doktora derecesine sahip diğer ziraat mühendisleri, sınavsız olarak bayilik alabilecekler. Niye? Çünkü bunlar bu konunun uzmanı. Bu konunun esas, gerçek sahibi bu meslektaşlarımız. Diğerlerine de yine bir sınav uygulanacak ve bu 60 puan ile geçer not alanlar olacak.

Bunun anlamı şu: Burada ilaç bayiliğinde eğer kişi gerçekte bu konuyla ilgili bilgi sahibi değilse ki bu sınavı biz yapmıyoruz yani bu sınav ilgililer tarafından, Millî Eğitim Bakanlığına çoğunlukla yaptırılıyor, dolayısıyla bir objektif sınavdır. Neticede bu konuyla ilgili bilgisi olan insanların bu işi yapması gerekiyor. Daha önce çıkan, hâlihazırda uygulamada olan yönetmelik zamanında reçeteli sistem yoktu -biraz sonra arz edeceğim, yeni bir gelişme- biz reçete uygulamasını getirdik ama bayilik sistemini bu arada biz değiştireceğiz.

Diğer konu, reçete ile zirai ilaçların satılması uygulamasıdır. Toplumun çok büyük bir kesimi, çok büyük bir kesimi bu konuda bizimle aynı fikirde, aynı düşüncede, özelikle tüketiciler çünkü eğer biz bütünüyle serbest hâle bırakır yani bu alanda uzmanlık sahibi olmayan, yetkisi olmayan insanların, bilimsel anlamda yetkin olmayan insanların vereceği tavsiyelerle zirai mücadele ilaçlarını kullanırsak hem ilaç israfı hem toplum sağlığı hem ekonomik ve ekolojik anlamda ciddi problemlerle karşı karşıya kalmamız mümkün. O nedenle de biz diyoruz ki reçete ile zirai mücadele ilaçları satılsın çünkü insanlara, eczacılar bir kişiye reçete verir. Eğer bir hata olur, bir yanlış olursa bir tek kişinin hayatı riske edilmiş olur, sağlığı tehlike altına alınmış olur ama zirai mücadeleyle ilgili olarak yapılacak bir hatalı uygulama 10 binlerce kişinin sağlığını tehdit eder. Onun için bu son derece de önemli bir konu. Toplum sağlığı açısından biz buna önem veriyoruz.

Şimdi 6.500 kişi yine bu konuyla ilgili yetki sahibi. Bunlar hem serbest çalışan ziraat mühendisleri, ziraat teknisyenleri ve teknikerlerden oluşmakta. Müracaatlar yapılıyor, üniversiteler, meslek odaları ve bakanlıklar birlikte kurs düzenliyor. Zirai mücadele araştırma enstitüsü uzmanları, üniversite öğretim üyelerinin düzenlediği kısa süreli bir kursta yani reçete yazımı vesaireyle ilgili kurslardan sonra bir sınavda başarılı olanlar da reçeteyle ilgili yetki belgesi alıyor. Bu da yine Türkiye’de olması gereken bir konu.

Bu arada, bizim şöyle bir uygulamamız var: 10 bin tane “vademecum” dediğimiz yani bu konuda ilaç ve ilaçların kullanımıyla ilgili rehber hazırladık. Önümüzdeki hafta itibarıyla bütün bu 6.500 kişiye ulaştırılacak şekilde, ellerinde olacak şekilde bunlar da düzenlendi.

GÜROL ERGİN (Muğla) – Sayın Bakan, veterinerler için öyle bir sınav yapıyor musunuz?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Biz, mesleğin uygulamasında hangi kriterler gerektiriyorsa onları herkes için yapıyoruz.

GÜROL ERGİN (Muğla) – Hayır, yapıyor musunuz?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Herkes için yapıyoruz.

GÜROL ERGİN (Muğla) – Evet mi, hayır mı? Veterinerler için…

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) –Sorumlu yöneticilikle ilgili…

GÜROL ERGİN (Muğla) – Doğru söylemiyorsunuz. Veterinerler için yapıyor musunuz?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Veteriner hekimler, eğer kendi işleriyle ilgili…

GÜROL ERGİN (Muğla) – Var mı öyle bir sınav?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - …kendi işleriyle ilgili bir uygulama yapıyorlarsa, bakın ziraat mühendisleriyle ilgili olarak da eğer bitki koruma mezunu ise bunu herhangi bir sınava gerek kalmadan yapacağımızı söylüyorum.

Dolayısıyla şimdi zootekni mezunu bir ziraat mühendisi, zootekni bölümü yani hayvan yetiştiriciliği bölümü mezunu bir ziraat mühendisi, diploması ziraat mühendisi diye bu meslektaşımız, kalkıp da bitkisel hastalıklarla ilgili reçete nasıl yazsın? Yani bunu nasıl savunabiliriz?

GÜROL ERGİN (Muğla) – Onu sizden isteyen zaten yok.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Lütfen…

GÜROL ERGİN (Muğla) – Sayın Bakan, onu isteyen yok.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) – Yok ama oradaki espri o.

GÜROL ERGİN (Muğla) - Önceki yönetmelikte “belli bölüm mezunu” yazıyordu. Onu siz değiştirdiniz.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sorumlu yöneticilikle ilgili olarak da tabii biz şu anda bir taslak çalışması yaptık. “Dörtlü hijyen paketi” diye bilinen, gıda, veteriner, bitki sağlığı ve yemle ilgili Avrupa Birliği ile müzakere sürecinde Avrupa Birliğinin kriterlerinden biri olan böyle bir düzenleme yapıyoruz ve bu süreç içerisinde de Avrupa Birliğinin görüşünü de aldık. Çünkü bu kanun, dörtlü hijyen paketi, sonuç itibarıyla bizim Avrupa Birliğiyle müzakere sürecinde benimsetmemiz gereken bir uygulama.

Bu durumda “onaylı işletmeler” ve “kayıtlı işletmeler” diye iki ayrı sınıflandırma var. Onaylı işletmelerle ilgili olarak Türkiye’de zaten bir çalışma var, dolayısıyla sorumlu yöneticilik uygulaması onaylı işletmeler için devam edecek. Ancak kayıtlı işletmelerle ilgili, yani bunun dışında Avrupa Birliği ülkelerinde, gelişmiş ülkelerde uygulama olduğu gibi bizde de kayıtlı işletmelerde diğer eğitim şekilleriyle eğitmek suretiyle orada teknik ve hijyenik alacağımız tedbirleri hayata geçireceğiz.

Biz Tarım Bakanlığı olarak dönemimizde, önceki dönemlerle hiçbir şekilde mukayese edilmeyecek tarzda hem ziraat mühendisi hem veteriner hekim hem kimyager hem tekniker hem biyolog istihdam ettik. Bakın, Hükûmetimiz döneminde 1.998 ziraat mühendisi -mühendis-, 1.080 veteriner hekim olmak üzere 7.800 personel aldık. Ayrıca yine 2.500, 4/B kapsamında ziraat mühendisi, veteriner hekim aldık. Dolayısıyla bütün bunları -ki 10 bin civarında personel ediyor bu- bu Hükûmet döneminde, 10 binin üzerinde biz ziraat mühendisi, veteriner hekim ve diğer branşlardan, teknik branşlardan personel aldık. Meslektaşlarımızın en iyi şekilde istihdam edilmesi, onlara gerek özel sektörde gerek tarım sektöründe gerekse kamu sektöründe daha iyi hizmet edebilecekleri şekilde ortam hazırlıyoruz.

Bakın bir uygulama daha biz yaptık, o da işte önümüzdeki günlerde başlıyor. Sertifikalı Tarım Danışmanlığı Projesi başlattık ve serbest ziraat mühendisi ve veteriner hekimler sertifika almak kaydıyla çiftçiler tarafından istihdam edildikleri takdirde biz çiftçilere destek veriyoruz, ödeme yapıyoruz. Bu uygulamayla da önümüzdeki günlerde -şu anda bunun tebliği yayınlanma safhasında, yönetmeliği; Bakanlar Kurulu kararı yayınlandı- bununla da Türkiye’de 10 binlerce ziraat mühendisinin, veteriner hekim meslektaşlarımızın istihdam edilmesi söz konusu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır). “Tarım ve köyişleri bakanlığının bazı uygulamaları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-23-2009-04-28-tarim-ve-koyisleri-bakanliginin-bazi-uygulamalari-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
